Kitap Künyesi

Yazar: Boris Vian

Çevirmen: İsmail Yerguz

Orijinal Adı: Trouble dans les Andains

Yayın Evi: İmge Kitabevi Yayınları

İSBN: 9789755336312

Sayfa Sayısı: 128

--reklam--

Savrulan Otlar Arasında Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

"Kırk yaşımı beklemeyeceğim" diyen ve otuz dokuz yaşında ölen, neredeyse mucizevi bir gençlik yaşayan, her telden çalmış olan, trompet sanatçısı, aktör, şarkıcı, yazar Boris Vian'ın ilk romanı 'Savrulan Otlar Arasında' gülünç bir macera; tuhaf bir polis soruşturması ve ilginç bir casusluk öyküsü... 1942-1943 yıllarında tasarladığı ve 1966'da yayınladığı bu roman öteki yapıtlarından birinin taslağı ya da ilk versiyonu değildir kesinlikle. Bütünüyle özgün, eksiksiz, keyif veren, gelişmesi sözcüklerin dinamiğine dayandığından hiçbir şeyin bastırıp engellemediği bir yapıt. Boris Vian'ın dil evreninin en yetkin örneği. Dehşet, polis soruşturması ve casusluk... Gerçekten de bu yapıtı sözcükler oluşturuyor ve sürüklüyor, aynı zamanda karıştırıyor ve çözüyor. Bu sözcükler yerinde duramıyor; zıplıyor, sıçrıyor, bizi güldürüyor ve titretiyorlar. Boris Vian bu romanında sürekli çoğalıyor, birbirlerini izleyen, kan birikintileri içinde yüzen, keyifle tartışan, keyifle birbirlerini öldüren kahramanlar... Yazarın başka bir kitapta bulamadığı ve bulamayacağı için kendi kendine anlattığı bir öykü bu!

(Tanıtım Bülteninden)

--reklam--

Savrulan Otlar Arasında Alıntıları - Sözleri

  • Hafif kırlaşmış ince, bir Parque'ın makaslarını cezbedecek kadar düzgün bir bıyık katışıksız barok stili bir burnun altında kıvrılarak uzanıyor ve zehirli düğün­ çiçeğini andıran kokulu bir çiçek gibi kontun kalın, etli dudağının üzerinden sarkıyordu. Çıkıntılı elmacık ke­mikleri, lal renkli gözlerin altında kırılgan bir çiçeklik gibi duruyordu; yüzünün bu bölümü sıvıların toplan­masına -ağlamaya yakın dememek mi gerekiyordu?- o kadar uygundu ki küçük bir gözyaşı ırmağının buraya gelip kuruyacağını sanırdınız.
  • -Bu kadın benim kalbimi kırdı, dedi, doğrudan sonuca gitme alışkanlığında olan Serafinio. Kadın değil, bir yıl­dızın aşık dişi şeytanının dünyada unuttuğu bir gayda o. Benimle alay etti. intikam alacağım!. ..
  • Geniş ve dalgalı kıvrım­larla dolu alın, Adelphin'in soylu kaf a sına aslan gibi bir hava veren bol ve gür tüylü yolu birdenbire kesiyordu. Kontun kafası otuzlu yaşların ihtişamında işte böyle gözüküyordu. Beden kesinlikle boyun eğmiyordu ona.
  • Adelphin siyah kumaştan (iç kısmı ise kıpkırmızı kadife) dikilmiş pelerini içinde çok yakışıklıydı. Funda ağacından, topuzcuğu elektrikle ka­rartılmış bastonunu almak için aniden eğildi ve iki gün önce soyunurken olduğu gibi, gene yere düşen yaka düğmesini çıkardı yatağın altından bir yerden.
  • -Bu kadın ... barones ... -Eee? -Ah! diye bağırdı Serafinio, öyle anlar oluyor ki insan ... söylemek istiyor...
  • Şafak vakti bitkin düşen kız öldü.
  • Bir roman gibi başlıyordu ...
  • Adelphin'in arkadaşının adı -daha fazla saklamaya ne gerek var- Serafinio Alvaraide'di. Uzun boylu, omuzları yamru yumruydu ve elbisesi iyi oturmuştu üstüne, bedenini kıçına tekme vura vura oluşturmuşlardı sanki.
  • -Yaklaşıyorum... diye mırıldandı çünkü yedinci bir his, amacına yaklaştığını söylüyordu ona.
  • Yorumdan geçi­rilmesi gereken kişilikler vardır.
  • Hiçlik düşüncesine hiçbir zaman tahammül edememişti.
  • Bakıra çalan yansımaları olan kızıl kestane rengi saçları ve elindeki saplı gözlüğüyle, kibirli bir küstahlık içinde, yeni gelenleri süzüyordu. Hava atmıyordu, miyoptu.
  • Ne kadar yürürsen yürü; arkanda bıraktığın yol kadar güçlü, ve henüz yürümediğin yol kadar zayıfsın.
  • Hafif kırlaşmış ince, bir Pargue'ın makaslarını cezbedecek kadar düzgün bir bıyık katışıksız barok stili bir burnun altında kıvrılarak uzanıyor ve zehirli düğün çiçeğini andıran kokulu bir çiçek gibi kontun kalın, etli dudağının üzerinden sarkıyordu.
  • Geniş ve dalgalı kıvrımlarla dolu alın, Adelphin'in soylu kafasına aslan gibi bir hava veren bol ve gür tüylü yolu birdenbire kesiyordu.

