Kitap Künyesi
Yazar: Bülent Ata
Yayın Evi: Erdem Yayınları
İSBN: 9786053497554
Sayfa Sayısı: 120
--reklam--
Rüya Dedektifi Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Senaryodan denemeye, masaldan öyküye her türlü anlatıya dönen bir kaleme sahip Bülent Ata. İnsan hikâyelerini her yolla görünür kılmak için aralıksız çalışan yazarlardan. Onun insanları, ulaşılmaz uzak yerlerin, bilinmedik dünyaların yaşayanları değil. Tam içimizden, şehrimizden, semtimizden, mahallemizden... Yaşadığınız herhangi bir an, umut etmek istediğiniz uzun geceler, bitmek bilmeyen günler... Bülent Ata tadı damakta kalacak bir anlatıyla rüyadan rüyaya, kalpten kalbe geçiriyor okuyucuyu. Çaresizlikten aşka, hüzünden umuda kadar hayatın her türlü cilvesini rüya âlemlerinin somut eşyaları hâline getiren unutulmaz bir hikâye...
“Bir rüya gördüm. Yaşlı, sakallı bir amca dedi ki ‘Her rüya bir yolculuktur. Rüya âleminde alırsın, verirsin ama hiçbir şeyi değiştiremezsin. Sadece sen değişirsin bu yolculukta.’
Bir rüya gördüm. Yaşlı, bir kadın dedi ki ‘Her rüya bir evdir. Rüya âleminde sen de bir misafirsin. Ne zaman can bedenden çıkar artık sen de bir ev sahibi olursun.’
Onu tanıdığımda kanatları kırılmıştı. Revirdeydi. Muhsin Ağabey başında. ‘Üzülme.’ diyordu. Bana döndü ‘Evine kadar bırak.’ dedi. İstemedi önce. Muhsin Ağabey ısrar edince çaresiz kabul etti. Birlikte emniyetten çıktık. Yüzüne baktım. İyi görünmüyordu. ‘Ne tarafa?’ diye sordum. Bir şey söylemeden öylece sustu. Nereye gideceğini bilmediğinden öyle kalakalmış filan değildi. Uçmak istiyordu. Her ileri atılışında çaresizce düşüyor, kalkıyor yeniden uçmaya çalışıyordu. Anlamıyordu kanatlarının kırık olduğunu, bir anlam veremiyordu. Peşinde birileri varmış gibi uzaklara gitmek isteyen biri. Gözlerini gördüm. Güvercin gözlerini.”
gizle
Rüya Dedektifi Alıntıları - Sözleri
- Sağ ol, alıkoydun, hem senden hem sensizlikten.
- Kalp hep çocuktur.
- Belki garip bulacaksınız ama benim rüyalarım siyah-beyazdır hep. Evet, siyah-beyaz.
- Annem ağladıkça üşüdüm ben. Bodrum katında rutubet kokusu ile büyümek rahatsız etmedi beni. Okuldaki çocuklardan, mahalledeki çocuklardan kaçtım hep. Babamın nerede olacağını soracaklar diye.
- İnsan kendi olmaktan uzaklaşırsa her şeyi değiştirebileceğini sanıyor sanki.
- Olmazın olduğu zamanlar bir kapı açılmıştır.
- Beni yazdığın kağıdı çıkarıp bir daha yırt, yoksa geçmeyecek bu yangın göğsümde yanmaktan.
- Ölecek miyim? Evet ama sevdiğim için.
- Ona karşı hissettiklerim içimde bir sızı olarak kaldı.
- Oluyor bunlar, bazen yataktan bir ayı olarak uyanıyorsun. Ben öyleyim, gülmeyin öyleyim. Bütün gün oradan geri dönmeye çalışırım hatta. Bazen şu ofisin penceresinden bakarım kendime. Yolda yürüyen birini gözüme kestiririm. Mesela şu adam, benmişim aslında. Nasıl işte? Tam bir kocaoğlan, aklı bir karış havada. Yediği herze bini geçmiş, battıkça batıyor. Çıksın isterim, pencereyi açıp bağırmak isterim "Dön evine, dön! Özünü bul, kaç kurtul!" diye ama nafile.
