Kitap Künyesi
Yazar: Alice Walker
Çevirmen: Armağan İlkin
Orijinal Adı: The Color Purple
Yayın Evi: İnkilap Kitabevi
İSBN: Yok
Sayfa Sayısı: 240
--reklam--
Renklerden Moru Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Kitap, "Ey Koca Tanrım", ""Ulu Tanrım", "Ey yaradanallahım", "Sevgili Celie" ve "Sevgili Nettie" şeklinde başlayan mektuplardan oluşmaktadır. Tanrı'ya mektup yazan Celie, kitabın sonlarına doğru kız kardeşi Nettie'ye mektuplar yazmaktadır, Nettie de ona.
Celie daha çocuk denecek yaşta tecavüze uğrar ve iki kere hamile kalır. İki seferde de çocuklarının öldüğünü sanmasına rağmen, babaları tarafından çocuklar satılır. Bir şekilde, kızı ile krşılaşan Celie onalrın yaşadıklarını anlar. Kız kardeşi Nettie'ye çocuklarını gördüğü rahibin eşinden bahseder ve Nettie'nin mucize diye anlattığı bir şekilde Nettie çocukların olduğu aile ile beraber misyoner faaliyetlere katılır. Teyzeleri olarak çocukları asla bırakmaz. Celie ise, babası tarafından zorla dört çocuklu bir adam ile evlendirilir. Celie, kendine her denileni yapmaktadır, tam anlamıyla bir hizmetçi gibi evin her işinden sorumludur.
Kitap, kadın odaklıdır. Kadınların yaşadığı sorunlar, farklı kadınlardan ve onların yaşamlarından kesitler sunmaktadır bize. Kadınların yaşadığı tecavüzleri, şiddeti, erkelerin onlara bakış açılarını ve diğer kadınalrın onlara nasıl baktıklarını da okuyoruz.
--reklam--
Renklerden Moru Alıntıları - Sözleri
- Of, Celie, inançsızlık korkunç bir şey. Bilmeden başkalarına çektirdiğimiz acılar da öyle
- Ruhunun kırılganlığının ve güzelliğinin açıkça okunabildiği tatlı gözlerini seviyorum.
- ...birini gerçekten sevdiğini nasıl anlarsın? __Bazen sevsen de anlayamazsın, dedim.
- "Celie, bu dünyada bizim de bilgilenmemizi isteyen siyahlar var! Gelişip ışığı görmemizi isteyen!"
- Dünyanın düzeni böyle. Biliyorum. Ama eğer böyleyse neden kalbim sızlıyor bu kadar?
- "İngilizler Afrika'dan söz ederken "zor zamanlar" tabirini kullanmaya bayılıyorlar. Afrika'nın zor zamanlarının onlar tarafından daha da zorlaştırıldığını unutmak ne kolay."
- Erkeği bol olan ailelerde hep kendini korumak zorundadır kız çocuğu.
- Ben de elde edemeyeceğim hiçbir şeyi istememeyi öğretmeye çalışıyorum kalbime.
- Çevresindeki insanların saygı göstermeyeceğini bildiği zaman benliğini, ruhunu şaşırtıcı bir hızla ortadan kaldırırdı.
