Kitap Künyesi
Yazar: Hüseyin Peker
Yayın Evi: Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları
İSBN: 9789753897464
Sayfa Sayısı: 111
--reklam--
Psikolojik Açıdan Namaz Ve Namaz Psikolojisi Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Bu kitapta, namaza psikolojik açıdan bakılmakta, Müslümanın namaz sırasında inandığı varlık olan Allah'la kurduğu iletişimin ve bu esnada gerçekleşen bedensel ve sözel ifadelerin oluşturduğu anlamlar, dini tecrübeler açıklanmaya çalışılmaktadır. Ayrıca namazın doğurduğu sonuçlar, insanın psikolojik mekanizmaları üzerindeki etkileri ve insana yansımaları da ele alınmaktadır. Burada İslam Dini'nin esasları göz önünde tutularak psikolojik bir değerlendirmede bulunulmaktadır.
--reklam--
Psikolojik Açıdan Namaz Ve Namaz Psikolojisi Alıntıları - Sözleri
- İbadetler de inançların ve duyguların dışa yansıyan görünümleridir. Bu nedenle ibadetler hem dini inancın gücünü gösterirler, hem de bu inancın güçlü kalmasını sağlarlar. Bunu eski bilim adamları "fener" örneğiyle açıklarlardı. Şöyle ki, fenerin içinde yanan lamba inancı, lambayı çevreleyen camlar ise ibadetleri temsil eder. Nasıl ki camlar, dıştan gelen etkilere, rüzgâra karşı lambayı sönmekten koruyorsa, aynı şekilde ibadetler de, olumsuz etkilere, istek ve arzulara karşı inancı korurlar, onun zayıflamasını önlerler. Yani burada karşılıklı bir etkileşim söz konusudur. İnancın kuvvetliliği insanı ibadette bulunmaya iter, yaptığı ibadetler de inancını korurlar.
- Namazla bencil ve maddeci değerler yerlerini manevi ve ahlâki değerlere bırakır. Tamahkârlık ve maddi hırs törpülenir. Hayatına dini, manevi ve ahlâki değerler yön verince ruhun gücü artar. Çevresine sevgiyle bakar, ihtiyacı olanların yardımına koşar, olumsuzlukları kolayca aşar. Yunus'un belirttiği iç ben manevi değerlerle doyurulunca ancak tatmin olur, sükûna erer. Kur'an'ın vurguladığı gibi, kalpler ancak Allah’ı anmakla, Allah'a bağlılık ve kullukla huzur bulur, rahata kavuşur. Bu da en üst düzeyde namazda hissedilir, yaşanır. Dolayısıyla namaz ruh sağlığını koruyucu bir fonksiyona sahip olduğu gibi, ruhsal dengesi bozulmuş olan kişilere de bu dengeyi kurmada destekçi olur. Kısaca, namaz insanı doğru yaşamaya yöneltir. "Doğru yaşama ise koruyucu ruh sağlığına ki sağlar."
- "Bana söyleyiniz! Sizden birinizin kapısının önünde bir irmak aksa da günde beş defa o irmakta yıkansa, bedeninde hiç kir kalır mı? (Orada bulunanlar) “hayır, kalmaz" dediler. İşte namaz da böyledir. Su nasıl kiri giderirse, namaz da günahları öyle giderir." ( Müslim ,51 )Görüldüğü gibi Hz. Peygamber, günde beş kez kanan birisinde kir diye bir şey kalmayacağı gibi, günde beş kez namaz kılan birisinde de hiçbir kötü düşünce ve davranışın kalmayacağını belirtmiştir.
- Ali Fuad Başgil'in belirttiği gibi, "hayattan gidiş,hayata gelişten daha büyük bir harika, daha düşündürücü ve ürkütücüdür."
