Kitap Künyesi
Yazar: Dücane Cündioğlu
Yayın Evi: Kapı Yayınları
İSBN: 9786054683581
Sayfa Sayısı: 192
--reklam--
Sanat ve Felsefe Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Açınızı değiştirin.
Düşünür Dücane Cündioğlu bütün paradigmaları alt üst ediyor!..
Okurlarının Uzun Zamandır Merakla Beklediği Seri Nihayet Yayımlandı.
Üçleme Olarak Okuyuculara Sunulan Seri Çok Konuşulacak, Tartışılacak ve Çok Satacak!..
Geniş Bir Reklam ve Tanıtım Kampanyasıyla Satışa Sunulacaktır.
Sanat ve sanatçı mı istiyorsunuz, dua edin de belalar yağsın üzerinize gökten! Açlıktan nefesiniz koksun! Hüznünüz olsun mesela. Yoksunluklarınız. İncinmişlikleriniz. Güçsüzlüğünüz.
Kuşkunun pençesinde kıvranın. Dualarınız hep geri çevrilsin. Kahrolunuz. Kahrediniz. Yaşamı soğuk bir su gibi teninizde hissediniz. Uykuya hasret kalınız. Şefkat kokan bir nefes beklerken kürek kemiklerinizin ortasında hissedin yârin hançerini. Tadın ihaneti. Reddedilin. İnkâr edin ve edilin. İnkâr edin ve edilin. Tereddüt edin. İncindiğinizi düşünün. Rüyalarınıza apansız doluşan bedbahtlara kendinizi anlatmaya çalışırken takatsiz kaim. Yaşayın yani. Çelişkiyi. Çileyi.
Bakın o zaman nasıl da göğün kapıları açılıyor. Tanrı nasıl da sesinizi duyuyor. İlham perileri nasıl da dans ediyorlar çevrenizde.
Ve işte o zaman sanatçı yaratmaya, ele geçirilemez olanı fethetmeye başlar. Ölmemek için. Biraz olsun nefes almak için. Hakikatin kokusunu sırf sevgilinin saç diplerinden duyabilmek için.
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Sanat ve Felsefe Alıntıları - Sözleri
- Kendine kendi aynanda bakmaya mahkümsun!
- Yüksek siyaset, yüksek sanat olmaksızın icra edilemez.
- Sanatın en başından itibaren yasayla, düzenle, genel ahlakla, hatta toplumla başının belada olmasının en temel nedeni bu serazadlığı değilse nedir?
- İnsan özgür doğar, ve fakat her yerde zincirleriyle yaşar.
- Aşıklar aldanırlar belki ama asla aldatmayı beceremezler.
- Öncelikle ve daima felsefe. Sonra sanat.
- Merak serbest, sanat sözkonusu olduğunda yasak olan ise tecessüs.
- Ayrıntı deyip de geçmemeli, irfan’ın ayrıntısı insandır. Sanatın ve ilhamın.
- Mevlana'yı anlamak için Farsça bilmen yetmez, önce adam olman gerek. Koyre ne güzel demiş, değil mi?
- Başkasının ruhunda olanın kopyasını çıkarmak ve yeniden yaşamak en insani tarafımız belki de.. En insani ve en ilahi.
- İlk sahne. Gerçekte, son sahne. Hüzün dolu gözler. Bir kadın. VE bir ölüm. ... Şimdi o evin önündeyim. Jeanne'nın, beşinci katından hüzünle kendisini boşluğa bıraktığı o evin önünde... Bana sorarsanız, o ilk sahnenin içinde. Gerçekte, son sahnenin.
- Görmeyi ve göstermeyi öğrenmek zaman alır.
- Işık karanlıktan doğar.
- Çünkü sanat, öncelikle toplumun değil, bireyin marifeti. Sanatı topluluklar, kurumlar değil, birey yapar. Yaratı, bireysellik zemininde varlığa gelir. İç gerilimler, kişisel krizler, şahsi sorunlar, ferdi yoksunluklar, yani önce insan, önce ben.
- Kimse yeni anacaddeler açtığı iddiasıyla bu ülkenin arasokaklarını kapatma hakkını kendinde bulamaz! Bulmamalıdır. Bulamamalıdır.
