Kitap Künyesi

Yazar: Alex Boese

Çevirmen: Turgut Gürer

Yayın Evi: Gürer Yayınları

İSBN: 9786055785468

Sayfa Sayısı: 392

--reklam--

Psikonevrotik Atomik Keçiler Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Piliyle Evlenen Adam, Uzaydaki İlk Rögar Kapağı, En Gaddar PR Kampanyası, Gökkuşağı Bombası, Maymunlar Akademisi, Şifalı Radyum Suyu…

"Psikonevrotik Atomik Keçiler" bugüne dek yapılmış en acayip ve en hayranlık uyandıran bazı deneylerle, akıldışı takıntılarla ve antika tiplerle dolu.

Uzaydaki ilk rögar kapağından, bir tavuğu ilk kez suni teneffüsle hayata döndüren ABD'nin kurucu babasına; en acımasız kurumsal halkla ilişkiler kampanyasından, LSD'nin etkileri için genelevleri gözetleyen araştırmacı ajanlara, ölümü anlamak için kendini boğan araştırmacılara… Cebelitarık'ı atom bombasıyla uçurup Sahra Çölü'nü sulamayı tasarlayan ünlü fizikçiye kadar neleri bilmediğinizi öğrenince çok şaşıracaksınız.

Yakışıklı hoca, "Dr. Fox etkisi"

Kayıp dişi maymun orgazmı tartışmaları

Uçan elektriklenmiş çocuk; elektrikli hadımlar korosu

"Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olma" olgusu

Nükleer savaştan sonra gençlerin ahlakını nasıl korursunuz?

Freud'un kokain tutkusu; Tesla'nın ilham güvercini

Sürü psikolojisi size neler yaptırabilir?

Metalik Metaller Yasası hakkında ne düşünüyorsunuz?

Kendini "Schrödinger'in Kedisi" yapan adam

"Wallonluları ülkesinde istemeyen Amerikalılar": önyargı araştırmaları

"Psikonevrotik Atomik Keçiler" en az "Kafası Güzel Filler" kadar trajikomik üslubuyla, sizi güldürecek, şok edecek, "yok artık" dedirtecek…

