Kitap Künyesi
Yazar: Jack London
Çevirmen: İrfan Yalçın
Yayın Evi: Yankı Yayınları
İSBN:
Sayfa Sayısı: 160
Şafak Kızı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Şafak kızı, kitaba ismini veren hikayelerden biri. Bunun haricinde altı tane daha hikaye var. Diğer hikayeler bana, şafak kızı hikayesinden daha güzel geldi. Hikayeler, genel anlamda yazarın da deyişiyle buzlar diyarı Alaska'da geçiyor. Yine buz,köpekler ve güzel betimlemeler içeriyor.
Şafak Kızı Alıntıları - Sözleri
- Yarım kalmış bir türküyü tamamlayacak bir ses bulunur oldum olası.
- Bazı öyle olur ki, bir zamanlar hayatımızı düzene koyan ilkelerin tam tersini yapmamız bile gerekebilir.
- Sıla uzak gelmiyordu artık ona.
- Büyük kazançlar elde ederim umuduyla şimdi büyük tehlikelere atıyordu kendini.
- Sonsuzluğun ağırlığı altında ezilmiş gibi hissediyordu kendini...
- - Hele erkek olsaydım bir ah!
- Niçin terkeyliyor gönül sılayı Hele de o yavru sunayı
- Joy Moineau'nun gülüşü alaylı da olsa insanın hoşuna gidiyordu yine.
- Buna kolaylıkla ayak uyduranlar, böylesi ani bir hayat değişikliğinden, sonsuz bir sevinç ve mutluluk duyarlar. Doğdukları günden bu yana, değişik bir gün görmemiş kimselerse, yeni girdikleri çevrenin tersliği karşısında apışıp kalırlar. Vücutları da, ruhları da bir türlü kavrayamadıkları şeylere karşı baş kaldırır günün birinde.
- Kafasında bir tek düşünce vardı: «Yaşamak». Yaşamak ! Var olmak !
- «Ne var da bunca yaşamak istiyoruz sanki?
- - Hayat dediğin kalıbı deldirmemek için savaşmaktır, diye tekrarladı.
- İnsanlar ateş falan yakmadan, birtakım zorlu beden hareketleri yapmadan, sıfırın altında altmış derecelik bir soğuğa öyle uzun boylu dayanamazlar.
- Bu, görülmemiş bir aşktı.
- Rüzgar gülünün döndüğü zamanlar da gelecek miydi ? Belki de dönüyordu şimdi. Niçin dönmesindiki hem? Daha demin güneşi görmemiş miydi karşılarda?
Şafak Kızı İncelemesi - Şahsi Yorumlar
O qədər də uzun olmayan 6 hekayə və məşhur London mövzusu: qar, buzlaqlar, itlər və insanlar. Daha çox bəyəndiyim hekayə Siwash oldu. Xüsusilə hekayədəki qadın qəhrəmana görə. (Gülnar B.)
Göz alabildiğina Kar ve buzlar, açlık, sefalet, altın arama hırsıyla yoğrulmuş insanlar, kızak köpekleri ve insanın doğaya ve yine insana karşı mücadelesini anlatan öykülerden oluşuyor. Okurken yanınıza atıştırmalık ve dizlerinize örtü alın,ya da Adana' ya gelin. Sürekli acıkıp, üşüyeceksiniz çünkü. Yedi hikaye var kitapta; - ŞAFAK KIZI - UZAK DİYARLARDA - HATIRLAMAK - SIWASH - YOLAGELMEZ YAN - FEDAKAR KADIN - AYRILAN YOLLAR (Galadriel)
Şafak Kızı, Uzak Diyarlarda, Hatırlamak, SİWASH, Yola Gelmez Yan, Fedakar Kadın ve Ayrılan Yollar adlı yedi kısa öyküden oluşan kitap ta en beğendiğim öykü son öykü Ayrılan Yollar oldu. Çok keyif alarak okudum. Özellikle yazarla hiç tanışmamış olan okurlar mutlaka okuyun. Sade ve akıcı bir dil kullanan yazarın tüm kitaplarını okumak isteyeceğinizden eminim. (nejla güldalı)
Kitabın Yazarı Jack London Kimdir?
