Kitap Künyesi

Yazar: John Boyne

Çevirmen: Özlem Yüksel

Orijinal Adı: The House of Special Purpose

Yayın Evi: Doğan Kitap

İSBN: 9786051117010

Sayfa Sayısı: 440

--reklam--

Romanov'ların Son Evi Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Rusya, 1915: Arkadaşının Romanov hanedanının önemli bir üyesine yapacağı suikastı canı pahasına önleyen genç Georgi, ödül olarak Çar II. Nikolay’ın tek oğlu Aleksey’in özel muhafızlığına getirilir.

Londra, 1981: Georgi, ölüm döşeğindeki karısı Zoya’nın başucunda otururken, birlikte geçirdikleri koca ömrün bütün dönüm noktalarını bir bir hatırlar: Bir felaketle damgalanmış evlilikleri, sevdiklerinin ölümleri ve asla unutulamayacak sürgün günleri.

Romanov’ların Son Evi, yoksul bir kulübeden koparılıp, çökmekte olan bir imparatorluğun kalbine gönderilen bir delikanlının öyküsünü anlatıyor.

Başını sallayıp koluma girdi, koğuştan çıkarken, “Eve mi gidiyoruz?” diye sordu. Ev. Bir tuhaf kelime daha. Neredeydi bu ev? Burada Londra’da değildi.Paris’te de değildi. Ev yüzlerce kilometre uzakta, asla dönemeyeceğimiz bir yerdeydi. Evet diyerek ona yalan söylemeyecektim.

 

--reklam--

Romanov'ların Son Evi Alıntıları - Sözleri

  • Hiç olmadığını bildiğimiz zamanlarda umuda nasıl da sıkı sıkı sarılırız!
  • "Savaşın yaptığı şey bu işte," dedi. "Sevdiklerimizi elimizden alıyor, aileleri ayırıyor, dile dökülmez bir sefalete yol açıyor. Ne için? Akıl erdirmek imkânsız, "
  • ...fedakâr anneyi nerede görsem tanırdım, çünkü hiç böyle bir annem olmamıştı.
  • ...öteden beri, dile dökülmemiş, hayatlarımızi delip geçen bir azap silsilesi vardı. Acısıyla, anılarıyla öyle bütünleşmişti ki başkalarınınkilere neredeyse hiç yer kalmamıştı...
  • ..hayır diye geçirdim, avutucu rolüne bürünecek değilim. Dökmesi gereken gözyaşları varsa, bırak döksün. Acı çekiyorsa, birak çeksin.
  • "Kendi zevklerini başkalarınınkinin önüne geçireceksin. Seni insan yapan budur."
  • Biz farklı dünyalara doğmuştuk, bu kadar basitti. Nasıl ki göz rengimizi değiştiremiyorsak, kimliğimizi de değiştiremezdik.
  • Hayatlarımıza karneler, sokağa çıkma yasakları ve her gece duyulan hava saldırısı sirenleri hükmediyordu.
  • Otokrat rejimlerden ya da diktatörlüklerden en çok nefret edenlerin, ellerine güç geçtiği zaman ilk iş olarak düşmanlarını ortadan kaldırmaları beni hep hayrete düşürmüştür.
  • “Sevgilim. O tanıdık kokusunu içime çekiyorum; bütün hatıralarım sarıp sarmalanmış bu kokunun içinde. Gözlerimi kapayıp her yerde olabilirim. 1970, 1953, 1915.”
  • “Çalışma hayatımın sonuna kadar British Museum’ daki görevimde kaldım ve emekli olduktan sonra da hemen her gün oraya gitmeye devam ettim; bir zamanlar silip temizlediğim masalarda, okuyarak, araştırarak ve kendimi yetiştirerek saatler geçirdim. Orada kendimi emniyette hissediyordum. Kendimi o duvarların arasındaki kadar güvende hissettiğim başka hiçbir yer yoktu dünyada.”
  • “Benim sırrım falan yok” dedim. “Hiç bir sırrım yok.” “Tabii ki var. Sadece ahmakların sırları yoktur ve ben senin ahmak olduğunu zannetmiyorum. Hem hepimizin sakladığı bir şeyler vardır. Hepimizin. Bizden üstün olanların da, bizimle eşit olanların da. Bizim sahip olduğumuz ayrıcalıklara sahip olmayanların da. Kimse asıl yüzünü açığa vurmayı sevmez; vuracak olsak birbirimize düşeriz.”
  • Kendi zevklerini, başkalarının zevklerinin önüne geçireceksin. Seni insan yapan budur.
  • Hiç olmadığını bildiğimiz zamanlarda umuda nasıl da sıkı sıkı sarılırız!
  • Hiç olmadığını bildiğimiz zamanlarda umuda nasıl da sıkı sıkı sarılırız!