--reklam--
Renklerden Moru İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Psikalanatik edebiyat ile postkolonyal edebiyatın harmanlandığı bir eser Renklerden Moru. Belli değerler dizgesine ait bir toplumdaki bireyin, yaşadığı kültür içerisinde kendine ayrılan çemberden ve onu temsil ettiği toplumsallığından arındırıp bireyselliği üzerine yoğunlaşarak iç dünyanın keşfi üzerine kurulu esere aynı zamanda bir direniş eseri diyebiliriz. Sert dolambaçsız bir girişi var kitabın. Başlangıç buysa, bunca yitik ve kıyımla başlıyorsa bu kara tenin, kara bahtın öyküsü ; sonu gelir mi diye düşünmeden edemiyor okur. Oldukça rahatsız ediyor satırlar aslında çok uzaklarda, uzak tenlerde ya da kaderlerde yaşanmadığını bilmek bu rahatsızlığın gözesi. Ensest, şiddet, değersizlik siyahi kültürün birer ögesi sayılıyor adeta.Beyazların ötekileştirmesine hacet kalmadan öteki oldurmayı,hiçleştirmeyi başarıyor siyahi erkekler. Kitabın kadıncı( feminist) dili bu kültürde asla aşırılık değil.Okurun içinde de aynı haklı isyan kabarıyor çünkü. Siyah olmak kadın olmak üstelik çirkin bir kadın olmak zayıf olmak demek her kadının öyküsünde. Celie bu zayıflığa dair bir yaşamın yaşamak denmeyecek eylemini ifa ediyor. Kitap günce şeklinde mektuplarla ilerliyor, Sevgili Tanrım, diyor Celie...Çünkü o ancak bir bilinmeyenle konuşabilir hatta konuşmaz yazabilir; onun tanıdığı hiç kimse bu kadını varlık olarak görmüyor... O da kendi varlığını fark edemiyor, anlamlandıramıyor uğradığı şiddeti tecavüzü... aklını uyuşturuyor her acı...İç içe giriyor annelik, kadınlık, kölelik ve böylece sevgi,nefret, merhamet... Buna rağmen akıp gidiyor zaman... Hikayeye ekli her kadın bir erkeğin dayatmasında yara bere içinde kalıyor. Savaşmayı değil sadece hayatta kalmayı bilen bu zavallı siyah kadınlara umudun rengini taşımayı reel yaşamında da görev bilen yazar, eserinde de ışık oluyor. Eklemliyor kadınları birbirine, Celie Nettie Sofia Shugy Ciyak...ne kadar kadın varsa yamalıyor en renkli yerlerinden...ve mor metaforu ile içsel bir direniş başlatıyor. Mor rengi ruhani yeteneklere ve ruhsal aydınlanmaya ilham veren aynı zamanda gerçekçiliği sembolize eden bir renktir.Bu metaforla içsel yolculuğunu tamamlayan kadının egemen erkek karşısında ışıltısı ve duruşudur. Kitabın akışını da değiştiren bu duruş ana karakterin farkındalığından sonra kardeşi Nettie aracılığıyla Afrika toplumu üzerine çevirir projektörünü. Formatı yine mektuplarla devam eden öyküde Nettie, Afrikalı siyahilerin günlük yaşamlarını , misyonerlik çalışmalarını, kauçuk plantasyonları ile gelen yıkımı anlatır. Kadını yok sayan siyah erkek dünyası gibi kendi toplumunu beyazlara satan, köle olarak pazarlayan Afrika halkına hesap sorar. Yaranın içeriden beslendiğini haykırır adeta... 1001 kitap listesinde de yer alan bu kitabı tavsiye ederim. Esen kalın (Gncokuyor)
