Kitap Künyesi

Yazar: Celeste Ng

Çevirmen: Elif Nihan Akbaş

Orijinal Adı: Everything I Never Told You

Yayın Evi: Yabancı Yayınları

İSBN: 9786257973717

Sayfa Sayısı: 256

--reklam--

Sana Anlatmadığım Her Şey Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Sana dair her şeyi bildiklerini düşünürler. Ama sen hiçbir zaman onların düşündüğü kişi olmazsın.

Ailenin en sevilen çocuğu olan Lydia Lee, annesinin gerçekleştiremediği hayalleri ve babasının dünyada kendine bir yer bulma arzusu arasında eziliyordu ama bunu kimse bilmiyordu. Tam da bu yüzden, Lydia'nın cesedi evlerinin yakınlarındaki bir gölde bulunduğunda, aileyi bir arada tutan tüm bağlar bir anda kopmuştu.

Suçlulukla yanıp tutuşan James, evliliğini mahvedecek yolda hızla ilerlerken, Marilyn kızının katilini bulma isteğiyle herkesi kendinden uzaklaştırıyordu. Nath, kardeşinin başına gelenlerin sorumlusu olarak gördüğü komşu çocuğu Jack'ten hesap sormaya kararlıydı. Her şeyi en net gören ise en küçükleri Hannah'ydı – aile içindeki görünmezliğinin bahşettiği gözlem yeteneğiyle, belki de tüm çarpıcı gerçekleri bilen tek kişiydi.

Artık yıllardır içlerinde tuttukları karanlık sırları ortaya dökme ve birbirleriyle yüzleşme vaktiydi. Fakat bu sanıldığı kadar kolay olmayacaktı.

• 2014 Asya/Pasifik Amerikası Edebiyat Ödülü

• 2015 Amerikan Kütüphaneler Birliği Alex Ödülü

• 2015 Medici Kitap Kulübü Ödülü

• 2015 Massachusetts Kitap Ödülü

2014 | Yılın Kitabı

• Amazon • School Library Journal • BookRiot • Booklist • Time Out NY

• O Magazine • Huffington Post • NPR • Buzzfeed

“Kültürler ve jenerasyonlar arasındaki gerilim, maharetli bir yazarın ustaca dokunuşuyla ele alınıyor.” —Booklist (starred)

“Celeste Ng'in yazımı kusursuz ve duyarlı, karakterleri ise incelikle çizilmiş.” —Publishers Weekly (starred)

“Irk, önyargı, kimlik ve cinsiyet gibi büyük meselelerin tek bir ailenin dinamiğine minyatür bir yaklaşımla doldurulduğu büyüleyici bir anlatı.” —Library Journal (starred)

“Sizi güçlü bir girdap gibi içine çekecek ve son sırlar meydana çıkana kadar da sımsıkı ellerinde tutacak.” —Kirkus

“Sana Anlatmadığım Her Şey okuru Lydia'nın ölümünün ardında yatan gizemi çözme umuduyla daha ilk sayfadan yakalıyor – ve vadettiği her şeyi veriyor, hem de her açıdan.” —Huffington Post

“Hem ivme kazanan bir gizem hem de melez bir ailenin içe işleyen bir incelemesi.” —Entertainment Weekly

“Sana Anlatmadığım Her Şey, Amerikalı bir aileyi bir arada tutan –ve ardından yerle bir eden– sırlara ışık tutan ilginç bir hikâye.” —Los Angeles Times

“Yazımında çok ince ve net bir dokunuşu var. Cümleleri doğrudan. Duyguları, müthiş derecede detaylı gözlemler aracılığıyla uyandırıyor.” —Cleveland Plain-Dealer

“Acı çeken bir ailenin dokunaklı ve ustaca bir tasviri.” —Minneapolis Star Tribune

“Çoğunlukla hayatımızdan çıkmış ama hiç unutulmamış bir yer ve zamana yaptığı çağırışımla, Sana Anlatmadığım Her Şey günümüz okurlarının öğrenmesi, üzerine düşünmesi ve takdir etmesi gereken şeyleri anlatıyor.” —St. Louis Post-Dispatch

“Sırlarını yavaşça ortaya dökerek sizi içine çeken bir aile draması.” —The Missourian

“Celeste Ng karakterlerine tozpembe gelecekler ya da okuyucularına sahte umutlar sunmuyor.” —Ann Arbor Observer