--reklam--

Savrulan Otlar Arasında İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Boris Vian üslübu kendine has yazarlardan. Okuduğum ilk eseri olan Savrulan Otlar Arasında'da bu çok net bir şekilde göze çarpıyor. Akıcı olmaktan çok uzak bir anlatım, oradan oraya koşuşturarak adeta saklanan kelimeler ve düşüncelerini, anlatmak istediklerini ustaca gizleyen bir yazar... Bunlar Boris Vian ve biçemini tanımlayan anahtar cümleler. Savrulan Otlar Arasında ya da özgün adı ile "Trouble Dans les Andains", kitabın kahramanı Antioche ve Polis Şefi ile birlikte değerli ve eski bir İspanyol parası olan Barbarin'i ele geçirmeye ve iyi bir meblağa satmaya çalışmalarını konu alıyor. Keyfi kan dökebilecek kadar uç psikolojideki karakterler Barbarin'in orijinalini bulduklarında olanlar oluyor. Kitap sağlam bir kurgudan uzak fakat kelimeler Vian'ın kaleminden olunca gözlerinizin önünde uçuşan kelimeleri yakalamak için çok güçlü bir istek duyuyorsunuz.Olayları kaçırmamak ve birbirine bağlayabilmek için çok büyük bir efor sarf etmeniz gerekiyor. Bu kopukluğun önce çevirideki yetersizlikten kaynaklandığını düşünmüştüm fakat yazarın diğer kitaplarında da bu ön plana çıkıyor. Kitaptan ve kurgudan kesinlikle kopmamaya çalışmalısınız. Olayları kaçırmak için bir anlık dalgınlık, dikkat dağılması veya bir göz kırpmalık zaman dilimi yetebiliyor. Kitap gerek konusu gerek işlenişi bakımından okuru yakalamıyor, adeta peşinden koşturuyor. Bu koşuşturmaya ayak uydurabilmek için de kitabı tek solukta okumak gerekiyor. Bu garip dehanın en az kendisi kadar garip yapıtını "kitabın peşinden koşmayı seven" okurlara tavsiye ederim. (Minerva)

Boris Vian severlerin zevkle okuyabilecekleri bir kitap; tabii bulabilirlerse. Bir Boris Vian klasiği diyebileceğimiz bu kitapta, yine yan yana pek gelmeyen kelimelerden kurulmuş olan cümleler arasında sörf yapmanın zevkini tatmak her kitap severin hakkı. (Mehmet Kesdal)