- Yatsı namazının sonunda kılınan "vitir" namazın- da okuduğumuz kunut dualarında, adeta hayat anlayışımızı, hayat çizgimizi ve nasıl bir yol tutacağımızı Allah'ın önünde tekrar eder ve başka bir amaç için değil sadece O'nun için namaz kılıp ibadetlerimizi severek yaptığımızı, yolumuzdan sapmadığımızı, onurlu ve kişilikli hareket ettiğimizi O'na bildiririz. Bakınız, "kulluk ve özgürlük andı" diyebileceğimiz bu andda çünkü bu and, sadece Allah'a karşı kulluğu, diğer insanlar madde karşısında tam bir özgürlüğü ifade etmektedir. Allah'a nasıl söz veriyoruz: “Allah’ım! Biz sadece Senden yardım isteriz. Senin bizi bağışlamanı ve doğru yola ulaştırmanı dileriz. Sana inanır, Sana yöneliriz. Sana güvenir, Seni överiz. Bütün hayırlar Sendendir. Sana şükreder, nankörlük etmeyiz. Senin emirlerine uymayıp yanlışa dalanı terk eder, onunla ilişkimizi keseriz." "Allah'ım! Biz sadece Sana kulluk ederiz. Yalnız Senin için namaz Sadece Sana yönelir, Sana koşarız. Emrettiğin ibadetleri verek yaparız. Rahmetini diler, azabından korkarız. Kuşku yok ki, inkâra sapanlar, Senin azabına uğrayacaklar"
- Vicdan Arapça bir kelime olup “bulmak" anlamına gelir. Yani herhangi bir hareket doğru mu yanlış mı diye düşündüğümüz zaman, içimizde bir hakim buluruz. Bu hakim bizim ve başkalarının ahlâki hareketleri hakkında hükümler verir. Kelimenin Batı dillerindeki "bilmek" manası da, yine yaptığımız hareketi bu hakimin bildiğini gösterir. Terim olarak ise, insanın içinde doğuştan gelen, gerek kendi gerekse başkalarının yaptığı davranışları değerlendiren ve bunlar hakkında iyi, kötü şeklinde hükümler veren bir kontrol ve yargı gücü olarak tanımlanır. İnsan vicdanı ile kendi kendini muhakeme eder, yargılar. Bu nedenle vicdan adeta insanın içinde kurulan bir mahkemedir ve insanın bu mahkemenin yargılamasından kurtulması mümkün değildir. Dolayısıyla vicdan insanın içindeki gerçek adaletin sesidir. Olumsuzluklar haksızlıklar karşısındaki duyarlılığın ateşlediği bir meşaledir. Ancak insanın vicdanı küçük yaştan itibaren ona uygulanan eğitim yöntemiyle, sahip olduğu inanç ve değerlerin, başından geçen olayların etkisiyle olumlu ya da olumsuz yönde bir özellik kazanır. Kişinin yaptığı iyi davranışlar ve kötülüklerden uzak durması vicdanının hassaslaşmasına ve küçük bir kötülükten bile vicdan azabı duymasına, sık sık kötülük yapması ve suç işlemesi ise vicdanının zayıflamasına hassasiyetini betmesine neden olur. Çok vahşice cinayetler işleyen ve halka, "hiç mi vicdanın sızlamadı?" dedirten kişiler , vicdanları kararmış, körelmiş kişilerdir.
- "Kardeşim! Sen düşünceden ibaretsin. Geriye kalan et ve kemiksin. Gül düşünürsün, gül bahçesi olursun. Diken düşünürsün, diken bahçesi olursun." Mevlana
- Namazda düşünce, duygu ve davranış bütünleşmesi yaşanır. Zihinde var olan Allah'la ilgili inanç ve düşünceler, Allah’ın her şeyi yaratan, her şeyden üstün, her şeyi yapmaya gücü yeten, her yönüyle mükemmel bir varlık olduğu inancı, namazda duygulara ve hareketlere, tüm benliğe yansır.
- Namazın en çok insanın ruh dünyasına, düşünce, duygu ve davranışlarına etki ettiği, onun kişiliğinin şekillenmesinde önemli rol oynadığı bir gerçektir. Namazdaki ruh hali, namazda okunan ayet ve dualar, tekrarlanan sözler, sadece namazla sınırlı kalmamakta, namazdan sonra da kişiyi etkilemekte, onun tutum ve davranışlarına yansımakta, ona yön vermektedir.
