Kitap Künyesi
Yazar: Yiğit Okur
Yayın Evi: Can Yayınları
İSBN: 9789750710674
Sayfa Sayısı: 136
--reklam--
Piç Osman'ın Pabuçları Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Yeni iktidar, özel sektörü destekleyeceğim diye ithalatı açmıştı. İsmet Paşa'nın İkinci Dünya Savaşı boyunca biriktirdiği Merkez Bankası'ndaki döviz rezervi erimeye başlamıştı. Naylon furyası sarmıştı memleketi. Naylon gömlek, naylon atlet, naylon çorap, naylon don, naylon sutyen, naylon cüzdan... Derken şarkı çıktı: "Evlenmeyin bekârlar / Naylon kızlar çıkacak." Piç Osman'ın repertuarında bu şarkı yoktu. Başkalarının şarkısını söylemezdi. Kendi düzer, kendi besteler, kendi söyler, kendi dinlerdi.
Piç Osman'ın Pabuçları, Sulukuleli, yamrı yumru ama şirin bir ayakkabı boyacısının serüveni. Boya sandığını belediye zabıtasına kaptırınca, sandığını kurtarmak için karakola gider. Rastlantılar beklenmedik bir biçimde gelişir, kendini önce Asayiş Şubesi'nde, sonra Siyasi Şube'de bulur. Dikkat çekmez diye bu afacan oğlan görevlendirilir. Suriyeli iki yabancı casusu izlemeye başlayınca başına gelmedik kalmaz. Yiğit Okur, bundan önceki öykülerinde ve romanlarında olduğu gibi bu defa da okurun karşısına koşuşturan üslubuyla, beklenmedik olaylar zincirinden oluşan kurgu yapısıyla çıkıyor, gülümsetiyor, güldürüyor, düşündürüyor.
-Arka Kapak-
--reklam--
Piç Osman'ın Pabuçları Alıntıları - Sözleri
- ... insanlarda bir telâş, gidiyorlardı, geliyorlardı, dönüyorlardı. Sanki her şey kararsız, ama her şey acele, her şey kımıldıyordu.
- Ulus, ulusun çocukları nasıl korkmasındı? Nasıl bir şeye benziyordu bu komünizm? Geleceğine göre, demek ki, kar kış dememiş, yola çıkmış olmalıydı. Başında geniş terekli bir fötr, alnının üstüne çekmiş, gözleri gözükmüyor. Siyah, kalın palto, yakalarını kaldırmış, elleri paltonun ceplerinde. Karda iskarpinle yürünmez ki, pantolon paçalarını kar çizmelerine sokmuş. Çizmeler Cizvalet marka. Yürüdükçe kardan sesler geliyor: gart, gurt... Ama iz kalmıyor.
- Bu kara oğlan, itilip dürtülmesini, garibanlığının yazgısı olarak kabullenmiş, buna isyan etmemişti.
- Oysa gelecek kimse yoktu. O da kimseyi beklemiyordu. Şarkının güftesiydi. Bekleyişi yapay ama kavurucuydu.
- Nedeni bilinmeyen cinayetlerin, bilinmeyen bir nedeni olduğu bilinirdi.
- Yaralı bir özgürdü.
- Ayakkabıları tütün sarısı olsa, Halûk Bey'le aynı düzeyde olacağını sanıyordu.
- Bu ulus, vebadan, frengiden, tifüsten korkmadığı kadar komünizmden korkmuştu.
