Kitap Künyesi
Yazar: Alphonse de Lamartine
Çevirmen: Hüsamettin Aydın
Yayın Evi: Armoni Yayıncılık
İSBN: 9789758523160
Sayfa Sayısı: 200
--reklam--
Rafael Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Roman, Rafael'in geçirdiği sıkıntılı çocukluk devresini ve gençliğinde yaşadığı büyük aşkı anlatmaktadır. Yaşadığı aşk onun ruh halini içinden çıkılmaz bir hale getirirken, dururu ve ait olduğu dinin inançları, yaşanan zorlukları iyice artırmış, yaşamını ve aşkını daha da çıkmaza sürüklemiştir.
Kalbinde yaşattığı saf ve temiz aşkına kavuşmak için verdiği çaba yaşam mücadelesinin çok daha ötesine geçen Rafael, hayatının sonuna kadar aşığı ile bir araya gelebilmek için yaşamış, bu da romanı daha sürükleyici ve heyecanlı bir hale getirmiştir...
(Arka Kapak)
--reklam--
Rafael Alıntıları - Sözleri
- " Görülüyordu ki ruhunda insanların teptiği ya da mahrum bıraktığı şefkat onu hayvanlara yöneltmişti "
- " Gördüm ki düşüncelerim onu inandırmadan etkiliyordu ; bilimle biraz kurumuş olan kalbi henüz kaynaklarını Tanrı tarafına açmamıştı."
- Ondan başka hiç kimseye bakmamaktan, ondan başka hiç kimseye söz söylememekten, ondan başka hiç kimse için bir tek adım atmamaktan kalbim mutluluk duyuyordu. Onun dışındaki dünya benim için mevcut değildi.
- "Yazılan hiçbir şey güzel değildir ; insanın kalbinde bulunan en kutsal şey oradan asla çıkamaz. "
- " Bilim merdivenini adım adım çıkarlar, fakat Tanrı'ya götüren son basamağı asla aşmak istemezler! "
- -Raphael, niçin yazmıyorsun ? diyordum. Bana: -Boşver yahu! diyordu. Sanki rüzgâr başlarımızın üstündeki bu sesli yapraklarda söylediği şarkıları yazıyor mu ? Yazılan hiçbir şey güzel değildir; insanın kalbinde bulunan en kutsal şey oradan asla çıkamaz.
- İki kalbi yakınlaştırmak için kederin mutluluktan daha çok yolları vardır.
- Bu öyle bir hayal ki, bana, ölüme kadar arkasından gitmek arzusu vermektedir ve yaşarsam ancak onun var oluşu ile yaşama katlanabileceğim!
- Dünyada yeterince gözyaşı vardır. İnsanın kalbinin üstünde daha fazla damlalar bırakmasina gerek yoktur.
- Bir duygu ancak duyulduğu yerlerde iyice anlaşılır.
- Gerçekten de mutluluğun ışıkları var gibiydi.
- Ruhu hiçbir nazım usulünün not etmeye yetmeyeceği sınırsız bir nağme idi
- Anıların kuvvetli çınlayışlarında ne bugün ne de yarın vardır.
- Zamanın gücü sadece saatlere yeter, ruhlara ise hiçbir şey yapmaz.
- Ben kendi karanlığımda başkalarına görünmeyen ve sadece gecemi aydınlatan ışıkla çok mutluydum.
