Kitap Künyesi
Yazar: Ursula K. Le Guin
Çevirmen: Ümit Altuğ
Orijinal Adı: Compass Rose
Yayın Evi: Ayrıntı Yayınları
İSBN: 9789755396576
Sayfa Sayısı: 272
--reklam--
Rüzgargülü Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Rüzgârgülü'nde, LeGuin'in olağanüstü zengin dünyasından farklı lezzetler sunuyoruz sizlere. Bazıları son derece eğlenceli, katıksız fanteziler; bazıları da alttan alta ahlaki ve siyasi sorunları tartışan anti-ütopyalar...
Kolektif delilik, birey olmak, yalnızlık, bir arada yaşamak, özgürlük, yaratıcılık, sevgisizlik, sorumluluk, umut gibi devasa konulara değiniliyor bu öykülerde.
Öğreticilik taslamadan, mütevazı ama ustalıklı bir üslupla...
Müthiş bir hayal gücü, özenli bir dil, usta işi bir kurgu ve net bir siyasal bilinç bir araya gelmiştir öykülerin hepsinde.
Gülün Günlüğü'nü sevdiyseniz, Rüzgârgülü'ne bayılacaksınız.
Çünkü bu kitap, orada derlenen öyküleri içermekle kalmıyor, eklenen yeni öykülerle, bazen birleşen, bazen birbirinden tamamen farklı yönlere giden, bazen de hiç kesişmeyen duygulara güçlü imgeler kullanılarak belli bir yön çizilmeye çalışılıyor. Ama bu yönler şaşırtıcı. Duyguların nereye gideceği ise kuşkulu.
Daha doğrusu, asıl soru şu: Duygularla savrulup giderken insan gerçekten yönünü bulabilir mi?
--reklam--
Rüzgargülü Alıntıları - Sözleri
- Bazı notalar çalındı mı içimden ağlamak gelir ama ne için?
- Kimin düşüncelerini düşünüyorsun?
- Onları biliyorduk ama tanımadık. Tanımayı göze alamadık. Çok zaman olmuştu. Ve çok garipti. Bu şehirde yaşarken düş kurardık. Uzanır yatardık geceleri, pencerelerin ardındaki odalarda uyurduk. Ve düş görürdük. Hepimiz okyanusu, derin denizi düşlerdik. Düş görmüyor muyduk şimdi?
- "'Nedenini' biliyorsan 'nasılını' da bulursun!"derdi hep. Yaşamak icin bir neden'i olan kişi , neredeyse tüm nasıl'lara dayanabilir. (İnsanın Anlam Arayışı)
- Burada kalırsam elimde bir güç olur. Yararlı bir şeyler yapabilirim; hayır hayır hayır yapamam, yapamıyorum, bir tek bunu bile yapamıyorum, bunu bile nasıl, nasıl durdurabilirim?
- Ögrenciliğimin ilk yıllarında başka insanların zihinlerinin ne denli harika olacağını, bütün o farklı dünyaları, tutkunlarının ve düşüncelerinin farklı renklerini paylaşmanın ne denli harika olacağını düşünürdüm. Amma da safmışım!
- "Hiçbir itki yok. Tamam. Ama yaşlılar eğlenceden ve oyunlardan bıkıyor artık. Sıkılıyorlar. İşte itki bu. Oturup sözcüklerle ve düşüncelerle oynamaya başlıyorlar. Ellerindeki tüm mitopoetika ve ayin malzemesi onların ürünü. Pek alışılmadık bir durum değil bu: Gençler cinsellikle ve fiziki güç gerektiren yarışmalarıyla uğraşıyor, yaşlılarsa kültürün aktarımı ile.”
- "Doktor, bazen bütün dünyanın delirdiğine inanasım geliyor!"
- Biz ayak izi bile bırakmadık.
- Hepimiz zamanımızı neredeyse tamamen harcadık. Eğer zamanı koruymazsak yok oluruz. Fazla zamanımız kalmadı.
- Neredesiniz? Biz buradayız. Siz nereye gittiniz?
- Bir insan dünyayı nasıl betimeyebilir?
- Spoiler ''Yani diyorsun ki Topeka'da bir çocuk, defterine saçma sapan şeyler yazdı diye otuz bir ışık yılı uzaktaki bir gezegen, tüm bitkileri, hayvanları ve insanlarıyla birlikte var oluyor. Ve hep var oldu. Bu çocuk ve defteri yüzünden. Ya da Schenectady'de defterine bir şeyler yazan bir çocuk yüzünden? Ya da Yeni Delhi'de?'' ''Kesinlikle!'' ''Senin saçmalığın Bill Kopman'ınkinden de beter.'' ''Neden?'' ''Zaman. Hem yer de yok yeterince.'' ''Yer var. Zaman var. Tüm galaksiler. Tüm evrenler. Sonsuzluk Bu. Dünyalar sonsuz, döngüler bitimsiz. Yer var. Tüm düşler için, tüm arzular için yer var. Sonu yok bunun. Sonu olmayan dünyalar.''