- • Namazın Allah’ın bir emri olduğu her zaman hatırda tutulmalıdır. "Namazı kılın! Zekâtı verin! Allahın önünde eğilen. lerle beraber siz de eğilin!" Kur'an, Bakara, 2/43 • Namaz sadece yapılması gereken bir görev değil, aynı zamanda insanı mutlu kılacak bir uygulama olarak algılanmalıdır “Mutlaka kurtuluşa erecek arınan. Rabbinin adını anip namazı kılan." Kur’an Âla, 87/14-15 Namazın sadece bir görev olarak algılanması kişi- de, bir an önce namazını kılma, görevini yerine getirme ve bu yükten kurtulma gibi bir anlayış oluşturabilmek- tedir. Bu da, namazın gönülden istenerek, arzu duyularak kılınmasına engel olabilmektedir. •Namazdan zevk almaya çalışılmalıdır "Sabırla direnç göstererek ve namazla Allaha yönelerek yardım isteyin! Kuşkusuz bu, Allaha içtenlikle bağlananlardan başkasına zor gelir. Allaha içtenlik- le bağlananlar, Rablerine kavuşacaklarının ve O'na varacaklarının hazzını duyarlar." Kur'an, Bakara, 2/45-46 •Namazın Allah’la kurulan bir iletişim, Allah'a yükselen bir yol olduğu bilinmelidir "Kuşkusuz, Benim Allah. Benden başka yoktur hiçbir ilah. O halde Bana kulluk et! Beni anmak için namazi eda et!." Kur'an, Tâhâ, 20/14 •Namaz mümkünse cemaatle kılınmalıdır
- "Namaz rutin bir alışkanlık olmamalı,Rabbin huzurunda bulunulduğu bilinciyle okunan ayet ve duaların anlamları hissedilerek kılınmalı ve böylece kişi bütün davranışlarının,hayatının Allah'ın kontrol ve gözetimi altında olduğu inancını her zaman taşımalıdır."
- "İnsanın dini inanç,duygu, düşünce ve ibadetleri bir bütünlük gösterir. Bu nedenle eğer kişide, objektif olarak dini hareketler, ibadetler bulunmazsa , onun dini hayatı, subjektif dini duygu ve düşüncelerden, hayallerden ibaret kalır ve bu kalan kısım artık din olarak nitelendirilemez. Hiç ibadete başvurmayan bir kişinin dindarlığı farazi ve hayalidir "
- İslami perspektife göre, kalp hem imanın hem de aklın ışıltısını yansıtan bir ayna gibidir. Düşünmenin muhakeme etme ve akıl yürütme gibi farklı boyutlarının kaynağı insan beyni olsa da, düşüncenin gönülle de yakın ilişkisi vardır. Çünkü düşüncenin salim bir sonuca ulaşması, doğru ilkeler ile çalışması, insaf ve adalet ölçüleriyle mümkün olabilir ve adaletin kaynağı da kalptir.Ancak kalbin namazla, Allah’ın zikriyle parlatılmalı gerekir. Dünyevi arzuların, para, mal, mülk, makam, mevki, şehvet arzularının baskısından, tahakkümünden kurtarılması gerekir.
- Kardeşim! Sen düşünceden ibaretsin. Geriye kalan et ve kemiksin. Gül düşünürsün, gül bahçesi olursun. Diken düşünürsün, diken bahçesi olursun." -Mevlânâ
--reklam--
Psikolojik Açıdan Namaz Ve Namaz Psikolojisi İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Kitabı okurken keşke yazarla yüz yüze gelip şu soruları sorabilsem dedim sık sık; 1. Argüman nedir? Bir argümanın gerekçelendirmesi ( temellendirmesi) nasıl olmalı? 2. Bilimsel argümanlar nasıl olmalı? Sosyal bilimler bağlamında 3. Sosyal bilimlerde kanıt nasıl olmalı? 4. Bilim bağlamında psikoloji tanımı 5. Herhangi bir konuya “psikoloji” bağlamında ele alan bilim insanının “psikoloğun” yaklaşımı nasıl olmalıdır?... vb Kitab daha çok Namazın hayatımızdaki anlamı ve önemi üzerine durmuş gayet tabii keyifle okudum. Dua ritüelime bir dua daha eklemiş oldum kitap sayesinde “ Allah’ım beni namaza lâyık eyle.” (Gamze Zeynep ALMAZ)
Arkadaşımın kendine aldığı kitabı ondan önce okumak bana nasip oldu. "Hızır gibi yetişti." deyimini bu kitap için kullanabilirim.Çoğumuz bu konudan muzdaribizdir , ibadetlerimizin manasını bilmeden yapıyoruz.Bazen bilsek de yaptığımız ibadetlerden ,başta namaz gibi, feyz alamıyoruz.Mutmain olamıyoruz.Aklımıza delice sorular , dünyevi meseleler nedense o an geliyor.Belki de yaptığımız ibadetlerin bile tövbeye ihtiyacı var.Kitap hiç bu yönüyle namaza bakmamıştım dedirti.Acaba yaptığımız hareketlerin okuduğumuz her ayetin manasını biliyor muyuz? Şekilsel boyutu tamam peki ya içsel boyutu ? Peki ya niçin kıldığımızı biliyor muyuz? Sadece Allah rızası mı? Kitap farklı başlıklar içeren üç bölümden oluşuyor .Kitabın başlarında not olarak belirtilmiş ;"Kitabın sonunda namazda okunacak kısa sure ve anlamları yer almaktadır.Bunların öğrenilmesi kişinin en çok 15 gününü alır." On beş gün çok değil. Kitabı bitirdiysem şimdi ayetleri daha iyi kavrayabilmem gerek ve bu da sadece meal ile olacak iş değil . Toplasak günün bir saati yaptığımız ibadet belki de ebedi mutluluğumuza vesile olacak .. Peki fani saatlerimizi bâkiye çevirmeye değmez mi ? (Hûdayinabit)