--reklam--
Rafael İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Okuyacaklara Faydalı olur umarım: Rafael kitabı tam edebiyat severler için yazılmış bir kitap bence. Uzun uzun tasvirler var ve üst seviye okuyucuların gayet tabii doyum ve haz alacağı bir eser olmuş. O tasvirler, o anlatış, o betimlemeler... İnanılmaz güzel oluyor Fransız edebiyatı... İçinde gurbet, aşk, hüzün, acı, yokluk, burukluk var. Bir o kadarda keyifli okuması. Bu kitap uykusuz geceler de, sessiz ve sakin zamanlarda, okuyup keyif alarak edebi doyum yaşayacağınız, yatmasanız bile dinleneceksiniz. Aşkın ve ıstırabın koyun koyuna olduğu, acı buruk bir hikaye. Yalnız kalplerin hayati acıları ve yükü bu kitapta, kimsesizliğin ve çaresizliğin anlatımı var.. Bence okuyup bir şans verin, derim. Yeni kitaplar ve yeni yazarlar keşfetmenin sizce de tam zamanı değil mi? Okuyup beğenmeseniz bile, etrafınızda okuyup beğenecek biri çıkar ve ona hediye edersiniz. Bir kalp sevindirmek, bir kitaba sahip olmak gibidir. Kendinize iyi bakın çünkü siz buna değersiniz. Keyifli okumalar... (Kütüphanem)
Alphonse de Lamartine'nin romantizmi bütün kelimelere nakış nakış işlediği aşk romanı. Elbette beşeri aşkı en yücelere çıkarıp ulaşılamaz bir niteliğe büründürüyor. Julie ve Raphael'in birbirlerine olan ruhi bağlılıkları ekseninde geçen romanda,A.de Lamartine'nin kendi hayatından izler taşıdığını görmek mümkün. Daha çok manevi duyguların dile getirildiği ve ruhsal coşkunlukların anlatıldığı eseri "olay ağırlıklı"anlatı sevenler beğenmeyebilir. (MustafaM)
--reklam--
Rafael PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Alphonse de Lamartine - Rafael kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Rafael PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Alphonse de Lamartine Kimdir?
Alphonse Marie Louise Prat de Lamartine (Alphonse-Marie-Louis de Prat de Lamartine) (21 Ekim 1790 - 28 Şubat 1869), Fransız yazar, şair ve politikacı.
Graziella, Göl, Şairane Düşünceler gibi kitapları romantik edebiyatın en ünlü yapıtları arasına girmiş bir edebiyatçıdır. Çeşitli tarih kitapları da yazan Lamartine'in Jirondenlerin Tarihi adlı yapıtı Fransa’daki 1848 ihtilalinin düşünce zeminini oluşturan eserlerdendir.İhtilalden sonra ülke yönetiminde önemli görev almış; Dışişleri Bakanlığı’nı üstlenmiş bir siyasetçidir.
Bir “Türk dostu” olan yazar, Türk tarihi ve Türkiye izlenimlerini Doğuya Seyahat, Doğuya Yeni Seyahat ve Türkiye Tarihi adlı eserlerinde aktarmıştır.
Yaşamı
21 Ekim 1790 tarihinde Fransa'da, Paris'in güneydoğusunda yer alan Macon'da dünyaya geldi. Krala çok sadık, Katolik bir aristokrat ailenin çocuğu idi.Lyon'da ve Belley'de öğrenim gördü. Gençliğinde orduya girmek veya diplomatik bir görev almak istiyordu ama ailesi, ülke Napolyon tarafından yönetildiği sürece devlet hizmetine girmesine izin vermedi. Bu nedenle gençlik yıllarında avare bir aristokrat hayatı yaşadı. Hıristiyanlık dininde karşılaştığı tezatlıklar dininden soğumasına, uzaklaşmasına ve sebep oldu; kalp temizliğini esas alan transandantalizm felsefesine bağlandı. 1811-1812'deki İtalya seyahati sırasında Napoli’de Antoniella adlı bir işçi kızla yaşadığı aşk onu çok etkiledi, 1815'te ölen bu sevgili, birçok şiirine ilham kaynağı oldu.
1814'te Napolyon Elbe Adası'na sürgüne gidip Bourbon Hanedanı Fransa tahta oturunca Kral XIII. Louis'nin muhafız birliğine girdi ama kısa süre sonra Napolyon’un Elbe'den kaçıp Paris'e dönüşü yüzünden İsviçre’ye kaçmak zorunda kaldı. Napolyon'un Waterloo Muharebesi'nde yenilmesi ve Bourbonlar'ın Fransız tahtını gele geçirmesinden sonra ülkesine dönen Lamartine, askerlik mesleğini bıraktı; kendisini edebiyatla uğraşmaya verdi.