--reklam--

Psikonevrotik Atomik Keçiler Alıntıları - Sözleri

  • Günümüzde kuşlar elektrikle gergin ama yakın olan iliş­ kilerini sürdürüyorlar. Ama elektrik şirketleri bu ilişkiyi bir savaş olarak tanımlıyorlar. Her yıl elektrik şirketleri enerji nakil hatları döşemek için milyarlarca dolar harcıyor. Kuşlar da enerji nakil hatlarına pisleyerek buna karşılık veriyor. Kuş dışkısında­ ki beyaz madde, enerji hatlarındaki hassas yalıtkanlı kapmaları işlemez hale getirip kısa devre yaptırıyor ve kentler karanlığa gömülüyor. Enerji şirketleri bu kabloları temizlemeleri için gönderdikleri bakım işçilerine dünya kadar harcama yapıyor. Kuşlar yine pisliyor ve savaş böylece sürüp gidiyor. Şimdi evde oturmuş kitap okurken ya da televizyon izlerken, ışıklar yavaş yavaş kararıp elektrik kesildiğinde 18. yüzyılın deneycilerinin bize miras bıraktığı elektrikli dünyayı düşünün ve sonra kuşları gözlerinizin önüne getirin.
  • Birisi bir elini bu disk istifinin tepesine, bir elini de altına değdirdiğinde hafif bir elektriksel gıdıklanma hissi yaşıyordu. Üst üste ne kadar çok disk eklerseniz akım o kadar güçleniyor ve bu gıdıklanma yerini güçlü bir elektrik çarpmasına bırakı­ yordu. Teoride üst üste sonsuz sayıda disk eklenebilir ve bu da akımın eklenecek disk oranında güçlenmesine yol açabilirdi. Volta, dünyanın ilk pilini yaratmıştı; bu pil kesintisiz, sürekli olarak uzun süre boyunca akım üretebiliyordu.
  • Deneyini yapmak için Ritter bulabildiği en hassas elekt­ rik saptama aygıtını kullandı: kendi vücudunu. Dilinin ucuna çinko bir çubuk, arka kısmına ise gümüş bir çubuk değdirdi. Bunu yapınca, asitlik bir tat aldı, bu da bir tepkimenin başla­ dığını gösteriyordu. Sonra dilini uzatarak metal çubuklara ve sonra bir çift kurbağa bacağına bağlayarak bir elektrik devresi oluşturdu. Yine diline asidik bir tat gelmiş ve aynı anda kurba­ ğaların bacakları da kasılmıştı, bu da ona göre galvanik reak­ siyonun varlığını kanıtlıyordu. Benzer deneyleri gözleri (görüş alanında ışıkların dans ettiğini gördü) ve burnu (keskin bir ağrı ve gıdıklanmaya benzer bir duygu yaşamıştı) üzerinde de gerçekleştirdi.
  • Franklin'in ardından elektrikçiler düzenli olarak kuşlara elekt­ rik vermeye başladılar ama 1775 yılına dek kayda değer bir şey qlmadı. 1775'te ise Danimarkalı hekim Peter Christian Abildgaard, Kopenhag Tıp Cemiyeti'ne sunduğu tebliğde, bir kuşu elektrikle öldürmekle kalmayıp onu aynı yöntemle hayata döndürmeyi başardığını bildiriyordu.
  • Tesla, içinde yaşadığımız modern elektrik çağının bir devidir. Bugün evlerimizdeki prizlerde kullanılan alternatif akımın yaygın olarak kullanılmasını sağlayan teknolojiyi neredeyse tek başına Tesla tasarlamıştır.
  • Dünyada ilk atom bombası New Mexico çölünde 16 Temmuz 1945 şafağında patlatıldı
  • Kendi bedeni üzerinde yaptığı bu acımasız deneylerin sonu­ cunda gözleri iltihap kaptı. Sürekli baş ağrıları çekiyordu, başına ve midesine kramplar giriyor, uyuşmalar hissediyordu. Ciğerleri balgamla dolmuştu. Dili geçici olarak büyük ölçüde hissizleş­ mişti. Bazen haftalarca süren bir bitkinlik duygusu yaşıyordu. Bu yüzden yataktan çok zor kalkıyordu. Bir kere, elektrik akımı kolunu bir hafta felç etmişti. Ama o durmak yerine bedeninin artık takati kalmamasından ötürü hayıflanmıyor ve deneylerinin zorluğuna rağmen, "sık sık tekrarlamak suretiyle sonuçlarımın farklılaşmadığından emin olmak istiyorum" diyordu.
  • Bu, halkın iştahını daha da kabarttı. Fili elektrikle yalnızca gıdıklamak yetmezdi. İnsanlar bundan fazlasını istiyordu. İnsan yapımı elektriğin, mümkün olan en sansasyonel biçimde tam gücünü görmek istiyorlardı. Doğanın en görkemli canlısına meydan okumak nasıl olacaktı acaba? Tam güçle elektrik veri­ len bir fil görmek istiyorlardı.
  • onlar (kuyruksuz maymunlar) bizim bir önceki sürümlerimiz gibiydiler - uygarlığın henüz onların içgüdüsel davranışlarını baskılamadan önceki bir dönemden kalma, bizim atalarımız olan proto-insansılara benziyorlardı.
  • Adriaan Kortlandt ve dehumanisation varsayımı
  • Tarihci Donna Haraway'a göre bu deneyin tasarımı "tecavüz karikatürü " gibiydi. bir de Burton'un bu araştırmasını primatolojiye kadın perspektifi kazandırmak üzere yapması işi daha da gülünç hale getiriyor.
  • tartışmanın bir kanadında, dişi orgazmının cok çeşitli evrimsel amaçları olabileceğini öne sürenleri bulabilirsiniz: "kadınları sekse teşvik etmesi", "eş seçiminde rol oynaması" ya da "kasların kasılmasıyla spermleri rahme çekmesi " . diğer kanadında ise dişi orgazmının aslında bir amacı olmadığı, bunun evrimin eğlenceli bir yan ürünü olduğu yorumunun yapıldığını görürsünüz. bu mantığa göre erkeklerin orgazm olması yönünde kuvvetli evrimsel baskı vardı ve sonunda kadınlar da orgazma sahip olmuşlardı-orgazm kadınların şans eseri kazanmış oldukları hediye gibi zira bunun için gerekli olan sinir ağı, embriyonun cinsiyeti belli olmadan önce gelişiyor. bunu kadınların evrimsel baskı sonucu meme uçları olduğu halde erkeklerin bir amacı olsada da meme uçlarının olmasına benzetebiliriz. . Sarah Blaffer Hrdy işe dişi orgazmının başlangıçta bir amacı olmuş olabileceğini, ama modern dünyada kadının orgazm olma becerisinin, üreme başarısı acısından bi önemi kalmadığı için bunun ortadan kalkabileceğini öne sürüyor. (kadınların büyük bir yüzdesi cinsel birleşme esnasında orgazma ulaşamıyor)