12 Ocak 1876’da San Francisco’da doğdu. Gerçek adı John Griffith Chaney’dir. Evlilik dışı bir çocuk olarak dünyaya gelen Jack London, soyadını, henüz sekiz aylıkken annesinin evlendiği John London adlı savaş gazisinden aldı. Maddi sıkıntılar nedeniyle küçük yaşta okulu bırakıp gazete satıcılığı, tayfalık, balıkçılık, istiridye korsanlığı, gazetecilik, sahil koruma devriyeliği gibi çeşitli işlerde çalıştı ve Amerikan işçi sınıfını tanıdı. 1894’te serserilik suçlamasıyla otuz gün hapis yattı. Hapisten çıktıktan sonra hayatını değiştirmek arzusuyla liseye kayıt yaptırdı. Lise öğrenimini bir senede tamamlayarak 1896 yılında Kaliforniya Üniversitesi’ne girdi. Bir dönem okuyabildiği üniversiteden maddi zorluklar sebebiyle ayrıldı. 1897’de Klondike bölgesinde altın arayanlara katıldı ama bir yıl sonra yine yoksul ve işsiz olarak geri döndü. Yoğun bir çalışma programı hazırlayarak şansını yazarlıkta denemeye karar verdi. Soneler, baladlar, nükteli fıkralar, anekdotlar, korku ve serüven öyküleri yazmaya başladı. 1909’da yazdığı Martin Eden bu dönemi yansıtması bakımından otobiyografik izler taşır. İlk kitabı Kurt Dölü (1900) büyük ilgiyle karşılandı. Aynı yıl Elisabeth Maddern ile evlendi ve bu evlilikten iki kızı oldu. Ancak bu beraberlik uzun ömürlü olmadı ve 1904’te sona erdi. Charmian Kittredge ile ikinci evliliğin ardından 1916’da Kaliforniaya’daki çiftliğinde hayatını kaybetti. London yazarlık kariyeri boyunca elliye yakın kitap yazdı ve döneminin en çok okunan yazarlarından biri oldu. Yazdıkları, yaşadıkları etrafında şekillenmiş, sosyalizmin de etkisiyle toplumcu bir dünya görüşüne ulaşmıştır. Başlıca eserleri arasında Beyaz Diş, Martin Eden, Uçurum İnsanları, Vahşetin Çağrısı yer alır.
Jack London Kitapları - Eserleri
- Beyaz Diş
- John Barleycorn
- Martin Eden
- Demir Ökçe
- Ay Vadisi
- Demiryolu Serserileri
- Vahşetin Çağrısı
- Deniz Kurdu
- Uçurum İnsanları
- Alın Teri
- Şampiyon
- Dehşet Ülkesi
- Güneşin Oğlu
- Yanan Günışığı
- Kız, Kar ve Kan
- Düş Ülkelerine Yolculuk
- Sevginin Katıksızı
- Tanrılar ve Köpekler
- Suikast Bürosu
- Kurt Dölü
- Denizin Çağrısı
- Midas'ın Müritleri
- Yıldız Gezgini
- Ölüme Boyun Eğmeyen Adam
- Ataların Tanrısı
- Beyaz Sessizlik
- Can Yoldaşı
- Devrim
- Dönek
- Gece Doğan
- Halk Avcısı
- İnsanın Sadakati
- Meksikalı
- San Fransisco'nun Güneyi
- Sınıf Farkı
- Makaloa Hasırı Üzerinde
- Bana Göre Hayatın Anlamı
- Hawaii Öyküleri
- Büyük Serüven
- Kurt Kanı
- Yakalanış
- Öyküler
- Uzak Diyarlarda
- Bir Kuzey Macerası
- Gece Geçen Serseriler
- Gemide İsyan
- Geleceğin Hikayeleri
- Beyaz Cehennem
- Büyük Evin Küçük Hanımefendisi
- Beyaz Diş - Madam Bovary
- Şafak Kızı
- Beyaz Diş - Esrarlı Ada
- Yumruk
- Buzun Çocukları
- Bin Düzine Yumurta
- Adem'den Önce
- Oyun
- Ateş Yakmak
- Acemi Gece
- Vahşetin Çağrısı (Çizgi Roman)
- Kumarbazlar Cenneti
- Vahşetin Çağrısı - Beyaz Diş
- Ateş Yakmak
- Hayatın Kanunu
- Demir Yolu Çocukları
- Kızıl Veba
- Büyük Sorgu
- Mapuhi’nin Evi
- Ölümcül Dalgalar
- Kadın Denen Mucize
- İlk Savaş, İlk Zafer
- İnsanlığın Sürüklenişi
- Kepaze
- Çinago
- Bütün Dünyanın Düşmanı
- Alice Ruhunu Açınca
- Kahekili’nin Kemikleri
- Dağ Adamı
- Bir Dilim Biftek
- Kırmızı