--reklam--
Sanat ve Felsefe İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Sanat ve Felsefe: Sanata, sanatçıya, hayal gücünün sınırsızlıklarına, bu hayal gücünü besleyen çalkantılı ruh hallerine, bu ruh hallerini ortaya çıkaran durum/kişilere ve ilişkilere merakınız varsa bu kitap tam sizlere hitap ediyor demektir. Hayal gücü her zaman görünenin arkasında görünmeyini, söylenenin/işitilenin içinde söylenmeyeni ortaya çıkarandır. Cündioğlu bunu çok iyi bilen bir yazar, gerek felsefi (tasavvuf) retorikle bunu besleyerek anlatmış, anlatırken de bizzat eserin ortaya cıktığı düşünsel habitatı da yerinde gözlemlemiş, şehir-ev-mezarlık-müze vb. anektorlarla bu gözlemini desteklemiş. Sanatı nazlı, zarif ve bir o kadar güçlü bir kadın gibi betimlemiş -bendeki yansıması bu- dönemlerin ideolojik-dini-siyasal tutumlarından nasıl etkilendiğini ama yine de emin adımlarla yoluna devam ettiğini göstermiş. Van Gogh'tan Cezanne'ye bir çok sanatçıya değinmiş, bunları yaparken de kendi üslubuyla Mevlana, Şems gibi önemli düşünürlerin de aforizmalarıyla da desteklemiş. Kitap hem sanatı hem felsefeyi sizlere yorumsal olarak sunarken aynı zamanda muazzam bir haz verirken dalıp gitmenizi sağlıyor. (Cengiz)
Dücane Cündioglu hocanın muhteşem üçlemesinden bir olan Sanat ve Felsefe nadir sayılabilecek eserlerden bir tanesi. Sanat'ın, sanatçı'nın, ve toplumun bakış açılarını ve gelişimi felsefi olarak yorumlamaları başka eserlerde bulamayacağınız nitelikte kaynak ve bilgi dolu. (Kasım Hocalar)
Gizem Tekin'in İncelemesi: Sanat ve Felsefe harmanlı bu kitap bana genel geçer bilgiler kattı, aynı zamanda iç dünyamda barındırdığım olguları farklı açılardan yorumlamamı sağladı.Severek kısa sürede okuduğum bir kitap oldu herkese tavsiye ederim. İkonoloji : yorumlama İkonografi : çözümleme. İkonoloji sezgi gerektirir, ikonografi gayret.. "Bir şehrin büyüklüğü, bağrında misafir ettiklerinin büyüklüğü nisbetindedir" "Kemâl tasavvuru eserde değil, sanatçının zihninde aranmalıdır" - Rembrandt Botero: Ebu Garib Hapishanesinde insanlara reva görülen zulüm ve işkenceleri tabloları aracılığıyla dünyaya duyuran, belki de yegane büyük ressamdır. Vicdanı fırçalara cesaret verir. Osmanlı Döneminin latifliği, Kudüsün çevresini yeterince aydınlatıyor. Dostoyevski'nin, Petersburg tasvirini okurken gözümde Ankara canlanıyor, zihnimde ise Kudüs. Ama zihnimdeki Kudüs, Petersburg tasvirinin tam zıttı şeklinde. (gizem tekin)
--reklam--
Sanat ve Felsefe PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Dücane Cündioğlu - Sanat ve Felsefe kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Sanat ve Felsefe PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Dücane Cündioğlu Kimdir?
1962 yılında İstanbul Üsküdar'da doğdu. 2 Nisan 1980 tarihinde başladığı yazı hayatına çeşitli dergi ve gazetelerde makaleler yazarak devam etti. 1981 yılında Kur’an ilimlerini temel uğraş alanı olarak seçti. Yorumbilim'in (İlm-i Tefsir) yanı sıra uzun yıllar Tarih, Dilbilim (İlm-i Belâğat), Düşüncebilim (İlm-i Mantık) ve Felsefe dersleri verdi. Şubat 1998’ten 2011'e kadar Yeni Şafak gazetesinde köşe yazarlığı yaptı. 5 Şubat 2011 tarihinde 'Son Günah' adlı son yazısı ile gazetedeki yazılarına son verdi. 1993 yılında Elmalılı Hamdi Yazır’ın 'Hak Dini Kur’an Dili: Kur’ân ve Meâlini' hazırlayıp notlandırdı.