Rüya Dedektifi İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Bülent Ata'nın kitaplarını, hayata bakış açısını, yazım tarzını severim. Bu sebeple kitabı aldım. Adı ve arka kapağı dolayısıyla ilk aşamada rüya üzerine çok yopunlaşacak zannediyorsunuz. Evet rüya gören ve gördüğü rüya çıkan bir adam var. Ama harici kurgu öyle sürükleyici ve öyle klasik ki insanı içine çekiyor. Rüya olayı geri planda kalıyor. Batı tarzı fantastik bir bakış açısı hakim değil. Demek istediğim, rüya gören ve akabinde onu değiştirmeye çalışan şişirilmiş bir kahraman yok karşımızda. Bu da kurguyu iyi hale getiriyor. Rüya gören adam kitapta mazlum sıfatıyla karşımızda. Aslında kahramanlık yaparken bu hale düşüyor. Asıl mevzu ise naif bir şekilde işlenen bir aşk hikayesi. Kurgusuyla, yazımıyla kafa dağıtmak için okunabilecek 118 sayfalık bir kitap. Diğer kitaplarına nazaran bu kitaba daha çok hüzün hakim. Belki olayların gidişatı bu hissiyatı bana bahşetmiş olabilir. Okunabilir. (N. E. A.)
Akıcı bir kitap ama kurgusu o kadar etkilemedi. Geçişler hızlı ve sonuna doğru tekrara düşmüş. Beklentim yüksek diye belki hayalkırıklığı yaşadım. Umduğumu bulamadım. (Taha Mutlu)
Rüya Dedektifi PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Bülent Ata - Rüya Dedektifi kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Rüya Dedektifi PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Bülent Ata Kimdir?
1972 Çankırı doğumlu. Ankara Üniversitesi Matematik mezunu. Şiir ve öyküleri, İzlek, Dize, Varlık, Dergah, Kırklar, Kaşgar, Yedi İklim, Karagöz ve İtibar gibi edebiyat dergilerinde yayınlandı, yayınlanıyor.
İnsan Aldanır şiir kitabı, 2004 ile 2012 yılları arasında biriktirdiği şiir sandığından çıkanlar.
İnsan Aldanır, Şule yayınlarının 410. kitabı olarak raflardaki yerini aldı.
--reklam--
Bülent Ata Kitapları - Eserleri
- Asuman Bir Deli Kız
- Büyüyünce Ne Olacaksın Baba?
- Rüya Dedektifi
- Asuman Çalışılmış Tesadüf
- Bana Yapamazsın Deme
- Anne Babanızı Nasıl Eğitirsiniz?
- Köpekler Akşamı
- Savaş Meydanında Başıboş Atlar
- Hayal Kurma Günlüğü
- Eve Gitmek İstemediğim Günler
- 1453 İstanbul Fatihleri
- İnsan Aldanır
- Ali'nin Günlüğü
- Hayvanlar Dünyasından Öyküler
- Öğretmenini Kendine Benzetme Rehberi
- Eve Gitmek İstemediğim Günler
- Sevimli Kelimeler Ülkesi
--reklam--
Bülent Ata Alıntıları - Sözleri
- keşke yağmur yağsa bugün yok mu içinizde hiç iğde ağacı şöyle bir koksa (Eve Gitmek İstemediğim Günler)
- Sevilmekten başka dileği olmayan insanlar sevgisizlikle imtihan ediliyor bu dünyada (Asuman Bir Deli Kız)
- Yok canım; bu büyükler sizler olmasanız kendi başlarına akıllı uslu durup bir şey yapamazlar. Elden geldiğince onları yönlendirip bazı konuları öğretmeliyiz. Yoksa, "Biz kocaman adamlarız, kadınlarız!" diye komplekse girip bir şeyler öğrenmekten utanacaklar. (Anne Babanızı Nasıl Eğitirsiniz?)