"Renklerden Moru" elimden bırakamadan okuduğum bir kitap oldu. Yalan değil daha kitabın ilk sayfasında şok geçirdim. Off ne zor bir kitap okuyorum. Bu kadınların çilesi yüzyıllardır hep aynı dedim. Ama ilerledikçe kan donduran olaylar yaşayan Celie, kendi ayaklarının üzerinde duran harika bir kadına dönüştükçe ona sarılasım geldi. Alice Walker ırkçılık, cinsellik, kadına şiddet gibi zor konuları Celie ve hemcinsleri üzerinden anlatırken, dostluk, dayanışma, sevgi, aile gibi bize güzel şeyler hatırlatan duygularla da okuyucuyu sarıp sarmalıyor. Kitabın türkçeye "Mor Yıllar" olarak çevrilmiş Steven Spielberg imzalı filmi de var. Ben filmi de izledim. Kitapla birebir aynı. Okumayıp izlemek isteyenler için güzel bir alternatif. Celie'nin muhteşem dönüşümü hepinize tavsiyem olsun. Harikaydı. Çok sevdim. (Göknur)
#1001kitap~~~: Erkek egemen 1dünyada siyahi ve kadin olduğu için ayrıma uğrayan Celie’nin yaşadıkları o kadar ağır ve utanç vericidir ki, bunu yüksek sesle Tanrı’ya bile söyleyemez, sadece yazarak anlatır. O ağır hayatın içinde tecavüz, şiddet, çocuk yaşta evlendirilme, çok çalışma var. Sevgi ile zulüm, inanç ile kötülük iç içedir. Ancak 1gün Celie, kendi gücünü ve içindeki neşeyi keşfetmesiyle kendi benliğini bulur. Alice Walker’a 1983 yılında Pulitzer Ödülü kazandıran Renklerden Moru, her1i birbirinden dirençli kadınların yanı sıra, kendi ezilmişliklerinin acısını kadınlardan çıkaran erkeklerin hikâyesi de söz konusu romanda. Kitaptaki her 1kadın karakterin ayrı ayrı hikayeleri de çok etkiledi beni, her1inin kendine olan güvenleri, umudu, başkaldırısı ve direnişleri çok güzel anlatılmış. Çok çok severek okudum kesinlikle tavsiyemdir. Okunması gereken 1001kitap arasındadır... Kitabın filmi de var o da çok güzel, yalnız filmin adı #moryıllar, herkese sağlıklı mutlu huzurlu keyifli okumalar ve seyirler... (Ayşe...)
--reklam--
Renklerden Moru PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Alice Walker - Renklerden Moru kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Renklerden Moru PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Alice Walker Kimdir?
Alice Walker (d. 9 Şubat 1944) ABD'li yazar, şair, yayımcı ve feminist. Yoksul bir ailenin sekizinci çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. Bir kaza sonucu 8 yaşında bir gözünü kaybetmiştir. 1960'ların İnsan Hakları Hareketi(en) içinde yer aldı ve Martin Luther King ile çalıştı. Mississippi eyaletinde Yahudi avukat Melvyn Leventhal ile evlendi. Birçok şiir, roman ve öykü yazdı. Ayrıca Mor Yıllar filmi, Alice Walker'ın Renklerden Mor adlı kitabından esinlenmiştir. Renklerden Moru adlı kitabıyla Pulitzer ödülüne layık görüldü. (1983)
--reklam--
Alice Walker Kitapları - Eserleri
- Renklerden Moru
- Meridian
- Everyday Use
- Kadının Hası Kolay Ezilmez
- İyi geceler, Willie Lee
- The Temple of My Familiar
- Devrimci Petunyalar
--reklam--
Alice Walker Alıntıları - Sözleri
- "İngilizler Afrika'dan söz ederken "zor zamanlar" tabirini kullanmaya bayılıyorlar. Afrika'nın zor zamanlarının onlar tarafından daha da zorlaştırıldığını unutmak ne kolay." (Renklerden Moru)
- Ama, diye merak etti, insan çoktan ölmüş bir kimseye olan sevgisini nasıl gösterebilir? (Meridian)
- . Kendi acınız hakkında kendinize yalan söylerseniz, bundan hoşlandığınızı iddia edenler tarafından öldürülürsünüz. . (Meridian)