bu kitabı uzun zaman önce okumuştum ancak diğer kitaplardan farklı bir bakış açısıyla yazıldığı kanaatindeyim (Yar)
--reklam--
Psikolojik Açıdan Namaz Ve Namaz Psikolojisi PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Hüseyin Peker - Psikolojik Açıdan Namaz Ve Namaz Psikolojisi kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Psikolojik Açıdan Namaz Ve Namaz Psikolojisi PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Hüseyin Peker Kimdir?
1953’te Trabzon – Sürmene’de doğdu. 1970 yılında Ankara Atatürk Lisesi’nden, 1974 yılında Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nden mezun oldu. Aynı üniversitede Din Psikolojisi Kürsüsüne bağlı olarak 1979 yılında doktorasını tamamladı. 1980 yılında Samsun Yüksek İslam Enstitüsü’ne öğretim üyesi olarak atandı. 1987 yılında Ondokuz Mayıs Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde doçent, 1994 yılında profesör oldu. Ondokuz Mayıs Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde 1997-2000 yılları arasında dekanlık görevinde bulundu. Halen Din Psikolojisi Anabilim Dalı başkanı olarak görevini sürdürmektedir.
Kitapları: Çocuk ve Suç (İstanbul 1994), Din ve Ahlak Eğitimi, Psikolojik ve Metodik Esaslar (Samsun 1998), Din Psikolojisi (İstanbul 2003), İslâm’la İlgili Zihinleri Zorlayan Sorular (Samsun 2005). Aileye ilişkin makale ve bildirilerinden bazıları: “Ailede Din Eğitiminin Psikolojik Esasları”, “Çocukları ve Gençleri Suça İten Faktörler”, “Ailenin Korunmasının Esasları”, “Gençlerin Alkol ve Uyuşturucu Kullanımının Psiko-Sosyal Nedenleri, “Gençlik Dönemi Din Algıları ve Dini Hayat”, “Çocuğun Dini Eğitiminde Medya, Çocuk Gelişimi ve Eğitimi”.
--reklam--
Hüseyin Peker Kitapları - Eserleri
- Din Psikolojisi
- İslam'la İlgili Zihinleri Zorlayan Sorular
- Psikolojik Açıdan Namaz Ve Namaz Psikolojisi
- Allah'ın Boyasıyla Boyanmak
- İdare Edemem Anne!
- Zor Çocuk Yoktur
- Ruh Sağlığı ve Dini İnanç
- Toz Bile Değilken
- Şükür ve Kanaat Psikolojisi Eğitimi
- Kur´An Meali Sade Ve Akıcı Üslup
- Çocuk ve Suç
- Namaz Psikolojisi
- Edebiyat Nöbeti - Sayı 28 Mayıs Haziran 2020
- Allah'ın Boyasıyla Boyanmak
--reklam--
Hüseyin Peker Alıntıları - Sözleri
- İbadet yapmayan, dolayısıyla namaz kılmayan bir Müslüman, dini inancını olumsuz etkilerden koruyan önemli bir unsurdan mahrum olmuş demektir. (Namaz Psikolojisi)
- -Çocuğa baskı uygulamaktan kaçınmalı dengeli bir serbestlik tanınmalıdır. Sürekli emir ve yasaklarla iradesi koreltilmemelidir. -Çocuğun yapabileceklerini yapmasına fırsat tanımalı, ihtiyaçlarını kendisi giderebiliyorsa bunları ona yaptırmalıdır. -Çocuğun düşüncelerine, açıklamalarına değer verilmelidir. Bazı konularda fikrini almalı, görüşlerine saygı göstermeli ve çocuğu takdir etmelidir. -Çocuğun sorumluluk duygusunu güçlendirecek tutum takınmalıdır. Çocuk görevlerini sorumluluklarını bilmeli bazı arzuları için sorumlu olduğu bir şeyi yapmazlık etmesine göz yumulmamalıdır. Örneğin, oyuncakları dağınık şekilde iken sokağa çıkmasına izin verilmemelidir. - Anne baba çocuğu sık sık eleştirmemelidir. Hele kişiliğine yönelik eleştiride kesinlikle bulunmamalıdır. "Beceriksiz, başarısız, senden bir şey olmaz, sana verdiğim emeklere yazık."gibi nitelendirmeler, çocuğun kendini aşağı görmesine, çekingen, korkak, iradesi zayıf bir özellik kazanmasına neden olur. Çocuğa, yaptığı davranışın doğru olmadığı söylenmeli ve ondan nasıl bir davranış beklendiği açıklanmalıdır. (İdare Edemem Anne!)