1816'da sağlık sorunları nedeniyle kaplıca tedavisi için gittiği Aix-les-Bains’de Julie Charles adlı evli bir kadınla tanıştı. Bourget Gölü kıyısındaki gezintileri sırasında aşık olduğu Julie, ona ünlü “Le lac” (Göl) adlı şiiri için ilham verdi ve 1817'de hayatını kaybetti.
1820'de ilk şiir derlemesi olan “Méditations poétiques” (Şairce Düşünceler) adlı eserini yayımladı. Şair, bu eser ile büyük bir başarı kazanarak Fransız Edebiyatının genç romantik kuşağı arasında önemli bir yer edindi. Aynı yıl Napoli’de Fransız elçiliğinde elçilik katibi olarak atanan Lamartine, o günlerde Maria-Ann Birch adlı bir İngiliz hanımla evlendi. Bu evlilikten 1822'de kızları Juliadünyaya geldi.
Lamartine, 10 yıl boyunca Napoli ve Floransa’da görev yaptı ve şiir yayımlamaya devam eti. Bu dönemde yayımladığı başlıca eserleri “Mort de Socrates” (Sokrat’ın Ölümü) ve “Harmonies poétiques and religeuses” (Şairce Dini Ahenkler)'dir. 1829’da Paris'teki Fransız Akademisi'ne üye seçildi.
Büyük Doğu Seyahati
1830'da Fransa tahtına Louis-Philippe’in geçmesinden sonra politikaya atılmak için diplomatik görevlerinden istifa eden şair, seçimleri kaybedince karısı ve kızını yanına alarak özel bir gemi ile doğu seyahatine çıktı. Seyahatleri, tamamı Osmanlı Devleti sınırları içinde bulunan Lübnan, Filistin, Suriye ve İstanbul'u kapsıyordu. Hasta olan kızı Julia bu seyahat sırasında hayatını kaybedip Beyrut’ta toprağa verilince uzun sure şehirden ayrılamadı.Kızının ölümünden duyduğu umutsuzluk, Géthsémani adlı eserinde ifade buldu.
1833’te milletvekili seçildiği haberinin gelmesi üzerine seyahatini sonlandırarak Anadolu ve Almanya üzerinden dönüş yoluna girdi. İstanbul'u ziyareti sırasında padişah Abdülmecit tarafından iyi karşılandı, kendisine refakat etmek üzere Namık Paşa ve Halil Rıfat Paşa görevlendirildi. Seyahat hatıralarını 1835 yılında dört cilt halinde bastırdı.
Siyasi yaşamı
1833'te parlamentoya giren Lamartine, iyi bir hatip olarak ün yaptı. Başlangıçta liberal bir mutlakiyetçi iken gittikçe daha demokratik görüşere sahip oldu. 1842’den itibaren “burjuva kral” Louis-Philippe’e muhalefeti gittikçe arttı ve Temmuz Monarşisi’ni sonlandıran “akşam ziyafetleri” adlı siyasi kampanyada aktif rol aldı. 1847’de “ Histoire des Girondins” (Jirondenlerin Tarihi) adlı sekiz ciltlik eseri yayımlayan Lamartine, Jirondenler’in tarihini kadar; kendi siyasi görüşlerini anlatıyordu. 1848’de aniden gelişen Şubat Devrimi’nde önemli bir figür olarak yer aldı. Bu devrimi “1848 Devriminin Tarihi” adlı 2 ciltlik eserinde anlattı.
Devrim sonrası oluşturulan geçici hükümette Dışişleri Bakanlığına getirildi. 24 Şubat 1848’e başladığı bakanlık görevi, 11 Mayıs 1848’te son buldu. Bu dönemde ülke yönetiminin emanet edildiği beş kişilik komitenin bir üyesiydi. ve birkaç aylık bir süre için Avrupa’'nın en öndegelen siyasetçilerinden birisi olmuştu. İçinde yar aldığı geçici hükümet, soyluluk ünvanlarını kaldırdı politik suçlardan idam cezasını kaldırdı; Fransa kolonilerinde köleliği kaldırdı.
