Kitap Künyesi
Yazar: Karen Marie Moning
Çevirmen: Barbaros Bostan
Orijinal Adı: Dreamfever
Yayın Evi: Artemis Yayınları
İSBN: 9786051422619
Sayfa Sayısı: 448
--reklam--
Rüya Ateşi Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Geçmişimi çalmış olabilirler. Ama geleceğimi elimden almalarına asla İzin vermeyeceğim.
İnsan ve Peri dünyaları arasındaki duvarlar yıkılmıştı. Doymak bilmez, ölümsüz Unseelieler buzdan hapishanelerinden kurtulduğunda, MacKayla Lane ölümcül bir tuzağa düşecekti. Peri Efendisi tarafından esir tutulan MacKayla'nın, kim ya da ne olduğuna dair her şey, zihninden silinmişti. Oysa Mac, Sidhe-kahinlerini görebilen tek kişiydi ve iki dünyayı da kontrol edecek anahtarı elinde tutan gizemli kara büyü kitabının izini sürebilecek tek canlı da oydu... Hafızasını geri kazanmak, yalnızca ilk adımdı. Mac, Dublin'in mücadele dolu sokaklarında savaşıp eski, gizli bir tarikatın tehlikeli ağına düşecekti. Hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığı peri dünyasında, dostu olduğunu iddia edenlerin karmaşık yalanlarıyla mücadele edecekti. Mac, her şeyini kaybettiğini düşünüyordu ama onu sarsacak bir gerçekle yüzleştiğinde, aslında oyunun daha yeni başladığını anlayacaktı. Kendine bile güvenmezken kime güvenebilirsin ki?
--reklam--
Rüya Ateşi Alıntıları - Sözleri
- Etrafımda ne kadar çok insan olursa olsun, kaç kişiyi seversem ve kaç kişi tarafından sevilirsem sevileyim, doğum ve ölüm anında yalnızdım. O anlarda yanınızda kimse yoktur. Bu yolculuk yalnız yapılır.
- " + O zaman eskisi gibiyiz. Aynı sayfadayız, aynı paragraftayız , aynı cümledeyiz. - Aynı kelimedeyiz... - diye ekledi ".
- Ruh çok dayanıklıdır. Zarar görünce bunu bilir. Acı dayanılmaz olduğunda bunun farkındadır. Dayanılmaz olduğuna kanaat getirirse yarayı kozaya alır.
- " Üzülecek o kadar çok şeyim vardı ki , sıralamaya nereden başlayacağımı bile bilmiyordum..."
- Güç her şeyi yalnız yapmak değildi. Güç ne zaman yardım isteyeceğini bilmek ve gururuna yenilmemekti.
- "Güç her şeyi yalnız yapmak değildi. Güç ne zaman yardım isteyeceğini bilmek ve gururuna yenilmemekti."
- Her yerde her zaman güzel şeyler vardır. Sadece bakmayı bilmen gerek.
- Öfke benzin gibidir. Yakıt olarak kullanabilirsin ya da değer verdiğin her şeyi yakabilirsin. İkincisini yaparsan kendini yanmış bir savaş alanında bulursun, herkes ölür, sen de ölürsün ama vücudun nefes almaya devam etmeyecek kadar merhametli olmaz.
- Ben ileri gitmek istiyorum. Sürekli omzunun üzerinden geriye bakarsan, atacağın her adım için endişelenirsen bir yere varamazsın.
- İnsanlar farklı derecelerde gerçekliğe sahiptir. Büyük bir kısmı hayatlarını bir yalanlar ağı içerisinde geçirir. Kötülüğe inanırlar ve kendilerini güvende hissetmek için ne gerekiyorsa yaparlar. Gerçekten yaşayanların ise kendilerini güvenli hissettikleri anların sayısı sınırlıdır, fırtınalara meydan okumayı severler. İnsanı insan yapan gözlerinin içine bakabildiği yalanlardır. Zayıf veya güçlü. Yaşa ya da öl.
- "Duygu yoğunluğunu duygu kalitesiyle karıştırma kızım. Acı aşk değildir, Mac. Aşk kendini iyi hissetmeni sağlar."