“Sana Anlatmadığım Her Şey, yasın alabileceği sonsuz olasılıklara, herkesin sakladığı sırlara ve bir trajedinin aile bağlarını ne kadar etkileyebileceğine değiniyor.” —Time Out New York

“Mükemmel derecede dokunaklı.” —Boston Glob

“Akıllara kazınan bir çıkış romanı.” —Bustle

“İlk mücadeleleri kültürel kopukluk olan kız çocuklarına dair dokunaklı bir hikâye.” —Vogue

“Cinsiyet, ırk ve bir neslin karşılanmamış arzularının diğer neslin omuzlarında –ve kafalarında– oluşturduğu yükün ince bir araştırması.” —San Francisco Chronicle

“Celeste Ng, trajedinin her sicimini bir araya toplayarak sırları açığa çıkarıyor ve yakıcı cevaplar doğuruyor.” —Sara Vilkomerson

“Ohio'daki küçük bir kasabadaki tek Çinli-Amerikan aile olmanın ne anlama geldiğini usta bir kalemle vurgulayarak gözler önüne seriyor.” —Kevin Nguyen

“Sana Anlatmadığım Her Şey'in karakterleri ihanet ediyor, körü körüne seviyor, birbirlerini suçluyor ve affediyorlar, belki de en önemlisi birbirlerine ihtiyaç duyuyorlar.” —Jesmyn Ward

“Daha ilk paragraftan, bu acılı ailenin hikâyesi bizim hikâyemiz oluyor.” —Ru Freeman

“Sana Anlatmadığım Her Şey, hayatı her yönüyle ele alıyor ve tek bir kelime bile boşa harcanmış ya da gereksiz değil.” —Amanda Nelson

Sana Anlatmadığım Her Şey Alıntıları - Sözleri

  • Ben hala her şeyi sana anlatacakmış gibi biriktiriyorum...
  • Peki tüm bunlar nasıl başlamıştı? Her şey gibi: anne ve babalarla. Lydia’nın annesi ve babası yüzünden, annesi ve babasının anne babaları yüzünden.
  • Sana dair her şeyi bildiklerini düşünürler. Ama sen hiç bir zaman onların düşündüğü kişi olmazsın.
  • Böyle bir yaşam istemiyorsun diye hatırlattı kendine. Yaşamın bundan daha fazlası olacak.
  • Yağmur ne kadar da iyi gelirdi, sanki tüm bedeninin üzerine ağlıyormuş gibi.
  • “Yağmur ne kadar da iyi gelirdi, sanki tüm bedeninin üzerine ağlıyormuş gibi.”
  • "Anlatamadığım şeyler var. Anlatamadığım için sürekli içimi kemiriyor.Hiçbirini kelimelerle yakıştırmıyorum.Anlatamadığım şeylerden bahsederken sadece "anlatamadığım şeyler"diye biliyorum. Dahası yok,anlaşılmaya ihtiyacım var. Ama hiçbiri dilime dökülüp ağzımdan çıkmıyor."
  • "Yapma, demek istedi ama neyi yapmaması gerektiğini bilmiyordu.Tek bildiği, bir şeyler olmak üzereydi ve söyleyeceği ya da yapacağı hiçbir şey bunu engelleyemeyecekti."
  • "Sana dair her şeyi bildiklerini düşünürler. Ama sen hiç bir zaman onların düşündüğü kişi olmazsın."
  • “Yağmur ne kadar da iyi gelirdi, sanki tüm bedeninin üzerine ağlıyormuş gibi..."

Sana Anlatmadığım Her Şey İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Sarmadı: şu ana kadar bu kitap hakkında hiç kötü bi yorum görmedim kitabı bitirdiğimden beri kendimi sorguluyorum “insanlar bu kitapta benim göremediğim neyi görüyor?” diye belki farklı ümitlerle alıp okuduğum içindir bilemiyorum neyse kitap akıcı değildi zaten 3 saniyede bi zaman atladığımız için kitabın içine giremedim ve kafam karıştı ve bence 256 sayfa boyunca kayda değer bir şeyler yaşanmadı (ilkay dora taşkın)