- Hayatın bir ritmi var. Bir müzik var etrafımızı kaplayan. Kaldırımda oturan bir çocuğun yüzünde, kırlarda küskün çiçek diplerinde, çatlayan toprak keseklerinin beklediği bulutlarda. Yer altında, yer üstünde artan ve azalan, uzaklara giden... (Eve Gitmek İstemediğim Günler)
- birini bağışlayınca sen özgür kalırsın (Savaş Meydanında Başıboş Atlar)
- toprak yuttuğunu bahara verir senin gönlünün kışa mecali var mı (Eve Gitmek İstemediğim Günler)
- "Acı olmadan tatlı olmaz kızım." (Asuman Çalışılmış Tesadüf)
- Biz örtüsüyüz annemizin, Hz Ali'nin elindeki sancağız. Okuduğu kitabız son kez Hz Osman'ın. Hz Ömer'in kılıcı, Hz Ebubekir'in topuğuyuz. Biz güzel insanlarız. Hatırlayın ve sahip çıkın isminize. (Büyüyünce Ne Olacaksın Baba?)
- yo kimseye bulaşma yollarda kaşının eğri olduğunu söyleme kimseye git mahalledeki kedileri doyur evde bir sürü bulaşık yakarsın derdin ocağını taşırsın bulaşığa bir de yaktın mı türkünün ucundan önünden geçerken varsın gülümsesin komşuların bir acıma gibi kavuşturup kollarını (Eve Gitmek İstemediğim Günler)
- Ayasofya Ayasofya olalı böyle gün görmemişti. Ayasofya bir civana gönül vermişti de kız tarafı ayak diretiyordu sanki. Allah'ın emri Peygamber'in kavliyle Ayasofya bir güzel alındı. Şimdi düğün zamanı. (1453 İstanbul Fatihleri)
- ben sustukça devrilir ağaçlar (İnsan Aldanır)
- İnsan kendi olmaktan uzaklaşırsa her şeyi değiştirebileceğini sanıyor sanki. (Rüya Dedektifi)
- Belki garip bulacaksınız ama benim rüyalarım siyah-beyazdır hep. Evet, siyah-beyaz. (Rüya Dedektifi)
- Gülümsemek ve selam vermek için dışarıda bizi bekleyen o kadar çok kişi var ki... Kimse bizden daha az değerli değil. Herkes birbirinin kardeşi. (Büyüyünce Ne Olacaksın Baba?)
- Yılmak yok arkadaşlar. Allah anne babalarımızı bizlere emanet etmiş. Geceleri üstünüz açıldığında, onlar gelip sizin üstünüzü örtüyordur. Ya onların üstünü kim örtecek? Etrafınıza bakmayın. Tabii ki siz örteceksiniz. Yalnızca bu da değil. Onlar bazen yaşları gereği iyiyle kötüyü karıştırabilir. Onlara örnek olup, küçük, tatlı uyarılarla göz kulak olun, sahip çıkın. Anne babanız olur ya, tartışabilir, küsebilir. Onları barıştırmak, aralarını bulmak da size düşüyor. (Anne Babanızı Nasıl Eğitirsiniz?)
- Seni uzaktan, buzlu bir camın ardından sordular. Onlara camı anlattım. (Eve Gitmek İstemediğim Günler)
- ... kimse aramıyorsa belki de kaybolmamışsındır (Savaş Meydanında Başıboş Atlar)
- Duvarları insanlardan oluşan bir labirentte gözleri donuklaşmış ruhum. Kalkamayan bir kuş gibi. Çırpınıp çırpınıp, duymuş gibi öldüğünü annesinin, babasının, yorulmuş geçmiş kendinden. (Köpekler Akşamı)
- İnsanlar ezberledikleri davranış kalıplarının içinde yaşıyor. Aslında ezber bozmak herkesin önce kendi hayatında uygulaması gereken bişi. (Asuman Çalışılmış Tesadüf)
- Eminim çoğunuzun anne babası, öğretmenleri, size neyi nasıl yapacağınızı söyleyip duruyordur. Onlara, "Bir saniye!" deyin. "Durun! Biz daha genciz, bazı şeyleri yanlış yapabiliriz!" deyin. Söylemek kokay tabii... Bakalım onlar zamanı iyi değerlendirip doğru kararlar verebiliyorlar mı? Yoksa durmadan televizyon seyredip, yemek yiyip, konuşup duruyorlar mı? (Anne Babanızı Nasıl Eğitirsiniz?)
Yorumlar
0 yorum