Lamartine Ocak 1849'da cumhurbaşkanlığına aday olduysa da sadece birkaç bin oy alabildi ve üç ay sonraki seçimlerde meclise de giremedi. Köleliğin kaldırılmasından iki yıl sonra 1850'de kaleme aldığı ve Haiti’deki köle devrimini konu alan Toussaint Louverture adlı oyunu çok popüler oldu.
1850'de ikinci kez İstanbul'a gitti, Sultan Abdülmecit ile görüştü. III. Napolyon bir darbeyle imparatorluğunu ilan etmesi üzerine siyasetten tamamen ayrıldı.
Aydın’da çiftlik tasarısı
Lamartine, siyasi kariyeri sırasında birikimlerini kaybetmiş ve büyük maddi sıkıntı içine girmiş olduğundan ülkesinden ayrılıp Türkiye'ye yerleşmek istedi. Sultan Abdülmecit'e bir mektup yazarak çiftlik kurmak üzere İzmir veya Marmara yakınlarında kendisine bir arazi verilmesini talep etti. Hükümet, Burgaz Ovası olarak anılan bölgede 38 bin dönümlük toprağın, mülkiyeti sadrazam Mustafa Reşid Paşa üzerine geçirilmek şartıyla Lamartine'e kiralanması ve kira bedelinin hazinece ödenmesine karar verdi.Lamartine, Osmanlı yönetimi ile 25 yıllık kira sözleşmesi imzaladı ama çiftliğin işletilmesi için gerekli sermayeyi karşılayamadı ve projeden vazgeçmek zorunda kaldı.
Lamartine, Osmanlı yönetimine minnetinin bir ifadesi olarak sekiz ciltlik Histoire de la Turquie (Osmanlı Tarihi) adlı eserini yazdı. Eser, 1859’da Paris’te yayımlandı.
Son yılları
1851'den sonra hayatını yoksulluk içinde geçiren Lamartine, 1863'te eşini uzun ve acı veren bir hastalıktan sonra kaybetti. 1867'de geçirdiği bir krizden sonra kısmen bilincini kaybetti; 28 Şubat 1869 tarihinde Paris'te yaşamını yitirdi.
--reklam--
Alphonse de Lamartine Kitapları - Eserleri
- Graziella
- Osmanlı Tarihi
- Rafael
- Aşiretten Devlete - Osmanlı Tarihi 1
- Cihan Hakimiyeti - Osmanlı Tarihi 2
- Sona Doğru - Osmanlı Tarihi 3
- Kanuni Çağının Ruhu
- Rafael
- İmparatorluk Yolu
- Türkiye Tarihi
- Méditations Poétiques
--reklam--
Alphonse de Lamartine Alıntıları - Sözleri
- Batan güneşe benzeyerek, toprağın üzerine engin bir gölgeyi serdim! (Cihan Hakimiyeti - Osmanlı Tarihi 2)
- -Raphael, niçin yazmıyorsun ? diyordum. Bana: -Boşver yahu! diyordu. Sanki rüzgâr başlarımızın üstündeki bu sesli yapraklarda söylediği şarkıları yazıyor mu ? Yazılan hiçbir şey güzel değildir; insanın kalbinde bulunan en kutsal şey oradan asla çıkamaz. (Rafael)
- Kalbimiz kıyafetle değişmez. (Graziella)
- "İnsan hatırladıkça tekrar yaşar. Bu da yaşamak demektir." ______ (Graziella)
- Kılıç, kılıcın fethettiğini muhafaza etmelidir (Cihan Hakimiyeti - Osmanlı Tarihi 2)
- -Raphael, niçin yazmıyorsun ? diyordum. Bana: -Boşver yahu! diyordu. Sanki rüzgâr başlarımızın üstündeki bu sesli yapraklarda söylediği şarkıları yazıyor mu ? Yazılan hiçbir şey güzel değildir; insanın kalbinde bulunan en kutsal şey oradan asla çıkamaz. (Rafael)
