Kitap Künyesi
Yazar: Mihail Yuryeviç Lermontov
Çevirmen: Ahmet Necdet
Çevirmen: Kanşaubiy Miziev
Yayın Evi: Artshop Yayıncılık
İSBN: 9789756038222
Sayfa Sayısı: 64
--reklam--
Şairin Ölümü Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
...
O kara gözler ki, üstüme dikilerek,
Hep gizli bir hüzünle dolup taşar,
Senin çeliğin gibi, alevde titrek,
Bazen sönüverir, bazen parlar.
Yol arkadaşımsın, aşkın dilsiz rehini,
Yarar sağlar gezgine seni örnek almak,
Evet ben değişmem, ve ruhum senin gibi
Benim çelik dostum sert kalacak.
--reklam--
Şairin Ölümü Alıntıları - Sözleri
- Kaçmazdım ölümden, ezâ çekmekten Çağırırdım dünyayı savaş etmeye, Senin genç ellerini -çılgın ben!- Bir kere daha tutayım diye!
- Asık yüzlü ve silik bir topluluk olarak, Bir gölge gibi, sessiz, geçeceğiz dünyadan, Dahice bir çabayı bile başlatmayarak, Tarihe verimli bir düşünce bırakmadan.
- Her şey için hep çok geçtir, özellikle de sevmek için.
- “Kendimi hiçbir zaman sevmemiştim ki; ne diye kendimden biraz daha nefret etmekten tasalanayım?”
- Tutkular mı? O tatlı illet, geç veya erken Yok olup gider mantık konuşunca: Ve hayat, çevrene dikkatli bakınca zaten Öylesine bir şaka, boş ve aptalca...
- ..."Surat", ait olduğu kişinin yaşadığını, sevdiğini, sürttüğünü, kafa çektiğini, aldattığını ortaya koyar; sonunda o kişinin kendi eylemlerinin adamı olduğu, sanki 1sinemadaymış gibi kendi eylem ve konuşmalarını izlediği duygusunu uyandırır. Maske çıkarılıp konulur, yeter ki karanlık olsun; muhtemelen değiştirilebilir de. 1aksesuardır, 1kılık değiştirme. Buna karşılık "kafa" sözcüğü 1az aşağılayıcı gibi görünse de, suç ortaklığından doğan 1teklifsizlik nüansı girer işin içine. Kendine 1surat edinme imkânın yoksa, 1kafa bulursun, olur biter...
- Ve o ülkeyi, ki orda bazen Akıllar hem soğuktur, hem de sert, taş gibi? Fakat güçten düşerler ezilerek tasadan, Ve ansızın söner iyiliğin dingin ateşi. Orda hayat erkenden bir yük olur insan için, Orda neşe sitemle yer değiştirir birdenbire, Orda insan ezilir altında zincirlerin!.. Dostum! Anayurdumdur...bu ülke! (1829)
- Çıkarıp ilk çelengi alnından Dikenli ve defneden bir çelenk taktılar ona, Ve gizli iğneler dalların altından Battılar şanlı alnına
- Orda hayat erkenden bir yük olur insan için Orda neşe sitemle yer değiştirir birdenbire Irda insan ezilir altında zincirlerin Dostum! Anayurdumdur.. Bu ülke!
- Asık yüzlü ve silik bir topluluk olarak, Bir gölge gibi, sessiz, geçeceğiz dünyadan, Dahice bir çabayı bile başlatmayarak, Tarihe verimli bir düşünce bırakmadan. ...
- İyiye ve kötüye son derece ilgisiz, Kavgasız solmaktayız her işte, gitti gider: Tehlike karşısında rezilâne yüreksiz, Ve iktidar karşısında hor görülen köleler.
- Düşünüyordum içten ve gizli bir acıyla. Ne istiyordu şu zavallı adam? Gökyüzü aydınlık ve altında Herkese yetecek kadar yer var, Ama neden durmaksızın ve boşuna Dövüşüyor tek başına ?niçin?