- Doktor onun akut depresyonu olduğunu ve kimyasallarla iyileşeceğini söylüyor. Ama Gideon depresyonda değil. Bence hüzünlü o Neden hüzünlenmesine izin verilemiyor ? Hüznü bizi yok edecek mi sanki? Bana öyle geliyor ki bizi asıl yok edenler hüzünlenmeyen insanlar.
- . Bir kitabı kelime kelime ve sayfa sayfa okudukça, yaratılışına katılırsınız, tıpkı Bach süiti çalan bir çellistin nota nota, yaratılışta, varoluşunda yer alması gibi. Ve siz okudukça ve tekrar okudukça, kitap elbette sizin yaratılışınıza, düşünce ve hislerinize, ruhunuzun büyüklüğüne ve mizacına katılır. ...
--reklam--
Rüzgargülü İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Bilim kurgu tarzını sevmediğim halde kitabı çok almak istemiştim. Kitaplığıma ekleyeli birkaç sene olsa da bir türlü kitaba giriş yapamadım. Başlarda sarmıyor ve hiçbir şey anlamıyorum gibi geldi ama 20 25 sayfadan sonra sürükledi. Yazar gerçekten olağanüstü bir dili ve tarzı olan biri. Bence yazarla yeni tanışacak olanlar bu kitapla başlamamalı. Yazarla ilk tanışmam olduğu ve yanlış kitabı seçtiğim için yeterince anlayabildiğimi düşünmesem de çok severek okudum. Yazarla kesinlikle tanışmalısınız. (Eda)
İlk iki hikayeyi resmen zorla katlanarak, bu benim favorilerimden Ursula' nın mı kitabı gerçekten diyerek sık sık kapağa bakarak, uflayıp puflayıp bu kitap gerçekten biter mi yoksa bitirirken ömrüm çürür mü düşünceleriyle boğuşurken ( Pardon masal girişi gibi oldu) okudum. Sonra anladım ki Ursula hikayelerinin bana ulaşabilmesi için geçit hazırlıyor. Hayalgücü sınırsız bir yazardır Ursula. Hikayeleri dünyamızdan başka gerçekliklerde yaşansa da bizim için anlamlı ve sarsıcıdır. (Galadriel)
İlk... Süpriz bozan bir şey yok rahat olun beyler bayanlar... *Birçok şey yapmaya değmez ama hemen hemen her şey anlatmaya değer. (s50) Bu cümleyi altın çerçeveye alıp duvarıma asacağım. Bu cümleye güvenerek bir küçük inceleme bırakmak istedim. Çünkü bu kitap okumaya da değer, anlatmaya da... Aslında Yerdeniz Büyücüsünü okumaktı niyetim ama o uzun soluklu seriye başlamadan evvel yazarın dili nasıl, anlatım şekli, zihniyeti, beyni nasıl diye önce bir kitabını okumak istedim, seriden bağımsız. Bilemiyorum doğru bir seçim mi yaptım... Kitap birbirinden bağımsız hikayelerden oluşuyor. Başlarda kitaba kendimi adapte edemedim neler anlatıyor anlayamadım. Gecenin en sessiz saatlerinde kendimi vererek okudum zaten sayfalar geçtikçe anladım ki yazarın kafası çok farklı. Alternatif dünyalar, olmayacak işler, olacak işler, hayaller, gerçekler hepsi çok çok güzel bir dille anlatılmış. Bazı hikayelerde devlete düşman olup, bazı hikayelerde hastanede yatan akıl hastası gibi hissettirdi. Aldı beni içine bu kitap ve bitene kadar da salmadı. Yazarla tanışma kitabım oldu ve çok beğendim. Anlatımı, hayal gücü inanılmaz güzeldi. Sanırım artık uzun soluklu kitaplarına geçince zorlanmam. Okunası bir kitap, okunası bir yazar... Geç kalmışlık hissi bıraktı ve bittii.. (Derya Sarıoğlu Tuncay)
--reklam--
Rüzgargülü PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Ursula K. Le Guin - Rüzgargülü kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Rüzgargülü PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Ursula K. Le Guin Kimdir?