"Peki bunlar nasıl başlamıştı? Her şey gibi: anneler ve babalarla. Lydia'nın annesi ve babası yüzünden, annesinin ve babasının anne babaları yüzünden." LYDİA ÖLDÜ. FAKAT BUNU HENÜZ BİLMİYORLAR. Ebeveynleri Marilyn ve James, yetmişli yıllarda Ohio'da Amerika Birleşik Devletleri'nin ırk ayrımcılığının fazla olduğu küçük bir kasabada yaşayan; nadir görülen Çinli/beyaz ırktan bir çifttir. Yasa devreye girdiğinden beri ayrımcılığın-sözde- olmadığını düşünürler ama aslında doğru değildir. Ayrımcılık ve farklılık her yerdedir. Marilyn ve James kızları Lydia'nın kendileri gibi olmadığını çevresinde çok sevildiğini, derslerinde çok başarılı olduğunu zannederler. Ama kızları bir gölette boğulmuş bir şekilde bulunana ve aile dağılana kadar. "Farklı köklerden gelen çocuklar yerlerini bulmakta sıklıkla bocalar." Ve bundan yola çıkarak olayı araştıran polis buna intihar diyerek dosyayı kapatır. Bir yandan suçlulukla boğuşan James diğer yandan Marilyn bunun cinayet olduğunu savunur. Ama erkek kardeşi Nath, kardeşinin başına gelen bu olayın komşu çocuk Jack'den kaynaklandığını düşünür. Lakin bilmedikleri tek şey her şeyi net gören en küçük kardeşi Hannah'tır ve cevaplar onda saklıydı. Ve bu aile için artık yıllardır içlerinde tuttukları karanlık sırları ortaya dökme ve birbirleriyle yüzleşme vaktiydi. Fakat bu sandıkları kadar kolay olmayacaktı. BİR AİLE DRAMASINA HOŞ GELDİNİZ! Okuduğum aile romanları arasında sevdiğim bir o kadar da ortalama bulduğum dramaydı. Sonu beni çok fazla şaşırtmamıştı ama olaylar; insan ayrımı, ırkçılık ve bir ailenin kendi içinde birbirlerini nasıl tükettikleri güzel bir şekilde yazılmış. Ama en önemli olan mesaj kesinlikle şuydu; Hiçbir ebeveyn evlatlarına karşı bencil olmaması. Eğer olursa da sonuçlarının ne şekilde karşısına çıkacağını güzel mesajlarla aktarmış bize yazar. Anne ve babası tarafından görülmemiş bir çocuk, hiç dinlenmemiş bir erkek kardeş ve mükemmel olmak isteyip kendi için değil anne ile babasının mutluluğu için kendini adamış bir kız'ın hikayesi bu denli güzel anlatılmamıştı. Ayrıca ilahi bakış açısıyla okuduğumuz bu hikaye Marilyn ve James'in geçmişlerini de bize aktarıyor. Benim için güzel bir hikayeydi. Ama vaov diyemediğim rahatça tahmin yürüttüm ama bize aktardığı mesajların başarılı olduğunu düşündüğüm bir kitaptı. Sizde aile dramalarını ve psikoloji okumayı seviyorsanız değerlendirebilirsiniz :) (Tutku Petek)

açık ara bu sene okuduğum en iyi kitap bunu bilmeniz yeterli bu kadar az okunması da beni şaşırttı daha yeni bitirdiğim için aklımda her şey karman çorman umarım sindirince düşüncelerimi toparlayıp güzel bir şeyler yazabilirim (Aysu)

Sana Anlatmadığım Her Şey PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Celeste Ng - Sana Anlatmadığım Her Şey kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Sana Anlatmadığım Her Şey PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Celeste Ng Kimdir?

Celeste Ng Amerikalı bir yazar ve romancıdır. Çeşitli edebi dergilerde yayınlanan birçok kısa öykü yayımladı. Ng'nin ilk romanı, Sana Asla Söylemediğim Her Şey 26 Haziran 2014'te yayımlandı ve Amazon Yılın Yılın Kitabı gibi eleştirmenlerden övgü gibi birçok ödül kazandı.

