Kitap Künyesi
Yazar: George Orwell
Çevirmen: Müge Çavdar
Yayın Evi: Sel Yayıncılık
İSBN: 9789755709635
Sayfa Sayısı: 384
Savaş Öncesi Günlükleri 2 Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Savaş Öncesi Günlükleri, gözünü budaktan sakınmayan bir yazarın, George Orwell’ın yaşamından kesitler sunan kişisel kayıtlardır. Edebi eserleri kadar siyasi yönelimleri ve güncel politikayla çetrefil ilişkisiyle de konuşulan Orwell’ın doğa gözlemlerine, işçi sınıfına, yemek tariflerine, II. Dünya Savaşı’nın tezahürlerine ve dönemin siyasi gelişmelerine dair düştüğü, gazete kupürlerine ek olarak kendi çizimleriyle de desteklenen basit ama sistemli bu notlar, yazarın naif ve korunaklı dünyasına, hassasiyetlerine ve dünyayı eşsiz algılayış biçimine de ayna tutuyor. Orwell gibi özgün bir kalemin tecrübeleri, gözlemleri ve gündelik pratiklerini gözler önüne seren Günlükler serisinin ikinci kitabı, güncelliğini yitirmeyen kurgu eserlerine dair değerli nüvelerde barındırıyor.
Savaş Öncesi Günlükleri 2 Alıntıları - Sözleri
- “İşin aslı, elinizde olmadan kendi gelirinize uygun bir yaşam sürmeye ve ideoloji geliştirmeye başlıyorsunuz.”
- Üstümüzü değiştirdiğimiz odada, kafeslerde duran birkaç kanarya vardı. Patlama olasılığına karşı havayı tahlil etmeleri için orada tutulmaları kanunen zorunlu. Kafeslerinin içinde ocağa indirilirler. Bayılmamaları havanın temiz olduğunu gösterir.
- Sürekli bir şeyleri beklemek zorunda kalmak işçi yaşamının mutlak sıkıntılarından biridir. Eğer maaşlı bir çalışansanız maaşınız banka hesabınıza yatırılır ve paranızı istediğiniz zaman çekebilirsiniz. Oysa yevmiyeyle çalışan bir işçiyseniz paranızı almak için başka birinin belirlediği bir zamanı beklemeniz gerekir, paranızı almadan önce uzunca bir süre bekletilmeniz kuvvetle muhtemeldir, üstelik sizden paranızın ödenmesi bir lütufmuş gibi davranmanız beklenir.
- Eğer maaşlı bir çalışansanız maaşınız banka hesabınıza yatırılır ve paranızı istediğiniz zaman çekebilirsiniz. Oysa yevmiyeyle çalışan bir işçiyseniz paranızı almak için birinin belirlediği zamanı beklemeniz gerekir, paranızı almadan önce uzunca bir süre bekletilmeniz kuvvetle muhtemeldir, üstelik sizden paranızın ödenmesi bir lütufmuş gibi davranmanız beklenir.
- 6 ila 10 yaşları arasındaki bu çocuklar bir noktada bitkinlikten yere yığılıp uyuyakalırdı. Yine de işi severdi, toplayıcılığın onlara okuldan fazla zarar verdiğini sanmam.
- Bu sabah bir yılan daha bulmuşlar, ama bu seferki kesinlikle çayır yılanı. Olayı gören adam hayvanı boynundan bağlayıp dilini kesmeye çalıştıklarını anlattı, böylece kimseyi "sokamayacağını" düşünüyorlar.