Yazarı, Günlerin Köpüğü adlı kitabıyla tanıdım ve diğer kitaplarını da okumaya karar verdim. Anlatımına, zekasına ve yaratıcılığına hayran kaldım Boris Vian'ın. Savrulan Otlar Arasında, yazarın ilk romanı ve bu yüzden okumaya bu kitapla devam etmek istedim. Yazar bu romanı yazmak için 23 yaşına gelmeyi bekledim diyor. Kitabın kendine has bir anlatım tarzı var ve Boris Vian' ın kendi eseriyle ilgili yorumu ise şöyle: "... Meğer insanlar sadece bildikleri şeyleri okumayı seviyorlarmış. Ben bundan zevk almıyorum... Edebiyatta bildiğim şeyleri okumaktan yani. Aslında anlattığım hikâyeleri başka kitaplarda okumayı isterdim. Hakkında tam olarak hiçbir şey bilmediğim şeylerden söz ettim bu romanda. İşte, gerçek entelektüel namus budur. Ortada yazacak bir mesele yoksa ve o mesele gerçek değilse, meseleye ihanet etmemeli." Siz de bildiğiniz şeyleri okumaktan zevk almıyorsanız ya da bildiğiniz şeyleri okumaktan sıkıldıysanız ve farklı bir kitap okumak istiyorsanız Savrulan Otlar Arasında kısa bir yolculuk yapabilirsiniz. Keyifli okumalar. (KitapKadın)

--reklam--

Savrulan Otlar Arasında PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Boris Vian - Savrulan Otlar Arasında kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Savrulan Otlar Arasında PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Boris Vian Kimdir?

Boris Vian ( d.10 Mart 1920 - ö.23 Haziran 1959) Fransız yazar, şair, müzisyen, şarkıcı, gazeteci, senarist, oyuncu, eleştirmen, çevirmen ve maden mühendisi. Vernon Sullivan takma adıyla da yazdı. Daha çok yazdığı roman ve tiyatro oyunları ile tanınır.

Yaşamı

10 Mart 1920’de Paris yakınlarındaki Ville d’Avray’da doğdu. Beş yaşında okuma yazma öğrendi. Hayatı boyunca yaşadığı kalp rahatsızlıkları ilk olarak on iki yaşında başlamıştır. Yine bu yaşlarda tifoya yakalandı.

İlk romanında Fransız bürokrasisini eleştirdi. 17 yaşında trompetle tanıştı. Versailles Lisesi'nde felsefe ve matematik dallarında çok başarılıdır. 1940’ta tanıştığı Michélle Leglise ile bir yıl sonra evlendi. 1942 yılında Maden Mühendisliği dalında üniversite diploması aldı; "Office Professionel des Industries et des Commerces du Papier et du Carton" adlı firmada çalışmaya başladı. 1947'de görevine son verilinceye kadar iki kitap yazmış, daha sonra da çevirilerle geçinmiştir. 1946 yılında en tanınmış üç romanını olan Günlerin Köpüğü (L'Écume des jours), Mezarlarınıza Tüküreceğim (J'irai cracher sur vos tombes) ve Pekin'de Sonbahar'ı (L'Automne à Pékin) yazdığında, henüz 26 yaşındaydı. Alfred Jarry'nin geliştirdiği patafizik felsefeye bağlı bir tarzda yazdı.

Mezarlarınıza Tüküreceğim adlı kitabını "Vernon Sullivan" takma adıyla yazdı. Roman, Afrika kökenli ABD vatandaşı Anderson'ın erkek kardeşinin linç edilerek öldürülmesiyle başlar. Roman kahramanı Anderson, intikamını beyaz kızlara tecavüz ederek alır ve yakalanıp asılır. Kitap yasaklanmadan önce 100.000 adet satmış, Vian ise 100.000 frank para cezasına çarptırılmıştır. Yürek Söken (L'Arrache-cœur) adlı roman en son romanıdır. Bu kitabından sonra Vian müzikle daha çok ilgilenmeye başladı. Kardeşleri Alain Vian ve Léilo Vian ile birlikte Fransız caz topluluğu Claude Abadie'ye girdi. Claude Luter ile birlikte çalıştı. Jazz Hot, Jazz News gibi dergilerde modern cazın Fransa'da kabul görmesi konusunda yazılar yazmıştır. Sadece cazla değil, Bertolt Brecht'in şiirlerinden uyarlamalar ve rock ile de ilgilenmiştir. Evliliği 1952'de sona erdi; 2 yıl sonra İsviçreli dansçı Ursula Kübler'le evlenmiştir.