Ursula Kroeber Le Guin (d. 21 Ekim 1929) ABD'li yazar. Bilim kurgu ve fantezi edebiyatının en önemli yazarlarından kabul edilen Le Guin, bu alanlardaki eserlerinin yanı sıra şiir, tiyatro, çocuk ve genç edebiyatı alanlarında da yazar ve çevirmen olarak katkıda bulunmaktadır. İlk romanı 1966 yılında yayımlanan Le Guin'in eserlerinde ağırlıklı olarak Jung'un, taoizimin, varoluşçuluğun ve yunan mitolojisinin etkileri görülmektedir. Yazar, başta Hugo ve Nebula olmak üzere pek çok ödülün sahibidir.
Yaşamı
Ursula Kroeber, ABD'nin Kaliforniya eyaletinde 1929 yılında dünyaya geldi. Antropolog bir babayla (Alfred Kroeber) psikolog ve yazar bir annenin (Theodora Kroeber) kızıdır. İsmini doğum tarihi olan Azize Ursula Günü'nden aldı. Ebeveynleri tarafından üç erkek kardeşi ile beraber kültürel çeşitlilik fikrinin hakim olduğu bir ev ortamında yetiştirildi. Massachusetts-Radcliffe College’da lisans eğitimini tamamladıktan sonra Columbia Üniversitesi'ni bitirdi ve yüksek lisansını “Fransa ve İtalya’da Orta Çağ ve Rönesans Dönemi Edebiyatı” üzerine yaptı. 1951’de tarihçi Charles A. Le Guin ile evlendi. Üç çocuk ve dört torun sahibi oldu. Le Guin 22 Ocak 2018'de Portland'daki evinde 88 yaşında öldü.
Edebiyat hayatı
Bilimkurgu türünde yazmaya 1960'li yıllarda başladı. İlk öyküsü 1962’de yayınlandı. Pek çok üniversitede ders verdi, çeviri, derleme ve makaleleri yayınlandı. Le Guin, 1969'da yazmış olduğu "Karanlığın Sol Eli" adlı romanıyla bilimkurgu dünyasının iki büyük ödülü olan Hugo ve Nebula ödüllerini aldıktan sonra ün kazanmıştır. Ayrıca, 1974'te yazmış olduğu ütopik bilimkurgu romanı Mülksüzler ile 1975'de yine Hugo ve Nebula ödüllerini almıştır. Bilimkurgu ve fantastik kurgunun yanı sıra şiir ve çocuk kitapları da bulunmaktadır.
LeGuin, teknolojik gelişmelerin değil, politika, toplumbilim ve psikolojinin öne çıktığı ve alternatif toplum biçimlerinin sorgulandığı bilimkurgu yaklaşımının en önemli temsilcilerindendir.
Eserleri arasında özellikle Yerdeniz Üçlemesi ve buna sonradan eklenen dördüncü, beşinci ve altıncı kitapla çok ciddi hayran kitlesine ulaşmıştır. Bu serinin 3. romanı olan "En Uzak Sahil" (The Farthest Shore) kitabıyla 1973 yılında Çocuk Kitapları için verilen ABD milli ödülü (National Book Award) kazanmıştır. 1990 yılında yeniden Nebula ödülünü Tehanu ile kazanmıştır.
Ana temaları
Temel feminist teoreme oldukça hakim olan Le Guin yazılarında teorisini gizlice vererek erkek okuru rahatsız etmez ve teoriyi okuyucuya gizlice zerk eder. Anarşist eğilimli ya da anaerkil toplumlar yaratmaktan çekinmez. Zaten hayatı boyunca asice hareket etmiştir. Kadınlar, Rüyalar, Ejderhalar adlı makale denemesinde, bir yazısında zamanında Playboy dergisinde bile yazdığını söylemektedir. Pek çok okuru için bilge bir kadın tiplemesi olan LeGuin Ged (Çevik Atmaca) karakteri ile de pek çok okurun kişiliğine etki etmiştir. Yüzüklerin Efendisindeki bilge ve ilk yaratılanGandalf'ın aksine (Gandalf Tolkien mitosunda ilk yaratılan ve kutsal olan maiardandır. Bkz. Güç Yüzüklerine Dair adlı Tolkien kitabı) LeGuin'in baş kahramanı Ged Gontlu bir keçi çobanı olarak başlayıp Roke adası büyücülerinin en büyüklerinden olmuştur. Yeraltı tanrılarının başrahibesi Tenar ise sıradan bir kadın olmayı tercih ederek kendini bulmuştur. LeGuin'in her kahramanı, her romanı bir süreç, bir değişim anlatır. Bilgeliği ve büyümeyi değişmekten korkmamakta bulur.