- Yalnızım. Kayboldum. Hep böyleydim. Soğuk ve acıdan başka bir şey yoktu.
- Nereden geldiğinin önemi yok. Önemli olan nereye gittiğindir.
--reklam--
Rüya Ateşi İncelemesi - Şahsi Yorumlar
RÜYA ATEŞİ / KAREN MARIE MONING Serinin 4. kitabı ve çok merak ederek başlamıştım.3’ün sonu öyle bir yerde bitti ki o an kitap yanımda olsa hemen başlardım :) Dani yani diğer Shide kahini sayesinde Mac, Lord Master ve Unseelieler ( Karanlık prensler )’in elinden kurtuldu.O artık bir pri’ya yani Fae seks kölesi.Fae dedikleri şeyler ise periler, ikiye bölünmüş şekilde yaşıyorlar.Aydınlık yani Mukaddes Fae’ler ve Karanlık yani Melun Fae’ler.Aslında zamanında hepsi aynı Kral ve Kraliçe altında toplanan mukaddes perilermiş ama kral yoldan sapmış ve karanlık tarafı yaratmış böylece birbirinden farklı karanlık türler meydana gelmiş.Ama işin özü ne kadar aydınlık ve karanlık olarak ayrılmış olsa da tüm Fae’ler ölümcüldür.İnsanları etkileri altına alan onları küçümseyen ve köleleri haline getiren yaratıkların öz kimliği hiç değişmiyor.Sadece şu an Dünya ve Peri alemini birbirinden ayıran duvarın yıkılmasıyla mukaddes perilerde insanlarla o duvarı yeniden inşa etmek için aynı saftalar.Sadece çıkar ilişkisiyle hareket ediyorlar yani.Sonuç olarak duvar yıkıldı ve yüz yıllar önce yakalanıp hapsedilen tüm Melun Fae’ler artık dünyada.Mac’in hafızası melun prensler tarafından uğradığı saldırı sonucunda kayboldu.Geçmişi artık sıfırlandı ve geleceği ise muallakta.Onu o kiliseden kurtaran Dani, manastıra diğer Shide kahinlerinin merkezine getirmiş olsa da liderleri Rowena Mac’in bir hain ve artık işe yaramaz bir pri’ya olduğunu düşündüğünden onu mahzenlerine hapseder.Kendi başına yemek bile yiyemeden sadece ve sadece karanlık prenslerinin onu gelip almasını bekleyen Mac hayattan tamamen kopmuştur.Tabi bu kopuş Barrons gelip onu oradan kurtarana kadar sürüyor.Sonrası ise aylar süren bir yeraltı tünelinde Mac ile Barrons’un ilginç hafıza yerine getirme dersleriyle geçiyor.Kendinde olmayan ve tek arzuyu tatmin edilmek olan Mac için tek kurtarıcı Barrons ve bu yol o anlarda zevk mi yoksa işkenceden mi ibaret kestirmek zor.Ama sonunda Mac kendine dönüyor.Oldukça güçlü, değişmiş ama bir yandan da aynı Mac gibi.Biraz karışık yani.Onu tam olarak neyin değiştirdiği şüpheli.Uğradığı saldırı mı? Barrons’un kurtarma operasyonu mu? Yoksa her ikisi birden mi? Öte yandan kitap içinde bu olaylar dışında yine çok detaylı bilgiler gelmedi.Bildiklerimizin üzerine tahmin edilebilir şeyler eklendi ama final sahnesi işte o cidden yine taşı gediğe oturttu.Serinin uzun soluklu olması konuyu iyice yaymaya sebep oluyor muhakkak ve yazar bu durumu ilginç ve şok edici final sahneleriyle pekiştirmeye çalışıyor sanırım.Çünkü son yüz sayfa oldukça durağanken son paragraf ise bir o kadar bunu yapmış olamazsın denilecek şekilde etkileyiciydi.Tabi ki seriye devam edeceğim.Bir sonraki kitaba sadece bir kaç saat ara vereceğim o kadar o da heyecanı arttırmak için :) Dipnot: Mac arada beni çok sinir ediyor.Önceki kitabın finalinde ne Mukaddes Prens Vlane’e ne de Barrons’a ulaşabilmişti.Haliyle hayal kırıklığına uğradı çünkü en ihtiyacı olduğu anda yalnız kalmıştı.Barrons geçte olsa geldi onu iyileştirmek için elinden geleni yaptı eskisinden daha iyi değil belki ama daha güçlü geri döndü.Vlane ise açık açık kraliçesi ve onun arasında seçim yaptığını ve onu gözden çıkardığı için onu kurtarmaya gelmediğini itiraf etti.Buraya kadar normal her şey.Normal şartlarda ikisine de kızgın olmalı çünkü cidden çok zor bir duruma düştü ve o an ikisinden birine ihtiyacı vardı.Ama ikiside aynı oranda yanına gelemedi ve yaşananlar yaşandı.Peki onu kurtarmış ve iyileştirmiş olmasına rağmen yine de Vlane’e olan öfkesi Barrons’a olandan daha az.Ya da neden sürekli Barrons’u suçlamaya devam ederken Vlane daha hafif azarlarla olayı atlatıyor.