--reklam--

Romanov'ların Son Evi İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Ben bu kitaba kalbimi biraktim...az önce bitirdim ve kapatınca nasil yalnız hissettim kendimi...kitapdaki son cümle gibi....#johnboyne harika bir kalem tek kelimeyle muhteşem (Esma pars)

uzun süren bir kitap: İlk başlarda biraz sıkıcı bulduğum, okumayı bırakıp arada başka kitaplara geçtiğim bir eser oldu. Rusya’nın yakın tarihini çok duygulu bir aşk hikayesiyle harmanlıyor yazar. Kahramanların bugününden başlayan kitap geçmiş - bugün şeklinde devam ederken hikaye gittikçe ilginç olmaya başladı ve yaklaşık 150 sayfa sonra elime aldığımda, aylardır bitiremediğim kitabı 2 günde bitirdim. Etkileyici, akıcı temiz bir roman. (Buket)

Romanov’ların Son Evi: Hikaye çok çarpıcı ama anlatım beni yer yer baydı üzgünüm. Puanım 5 :( Çizgili pijamalı çocuk zirveymiş gerçekten. Bu kitap da daha etkili ve daha kısa olabilirdi. 468 sf gereksiz uzatılmış gibiydi. Yine de iyi ki okudum. Ufkum açıldı. Bir ömür gözümün önünden geçti okurken. (Filiz Önal)

--reklam--

Romanov'ların Son Evi PDF indirme linki var mı?

--reklam--

John Boyne - Romanov'ların Son Evi kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Romanov'ların Son Evi PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı John Boyne Kimdir?

John Boyne 1971’de İrlanda’da doğdu. Edebiyata öyküyle başladı. İki kez İrlanda Kitap Ödülü’nü kazanan, New York Times’ın bestseller listesinde zirveye çıkan, dünyada 5 milyondan fazla satan ve 2008’de filme alınan Çizgili Pijamalı Çocuk (2006) ile birlikte sekiz romanı var. Romanları 42 dile çevrilen John Boyne Dublin’de yaşıyor ve şu anda dokuzuncu romanı üzerinde çalışıyor.

--reklam--

John Boyne Kitapları - Eserleri

  • Çizgili Pijamalı Çocuk
  • Olduğun Yerde Kal
  • Yanlışlıkla Dünyanın Öbür Ucuna Uçan Çocuk
  • Zirvenin Dibindeki Çocuk
  • Ormanın Kalbindeki Çocuk
  • Romanov'ların Son Evi
  • Asker Doğmayanlar
  • Yanlışlıkla Dünyanın Öbür Ucuna Uçan Çocuk
  • My Brother's Name is Jessica
  • The Thief of Time