- İnsanları seven , koruyan, pişmanlık duyup af dilediği takdirde hataları bağışlayandır.Asla haksızlık yapmayan, kendine yönelenlere, ibadet ederek ve sabrederek yardım talebinde bulunanlara karşılık verendir. (Allah'ın Boyasıyla Boyanmak)
- Namazda düşünce, duygu ve davranış bütünleşmesi yaşanır. Zihinde var olan Allah'la ilgili inanç ve düşünceler, Allah’ın her şeyi yaratan, her şeyden üstün, her şeyi yapmaya gücü yeten, her yönüyle mükemmel bir varlık olduğu inancı, namazda duygulara ve hareketlere, tüm benliğe yansır. (Psikolojik Açıdan Namaz Ve Namaz Psikolojisi)
- Fakat baba ve anne asla çocuğunun ödevini yapmamalıdır (Zor Çocuk Yoktur)
- "Namaz rutin bir alışkanlık olmamalı,Rabbin huzurunda bulunulduğu bilinciyle okunan ayet ve duaların anlamları hissedilerek kılınmalı ve böylece kişi bütün davranışlarının,hayatının Allah'ın kontrol ve gözetimi altında olduğu inancını her zaman taşımalıdır." (Psikolojik Açıdan Namaz Ve Namaz Psikolojisi)
- Namazla bencil ve maddeci değerler yerlerini manevi ve ahlâki değerlere bırakır. Tamahkârlık ve maddi hırs törpülenir. Hayatına dini, manevi ve ahlâki değerler yön verince ruhun gücü artar. Çevresine sevgiyle bakar, ihtiyacı olanların yardımına koşar, olumsuzlukları kolayca aşar. Yunus'un belirttiği iç ben manevi değerlerle doyurulunca ancak tatmin olur, sükûna erer. Kur'an'ın vurguladığı gibi, kalpler ancak Allah’ı anmakla, Allah'a bağlılık ve kullukla huzur bulur, rahata kavuşur. Bu da en üst düzeyde namazda hissedilir, yaşanır. Dolayısıyla namaz ruh sağlığını koruyucu bir fonksiyona sahip olduğu gibi, ruhsal dengesi bozulmuş olan kişilere de bu dengeyi kurmada destekçi olur. Kısaca, namaz insanı doğru yaşamaya yöneltir. "Doğru yaşama ise koruyucu ruh sağlığına ki sağlar." (Psikolojik Açıdan Namaz Ve Namaz Psikolojisi)
- Çocuk için "sevgi" en temel ihtiyaçtır. (Zor Çocuk Yoktur)
- Namazın en çok insanın ruh dünyasına, düşünce, duygu ve davranışlarına etki ettiği, onun kişiliğinin şekillenmesinde önemli rol oynadığı bir gerçektir. Namazdaki ruh hali, namazda okunan ayet ve dualar, tekrarlanan sözler, sadece namazla sınırlı kalmamakta, namazdan sonra da kişiyi etkilemekte, onun tutum ve davranışlarına yansımakta, ona yön vermektedir. (Psikolojik Açıdan Namaz Ve Namaz Psikolojisi)
- Jung, dinleri ruhsal tedavi sistemleri olarak nitelendirir. O bu konuda şöyle der: "Nedir dinler? Dinler, ruhsal tedavi sistemleridir. Peki bizler, biz ruh hekimleri ne yaparız? İnsan zihni ya da insan ruhunda baş gösteren hastalıkları tedaviye çalışırız. Dinlerin de yaptığı bizimkinden farklı değildir. Dolayısıyla Tanrı için, bir tedavi edici diyebiliriz. Bir tedavi edici, bir hekimdir Tanrı; hastaları iyileştirir, ruhsal bozuklukları düzeltmeğe çalışır. İşte bu da, bizim ruhsal tedavi (psikoterapi) diye nitelediğimiz uğraştır. Dinleri psikoterapi sistemleri diye göstermem, bir söz oyunu sayılmasın. Hatta din için, psikoterapi sistemlerinin en gelişmişidir dersek, pratikte büyük bir gerçeği dile getirmiş oluruz." (Ruh Sağlığı ve Dini İnanç)