--reklam--

Psikonevrotik Atomik Keçiler İncelemesi - Şahsi Yorumlar

herkese okuması için şiddetle tavsiye edeceğim çok eğlenceli bir kitap. bilim ve teknoloji alanında bugüne kadar gerçekleşmiş en sıra dışı deneyleri bir o kadar sıra dışı üslubuyla bize aktarıyor. olaylar arası geçişlerde kurmaca hikayeler uydurarak yazar, deney anlarını resmen zihninizde canlandırıyor. içerisindeki çarpıcı deneyleri okumadan önce bilim insanlarının bu kadar çılgın olabileceği aklıma gelmiyordu. bilim dünyasına ve gelecekteki akademik kariyerime (umarım) bambaşka bir perspektiften bakmamı sağladı diyebilirim. yazarın ilk kitabı olan "kafası güzel filler" ile bir bağlantısı yok, isteyen istediği sırayla okuyabilir, tam bir başucu kitabı kendisi. (dede korkut)

kitap beni hayretlere düşürdü güldürdü güldürdükçe düşündürdü ve aslında teknoloji diye kullandığımız ürünler içi ya da üzerinde yaşadığımız dünyayı anlamak adına insanların nasıl sadistçe deneyler yaptığını gördükçe kendi türümüz bu olan insan denen canlının bu dünyadaki en tehlikeli canlı türü olduğunu bir kez daha acı bir şekilde görmüş oldum her şeye rağmen okumaya değer zevkli bir kitaptır hala okumayanlara tavsiye ederim :) (Süмеччa)

--reklam--

Psikonevrotik Atomik Keçiler PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Alex Boese - Psikonevrotik Atomik Keçiler kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Psikonevrotik Atomik Keçiler PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Alex Boese Kimdir?