1954'te Cezayir Savaşı'nı ve bir barışseveri konu edinen Asker Kaçağı (Le Déserteur) adlı şarkısı büyük yankı uyandırdı. Binlerce satışa rağmen Fransız vatanseverlerinin öfkesi üzerine şarkı yasaklanmıştır. Tiyatro oyunlarında avangart tarzla absürt tarzı harmandı. Herkes Av (L'Équarissage pour tous) olarak bilinen oyununda Normandiya Çıkarması sırasında bir ailenin yaşadığı gülünçevlilik sorunlarını anlatır. İmparatorluk Kuranlar ya da Schmurz (Les Bâtisseurs d'Empire ou le Schmurz) adlı oyununda ise kapitalist bir ailenin, yeni bir apartman dairesine taşınması ve burayı istila etmesi konu edilir. Bu oyun, 1962'de İngiltere'de, 1968'de New York'ta, Vian'ın ölümünden yedi yıl sonra da Fransa'da sahnelenmiştir. Gerçekçiliğe şiddetle karşı çıkan Vian, varoluşçuluğu(egzistanyalizm) benimsedi.

Filmlerde küçük rollerde oynayan ve senaryo yazan Vian, 23 Haziran 1959 günü Mezarlarınıza Tüküreceğim adlı romanından uyarlanan filmin galasında, Cinéma Marbeuf’te kalp krizi geçirdi ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Ölümü uzun süredir mağruz kaldığı kalp atışı düzensizliğine bağlanmıştır.

--reklam--

Boris Vian Kitapları - Eserleri

  • Mezarlarınıza Tüküreceğim
  • Günlerin Köpüğü
  • Pekin'de Sonbahar
  • Yürek Söken
  • Bütün Ölülerin Derileri Aynıdır
  • Çıtırlar Farkında Değil
  • Generallerin Beş Çayı
  • Generallerin İkindi Kahvaltısı
  • Kasaplığın Elkitabı
  • Kızıl Ot
  • Savrulan Otlar Arasında
  • Ve Bütün Çirkinler Öldürülecek
  • Jöleli Şarkılar
  • Kızlar Farkına Varmıyor
  • Bir Kara Kedi İçin Blues
  • Kurtadam
  • Vercoquin ve Plankton
  • Karıncalar
  • Pornografi Üzerine
  • Derilerinizi Yüzeceğim
  • Sıradan Kişiler İçin Peri Masalı
  • Vasatlar İçin Peri Masalları
  • İmparatorluk Kuranlar
  • Mezarlarınıza Tüküreceğim
  • Günlerin Köpüğü (Çizgi Roman)
  • Geceyarısının Yarısına Doğru
  • Barnum's Digest
  • Mezarlarınıza Tüküreceğim
  • Ve Bütün Çirkinler Öldürülecek