- "Yazılan hiçbir şey güzel değildir ; insanın kalbinde bulunan en kutsal şey oradan asla çıkamaz. " (Rafael)
- Medine, Mekke ve Şam'da yaşayan bazı din adamları, Kur’an-ı Kerim’in ayetlerinden yanlış bir yoruma vardılar ve yoksulluğu Allah'ın şanından saydılar. Böylece Müslüman toplumlarda, içine kapanık yaşam ve sofu dilenciliği teşvik edildi. Bu yanlış yorumun olumsuz etkileri Anadolu'da da yayıldı. Ayrıca, tarihçi Hammer'in bilimsel saptarnalarına göre, Anadolu, Arabistan ve İran'da otuz altı lslam tarikatı ortaya çıktı. (Osmanlı Tarihi)
- Kılıç elde, savaş meydanlarında vuruşurken ölen ilk Sadrazam, Ali Paşa'dır. (Cihan Hakimiyeti - Osmanlı Tarihi 2)
- Elli bin Türk, dünyayı hakimiyetimize almak için yeterlidir (Cihan Hakimiyeti - Osmanlı Tarihi 2)
- Doğası gereği sınırlı, arzularında sonsuz olan insan, gökleri hatırlayan düşmüş bir tanrıdır. (Méditations Poétiques)
- Ben kendi karanlığımda başkalarına görünmeyen ve sadece gecemi aydınlatan ışıkla çok mutluydum. (Rafael)
- İnsan her yerde insandır. Hassas yaradılışı hep aynı içgüdüleri barındırır; .. ister Roma’nın Parthenon’unda, Saint-Pierre’inde olsun, ister Procida’nın kayaları üzerindeki fakir bir balıkçının kayığında. (Graziella)
- Cem Sultan, II Bayezid'in imparatorluğuna sahip olamadı, lakin Osmanlıların engin hayal gücüne hükmetti (Cihan Hakimiyeti - Osmanlı Tarihi 2)
- « Yediği ani darbeyle sersemleyen, acıyan yerini fark edemeyen ama her yeri sızlayan biri gibiydim.» (Graziella)
- " Bilim merdivenini adım adım çıkarlar, fakat Tanrı'ya götüren son basamağı asla aşmak istemezler! " (Rafael)
- Her ırkın dehası, coğrafi vaziyetine rağmen, kederi üzerinde daha etkili olur. (Cihan Hakimiyeti - Osmanlı Tarihi 2)
- Ruhu hiçbir nazım usulünün not etmeye yetmeyeceği sınırsız bir nağme idi (Rafael)
- Ölü bedenin nerede uyuyor, arkandan hâlâ ağlayanlar var mı bilmiyorum, ama senin gerçek mezarın benim ruhumda. Bütünüyle oraya gömüldün sen. Sevdim, sevildim. Başka güzellik ve sevgi ışıkları karanlık yolumu aydınlattı. Cenneti anlamamız, hissetmemiz ve arzulamamız için ilahi kudretin halkettiği ruhlar, sanki içlerindeki en gizli güzellik, temizlik, kutsallık hazinelerini göstermek için bana açıldılar. Ama hiçbir şey senin gönlümdeki ilk görünümünü solduramadı. Yaşadıkça düşüncemdeki sana daha da yakınlaştım. Hatıran, babanın kayığındaki, dumanı rüzgarla dağılan ve bizden uzaklaştıkça daha da parlayan, ateşler gibi. Ölü bedenin nerede uyuyor, arkandan hâlâ ağlayanlar var mı bilmiyorum, ama senin gerçek mezarın benim ruhumda. Bütünüyle oraya gömüldün sen. Adın boş yere aklıma gelmiyor. İsminin telaffuz edildiği dili seviyorum. Kalbimin derinliklerine damla damla sızan, hatıranın üzerine gizlice düşen ve onu mis gibi kokutan bir damla daima vardır. (Graziella)
- İki kalbi yakınlaştırmak için kederin mutluluktan daha çok yolları vardır. (Rafael)
Yorumlar
0 yorum