--reklam--

Alex Boese Kitapları - Eserleri

  • Kafası Güzel Filler ve En Acayip Deneyler
  • Psikonevrotik Atomik Keçiler

--reklam--

Alex Boese Alıntıları - Sözleri

  • Dünyanın sonu geldi. Atom bombaları atılmış. Mantar biçimli bulutlar gökyüzünde yükselmiş ve ufukta yavaş yavaş kayboluyor. Sonunda, insan uygarlığından geriye, kavrulmuş, radyo aktif molozlar kalmış. Dumanlar yükselen molozların içerisinden hızlı hızlı yürüyor, enkazın üzerine güçlükle tırmanıyor ve antenlerini zaferle sallıyor. O, bir hamamböceği. (Kafası Güzel Filler ve En Acayip Deneyler)
  • Bu, halkın iştahını daha da kabarttı. Fili elektrikle yalnızca gıdıklamak yetmezdi. İnsanlar bundan fazlasını istiyordu. İnsan yapımı elektriğin, mümkün olan en sansasyonel biçimde tam gücünü görmek istiyorlardı. Doğanın en görkemli canlısına meydan okumak nasıl olacaktı acaba? Tam güçle elektrik veri­ len bir fil görmek istiyorlardı. (Psikonevrotik Atomik Keçiler)
  • Kendi bedeni üzerinde yaptığı bu acımasız deneylerin sonu­ cunda gözleri iltihap kaptı. Sürekli baş ağrıları çekiyordu, başına ve midesine kramplar giriyor, uyuşmalar hissediyordu. Ciğerleri balgamla dolmuştu. Dili geçici olarak büyük ölçüde hissizleş­ mişti. Bazen haftalarca süren bir bitkinlik duygusu yaşıyordu. Bu yüzden yataktan çok zor kalkıyordu. Bir kere, elektrik akımı kolunu bir hafta felç etmişti. Ama o durmak yerine bedeninin artık takati kalmamasından ötürü hayıflanmıyor ve deneylerinin zorluğuna rağmen, "sık sık tekrarlamak suretiyle sonuçlarımın farklılaşmadığından emin olmak istiyorum" diyordu. (Psikonevrotik Atomik Keçiler)
  • Tarihci Donna Haraway'a göre bu deneyin tasarımı "tecavüz karikatürü " gibiydi. bir de Burton'un bu araştırmasını primatolojiye kadın perspektifi kazandırmak üzere yapması işi daha da gülünç hale getiriyor. (Psikonevrotik Atomik Keçiler)
  • "Kan dolaşımını yeniden başlatacak formülü bulacağım.Sonra bu formül yeniden soluk alıp vermeyi sağlayacak ve ölüleri diriltecek" 1930'ların ikinci sınıf filmlerinden Yeniden Yaşam'ın (Life Returns) kahramanı Dr.John Kendrick böyle diyor­du. (Kafası Güzel Filler ve En Acayip Deneyler)
  • onlar (kuyruksuz maymunlar) bizim bir önceki sürümlerimiz gibiydiler - uygarlığın henüz onların içgüdüsel davranışlarını baskılamadan önceki bir dönemden kalma, bizim atalarımız olan proto-insansılara benziyorlardı. (Psikonevrotik Atomik Keçiler)
  • Deneyini yapmak için Ritter bulabildiği en hassas elekt­ rik saptama aygıtını kullandı: kendi vücudunu. Dilinin ucuna çinko bir çubuk, arka kısmına ise gümüş bir çubuk değdirdi. Bunu yapınca, asitlik bir tat aldı, bu da bir tepkimenin başla­ dığını gösteriyordu. Sonra dilini uzatarak metal çubuklara ve sonra bir çift kurbağa bacağına bağlayarak bir elektrik devresi oluşturdu. Yine diline asidik bir tat gelmiş ve aynı anda kurba­ ğaların bacakları da kasılmıştı, bu da ona göre galvanik reak­ siyonun varlığını kanıtlıyordu. Benzer deneyleri gözleri (görüş alanında ışıkların dans ettiğini gördü) ve burnu (keskin bir ağrı ve gıdıklanmaya benzer bir duygu yaşamıştı) üzerinde de gerçekleştirdi. (Psikonevrotik Atomik Keçiler)
  • En korkutucu ve antika tiplerin bile ortak bir özellikleri var:dünyaya merak sarmak. Ahmakça bile olsa sürekli sorular sormak, yetinmemek. (Kafası Güzel Filler ve En Acayip Deneyler)
  • Dünyada ilk atom bombası New Mexico çölünde 16 Temmuz 1945 şafağında patlatıldı (Psikonevrotik Atomik Keçiler)
  • Düşündüğümüz şeyleri ne kadar çok kontrol altına almaya çalışırsak, onları o kadar az kontrol edebilir hale geliriz. (Kafası Güzel Filler ve En Acayip Deneyler)
  • Acayip deneyler konusu açılınca çoğu insanın aklına hemen Nazi toplama kamplarında yapılan deneyler geliyor ya da en azından, acayip deneyler hakkında bir kitap yazmakta olduğumu kime söylediysem, aldığım en yaygın yanıt "Yani, Naziler' in yaptığı gibi deneyler mi?" oldu. Ama burada Nazi deneylerini özellikle anlatmayacağım. Bu kitaba Naziler'in yaptığı araştırmaları katmadım, çünkü bu kitabın bir vahşet kataloğu olmasını istemedim. İkinci nedeni ise gerçek bilimsel araştırmaları incelemek istememdi yoksa bilim adına yapılan sadist işkencelerle ilgilenmiyorum; Nazi "deneylerini" böyle görüyorum çünkü. (Kafası Güzel Filler ve En Acayip Deneyler)