Savaş Öncesi Günlükleri 2 İncelemesi - Şahsi Yorumlar
7 YUMURTA (aslında sekizdi fakat biri kırıldı): Sıra bu kitabın çevirisine gelmişse demek ki yazarın çevrilecek daha önemli ve edebi bir eseri kalmamış demektir. Kitabın başlığından da anlaşılacağı üzerine, eser yazarın savaş öncesi (2. Dünya Savaşı) kaleme aldığı kişisel günlüklerinden oluşuyor. Bu günlükler 1931 ila 1940 yılları arasını kapsıyor. Bu günlükler sırayla şu şekilde: Serbetçiotu Toplama Günlüğü Wigan İskelesi Yolu Günlüğü Fas Günlüğü Savaşa Zemin Hazırlayan Hadiseler Günlüğü Ev Günlüğü Ancak tüm bu günlüklerde yazarın edebi maharetine dair hiçbir ize rastlamıyoruz. Yazarın çevrilmiş diğer eserlerini okuyanlar bu günlüklerde o eserlere dair ilave bilgiler bulabilirler. Bu yönüyle kitabı okumak benim için zaman zaman eğlenceli bir süreç oldu diyebilirim. Özellikle Wigan İskelesi Yolu Günlüğü’nde tuttuğu notlar, kitabı daha iyi anlama ve içselleştirme adına okura önemli bir fırsat sunuyor. Hatta ben günlükteki bu kısımları “Wigan İskelesi Yolu” kitabından daha çok beğendim. Bir romana giremeyecek bilgileri kişisel günlüklerde bulmak daha kolay. Eserde, “Wigan İskelesi Yolu” kitabı dışında yazarın başka kitaplarına da ciddi göndermeler var. Çok derinlemesine ve uzun uzadıya açıklanmasa da o bilgiler de gerçekten okuru aydınlatacak kadar güçlü. Fas Günlüğüde ise yazar Fas’ta geçirdiği günleri anlatıyor. Yazar, Fas’ta yaşadığı ve şahit olduğu olayları son derce güçlü bir gözlem yeteneğiyle aktarıyor. Okur için en alakasız görünen ayrıntıları bile günlüğüne dâhil ediyor. Akla hayale gelmeyecek ayrıntıların günlükte yer bulması bence ya yazarın hayatının o sırada çok sıkıcı, yazar olarak yazacak bir şeyler bulamamasından ya da olayları her yönüyle görmesi ve anlatma isteğinden kaynaklanıyor olabilir. Savaşa Zemin Hazırlayan Hadiseler Günlüğü kısmı, kitabın en sıkıcı bölümleri arasında. Bunun yanı sıra yarım sayfayı bulan dipnotlar da okura hiçbir şekilde bir anlam ifade etmiyor. Bu bölümde yazar toplumsal, siyasi ve ekonomik hayata dair gazete manşetlerini not etmiş. Kısa bir örnek verelim bu bölüme dair: 23 Ağustos 1939 Dış İlişkiler: Yarın Parlamento toplanacak. Toplumsal: Demiryolu grevini birkaç gün içinde başlatacak ayarlamalar tamamlandı. Parti Politikaları: Komünist Parti üyeliğinin geçen seneye göre 2.000 civarında artış göstererek 17.000’ulaştığı bildirildi. Son olarak da Ev Günlüklerinden biraz bahsedeyim. Ev günlükleri kitabın en kolay okunan, okuru zaman zaman güldüren bölümü. Anladığım kadarıyla yazar geçimini kitap satışlarından ziyade yumurta satarak sağlamış gibi görünüyor. Günlüğünde her gün kaç yumurta aldığını titizlikle not etmiş. Yazarın bağ bahçe işlerinde de son derece marifetli olduğunu öğreniyoruz. Bu günlüklerde hemen hemen her gün aynı şeyleri yazdığını okuyoruz: Hava o gün nasıl, bahçede neler yapmış ve yine o gün tavuklar kaç yumurta yumurtlamış? Birkaç örnek vereyim: 24 Ağustos 1939: Hava sıcak. 2 sıra pırasa ektim (yaklaşık 75 bitki) Sarayçiçekleri 5 farklı renkte açıyor. 9 yumurta (dördü küçük). Günlükten ortaya karışık: …böğürtlenler henüz olgunlaşmadı… ilk posta brokolileri ayıklayıp aralarını kazdım… ısırganları kesip 450 gram sodyum klorat uyguladım… yarın pazara göndermek için iki horoz seçtim, ikisi yaklaşık 4,5 kilo geliyor… Netice itibarıyla yazarın tüm kitaplarını okumak gibi bir gayeniz yoksa edebi değeri daha fazla olan kitaplarını tercih edebilirsiniz. (N)
Kitabın Yazarı George Orwell Kimdir?
1903'te Hindistan'ın Bengal eyaletinin Montihari kentinde doğdu. Ailesiyle birlikte İngiltere'ye döndükten sonra, öğrenimini Eton College'de tamamladı. Gerçek adı Eric Arthur olan Orwell, 1922-27 yılları arasında Hindistan İmparatorluk Polisi olarak görev yaptı. Ancak, İmparatorluk yönetiminin içyüzünü görünce istifa etti. 1950'de yayımladığı Bir Fili Vurmak adlı kitabı, sömürge memurlarının davranışlarını eleştiren makalelerin derlemesidir. İkinci Dünya Savaşı'nın sonlarına doğru yazdığı Hayvan Çiftliği, Stalin rejimine karşı sert bir taşlamadır. Orwell'in en çok tanınan yapıtlarından Bin Dokuz Yüz Seksen Dört, bilim-kurgu türünün klasik örneklerinden biri olmanın yanı sıra, modern dünyayı protesto eden bir romandır. Burma Günleri ise, Orwell'in Burma'daki (bugünkü Myanmar) İngiliz sömürgeciliğini dile getirdiği ilk kitabıdır. Orwell, 1950'de Londra'da öldü.