--reklam--

John Boyne Alıntıları - Sözleri

  • Oysa benim tek istediğim, bu barbar dünyada bir medeniyet kırıntısıydı. (Olduğun Yerde Kal)
  • '' Havaya yükseliyor olması her zaman hoşuma gitmişti. Bunun onu farklı biri değil, özel biri yaptığını düşünüyorum.'' (Yanlışlıkla Dünyanın Öbür Ucuna Uçan Çocuk)
  • Olsun evlat, en azından denedin," (Yanlışlıkla Dünyanın Öbür Ucuna Uçan Çocuk)
  • Dokuz yaşındaki oğlanlar genelde bir noktada on yaşına basarlar. Esas sorun, bir türlü yirmisine basmayı beceremeyen on dokuz yaşındakiler. (Olduğun Yerde Kal)
  • "Eh, işte yine aynı yerdeyiz o hâlde. Sen hak sahibisin, bizimse daha elde edilecek haklarımız var. İnsanların, kendi ülkelerinde kendi vatandaşlarının meseleleriyle ilgilenmezken yabancıların hakları için savaşmaya, yabancı memleketlere gönüllü gitmelerine hayret ediyorum. Ama bu konuda çenemi kapasam iyi olacak galiba. Bu ülkedeki sorgusuz sualsiz kabullendiğimiz eşitsizliklerden konuşmaya bir başlarsam, burada akşamı buluruz." (Asker Doğmayanlar)
  • "Bir askerin ölümünü millî bir utanç değil de iftihar kaynağı saymak ne garip, değil mi Tristan?" (Asker Doğmayanlar)
  • Asla eve geri dönemeyeceğim, diye düşündü, gözlerinde yaşlar birikirken. Ve bir daha hiç macera yaşayamayacağım. (Yanlışlıkla Dünyanın Öbür Ucuna Uçan Çocuk)
  • "Mükemmel yolculuk şudur: Hedeflerimize ulaşmak için savaşırız; dünyayı arındırır, temizleriz ve böylece onu güzelleştiririz." (Zirvenin Dibindeki Çocuk)
  • Kendi zevklerini, başkalarının zevklerinin önüne geçireceksin. Seni insan yapan budur. (Romanov'ların Son Evi)
  • "...zaman değişse de bazı insanların fikirlerinin asla değişmeyeceğini fark etti." (Zirvenin Dibindeki Çocuk)
  • Hayatlarımıza karneler, sokağa çıkma yasakları ve her gece duyulan hava saldırısı sirenleri hükmediyordu. (Romanov'ların Son Evi)
  • "Şimdi geçmişe bakıp ne kadar aptal olduğumu görüyorum... " (Çizgili Pijamalı Çocuk)
  • Yüzlerindeki ifadeye bakan biri, gittikleri yere anında, hatta ondan daha çabuk varmadıkları takdirde tüm evrenin sonunun geleceğini düşünürdü. O kadar "meşgul" ve "önemli" insanlardı bunlar. (Yanlışlıkla Dünyanın Öbür Ucuna Uçan Çocuk)
  • Davaya katılmak için hiçbir zaman çok erken değildir. (Zirvenin Dibindeki Çocuk)
  • "Yıllardır içine bakmadım. İçinde pek çok hatıra var ve bazen geçmişten gelen anılarla yüzleşmek zor olabilir. Onlara sırf bakmak bile insanın içinin kederle dolmasına sebep olur, yahut pişmanlıkla." (Ormanın Kalbindeki Çocuk)
  • "ben böyle biriydim işte ve başka türlüymüş gibi yapmak elimden gelmiyordu." (Ormanın Kalbindeki Çocuk)
  • "Çünkü biz böyle yaparız. Sevdiğimiz insanları kendimizden uzaklaştırırız, önemli şeyler hakkında konuşmayız ve kimsenin bize yardım etmesine izin vermeyiz." (Zirvenin Dibindeki Çocuk)
  • Dünyanın en iyi nedeni uğruna yapmıştı bunları Alfie. Sevgi uğruna. (Olduğun Yerde Kal)
  • Hiç olmadığını bildiğimiz zamanlarda umuda nasıl da sıkı sıkı sarılırız! (Romanov'ların Son Evi)
  • Olduğun yerde kal; ve şimdi git. (Olduğun Yerde Kal)