  • Gözünün arkasındaki büyük bir kan pıhtısının müzikle nasıl dağıldığını anlattı. Mozart bunları duysa herhalde mezarında ters dönerdi. (Kafası Güzel Filler ve En Acayip Deneyler)
  • Adriaan Kortlandt ve dehumanisation varsayımı (Psikonevrotik Atomik Keçiler)
  • Gıdıklama sosyal bir eylemdir ve tepki uyandırabilmesi için bir insanın dokunmasını gerek­tirir. İkinci teoriye göre (refleks teorisi): Gıdıklanma, önce­den kestirilemeyen ve sürprize bağlı olan bir reflekstir. Bu teoriyi savunanlar, kendimize fark ettirmeden dokunamaya­cağımız için kendimizi gıdıklayamadığımızı iddia ederler. (Kafası Güzel Filler ve En Acayip Deneyler)
  • ....genellikle en parlak keşif­ler, kendi zamanlarında ahmakça görünen sorular sorma iradesini gösteren insanların yönlendirmesi sayesinde yapılmıştır. (Kafası Güzel Filler ve En Acayip Deneyler)
  • Tesla, içinde yaşadığımız modern elektrik çağının bir devidir. Bugün evlerimizdeki prizlerde kullanılan alternatif akımın yaygın olarak kullanılmasını sağlayan teknolojiyi neredeyse tek başına Tesla tasarlamıştır. (Psikonevrotik Atomik Keçiler)
  • Günümüzde kuşlar elektrikle gergin ama yakın olan iliş­ kilerini sürdürüyorlar. Ama elektrik şirketleri bu ilişkiyi bir savaş olarak tanımlıyorlar. Her yıl elektrik şirketleri enerji nakil hatları döşemek için milyarlarca dolar harcıyor. Kuşlar da enerji nakil hatlarına pisleyerek buna karşılık veriyor. Kuş dışkısında­ ki beyaz madde, enerji hatlarındaki hassas yalıtkanlı kapmaları işlemez hale getirip kısa devre yaptırıyor ve kentler karanlığa gömülüyor. Enerji şirketleri bu kabloları temizlemeleri için gönderdikleri bakım işçilerine dünya kadar harcama yapıyor. Kuşlar yine pisliyor ve savaş böylece sürüp gidiyor. Şimdi evde oturmuş kitap okurken ya da televizyon izlerken, ışıklar yavaş yavaş kararıp elektrik kesildiğinde 18. yüzyılın deneycilerinin bize miras bıraktığı elektrikli dünyayı düşünün ve sonra kuşları gözlerinizin önüne getirin. (Psikonevrotik Atomik Keçiler)
  • Sevginin açlıktan öte bir duygu olduğundan emin­di. (Kafası Güzel Filler ve En Acayip Deneyler)
  • tartışmanın bir kanadında, dişi orgazmının cok çeşitli evrimsel amaçları olabileceğini öne sürenleri bulabilirsiniz: "kadınları sekse teşvik etmesi", "eş seçiminde rol oynaması" ya da "kasların kasılmasıyla spermleri rahme çekmesi " . diğer kanadında ise dişi orgazmının aslında bir amacı olmadığı, bunun evrimin eğlenceli bir yan ürünü olduğu yorumunun yapıldığını görürsünüz. bu mantığa göre erkeklerin orgazm olması yönünde kuvvetli evrimsel baskı vardı ve sonunda kadınlar da orgazma sahip olmuşlardı-orgazm kadınların şans eseri kazanmış oldukları hediye gibi zira bunun için gerekli olan sinir ağı, embriyonun cinsiyeti belli olmadan önce gelişiyor. bunu kadınların evrimsel baskı sonucu meme uçları olduğu halde erkeklerin bir amacı olsada da meme uçlarının olmasına benzetebiliriz. . Sarah Blaffer Hrdy işe dişi orgazmının başlangıçta bir amacı olmuş olabileceğini, ama modern dünyada kadının orgazm olma becerisinin, üreme başarısı acısından bi önemi kalmadığı için bunun ortadan kalkabileceğini öne sürüyor. (kadınların büyük bir yüzdesi cinsel birleşme esnasında orgazma ulaşamıyor) (Psikonevrotik Atomik Keçiler)
  • Adam ölmek üzere. Yüzünde atan bir kasın dışında hareketsiz yatıyor. Göğsünün dolu olmasından dolayı hafif hırıltılı soluk alıyor. Yattığı yatak koca bir platform tartının üzerinde duruyor. İki doktor tartının kolu üzerindeki en ufak kıpırtıya dikkatle bakıyor. Bir anda adamın ıslık çıkaran soluğu kesiliyor. Doktorlar önce tartıya bakıyor ve sonra birbirlerine bakıyorlar. "Öldü mü?" diye fısıldıyor biri ötekine. Bunu doğrularcasına tartının ağırlık kolu, dan diye alttaki çubuğa çarpıyor. (Kafası Güzel Filler ve En Acayip Deneyler)