--reklam--
Piç Osman'ın Pabuçları İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Piç Osman'ın Pabuçları: Sulukule'li 12-13 yaşlarındaki anasız babasız Osman, yengesi ile birlikte bir damın altında yaşıyor. Dayısı öldürülünce ondan kalan boya sandığını takıyor koluna, 'Buyıyalım abiler' diyerek geziyor tüm gün.Bir gün ekmek teknesine belediye tarafından el konulunca onu kurtarmak için gittiği karakoldan yolu siyasi şubeye kadar uzanıyor. Sonrasında olaylar öyle bir gelişiyor ki, Sansaryan Han'ın soğuk odalarında aldığı bir gizli görev ile kendisini bir Han'ın kadrolu boyacısı olarak buluyor. İlk kez okuduğum yazarın anlatımındaki akıcılığa hayran kaldım. Güldürdüğü kadar düşündüren de bir öykü yumağında, hiç bitmesin diyerek sonunu getirdim kitabın. Henüz okumadıysanız öykü severlere gönül rahatlığıyla kitabı tavsiye ediyorum (Müge Akçayoğlu)
Karaköy'ü, boyacı çocukların hikayesini, çingenelerin iç dünyasını anlatan okurken çok keyif aldığım eğlenceli bir kitap. Burada neden bu kadar az okunmuş anlamadım. Lütfen kütüphanenize ekleyin. Çok büyük bir keyifle okuyacağınıza eminim.:) (Irmak Koyunseven)
--reklam--
Piç Osman'ın Pabuçları PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Yiğit Okur - Piç Osman'ın Pabuçları kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Piç Osman'ın Pabuçları PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Yiğit Okur Kimdir?
Yiğit Okur, Türk şair, yazar, avukat. (d. Erzincan, 1934)
1954 yılında Galatasaray Lisesi' nden mezun oldu. 50'li yıllarda Varlık, Yenilik, Mavi dergilerinde şiirleri yayınlandı ve çeşitli roman, oyun çevirileri yaptı. 1958 yılında hukuk öğrenimi için İsviçre'de Cenevre Üniversitesi'ne gitti. 1965 yılında yurda döndükten sonra avukatlık yapmaya başladı. 40 yıllık bir aradan sonra Hulki Bey ve Arkadaşları romanıyla yazın dünyasına geri döndü. O Zaman Kim Söyleyecek Şarkıları adlı romanı 2003 yılında Haldun Taner Öykü Ödülü'nü aldı. Deniz Taşları romanı ise 2005 Yunus Nadi Roman Ödülü'ne layık görüldü. 1 Ocak 2016'da yaşamını yitirdi.
Esеrleri
Hulki Bey ve Arkadaşları
Güvercinlеr
O Zaman Kim Söyleyecek Şarkıları
Topal Viktor'un anıları
Piyano
Deniz Taşları
Büyücü
Tutuklanacaklar Listesi
Piç Osman'ın Pabuçları
Sıfırlamak
--reklam--
Yiğit Okur Kitapları - Eserleri
- Hulki Bey ve Arkadaşları
- Güvercinler
- Sıfırlamak
- Piyano
- Yazamadığım Romanın Öyküsü
- Büyücü
- Piç Osman'ın Pabuçları
- Topal Viktor'un Anıları
- O Zaman Kim Söyleyecek Şarkıları
- Deniz Taşları
- Buralardan Geçerken
- Tutuklanacaklar Listesi
- Tır Kamyonları
--reklam--
Yiğit Okur Alıntıları - Sözleri
- ... Ahizenin iki ucunda, onun ânıyla benim ânım örtüşüp bulusmamıștı. İnsanoğulları arasında bu sürekli olur. İnsanoğlunun yazısıdır. Çaresi de yoktur. (Piyano)
- Türü ne olursa olsun, kadın-erkek ilişkisi, iki nokta arasında düz çizgidir. Plan geometride buna 'doğru ' derler. ... İki kenar açıda, bazen, iki kadın, tepe açıda bir erkek belirir. Ya da görünüm değişir:iki kenar açıda bir erkek, tepe açıda bir kadın. (O Zaman Kim Söyleyecek Şarkıları)
- 'Yanıtı doğru almak istiyorsanız, soruyu doğru sorun,' der Pascal. (Hulki Bey ve Arkadaşları)