--reklam--
Şairin Ölümü İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Şairin Ölümü: Puşkin’den kısa bir süre sonra hayata gelen Lermantov, Puşkin’in çağdaşı olarak kabul edilmiş ve kendisi de aynı Puşkin gibi bir duello sonucu hayata gözlerini yummuştur. Üç yaşında annesi vefat edince kendisine bir köyde malikanesi olan anneannesi bakar ve burada çok iyi eğitim alır. Bazı şiirlerinde burada geçirdiği gençliği sırasındaki etkiler görülür. Moskova Üniversitesine giriş hakkı kazanır ancak sonra Petersburg Üniversitesine girmeyi düşünüerken Askeri Okula kaydını yaptırır. Puşkin’in ölümü üzerine, Şairin Ölümü şiirini yazar. Bu şiir kısa zamanda Lermantov’a büyük bir ün sağlar ancak Çarlık yönetimi şiirin devrimci öğeler içerdiğini öne sürerek onu Kafkasya’ya gönderir. Lermantov 27 yaşında Puşkin gibi bir duello sonucu hayata gözlerini yumar. Bu kitapta Şairin en önemli şiirleriyle beraber 36 şiiri yer alıyor. Şair şiirlerinde coşkun ve güçlü bir şekilde Kafkasya’yı, içsel duygularını ve vatanseverlikle ilgili konuları yer veriyor ve dönemin sorunlarına yer veriyor. Elimde yazarın İş Bankası yayınlarından “Hançer - Seçme Şiir ve Manzumeler” adlı eseri de bulunuyordu bu nedenle bazı şiirleri oradan karşılaştırmalı olarak okudum. İş Bankası yayınlarının Çeviri olarak çok daha iyi ve anlaşılır olduğunu söyleyebilirim. Kitapta yazarın 15 yaşından ölümüne kadar yazdığı önemli şiirler yer alıyor. Rus edebiyatında bu pek bilinmeyen yazarını okumanızı tavsiye ederim. (Baris Bekar)
Duel nəticəsində həyatını itirən Lermontovun öz gələcəyini bilirmişcəsinə bu şeiri yazması insanı dondurur bir anlıq. Şairin də dediyi kimi, qara qanınız şairin təptəzə, dupduru qanını yuya bilməyəcək. (Gülnar B.)
--reklam--
Şairin Ölümü PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Mihail Yuryeviç Lermontov - Şairin Ölümü kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Şairin Ölümü PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Mihail Yuryeviç Lermontov Kimdir?
Mihail Yuryeviç Lermontov (15 Ekim 1814 - 27 Temmuz 1841), Rus yazar ve şair.
Emekli bir subayın oğlu olarak dünyaya gelen Lermontov, bir süre Moskova Üniversitesi'ne devam etti. Üniversite yılları Lermontov'a, toplumsal sorunların büyük bir heyecanla tartışıldığı çok canlı bir entelektüel ortamdan yararlanma fırsatı sağlamıştır.
1832 yılında üniversiteden ayrılmış, Harp Okuluna kaydolmuştur. 1834 yılında asteğmen rütbesiyle mezun olup St. Petersburg'da hafif süvari olarak askerlik kariyerine başlamıştır. 1837 yılında Puşkin'in bir düelloda öldürülmesi üzerine derinden etkilenerek "Şairin Ölümü" adını verdiği bir şiir kaleme almıştır. Ne yazık ki dönem, öncelikle monarşinin sınırsız yetkilerinin bir anayasayla sınırlandırılmasını savunan akımların ve genelde tüm ilerici, özgürlükçü düşünce ve etkinliklerin yoğun baskı altında tutulduğu bir dönemdir. Lermontov da bu şiirinde Puşkin'in bir düello sonucu ölümünü cinayet olarak nitelemekte ve Çarlık yönetimin suçlamaktadır. Bunun üzerine tutuklanarak Kafkasya'daki bir birliğe sürülmüştür.
1838 yılında sürgün cezası kaldırılan Lermontov St. Petersburg'a döndü ve kısa sürede dönemin parlak edebiyatçıları arasına girdi. Şiirleri edebiyat çevrelerinde çok beğenilen Lermontov'a, Puşkin'in ardılı gözüyle bakılmaya başlanmıştır. "Çağımızın Bir Kahramanı" adlı romanıyla da büyük bir beğeni toplamıştır.
1840 yılın başlarında St. Petersburg'daki Fransız büyükelçisinin oğluyla giriştiği bir düello, bu özgürlük yanlısı genç şairin Petersburg'dan uzaklaştırılması için bir bahane oluşturdu. Çarlık yönetimi onu tekrar Kafkasya'ya sürgüne gönderdi.
1841 yılının şubat ayında izinli olarak St. Petersburg'a dönen Lermontov, umut doludur. Bir dergi çıkartmak konusunda girişimlerde bulunur. Ne var ki izin süresinin bitiminde görev yerine dönmesi için kesin emir alacaktır. Yolculuk sırasında hastalanır ve Piyatigorsk kentinde bir süre dinlenmek zorunda kalır. Bu kentte 27 Ekim 1841 günü, kralcı bir Fransız subayla düello yapar ve bu düellonun sonunda yaşamını yitirir. Özgürlükçü aydın kesimde, tıpkı Puşkin gibi bir düello sonucu genç yaşta ölmesi, derin bir üzüntüye neden olmuştur.
Yirmi yedi yıllık kısa yaşamına karşın Lermontov, şiirleri, tiyatro oyunları ve romanıyla Rus edebiyatının gelişimi üzerinde derin etkiler yaratmıştır. Kendisinden sonraki pek çok Rus edebiyatçı üzerinde Lermontov'un etkilerini görmek mümkündür. Fransız özgürlükçü düşüncesinden belirgin biçimde etkilenen aydın bir edebiyatçıdır.