--reklam--

Celeste Ng Kitapları - Eserleri

  • Sana Söyleyemediğim Her Şey
  • Ufak Yangınlar
  • Sana Anlatmadığım Her Şey

--reklam--

Celeste Ng Alıntıları - Sözleri

  • Teninin rengi, kim olduğun hakkında bir şey göstermiyor. (Ufak Yangınlar)
  • “Yağmur ne kadar da iyi gelirdi, sanki tüm bedeninin üzerine ağlıyormuş gibi.” (Sana Anlatmadığım Her Şey)
  • Yağmur ne kadar da iyi gelirdi, sanki tüm bedeninin üzerine ağlıyormuş gibi. (Sana Anlatmadığım Her Şey)
  • Böyle bir yaşam istemiyorsun diye hatırlattı kendine. Yaşamın bundan daha fazlası olacak. (Sana Anlatmadığım Her Şey)
  • ‘Açıkçası ben de bilmiyorum. Ama atlatacak. Bazen her şeyi kaybettini düşündüğünde karşına bir yol çıkar. Bir yolunu bulurlar.’ (Ufak Yangınlar)
  • Her gece, yalnız kaldığı anda o yemek kitabını okuyup annesinin o küçük ve yalnız hayatından güç alıyordu. Sen bunu istemiyorsun, diye hatırlatıyordu kendine. Senin hayatın bundan çok daha fazlası olacak...Evet, her şey hálá mümkündü. (Sana Söyleyemediğim Her Şey)
  • "Anlatamadığım şeyler var. Anlatamadığım için sürekli içimi kemiriyor.Hiçbirini kelimelerle yakıştırmıyorum.Anlatamadığım şeylerden bahsederken sadece "anlatamadığım şeyler"diye biliyorum. Dahası yok,anlaşılmaya ihtiyacım var. Ama hiçbiri dilime dökülüp ağzımdan çıkmıyor." (Sana Anlatmadığım Her Şey)
  • Bir şeyi değerli kılan nedir? Onu kaybetmek ve bulmaktır. (Sana Söyleyemediğim Her Şey)
  • "Sana dair her şeyi bildiklerini düşünürler. Ama sen hiç bir zaman onların düşündüğü kişi olmazsın." (Sana Anlatmadığım Her Şey)
  • Ben hala her şeyi sana anlatacakmış gibi biriktiriyorum... (Sana Anlatmadığım Her Şey)
  • “Irk gözetmeyen bir evde büyüyecek. Neye benzediğini hiç ama hiç umursamayan bir aile ile. Bundan daha iyi ne olabilir? Bazen, hepimizin öyle daha iyi büyüyeceğine inanıyorum. Belki doğduğumuzda bizi büyütmeleri için başka bir ırktan aileye vermeliler. Belki de bu ırkçılığı kökten çözer.” (Ufak Yangınlar)
  • “Çoğu zaman herkes birden fazla şansı hak ediyor. Hepimiz ara sıra pişman olduğumuz şeyler yaparız. Pişmanlıklarını da omuzlarında taşıman gerekir. “ (Ufak Yangınlar)
  • Peki tüm bunlar nasıl başlamıştı? Her şey gibi: anne ve babalarla. Lydia’nın annesi ve babası yüzünden, annesi ve babasının anne babaları yüzünden. (Sana Anlatmadığım Her Şey)
  • ‘Bakmanız yeterliydi. Yeterince denersiniz biri hakkında her şeyi öğrenebilirdiniz.’ (Ufak Yangınlar)
  • Sana dair her şeyi bildiklerini düşünürler. Ama sen hiç bir zaman onların düşündüğü kişi olmazsın. (Sana Anlatmadığım Her Şey)
  • Fakat yangından sonra toprak daha bereketlidir, böylece yeni şeyler yetişebilir. İnsanlar da öyledir. Baştan başlarlar. Bir yolunu bulurlar. (Ufak Yangınlar)
  • "Bir toplumu toplum yapan okullarıdır." (Ufak Yangınlar)
  • "Yapma, demek istedi ama neyi yapmaması gerektiğini bilmiyordu.Tek bildiği, bir şeyler olmak üzereydi ve söyleyeceği ya da yapacağı hiçbir şey bunu engelleyemeyecekti." (Sana Anlatmadığım Her Şey)
  • ‘Bir eve değil de bir evin hayaline adım atmış gibiydi. Gözlerinin önünde hayata döndürülmüş bir evin fikri gibi. Sadece başkalarından duyduğu ama kendi gözleriyle görmediği bir şey gibi.’ (Ufak Yangınlar)
  • “Yağmur ne kadar da iyi gelirdi, sanki tüm bedeninin üzerine ağlıyormuş gibi..." (Sana Anlatmadığım Her Şey)