İkiside gelemedi nedeni önemli değil sonuç olarak ikiside yoktu ama tüm öfkesini Barrons’a yönlendiriyor.Barrons’a bayılıyor değilim ne olduğunu ve amacını anlamak oldukça zorken onu savunacak da değilim ama az adaletli mi olsan Mac! Ha kızım ne dersin. Vlane’e ayrı sinir olmaya başladım.Sürekli kendisini Barrons ile kıyaslıyor.Barrons aileni düşündü mü ? Barrons’un uğradığın saldırıda payı varsa? Barrons neden seni kurtarmaya geç gelmiş? Barrons sadece yaşamanı umursuyor... Yetti valla hee yahu adam kendini bu kadar açıklamaya çalışmıyor.Hoş seninki de kuyruk acısı ya neyse :) Birde Mac aptal olmadığını biliyorum ama az mantıklı mı düşünsen tatlım.Barrons yaşamanı istiyor önemli olan bu, ölüme ramak kala bile olsa seni kurtarıyor.Bunun dışında aileni korumak veya senin için mutlu olmanı sağlayacak gösterişli bir şeyler yapmak zorunda değil.Hayır öyle bir karakteri yok adamın.En başından beri böyleydi.İyi gibi gösterip gözünü boyamaya hiç çalışmadı.Hep gerçekçi davrandı.Vlane gibi senin yerine kraliçemi seçtim ama bak sonrada gelip aileni ve yaşadıkları kasabayı koruma altına aldım gibi ağzına bir parmak bal çalıp seni pohpohlamıyor diye Barrons’a kızıyor ya da güvenmiyorsan keyfin bilir :) Ama senin derdini de biliyorum adama kapıldın ve onun sadece senin yaşamanla veya işine yarıyor olmanla ilgilenmesi zoruna gidiyor.Daha fazlasını istiyorsun.Seni ikna etsin kendisi iyi olmasa da amaçlarının kötü olmadığını anlatsın sana karşı hisleri olduğunu ve tek amacının Sinsar Dubh’u bulmak için seni kullanmadığını, yaşamanı sana ihtiyacı olduğu için değil hislerinden dolayı olduğunu duymak istiyorsun.Ama o sana bunu vermediği gibi buna dair adımlar da atmıyor.Böyle devam Mac beni sinir etmeye devam et lütfen :):) (Reyhan Kartal)
Dokuzluların gücü adına.: İngilizce okudum üstüne Türkçe okudum, keşke başka diller bilsem de o dillerde de sıfırdan okuyormuş gibi tekrar okusam diyorum. Üçüncü kitapta bir yükseliş başlıyor seride. Aralıksız beşinci kitaba kadar gidiyor. Bu yükselişin ilk kitabında yeni Mac’e hoş geldin diyoruz. Kesinlikle yeni halini daha çok sevdim. O pembe halinle bu dünyada ayakta kalman zordu güzelim. :) Barrons... Bu kitapta öncekilere göre biraz daha sevdim kendisini. En azından sevgisini belli etmeye başladı bu da bir şey değil mi? Dokuzluları çok merak ediyorum. Okuyun efendim bu seri, çok şey kaybediyorsunuz. Bu kadarını söylüyorum. (Loc’hlaith)
Ooo Ateş serisinin soluk soluğa bir kitabını daha bitirmiş bulunmaktayım. Bu seri hız kesmeden çok güzel bir şekilde devam ediyor. Yazar yine yazdığı sonla dumur etti beni... İçten içe hep Yaratığın bir insan olabileceğini düşünüyordum ama kim acaba? Onu öğrenemedik. Bir de son kitaba geldik ama hala Barrons'un ne olduğunu da öğrenemedik. Umarım son kitapta tüm sorularımızın cevabını buluruz. Ortalık fena karıştı. Herkese iyi okumalar ;-) (Deniz Atakan Çamlıca)
--reklam--
Rüya Ateşi PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Karen Marie Moning - Rüya Ateşi kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Rüya Ateşi PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Karen Marie Moning Kimdir?