--reklam--
Mihail Yuryeviç Lermontov Kitapları - Eserleri
- Zamanımızın Bir Kahramanı
- Özgürlüğün Son Oğlu
- Hançer
- Lermontov - Profil
- İblis
- Şairin Ölümü
- Yalnızlık
- Aşıq Qərib
- Seçilmiş əsərləri
--reklam--
Mihail Yuryeviç Lermontov Alıntıları - Sözleri
- Yaşamı azıcık tattım ve ölmem gerekiyor şimdi. (Hançer)
- … Yaşam karşılıklı sonsuz ihanetler dizisidir İyiliğe ve kötülüğe dair hafıza ise tam bir zehir … (Özgürlüğün Son Oğlu)
- "Cennetim de cehennemim de senin gözlerindedir." (İblis)
- Bir kurtuluş habercisi gelecek mi? Anlatmaya yaşamın önemini, Amacını umutların ve tutkuların; Bana neler hazırladığını söylemeye Ve neden acımasızca karşı çıktığını böyle Gençlik umutlarıma Tanrı'nın. İyiliğin, kötülüğün, aşkın ve umutların Yeryüzünde ödedim kefaretini; Bir başka yaşama başlamaya hazırım Susuyor ve bekliyorum: Zamanı geldi. Geride benden bir iz kalmayacak... (Hançer)
- Şimdi yalın ve gururlu bir dil sıkıyor bizi, yalnız Eğleniyoruz parlak pullar ve aldatılarla. Yıpranmış bir güzellik gibi, ki yıpranmış dünyamız Alışkındır kırışıklarını gizlemeye allıklar altında... (Hançer)
- Asık yüzlü ve silik bir topluluk olarak, Bir gölge gibi, sessiz, geçeceğiz dünyadan, Dahice bir çabayı bile başlatmayarak, Tarihe verimli bir düşünce bırakmadan. ... (Şairin Ölümü)
- Lakin aşk kader gibidir kaçınılmaz, Yürekten korkuysa faydasız bir uğraş! (Özgürlüğün Son Oğlu)
- "Toplum kurallarından kurtulup tabiata bu kadar yaklaşınca, insan cocuklaşmadan edemiyor: Sonradan edinilmiş ne varsa akıp gidiyor insandan, ruh temizleniyor, eskiden nasılsa, bir gün yine nasıl olacaksa, o durumu alıyor." (Zamanımızın Bir Kahramanı)
- Bir yer aç bana da zümrüt yapraklarının arasında Bilgece ve çok güzel masallar anlatırım sana. (Hançer)
- Unutulmuşum. Ben ki hiçbir şeyi unutmadım... (Zamanımızın Bir Kahramanı)
- Amma uzun zaman yaddaşı, yadı Xatirə saxlayır ilk təəssüratı. (Seçilmiş əsərləri)
- "... kader diye bir şey varsa, neden özgür bir irade ve akıl verilmiş bize, neden hareketlerimizin hesabını vermek zorundayız?" (Zamanımızın Bir Kahramanı)
- Çiçeğe konar bir arı, taşa değil... (Özgürlüğün Son Oğlu)
- Yüreğim titredi... Bu da nesi? Aşık mı oldum acaba?.. Öyle budala bir yapım var ki, benden beklenir. (Zamanımızın Bir Kahramanı)
- Hayır, sanma ki acınmaya değer biriyim ben, Şimdi sözlerim dolu da olsa kederle. Hayır! Tüm amansız acılarım benim Çok daha büyük yıkımların önsezileridir sadece. (Hançer)
- Gururluyum, bağışla beni! En iyisi Aşkı başkalarında bulmayı düşle! Kim olursa olsun şu yeryüzünde Kimsenin olamam artık kölesi. (Lermontov - Profil)
- Ama evlenmek sözünün benim üzerimde zehirli bir etkisi vardır. ... Yirmi kez yaşamımı, ya da namusumu ortaya koyabilirim, yalnız özgürlüğümü satamam. (Zamanımızın Bir Kahramanı)
- Sakin ol sevgilim, ağlama! Güzel günler yakın, dünyaya Umursamadan bakıp geçeceğimiz!.. Yabancı, ama yakın bir ülkede İnan, mutlu olacağız ikimiz (Özgürlüğün Son Oğlu)
- Acıyla geçiyor sefil günlerim İmgen çıkmıyor kalbimden, Ama bir dileğim var senden; Ölüm meleği ol benim için. (Özgürlüğün Son Oğlu)
- … Ama kim ki şu gözyaşı ve dertlerin Dünyasında yoksun kalır teselliden; En parlak çağında ateşli gençliğinin Kim ki kalbin okşamasından, saadetten Yoksun ve uzak bir hayat sürer… … (Özgürlüğün Son Oğlu)
Yorumlar
0 yorum