Kitap Künyesi
Yazar: James Joyce
Çevirmen: Kudret Emiroğlu
Yayın Evi: Notos
İSBN: 9786059851237
Sayfa Sayısı: 209
--reklam--
Sanatçının Mektupları Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Bu kudretliliğe, bu büyük tour joué'ye, çevrilen bir dümene ve tamamlanan bir büyük tura gülerken işitilebilen bir James Joyce vardır. Ulysses'in dümenlerinden ve turlarından, hilelerinden, kurnazlıklarından ve geri dönüşünden, her şeyden geri döndüğünde tamamladığı büyük turundan söz ediyorum.
-Jacques Derrida-
"Yapmaya çalıştığım şey ile kilisedeki ayin arasında bir benzerlik yok mu sence de? Ben de gündelik hayatın ekmeğini, kalıcı sanat değeri olan bir şeye dönüştürerek insanlara bir tür zihinsel zevk ya da manevi haz vermeye çalışıyorum," der Joyce, kardeşi Stanislaus'a. Sanatına kutsal bir misyon yükleyen Joyce, hayata uhrevi değil, dünyevi bir büyü verme çabasındadır. Joyce'ta gündelik olanla sanatsal olan, birbirini dışlayan bir çelişki olarak değil, birbirini besleyen bir ilişki olarak durur. İşte Joyce'un gündelik hayatına ışık tutan bu mektuplarda, yalnızca sanatının arkasında yatan özel hayatını değil, aynı zamanda sanatının kendisini okuruz.
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Sanatçının Mektupları Alıntıları - Sözleri
- Gözlerinin içine bakıyorum ve gözlerim sana diyor ki ben bu dünyada bir garip yolcuyum, ne kendi kaderimden ne de başkalarının kaderinden bir şey anladığım yok, yaşadım, günah işledim ve yarattım ve o gün gelince bırakıp gideceğim, ikimizi de doğuran karanlıktan hiçbir şey anlamadan.
- Ruhtaki inanç dışında her şey değişkendir ve bu inanç her şeyi değiştirir, kararsızlığı ışıkla doldurur.
- Sokak gençliğimden akıp giden bir yaşamla doluydu.
- Öyle görünüyor ki hiçbir insan, benim ruhuma senin durduğun kadar yakın durmadı.
- Fakat hayal, beni hiçbir zaman terk etmeyecek, ben sanatçı yaratılışlıyım.
- Öyle görünüyor ki, hiçbir insan, benim ruhuma senin durduğun kadar yakın durmadı...
- “Kör olabilirim. Uzun bir süre kızıl-kahverengi bir saça baktım ve onun sen olmadığına karar verdim. Eve oldukça mahzun gittim. Bir randevu vermek isterdim ama sana uygun olmayabilir. Umarım sen bana randevu verebilecek kadar iyi olursun, eğer beni unutmadıysan.”
- Kendimi dünya güçlerine karşı sınayacağım. Ruhtaki inanç dışında her şey değişkendir ve bu inanç her şeyi değiştirir, kararsızlığı ışıkla doldurur.
- Sen de benim gibi misin, bir an yıldızlar kadar yüksek, bir an sonra en düşük yaratıktan da küçük?
- Ruhdaki inanç dışında her şey değişkendir ve bu inanç herşeyi değiştirir, kararsızlığı ışıkla doldurur. Ve yurdumdan inançsız biri gibi sürülüyormuş görülsem de henüz benimki gibi inancı olan birine rastlamadım.
- Ben, milletin alçaklığının, köleliğinin düşmanıyım, senin değil. Bütün gizliliğimin altındaki basitliği görebiliyor musun? Hepimiz maske takarız.
- Sevgili Nora Allah aşkına bu gece bizi mutsuz edecek bir şey yapma.
- Belki çok uzun yaşadım. Otuz beşindeyim. Shakespeare'in esmer kadına elemli bağlılığının uyandığı yaşta. Dante'nin, varlığının karanlığına girdiği yaşta.
--reklam--
Sanatçının Mektupları İncelemesi - Şahsi Yorumlar
--reklam--
Sanatçının Mektupları PDF indirme linki var mı?
--reklam--
James Joyce - Sanatçının Mektupları kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Sanatçının Mektupları PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı James Joyce Kimdir?
James Augustine Aloysius Joyce (1882 - 1941) İrlandalı yazar.
Katolik bir ailedendi. Dublin Üniversitesinde çağdaş dilleri öğrendi (1902). Özellikle karşılaştırmalı dil bilgisiyle ilgilenerek sağlam bir kültüre sahip oldu. Tıp öğrenimi için Paris'e gitti, bir yıl sonra Dublin'e döndü. Bir müddet ders verdi. 1904'te tekrar Avrupa'ya geçti. Bir süre Paris'te kaldıktan sonra İtalya'nın Trieste şehrine yerleşti (1906). Trieste'de İngilizce dersleri vererek geçimini sağladı. 1907'de şiirleri yayınlandı: Chamber Music (Oda müziği). 1914'da hikayelerini topladığı Dublinliler'i Londra'da çıkardı. Asıl ününü romanlarıyla sağladı. Şair Ezra Paund'un yardımıyla ilk romanı Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi, The Egoist dergisinde tefrika edildi, 1916'da da kitaplaştırıldı. Ulysses'i de tefrika edilmeye başladıktan sonra 1922'de tamamladı. Joyce'un bu eseri dizgi yanlışlarıyla doluydu. Aslına uygun yeni baskısı ancak 1984'te yapıldı.