George Orwell Kitapları - Eserleri
- 1984
- Katalonya’ya Selam
- Aspidistra
- Burma Günleri
- Wigan İskelesi Yolu
- Paris ve Londra'da Beş Parasız
- Papazın Kızı
- Kitaplar ve Sigaralar
- Neden Yazıyorum
- Boğulmamak İçin
- Balinanın Karnında
- Faşizm Kehanetleri
- Aslan ve Unicorn
- Savaş Günlükleri 1
- Edebiyat Üzerine
- Politics and the English Language
- Savaş Öncesi Günlükleri 2
- Qeydlər
- All Art is Propaganda
- Shooting an Elephant
- Savaş Sonrası Günlükleri
- Essays
- Bir İdam
- Beyaz Adamın Laneti
- Hayvan Çiftliği (Çizgi Roman)
- Karakurbağası Üzerine Kuruntular
- Totalitarizm Üzerine
- Kısa Kısa Sevinçlerdi
- Notes on Nationalism
- 1984
- Aforizmalar
- Seçme Yazılar 1
- Seçme Yazılar 2
- Хорошие плохие книги
- Hayvan Çiftliği
- 1984
George Orwell Alıntıları - Sözleri
- Sizin, annenizin evin baş köşesinde tuttuğu fotoğraftaki beş yaşındaki çocukla ne gibi bir ortak yanınız var? Hiç, sadece aynı kişisiniz. (Bir İdam)
- Zihnine ölümcül bir karanlık çökmüştü. (Papazın Kızı)
- "Bu müharibə arabir ölüm hallarının baş verdiyi komik operadan başqa bir şey deyil" (Katalonya’ya Selam)
- Herkes zengin ile yoksula iki ayrı yasa uygulandığını bilir. Ama bunun ne anlama geldiğini kimse kabullenmez. (Bir İdam)
- “Savaş bütün kötülüklerine rağmen bir hadde kadar cevaplandırılamayan bir güç sınamasıdır, bir gücünü dene makinesi gibi. Büyük güç paraya döner ve sonucu öngörmenin de hiç bir yoku yoktur.” (Aslan ve Unicorn)
- Tarih, yenilene vah yazık der ama ne değiştirebilir ne de yardım eder. (Aslan ve Unicorn)
- Büyük klasiklerin hepsi günceldile çevrilecek, geridildeki asılları yok edilecek düşüncenin imkanı olmadığından, suçun da imkanı olmayacak artık. (1984)
- Dışarı çıkıyorm, sokakları ev basmış… (Edebiyat Üzerine)
- Hepimizi satın almışlar, hem de kendi paramızla. (Boğulmamak İçin)
- Mutluluğu tarif etmenin zorluğu aşikâr. Adil, düzenli bir toplum imgesi de insana çekici ya da ikna edici gelmez. Ama iyi ütopyalar yazanların çoğu, daha dolu dolu yaşasaydık hayatın nasıl olacağını göstermek isterler. (Faşizm Kehanetleri)
- Gerçeği göremeyecek kadar uygarlaştık. (Karakurbağası Üzerine Kuruntular)
- Düşünen kimse siyasetten uzak duramaz, durmaz. (Faşizm Kehanetleri)
- “Makineleşmeye ve standartlaşmaya karşıyım; o yüzden sosyalizme de karşıyım ,” dediğinizde aslında “İstersem makineler olmadan da yaşamayı tercih etmekte özgürüm. ” demiş olursunuz ama bu saçmalıktır.Hepimiz makinelere bağımlıyız ve makineler çalışmayı bıraktığı anda çoğumuz ölürüz. (Wigan İskelesi Yolu)
- Diktiğim bütün küçük bitkiler; hercaimenekşeler, acı baklalar, pembe karanfiller ve lahanalar belli ki tavşanlar yüzünden tamamen kaybolmuş. Hâlâ toprakta olan birkaç şalgamı da eşeleyerek çıkarıp yemiş ama havuçlara dokunmamışlar. Daha kötüsü ise çileklerin çoğunu mahvetmiş olmaları. Bir kaçı iyi durumda ama çoğu yok olmuş; kök boğazları hâlâ duruyorsa baharda canlanabilirler. (Savaş Sonrası Günlükleri)
- Onun çirkinliği özüne aittir ve kurbanının yüzüne karşı dalga geçen zorba gibi «Evet, ben çirkinim, ve sen bana gülmeye cesaret edemezsin» demek içindir. (Aslan ve Unicorn)
- Birini seviyorsan gerçekten severdin, verecek başka hiçbir şeyin yoksa bile sevgin yeterdi. (1984)
- Kısacası; Her şeyin kendiliğinden olanı güzeldir... (Edebiyat Üzerine)
- Bu sabah bir yılan daha bulmuşlar, ama bu seferki kesinlikle çayır yılanı. Olayı gören adam hayvanı boynundan bağlayıp dilini kesmeye çalıştıklarını anlattı, böylece kimseyi "sokamayacağını" düşünüyorlar. (Savaş Öncesi Günlükleri 2)
- Artık cepheyi görmüş ve ondan fena halde tiksinmiştim. (Katalonya’ya Selam)
- Tabii ki, bir romancı doğrudan içinde yaşadığı çağdaş tarih hakkında yazmakla yükümlü değildir. Ama halkı ilgilendiren büyük olaylara aldırmayan bir romancı ya aylak ya da düpedüz aptal biridir. (Balinanın Karnında)
Yorumlar
0 yorum