--reklam--
Dücane Cündioğlu Kitapları - Eserleri
- Hz. İnsan
- Göz İzi
- Ölümün Dört Rengi
- Cenab-ı Aşk
- Motto
- Düşünce Düşlenir
- Daire'ye Dair
- Hakikat ve Hurafe
- Kur'an'ı Anlama'nın Anlamı
- Sanat ve Felsefe
- Sinema ve Felsefe
- Mimarlık ve Felsefe
- Akif'e Dair
- Söz'ün Özü
- Keşf-i Kadim
- Anlamın Buharlaşması Ve Kur'an
- Felsefenin Türkçesi
- Anlam'ın Tarihi
- Kur'an Çevirilerinin Dünyası
- Bir Mabed Bekçisi
- Arasokakların Tarihi
- Philo Sophia Loren
- Bir Mabed Savaşçısı
- Başörtü Risalesi
- Bir Kur'an Şairi
- Bir Mabed İşçisi
- Meşrutiyet'ten Cumhuriyet'e Din ve Siyaset
- Türkçe Kur'an ve Cumhuriyet İdeolojisi
- Mehmet Akif'in Kur'an Tercümeleri
- Kur'an ve Dil'e Dair
- Bir Siyasi Proje Olarak Türkçe İbadet
- Tarih ve Siyaset'e Dair
- Bir Mabed İşçisi
- Bir Mabed Bekçisi
- Bir Mabed Savaşçısı
--reklam--
Dücane Cündioğlu Alıntıları - Sözleri
- Ne var ki bu genç adam yalnızlık duygusundan hiç sıyrılamayacak, kendisini hep ayrı, aykırı hissedecek(…) (Bir Mabed Bekçisi)
- -Nurullah Ataç’a ithafen- “Nesir yok artık. Beyaz sayfaları kirleten kelime leşleri. Mabedin enkazı üzerinde hora tepen binlerce deli ve başlarında başsız bir heyulâ: Ataç” (Bir Mabed Bekçisi)
- Bil ki Kur’an, Arap Dili ve Arap Dili’nin üslub ve belâğatıyla nazil olmuştur. O nazil olduğunda Arapların hepsi Kur’an’ı anlıyorlardı ve onun bütün ayrı ayrı kelime ve terkiblerindeki mânâları biliyorlardı. Kur’an, tevhid’i ve dinî vecibeleri hâdiselere uygun olarak beyan etmek maksadıyla cümle cümle, ayet ayet inzâl ediliyordu...(İbn Haldun, 438) (Kur'an'ı Anlama'nın Anlamı)
- Eller karıncalanmış. Karıncalar kanlanmış. Kabalar kalabalıklaşmış. Kalabalıklar kabalaşmış... (Hakikat ve Hurafe)
- Rüzgarda unutulmuş bir mum gibi hisseder hep kendisini; fânussuz, yani kimsesiz, yani çaresiz… (Bir Mabed Bekçisi)
- "İmam-ı Azam hazretleri ,"Kur'an'ı doğru okuyamayanlar için Kur'an'ın tercümesiyle namaz câiz olur " demiştir." (Türkçe Kur'an ve Cumhuriyet İdeolojisi)
- Modernleşme/Dünyevileşme projesinin dindarlık anlayışı, Maûn Sûresi'nde kendisine veyl olunan o gafletin ve riyakârlığın eşlik ettiği öte dünyada hesaba çekilme bilincinden yoksun, gösteriş meraklısı ortakkoşucuların dindarlık anlayışının aynısıdır. (Philo Sophia Loren)
- Dindar bilinç düşünmeyi bilmez, gücünün de zaaflarının da kökeni budur: düşünmemek, sadece inanmak. (Söz'ün Özü)
- Ülkemizde ne yazık ki fikirlere değil, sloganlara rağbet etmek daha revaçta. Slogan atmak daha cazip, daha kârlı, daha masrafsız bir yol; üstelik etkileyici de. Düşünen değil, etkilenen insanlar... Tartışan değil, saldıran hasımlar... Öğretmeye veya öğrenmeye talip olmak yerine aldâtmaya veya aldatılmaya müheyya aydınlar... (Keşf-i Kadim)
- Sizin anlayacağınız, aşılacak çok tepe var ve fakat henüz talib yok! (Kur'an Çevirilerinin Dünyası)
- ' daha insancıl, daha adil bir düzen istedim. Direndim, insanları daha mutlu görebilmek için. Yaşam da bu değil mi zaten ? Ben de yaşadım insan gibi. ' (Arasokakların Tarihi)
- Sanatın en başından itibaren yasayla, düzenle, genel ahlakla, hatta toplumla başının belada olmasının en temel nedeni bu serazadlığı değilse nedir? (Sanat ve Felsefe)
- Kimse sana sende olmayanı veremez; bu nedenle sen sende olanı bulmalı, bulman gerekeni sen kendinde aramalısın. (Cenab-ı Aşk)
- Yarım kalmışlık yaşamın özüdür, telafi edilemez. İtiraf etmek çok zor ama ne yazık ki böyle: tüm varlığımızla yinelenemez ve yenilenemez bir çevrimin içindeyiz. (Ölümün Dört Rengi)
- Hakikatte ise sevgi elbette yaşamın özüdür... (Sinema ve Felsefe)
- “Sanat halk içindir” tekerlemesi, “köylü efendimizdir” gibi bir klişe. Puşkin “mabedimden çekil” diyor sürüye; “sen tekmeden ve küfürden anlarsın.” | CM ~ Fildişi Kule’den (Bir Mabed Bekçisi)
- Şiirin arkasında kalmak başka, şiirin arkasına saklanmak daha başka. (Akif'e Dair)
- ... "kimi gülistan da gonca gül olur" imiş; kimi gonca güle har [diken] olur gider" imiş... (Daire'ye Dair)
- Yoksula, yetime, esire seve seve yedirirler; "Size sadece Allah rızası için yediriyoruz, sizden ne bir karşılık, ne de bir teşekkür beklemiyoruz. Çünkü biz, o suratsız kara günde Rabbimizin azabından korkarız" derler (İnsan: 8- 1 0) (Söz'ün Özü)
- İnsan insanı insanda tanır. (Hz. İnsan)
Yorumlar
0 yorum