- Ali Fuad Başgil'in belirttiği gibi, "hayattan gidiş,hayata gelişten daha büyük bir harika, daha düşündürücü ve ürkütücüdür." (Psikolojik Açıdan Namaz Ve Namaz Psikolojisi)
- İnsan sahip olduklarını, elinde olanları, var olanları değil, eksik olanları daha çok hissetmektedir. Sahip olduklarının değerini yeterince görememekte, fark edememekte, onların ancak elinden çıkınca ne kadar önemli olduğunu anlamaktadır. Bu nedenle de az şükretmekte, olumsuz tutum ve davranışlar sergilemektedir. (Ruh Sağlığı ve Dini İnanç)
- " Vasl- ı Hakk' ı isteyen, cânü cihanı terk eder." Niyazi Mısrî Vasl- ı Hakk' ı: Allah' a varmayı (Din Psikolojisi)
- Namaz, Kur'anı Kerim'de en çok üzerinde durulan bir ibadettir. (Namaz Psikolojisi)
- Sevgi, herhangi bir şeye, bir kişiye,bir objeye karşı ilgi ve bağlılık yönelten hoşlanma duygusudur (Zor Çocuk Yoktur)
- Namazda düşünce, duygu ve davranış bütünleşmesi yaşanır. Zihinde var olan Allah'la ilgili inanç ve düşünceler namazda duygulara ve hareketlere, tüm benliğe yansır. Bu nedenle namaz, duygu ve düşüncelerini sözlere ve hareketlere aktararak Allah'ın huzurunda ruh ile bedenin bütünleşmesi halidir. (Namaz Psikolojisi)
- Oysa eğitimin gayesi, çocuğu kendi kendine kararlar alabilen, hareket ve düşüncelerinden sorumlu bir kişi haline getirmektir (Zor Çocuk Yoktur)
- Kibir insanın kendisinde hissettiği bir tür gerçek ya da hayali bir kuvvet veya aşağılık duygusu nedeniyle kendini üstüm göstermek isteyişinden doğar. (Allah'ın Boyasıyla Boyanmak)
- Çocuklar, yeni filizlenen ve yetişen körpe fidanlar gibidir (Zor Çocuk Yoktur)
- Yapıcı, zihinsel açıdan liberal, muhafazakâr, dogmatik ve fanatik olmak üzere dört dindarlık tiplemesi belirler. Muhafazakâr ve liberal dindarlığı sağlıklı dindarlık olarak nitelendirir. Bu iki tip arasındaki temel farklılığın, bireyin merkezi tutumunun dine dayalı olup olmaması olduğunu ifade eder. Ona göre fazla hissetmeyen ve merkezi tutumları dini bakış açısıyla şekillenmeyen kişilerdir. Muhafazakârların merkezi tutumlarını ise din oluşturur ve dinin bunlar üzerindeki etkisi oldukça güçlüdür. Dogmatik ve fanatik dindarlık ise sağlıksız/hastalıklı dindarlıklardır. Dogmatik dindarlar, zihinsel açıdan saplantılı, dış dünyayı sadece siyah-beyaz şeklinde birbirini dışlayan ikili bir tarzda algılayarak gri tonları göremeyen, aşırı kaygılı, gelecekten endişe duyan, her şeye karşı güvensiz, kendileriyle ve sosyal çevreleriyle barışık olmayan kişilerdir. Benzer özellikleri gösteren fanatik dindarlar ise şiddet kullanmaya daha fazla eğilimlidirler. (Ruh Sağlığı ve Dini İnanç)
Yorumlar
0 yorum