- Dünyanın düzeni böyle. Biliyorum. Ama eğer böyleyse neden kalbim sızlıyor bu kadar? (Renklerden Moru)
- Ruhunun kırılganlığının ve güzelliğinin açıkça okunabildiği tatlı gözlerini seviyorum. (Renklerden Moru)
- Üzülmeye gerek yok, dedim. Gerek yok. Geldiği yerde öyle alası var ki. Neşesi yerine geldi. Yani o şarkının bir kısmında anlatılan bu, değil mi? Üzülmeye gerek yok. Ne olursa olsun, talihin kötü de olsa hayat devam eder. Uzun zaman önce o şarkıyı yazdığımda gerçekten öyle olduğuna hiç inanmamıştım, dedim. O zaman hepsi kurusıkı atıştı. Marifet gençliğinde attığın kurusıkıları kullanabilecek kadar uzun yaşamaktır. Şimdi o şarkıyı bugün söyleyecek olsam yırtıp atardım. Çünkü onun doğru olduğunu bilecek kadar uzun yaşadım. O sözlere dayanamazdım. (Kadının Hası Kolay Ezilmez)
- "Herkes 'kötü' bir şeyin küçücük bir parçasını kabullenmekten gurur duyar" dedi Meridian. "Bunun onları ne kadar ilginç gösterdiğini bilirler." (Meridian)
- Hayatı hatırlamıyormuşum gibi hissediyorum. (Kadının Hası Kolay Ezilmez)
- "Çünkü benim görüşüme göre, ırkçılık kadın hareketi de dahil her yerde var ve onun görülmediği bir zaman geldiğinde gerçekten onunla ilgili bir şey söylemeye ihtiyacım kalmayacak ve bu olur olmaz size söyleyeceğim." (Kadının Hası Kolay Ezilmez)
- Babamın donuk kıpırtısız yüzüne son kez eğilmiş bakarken annem gözyaşı dökmeden,gülücüksüz hiçbir şeye yazıklanmadan yine de incelikle "İyi geceler, Willie Lee" dedi "sabaha görüşürüz." O anda anladım ki ilacı bütün yaralarımızın sonunda yaşama dönüşümüzün müjdecisi bağışlayıcı olmamızdır. (İyi geceler, Willie Lee)
- "Sevginin çoğu şehvetti. Şehvetin sevginin bir türü olabileceğini anlayana kadar, bu beni yıllarca yanılttı." (Kadının Hası Kolay Ezilmez)
- . Aynı sulara asla geri dönemezsiniz. Artık sadece siz değilsiniz, aynı zamanda bıraktığınız sular da değilsiniz. Akım değişti. Doğanın unsurları dereyi etkiledi. Döndüğünüzde aynı görünse de gerçekten farklı bir nehir ve siz farklı bir insansınız. Bu nedenle, aynı nehri iki kez geçemezsiniz. . (Meridian)
- “Onlara tapınmıyoruz. yaptıkları şeylere tapınmıyoruz. onlara güvenmiyoruz. söylediklerine inanmıyoruz. bayılmıyoruz etkinlik dedikleri şeye. ve nükleer santrallara. bayılmıyoruz fabrikalarına. ve hava kirliliğine. bayılmıyoruz televizyon programlarına. ve radyoaktif sızıntılara. sıkıcı buluyoruz gazetelerini...” (Meridian)
- ...birini gerçekten sevdiğini nasıl anlarsın? __Bazen sevsen de anlayamazsın, dedim. (Renklerden Moru)
- Of, Celie, inançsızlık korkunç bir şey. Bilmeden başkalarına çektirdiğimiz acılar da öyle (Renklerden Moru)
- Çevresindeki insanların saygı göstermeyeceğini bildiği zaman benliğini, ruhunu şaşırtıcı bir hızla ortadan kaldırırdı. (Renklerden Moru)
- Ben de elde edemeyeceğim hiçbir şeyi istememeyi öğretmeye çalışıyorum kalbime. (Renklerden Moru)
- Müzik. Heyecan. Duyarlılık. Huzur. Nehirler gibi akıcı ve berrak tatmin. (Kadının Hası Kolay Ezilmez)
- Özgür olacağız ya da bu uğurda öleceğiz. (Kadının Hası Kolay Ezilmez)
- "Celie, bu dünyada bizim de bilgilenmemizi isteyen siyahlar var! Gelişip ışığı görmemizi isteyen!" (Renklerden Moru)
Yorumlar
0 yorum