Karen Marie Moning, 1964 yılında Cincinnati, Ohio'da Anthony R. ve Janet L. Moning çiftinin kızı olarak doğdu. Toplum ve hukuk lisans derecesi ile Purdue Üniversitesi'nden mezun oldu. Tam zamanlı bir yazar olmadan önce, barmen, bilgisayar danışmanı ve sigorta uzmanı olarak çalıştı.
--reklam--
Karen Marie Moning Kitapları - Eserleri
- Karanlık Ateş
- Kan Ateşi
- İntikam Ateşi
- Gölge Ateşi
- Rüya Ateşi
- Buz
- Alev
- İskoçyalı'nın Dokunuşu
- Ateşten Doğan
- Sisli Dağların Ötesinde
- Yenilmez Savaşçı
- Ateş Şarkısı
- Yüksek Gerilim
- The Immortal Highlander
- Kiss of the Highlander
- Spell of the Highlander
- Into the Dreaming
- Kingdom of Shadow and Light
- The Dark Highlander
- Fever Moon: The Fear Dorcha
--reklam--
Karen Marie Moning Alıntıları - Sözleri
- Hayatım olmasını istediğim şekilde gitmese de sahip olduğum tek hayat bu ve ben de onu hakkını vererek yaşamak istiyorum. (İntikam Ateşi)
- Düşünceler lineerdi. Duygular ise pimi çekilmiş birer el bombası. Düşünceler insanı hayatta tutardı. Duygular ise bir Gümüş'ün içine atlayıp Cehennem'e gitmenize sebep olabilirdi. (Ateşten Doğan)
- Ryodan benimle değil, başka bir yerde olmayı tercih etmişti. Benim için dünyayı yıkacağını sandığım adam iki yıldır bir tek mesaj bile atmamıştı. (Yüksek Gerilim)
- Sürekli mutlu ve süslü görünmek çok çaba, enerji ve konsantrasyon gerektirir. Böyle birine rastlarsanız neyden kaçtığını sorun. (Gölge Ateşi)
- "Ölmeyi beklersen," dedi. " ...ölürsün. Düşüncenin gücü, insanların sandığından çok daha büyüktür." (Karanlık Ateş)
- Sırıtışı kayboldu. Beni karanlık bakışlarla süzdü. "Ah, şu kadınlar! Sizi anlamıyorum. Sizi korumayız, kızarsınız. Koruruz, yine kızarsınız. Kapı tutarım, otoriter olurum. Kapı tutmam, mağara adamı olurum. Gerçi öyleyim ama. Bu nasıl bir manyaklık? Ya ne istediğinizi bilmiyorsunuz ya da sırf bize ters gitmek için sürekli fikir değiştiriyorsunuz. " (Yüksek Gerilim)
- Aslında ayrılmak istemediğin erkek arkadaşını şu veya bu sebepten ötürü terk etmek zorunda kalmaktan daha kötüsü tükürdüğünüzü yalayıp ona geri dönmeye çalışırken reddedilmektir. (Ateş Şarkısı)
- Çok uzun süredir, gerçekleri inkar ederek ve kaybının ağırlığı altında ezilerek, sonsuz acılar çekiyordu. (Alev)
- İnsanlar kabul etmemek için ne kadar uğraşırlarsa uğraşsınlar, gerçeklik algıdan ibarettir. Sizi olduğunuz kişi haline getiren, inanmayı seçtiklerinizdir. (Karanlık Ateş)
- Bazen bütün insan ırkının, güçlükle kontrol altında tutulan hayvanlar olduğunu düşünüyordum, en ufak bir bahanede medeni maskelerini yırtıp atabiliyorlardı. (Ateşten Doğan)