Le Guin'in karakterleri basma kalıp kahramanlardan uzaktır. Genç mükemmel kadın ve erkekler yaratmayan yazarın kahramaları genellikle yaşlı adamlar veya koca karılar, cılız, sakat veya tecavüze uğramış ve intikam peşinde koşamayacak kadar çaresiz çocuklardan oluşmaktadır. Bu haliyle Le Guin romanları çaresizliği, yaşama cesaretini vurgulayan mütevazi görünümlü gizli bir romantizim barındırmaktadır. Oldukça sık kölelikten bahseder. Öncelikle köleliği tüm şatafatlı sembollerinden arındırır. Köleleri, bir kölenin yalın ve itirazsız, itaatkar dünyasında her hangi bir şeyi sorgulama yeteneğinden yoksun insanlardır. İsyandan bahseder, ama yanlışlıkla köle sıfatı taşıyan soylu kurtarıcılardan yoksundur hikâyeleri. Kadınlık ve erkeklik, çocukluk ve erişkinlik, kölelik ve sahiplik gibi zıtlıklara vurgu yapmaktadır. Le Guin yalın ama şiddet dolu bir evreni yansıtır. Şiddeti adlandırmaktan çekinmez. Özgürlük ve cesaret dolu bir dili vardır.
Daha fazla bilgi için: https://tr.wikipedia.org/wiki/Ursula_K._Le_Guin
--reklam--
Ursula K. Le Guin Kitapları - Eserleri
- Mülksüzler
- Yerdeniz Büyücüsü
- Atuan Mezarları
- Sürgün Gezegeni
- Karanlığın Sol Eli
- En Uzak Sahil
- Tehanu
- Yerdeniz Öyküleri
- Öteki Rüzgar
- Her Yerden Çok Uzakta
- Rüyanın Öte Yakası
- Yaban Kızlar
- Dünyaya Orman Denir
- Yerdeniz
- Kadınlar Rüyalar Ejderhalar
- Marifetler
- Anlatış
- Rocannon'un Dünyası
- Lavinia
- Lao Tzu: Tao Te Ching
- Sesler
- Başlama Yeri
- Güçler
- Devrimden Önceki Gün
- Bağışlanmanın Dört Yolu
- Dümeni Yaratıcılığa Kırmak
- Rüzgargülü
- Balıkçıl Gözü
- İçdeniz Balıkçısı
- Orsinya Öyküleri
- Yanılsamalar Kenti
- Dünyanın Kıyısında Dans
- Yazma Üzerine Sohbetler
- Tanrı Kuşlarıyla Buluşmak
- Uçuştan Uçuşa
- Kanatlı Kediler Masalı 1 - Dört Yavru
- Zihinde Bir Dalga
- Rüzgarın On İki Köşesi
- Aya Tırmanmak ve Diğer Öyküler
- Malafrena
- Hep Yuvaya Dönmek
- Dünyanın Doğum Günü ve Diğer Öyküler
- Şimdilik Her Şey Yolunda
- Günün Geç Vakitleri
- Kanatlı Kediler Masalı 2 - Yuvaya Dönüş
- Boşa Geçirecek Vakit Yok
- Kanatlı Kediler Masalı 4 - Kentte Tek Başına
- Balık Çorbası
- Kanatlı Kediler Masalı 3 - Yeni Arkadaş
- Uçsuz Bucaksız
- The Ones Who Walk Away from Omelas
- Sözcüklerdir Bütün Derdim
- Başka Bir Yer
- Denizyolu
- Atmacanın Türküsü
- The Daughter of Odren
- Schrodinger’s Cat
- The Stars Below
- Direction of the Road
- Things A Story
- A Trip to the Head
- The Field of Vision
- Semley's Necklace
- Vaster than Empires and More Slow
- Why are Americans Afraid of Dragons?