- Bu kara oğlan, itilip dürtülmesini, garibanlığının yazgısı olarak kabullenmiş, buna isyan etmemişti. (Piç Osman'ın Pabuçları)
- Ne oldu o güzelim Osmanlı konakları, ne oldu o köşkler, Kızıltoprak, Erenköy, İçerenköy, Suadiye, Bostancı? Kat karşılığı… Ver Lâz kalfaya yıksın. (Buralardan Geçerken)
- — Püff be! Bu paralar et kokuyor! — Ne koksun istiyordun? Kaldı ki, para kokar. Paranın kokusu yoktur, derler. Palavra. Bir değil, binbir kokusu vardır paranın. Kimden aldığına, kime verdiğine, hangi amaçla alıp hangi amaçla verdiğine göre sürekli değişir paranın kokusu. (Hulki Bey ve Arkadaşları)
- Anı yazmak, kendini ayıklamak, kendini temize çekmek, kendini ciltlemek, tortuya hayat vermektir. (Buralardan Geçerken)
- Oysa kendimize benzemediğini sandığımız, gizli kalmış ne çok yönümüz vardır. Kimiz?.. Biliyor muyuz? (Piyano)
- "Bizler mutsuz, umutsuz, ufuksuz bir kuşağın çocuklarıyız." (Buralardan Geçerken)
- - Profesör, ben piyanoya başlamak istiyorum! - Anlamadım, ne istiyormuşsun? - Piyano...Piyano...Nolur, piyano!.. (Piyano)
- Avare gençlik Her gelene kul köle Şan olsun diye Savurduğum ölesiye (Tır Kamyonları)
- Özlemin ne olduğunu, türlerini, hatta bazen özlenilen kimsenin, özlemin asıl konusu olmadığını, aksine başkasına duyduğumuz özlemin, aslında kendimize duyduğumuz özlemin bahanesi olduğunu daha sonraları fark edecektim. (Buralardan Geçerken)
- Nedeni bilinmeyen cinayetlerin, bilinmeyen bir nedeni olduğu bilinirdi. (Piç Osman'ın Pabuçları)
- ... insanlarda bir telâş, gidiyorlardı, geliyorlardı, dönüyorlardı. Sanki her şey kararsız, ama her şey acele, her şey kımıldıyordu. (Piç Osman'ın Pabuçları)
- Bu ulus, vebadan, frengiden, tifüsten korkmadığı kadar komünizmden korkmuştu. (Piç Osman'ın Pabuçları)
- Yazgı nedir? Erkimizi hiçe sayan, bize yazılmış yaşam çizgimiz mi? Yoksa böylesine gizemli kavramlar içeren yazgı, sadece, sıradan bir raslantı mı? (Piyano)
- -Insan çok çalışınca çok kazanmaz mı? -Olur mu öyle şey sayın ağabeyim. Çok çalışırsan hiç kazanmazsın. Kazanmak için çalışmak değil düşünmek lazım. Düşünmek için de zaman. Biz birkaç kuruş kazandıysak düşündük de öyle kazandık. (Tır Kamyonları)
- Ah o 25 yaşımın aklı. Onu tekrar bulsam ya da gelip O beni tekrar bulsa... Kaygılardan uzak, dünü, bugünü, yarını tek bir anmış gibi yaşadığım, beni doludizgin koşturan, her yokuşa dörtnala vurup inişlerde gemsiz, eğersiz kanatlanan 25 yaşım, güzel yaşım, şair yaşım, sade renkler, Işıklar, sesler, kokularla yaşanan... (Tır Kamyonları)
- Ama nedendir bilinmez bizim ülkenin kadınları da erkekleri de zamanında "hayır"demesini bilmezler. Bıçak kemiğe dayanınca, baştan söylenmesi gecikmiş" hayır" sürü ile sorun çıkarır. Gerçek olmayan "evet "gecikmiş "hayır"a dönüşünce, evet ile hayır arasındaki süreçte iltihaplanan durum, iki yanından sıkıştırılınca, her yanı cerahat(yara) kaplar; dostluk bozulur. (Tır Kamyonları)
- Yazgı nedir? Erkimizi hiçe sayan, bize yazılmış yaşam çizgimiz mi? Yoksa böylesine gizemli kavramlar içeren yazgı, sadece, sıradan bir raslantı mı? (Piyano)
Yorumlar
0 yorum