Hemen bütün eserlerinde doğup büyüdüğü Dublin'i merkez alır. Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi'inde kendi hayatını konu edinen yazar, altmış kadar dilden aldığı unsurları birleştirerek yazdığı son romanı Finnegan Akşamları'nda (1939) aile fertlerinin bir gecede gördükleri rüyaları anlatır. Joyce, zor anlaşılan bir yazar olarak bilinir.
--reklam--
James Joyce Kitapları - Eserleri
- Ulysses
- Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi
- Ölüler
- Kedi ile Şeytan
- Eleştiri ve Deneme Yazıları
- Oda Müziği
- Dublinliler
- Gözünü Kapat ve Gör
- Sanatçının Mektupları
- Bırak Seni Seveyim
- Giacomo Joyce
- Finnegan Uyanması
- Sürgünler
- Kahraman Stephen
- Bir Küçük Bulut
- Nora'ya Mektuplar
- Finneganın Vahı 1
- Finneganın Vahı 2
- Epiphanies / Anıklıklar
- Kardeşler
- Araby
- Clay
--reklam--
James Joyce Alıntıları - Sözleri
- Melankolinin mizacı içindeki en baskın nota olduğunu düşündü ama bu melankoli, inanç, vazgeçiş ve basit zevkin nüksetmesiyle şekillenen bir melankoliydi. (Dublinliler)
- Gözlerim çok zaman yaşla doluyor (neden bilmiyordum) ve zaman zaman yüreğimden bir sel göğsüme taşıyordu. Gelecek üstüne pek düşünmüyordum. Onunla konuşup konuşmayacağımı, konuşursam da, bu karmakarışık hayranlığımı ona nasıl anlatacağımı bilmiyordum. Ama bedenim bir arp ve onun sözleri ve jestleri teller arasında gezinen parmaklar gibiydi. (Araby)
- "Bütün çabam kimseye muhtaç olmadan yaşamak" (Eleştiri ve Deneme Yazıları)
- Gözleri düşüncelerimi içti... seller gibi taşırdı.. (Giacomo Joyce)
- Kaçtığını düşünürken kendinle karşılaştın. eve giden en kısa yol, en uzun olandır. (Gözünü Kapat ve Gör)
- Aşk, güçsüzlüğün başka bir adı zaten. (Ulysses)
- “Kör olabilirim. Uzun bir süre kızıl-kahverengi bir saça baktım ve onun sen olmadığına karar verdim. Eve oldukça mahzun gittim. Bir randevu vermek isterdim ama sana uygun olmayabilir. Umarım sen bana randevu verebilecek kadar iyi olursun, eğer beni unutmadıysan.” (Sanatçının Mektupları)
- Öğlenin çarptığı günün korkusu, her gecenin gelincisinin gizliçiziği. Ama, bozuk cennetlisanı ile söylenecek olursa, öyle mi o? Kim o? Kimin o? Neden o? Nekadar o? Hangisi o? Ne zaman o? Nerede o? Nasıl o? Ve de ne şeytantüyüdür ondaki öyle, ... rahat dur, telaşını yatıştır! Yaklaş, önümüze düşüp yol göster! (Finneganın Vahı 2)
- Senden gelen tek bir övgü sözü beni neşeye boğuyor, gül narinliğinde bir neşeye. (Nora'ya Mektuplar)
- Bu yürekli yaralı ve üzgün. Sevda ile çıkmazda mı ? Sarkık, şehvetle sırıtan dudaklar: morumsu yumuşakçalar. (Giacomo Joyce)
- Rahmine sokulabilirim, senin canından kanından doğan bir çocuk gibi, kanınla beslenip bedeninin, sıcak gizli kasvetinde uyuyabilirim. (Nora'ya Mektuplar)
- Çünkü cocuğun yaradılışında fazlasıyla var ana sevgisi. (Sürgünler)
- Edebiyatın hayal mahsulü olması ve hayallerle ilgilenmesi, gerçeklere dayanmaması ve fikirleri de kesin bir şekilde ele almaması nedeniyle hor görülmesi gerektiği yönünde bir beyan, düpedüz deli saçmasıdır. (Eleştiri ve Deneme Yazıları)
- Kitapsız, şarkısız duruyor kibiri. Orada bitiyor gözünün akında kırmızı şeytan yok artık. Sığların sakini düşüp çarpıyor! (Finneganın Vahı 2)
- "...Benden uzun mektup yazmamı istedin ama yazmaktan nefret ediyorum gerçekten,bir şey söylemenin öyle tatminsiz bir yolu ki yazmak!.." (Nora'ya Mektuplar)
- Ulysses edebiyatın "denklembilgisiyse", Finneganın Vahı da onun kısmi diferansiyel denklemidir. (Finneganın Vahı 1)
- Bu düşmangeberten ingiliss, bu bir ekose grisi, bu bir galli devyisi, eğilen. (Finneganın Vahı 1)
- My body was like a harp and her words and gestures were like fingers running upon the wires. (Araby)
- Sen yanımdayken kibirli, şüpheci yanımı bir yana bırakıyorum. Şimdi başını omzumda hissetmek isterdim. (Bırak Seni Seveyim)
- Onu bunu bırak sen, en güzel kadında bile en çekici şey nedir? (Sürgünler)
Yorumlar
0 yorum