- Yerdeniz Büyücüsü
- The Other Wind
- Tales from Earthsea: The Fifth Book of Earthsea
- Balina Süleyman’ın Dokuz Yüz Otuz Birinci Dünya Turu
- Tehanu
- The Farthest Shore
--reklam--
Ursula K. Le Guin Alıntıları - Sözleri
- "Sana ayrıldığım zamanki gibi geri geldim: Bir aptal olarak." (Yerdeniz Büyücüsü)
- “Çakmaktaşı ile çelik yıllarca yan yana durur da en ufak bir kıpırtı olmaz ama birbirine sürtersen kıvılcımlar saçarlar. İsyan anlık bir şeydir, birden ortaya çıkar, bir kıvılcım, bir ateş gibidir.” (Marifetler)
- Bu gece mavi bir ay doğacak güneş, rüzgarın ardında battığında. Hep yaptım. Hep yaptım doğru şeyi. Şimdi izin verin başlasın varoluşum şarkısına. (Tanrı Kuşlarıyla Buluşmak)
- içine şeytanı saldılar mı, asla kurtulamazsın. Hamile olmak yerine onu taşırsın. (Denizyolu)
- Bazı insanlar sanatın kontrolle ilişkili olduğunu düşünür. Ben daha çok kendini kontrolle ilgili olduğunu düşünüyorum. Şöyle bir şey: İçimde anlatılmak isteyen bir hikaye var. O benim amacım. Ben onun aracıyım. Eğer kendimi, egomu, istek ve fikirlerimi, zihinsel çöpümü bir kenarda tutabilir, hikayenin odağını bulabilir ve hikayeyi takip edebilirsem, hikaye kendi kendini anlatacaktır. (Yazma Üzerine Sohbetler)
- Domuzların üstünde dolaşan Şaşkın sinekler gibidir düşünceler. (Tanrı Kuşlarıyla Buluşmak)
--reklam--
- Gitmek kolaydı. Gitmeyi sürdürmek zordu. (Balıkçıl Gözü)
- “Bir kadına âşık bir adam mı? Ben sadece kadınların âşık olabildiklerini zannederdim.” “Bazen kadınlar bir erkeğe âşık olabiliyor ki bu da çok kötü” (Dünyanın Doğum Günü ve Diğer Öyküler)
- Belki de sevme isteği dışında tutunabileceği bir şey yoktu. Eğer o duyguyu da yitirirse kaybolurdu. (Başlama Yeri)
- Sağır bir şiddet karşısında hangi söz bir anlam ifade eder ki? (Tehanu)
- ...herkese karşı adil olma havamda değilim. Kendime karşı adil olma havamdayım. (Zihinde Bir Dalga)
- To refuse death is to refuse life. (The Farthest Shore)
- "Erkeklerden daha ufak tefek oldukları ve dar yerlerde daha rahat hareket edebildikleri ya da toprağa daha ait oldukları için, ya da daha büyük bir ihtimalle âdet olduğu için Yerdeniz'de madenlerde her zaman kadınları çalıştırırlardı." (Yerdeniz Öyküleri)
--reklam--
- Bir nesil, bilginin cezalandırıldığı ve cehaletin saadet olduğunu öğrenerek yetişiyor.. Bir sonraki nesil cahil olduklarını bile bilmeyecek çünkü bilginin ne olduğunu bilmeyecekler. (Sesler)
- “Bir nesil, bilginin cezalandırıldığı ve cehaletin saadet olduğunu öğrenerek yetişiyor. Bir sonraki nesil cahil olduklarını bile bilmeyecek çünkü bilginin ne olduğunu bilmeyecekler.” (Sesler)
- "Sanki bütün hayatımız boyunca kapıları kilitleyip duruyor gibiyiz. Yaşadığımız yer evin içi." (Tehanu)
- BİR TOPLULUĞUN odak noktasıdır kütüphane, o topluluk için kutsal bir yerdir... (Zihinde Bir Dalga)
- İnsanın kendi bedeni bir nesne değildir, bir aksesuar değildir, göz zevki vermekle yükümlü bir süs eşyası değildir, sensindir o, yalnızca sen, kendin. Ne zaman ki sen olmaktan çıkar, senin olmaya başlar, sahip olduğun bir şey olmaya başlar, sen de o zaman başlarsın işte onun için kaygılanmaya... (Devrimden Önceki Gün)
- Bu sevişmelerin üzerinde tefler çalınsın, tutkunun görkemi gonglarla ilan edilsin. (The Ones Who Walk Away from Omelas)
- Zihnimde, öykü ile roman arasındaki bağlantı oldukça ilginç. "Semley'in Kolyesi" kendi başına tam bir öykü ise de, aslında bir romanın tohumu. Öyküyü tamamladığımda Semley ile de işim bitmişti. Ama öyküde küçük bir role sahip, sadece yolu oradan geçen bir karakter vardı: Öykü bittiğinde yeniden gölgelere karışmaya itiraz eden biri. "Benim öykümü de yaz," diye başımın etini yiyip duran biri: "Ben Rocannon. Dünyamı keşfe çıkmak istiyorum ... " Ben de dediğini yaptım. İnanın, bu insanlarla tartışmaya giremiyorsunuz. (Rüzgarın On İki Köşesi)
Yorumlar
0 yorum