--reklam--

Boris Vian Alıntıları - Sözleri

  • Hep böyledir. Evlisin. Kızlarla yatarsın da hiç sıkılmazsın. Ama karını bir başkasıyla düşündün mü, tüm dünyayı gebertmeye kalkarsın. Bu iş böyle, arada hiç benzerlik yoktur. Erkeğin yaptığı, hiçbir zaman karısını aldatmak değildir. (Bütün Ölülerin Derileri Aynıdır)
  • Adelphin siyah kumaştan (iç kısmı ise kıpkırmızı kadife) dikilmiş pelerini içinde çok yakışıklıydı. Funda ağacından, topuzcuğu elektrikle ka­rartılmış bastonunu almak için aniden eğildi ve iki gün önce soyunurken olduğu gibi, gene yere düşen yaka düğmesini çıkardı yatağın altından bir yerden. (Savrulan Otlar Arasında)
  • Çin: ülke. Çinliler yaşar. Sayıları birden fazladır. Oraya gitmek için oraya götüren yoldan geçmek gerekmektedir. (Vasatlar İçin Peri Masalları)
  • Çiçekçilerin asla demir parmaklıkları olmaz. Kimse çiçekleri çalmayı aklına getirmez. (Günlerin Köpüğü)
  • Can sıkıntısından ölemeyecek kadar gencim. (Geceyarısının Yarısına Doğru)
  • Ritchie'den daha sakar bir herif görmedim hayatımda; tıpla uğraştığını düşününce, hastaları için fena halde kaygılanıyorum. Umarım ruh doktoru olur, bu dalda en boktan herifler bile başının çaresine bakmayı başarıyor her zaman, tedavi edilecek hastaların en kaçığından daha kaçık olmak yetiyor. - sf. 61 Şayet bu aynasıza, havanızı yesinler dediysem, öyle düşündüğümdendir, kötülük bunun neresinde? Hiçbir şeyin, açık yürekliliğin yerini tutamayacağı kanısındayım. - sf. 67 ..., zira viski, bütün Amerika'da bulunabilecek en sağlıklı içkidir kesinlikle. - sf. 95 (İthaki Yayınları - 3. baskı - Hakan Tansel çevirisi) (Çıtırlar Farkında Değil)
  • Neyse ne, batacağımız kadar battık bir kere.. (Generallerin Beş Çayı)
  • " Bir çağlayanda, suyun düşüşünde, " dedi, önemli olan düşüştür, su değil. " (Kızıl Ot)
  • ... gerçekte demek pek bir şey ifa­de etmez aslında, olsa olsa dış görünüşe bakıp yargıla­ma alışkanlığımızın, yengeç ve kabuğu misali, kalbimi­zin derinliklerine demir atmış olduğunu hatırlatır ... (İmparatorluk Kuranlar)
  • Siz düşünmek için yaratılmışsınız.. (Generallerin Beş Çayı)
  • Fakat kapıyı açamadı, üstüne üstlük bir de süpürgeyle alnını şişirdi, zira şövalye dediğin sayısız silah kullanabilir ama süpürge, asla! (Vasatlar İçin Peri Masalları)
  • " Kendimizi bu kadar sevmeseydik, hep yalnız kalırdık. " (Kızıl Ot)
  • “İnsan ancak hiçbir şeye heves duymadığı zaman özgür olur ve tam anlamıyla özgür olan bir yaratık hiçbir şeye heves duymaz.” (Yürek Söken)
  • .. fakat bu savaşta bize asla seçenek sunulmuyor. (Karıncalar)
  • Ne kadar yürürsen yürü; arkanda bıraktığın yol kadar güçlü, ve henüz yürümediğin yol kadar zayıfsın. (Savrulan Otlar Arasında)
  • Yaşamda önemli olan, her şey için bir yargıya varabilmektir. Sonunda kitleler haksız bireyler haklı çıkar. (Günlerin Köpüğü)
  • - Hayat böyle. - Hayır. (Günlerin Köpüğü)
  • Biçimlendirmeyi başaramadığı belli belirsiz bir düşünce kafasını kurcalıyordu yine de. Belli belirsiz bir düşünce. Bir düşünce ki belli belirsiz. (Yürek Söken)
  • Müstehcenlik yalnızca onu keşfedenlerin ve bundan dolayı başkalarını mahkûm edenlerin beyinlerinde var olur. (Pornografi Üzerine)
  • Bütün hızımızla geleceğe doğru yol alıyoruz, o kadar hızlı gidiyoruz ki şimdiyi göremiyoruz; arkada bıraktığımız toz duman, geçmişi de siliyor gözümüzden. (İmparatorluk Kuranlar)