- Ryodan'ı özlemiştim. Beni olduğum gibi görebilmesini özlemiştim. Onun yanında hissettiklerimi özlemiştim. O, benim ateşimin benziniydi. Dinamitimi ateşleyen kibritti. Ryodan benim ateşimi seviyordu. (Yüksek Gerilim)
- Biri öldüğü zaman insanların söylediği şeyler ne kadar saçma. ~O şimdi daha iyi bir yerde.~ Nereden biliyorsun? ~Hayat devam ediyor.~ Bu mu rahatlatacak beni? Hayatın devam ettiğinin acı bir şekilde farkındayım. Her saniyesi ayrı acı veriyor. Bunun böyle devam edeceğini öğrenmek ne güzel. Hatırlattığınız için teşekkürler. ~Zaman her şeyin üstesinden gelir.~ Hayır gelmez. Zaman olsa olsa hepimizi mezara koyacak olan şeydir. Biz sadece acımızı dindirmek için yollar ararız. Zaman ne neşterdir ne de bandaj. Zaman hiçbir şeyi umursamaz. Yara dokusu hiç de iyi bir şey değildir. Adeta yaranın öbür yüzüdür. (Gölge Ateşi)
- "Yalnız büyüyenler, sert olurlardı. " (Buz)
- Nereden geldiğinin önemi yok. Önemli olan nereye gittiğindir. (Rüya Ateşi)
- Bu kapıyı sen açtın, dedi. Şimdi de kapatıyorum, diye yapıştırdım. Elinden geleni ardına koyma, kadın. Dudaklarında tehlikeli bir gülümseme oynaştı. (Yüksek Gerilim)
- Kendi zamanını bir başkasının hayatını kolaylaştırmak için harcamak, bence birine verilebilecek en güzel hediyeydi. (Buz)
- "Herkesten uzun yaşamak nasıl bir duygu haberin var mı? Önce hayatının partisine davet edildiğini sanırsın. Tıksırana kadar yer içer sevişirsin. İstediğin her boku yaparsın. Kendini dünyayı taşaklarından yakalamış gibi görürsün. Sonra takıldığın herkesin öleceğini fark edersin. Kaç tane müzisyen otuzunu bile göremedi. Kadınlar desen ayrı bela. Hangi birine bağlanacaksın? Kaç kere üzüleceksin? Kaçından nefret edeceksin? " (Ateş Şarkısı)
- Insan geleceğini kucaklayabilmek için geçmişiyle bağlarını koparmalıdır. (Karanlık Ateş)
- Bir zamanlar bambaşka bir adamdı. En kötüleriydi. Kemikkıran. Cengiz Han'la arkadaş olup Moğollar'la at sürmüştü. Atilla'yla savaşmıştı. Caligula'yla katliamlar yapmış, Nero'yla yakıp yıkmıştı. Korkunç Ivan'la gülmüş, Robespierre'in cellatlığını yapmış ve Kazıklı Voyvodo'yla düşmanlarının kafataslarından kan içmişti. Binlerce yıl boyunca durmadan savaşmıştı. Sayısız insan öldürmüştü. Kendi klanına sırt çevirmişti. Taa ki bir gün Ryodan önderliğinde ona saldırıp yakalamalarına dek. (Ateş Şarkısı)
- Hiç zamanın donduğunu hissettiniz mi? Hani dünyanın durduğu, sessizliğin olduğu ve yalnızca kulağınıza bir çınlamanın geldiği anlar oldu mu? Kalbinizin durduğu, gözlerinizin donduğu ve beyninizin boşaldığı o an... Ağzınızın açık kaldığı ve sorulan soru karşısında cevapsız olduğunuz... İşte bu, o anlardan biriydi. (Kan Ateşi)
Yorumlar
0 yorum