- Tek Özgürlüğüm
- Güneşe Doğru
- Lost Face And Other Stories
- Theft
- Tom Pomplun
- Kaval Kemikleri
Jack London Alıntıları - Sözleri
- “Sanki kendimin dışında durmuş da kuşkuyla kendime bakıyor gibiydim.” (Deniz Kurdu)
- Henüz çıldırmadım ama çıldırmaya başladığım zaman beni görün;))) (Büyük Evin Küçük Hanımefendisi)
- Yaşlılık zamanlarımızda dine ihtiyaç duyarız Alice. Din bizi yumuşatır, diğer insanların zayıflıklarına, özellikle de nerede sabah orada akşam hovardalık ettikleri ve ne yaptıklarını bilmedikleri gençlik zamanlarında gösterdikleri zayıflıklara karşı daha hoşgörülü ve affedici olmamızı sağlar. (Alice Ruhunu Açınca)
- Ömrüm boyunca gövdemle hayvan gibi çalıştım ve ne kadar çok çalıştıysam çukurun dibine o kadar fazla yaklaştım. (Tom Pomplun)
- °• İnsan her zaman hayattan talep ettiğinin daha azını alır . (Uçurum İnsanları)
- Dünyaya egemen olan kanunu iyi biliyordu: zayıflar ezilir, güçlülere itaat edilirdi. (Beyaz Diş)
- “Bana o gözleriyle bir dakika içinde, bin yılda kitaplarda okuyabileceğimden daha çok şey söylüyordu.” (Büyük Sorgu)
- Bundan şu çıkıyordu ki bir kişi dostluğun d'sini bile bilmez ama soylu biri olabilir! (Uzak Diyarlarda)
- İnsanlar neden şarap içer, at biner, aktristleri tutar, papaz ya da kitap kurdu olur? Öyle isterler de ondan. İşte sana cevap. Hepimiz, elimizdeyse, hoşlandığımız şeyleri yapmak isteriz, elde edelim etmeyelim, istediğimiz şeylerin peşinden koşarız. (Sevginin Katıksızı)
- Güneş her sabah doğar. (Makaloa Hasırı Üzerinde)
- Korkak olduğu için, zorbalığı da korkaklığıyla uyumluydu. (Can Yoldaşı)
- Derler ki, bu aşk hayattan bile daha kıymetliymiş, aşık olanlar böyle söyler. Bir kadın ya da erkek, birini dünyadaki herkesten daha fazla severse, o zaman aşık olduğunu anlar. Böyle denir ama kelimelerle açıklamak fazlasıyla zor. Sadece bilirsin işte, o kadar. (Kadın Denen Mucize)
- “Kalbimde sana duyduğum hisler yıldızlar kadar parlak ve çok, bunu ifade edebilecek bir dil yok. Sana nasıl anlatabilirim ki? Oradalar... Görüyor musun?" (Kadın Denen Mucize)
- Tekdüzelikten uzak olması belki de serseri yaşantısının en güzel yanıdır. Topluluklar hâlinde yaşayan serserilerin ülkesinde, yaşamın yüzü sık sık biçim değistirir. (Demir Yolu Çocukları)
- Yaşamaktan mutluyum, kendi akıl ve gücümden mutluyum, işleri yapmaktan mutluyum, kendim için yapmaktan. Bundan başka yaşamak için bir neden olabilir mi? Kendimden ve yaptığım işlerden keyif almayacaksam, neden yaşayayım? (Buzun Çocukları)
- “Aramızda küçük bir tartışma yaşadık ve yapabileceğimiz en iyi şey, bunun bu kadarla kalmasını sağlamak.” (Vahşetin Çağrısı (Çizgi Roman))
- Kötü olan iyi olanı bozar, her şey birlikte iltihaplanır. (Uçurum İnsanları)
- Bugün n'oluyor, ilkokuldan sonra ortaokul, lise, sonra üniversite, sonra ya memur oluyoruz ya doktor moktor, bildiğimiz serüvenleri de sadece kitaplardan öğreniyoruz. (İlk Savaş, İlk Zafer)
- Hayat hayal kırıklıklarıyla dolu ve öyle olmalı zaten. En tatlı et kıtlıktan sonra gelen ve en yumuşak yatak da zor bir avdan sonra yatılandır. (İnsanın Sadakati)
- Kazanılacak bir oyun gibi gördükleri şeyi yıllarca oynayan insanları izledim. Sonunda kaybettiler... (Dönek)
Yorumlar
0 yorum