Kitap Künyesi
Yazar: Birol Tezcan
Yayın Evi: İthaki Yayınları
İSBN: 9786053756583
Sayfa Sayısı: 168
--reklam--
Sayılı Gün Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Biyopsinin Dondurma Üzerindeki Etkisi’nde hastane koridorlarından taşan acıları ve umutları bizlere ulaştıran Birol Tezcan, Sayılı Gün’de yüreklerimize dokunan öyküleriyle, özlemenin, beklemenin, gün saymanın evrensel ruh halini bizlere, bizim dilimizden anlatıyor. Bazen yaşam kullanma kılavuzu gibi, bazen bir ağabeyle dertleşmek gibi, bazen de özlediğimiz Yeşilçam filmleri gibi…
Ot Dergisi’ndeki yazı ve öyküleriyle pek çok okurun takdirini kazanan Birol Tezcan’ın yeni öyküleri hepimize hem hüzünlü hem de keyifli bir okuma serüveni vaat ediyor…
Sayılı Gün Alıntıları - Sözleri
- "Herkes, beraberinde taşıdığı bir parmaklığın ardından yaşıyor." Franz Kafka
- "Annem burada ya, yalnız kalmasın diye... Annem yanlız yatmaktan çok korkuyor."
- "Yaranı gizleme, gizlersen parmak basarlar. Hele dostlarından hiç gizleme. Çünkü dost dostunun ilacıdır."
- Yaranı gizleme, gizlersen parmak basarlar. Hele dostlarından hiç gizleme. Çünkü dost dostunun ilacıdır.
- Gökyüzü hepimizindir...
- İnsan dediğin etten, kemikten. Yeryüzündeki her canlı gibi. Yemek yiyor, su içiyor, tuvalete gidiyor, birbirini seviyor. Bir de nefret ediyor. Niye ediyor hiç aklım ermiyor. Bir de insanın insana zulmüne aklım ermiyor..
- Gökyüzü hepimizindir.
- Herkes beraberinde taşıdığı bir parmaklığın ardında yaşıyor.
- Hayatımda donup kalmanın ne demek olduğunu ilk o kaldırımda öğreniyorum.
Sayılı Gün İncelemesi - Şahsi Yorumlar
İşte yine kendi kısa ama etkisi büyük kitaplardan biri daha. Birol Tezcan’ı ilk defa okuyorum ve diğer kitaplarını da merak etmemi sağladı bu okuma. Sayılı Gün kitabında sayılı günleri anlatan 20 öykü var, 20 tutsaklık öyküsü. Öyküsü anlatılan tutsakların kimisi bir esarete doğmuş; kimisi çalışıp didinip hayatını esarete çevirmiş farkında olmadan. Acısıyla da, gülmecesiyle de çok samimi öyküler var bu kitapta; içinizi hem ısıtacak, hem de acıtacak öyküler. Herkese şiddetle tavsiye ediyorum, okuyun. Ama dikkatle okuyun lütfen. (Ahmet Samsa)
Sayılı gün 20 öyküden oluşan 165 sayfa normalde kısa ama anlamı büyük dev bir kitap.. Dilimin varamayacağı anlatamayacağım o kadar çok konusu olan bir kitap annelerin feryadı polis şiddeti hapishane dehşeti daha neler neler keşke bunlar yaşanmasa diyebildiğimiz ve 2 gün sonra unuttuğumuz konular. Okuyun en azından bir gün acılarına ortak olun ama dikkatli okuyun lütfen... (Cansel)
20 öyküden oluşuyor 163 sayfalık dev kitap... Her öyküde bambaşka hayatlara şahit olurken, tutsaklığın her halini okuyorsunuz.. Ama okurken de biliyorsunuz ki düşünceler asla tutsak edilemez.. Elime aldığım gibi bitirdim. 163 sayfa olduğuna bakmayın etkisini okumadan tahmin etmeniz mümkün değil! (Hande Yalçınkaya)
Sayılı Gün PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Birol Tezcan - Sayılı Gün kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Sayılı Gün PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Birol Tezcan Kimdir?
Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi yazarlık anasanat dalı mezunu yetenekli yeni yazarlardandır. Kendisi çok uzun bir süre Behzat Ç . dizisini ortağı ile yazmıştır.
Eşi Dilek Caner Tezcan ile Denizli'de yaşamaktadır. Beraber kurdukları İmge Sanat Atölyesi'nde drama, fotoğrafçılık v.b. alanlarda ders vermektedirler.
Behzat Ç. dizisinin yazarlarından biri olması sebebi ile Denizli'de de atolyeleri halkça ''Behzat Ç''nin atölyesi olarak bilinmektedir
--reklam--
Birol Tezcan Kitapları - Eserleri
- Biyopsinin Dondurma Üzerindeki Etkisi
- Sayılı Gün
- Ayağına Taş Değmesin
- Geçmiş Olsun
--reklam--
Birol Tezcan Alıntıları - Sözleri
- İnsan bir eşeğe bakıp ağlayabilir kimi zaman. Bunda şaşacak bir şey olmamalı. Bazen bir kediye, belki de bir köpeğe bakarak da ağlayabilir. Bir kuşa ağlayabilir örneğin, ötüyor diye. İnsan ağlasın, ağlamak güzel bir şeydir. Ağlayabildiği için güzelleşebilir insan. Ağladığı kadar güzelleşir. (Ayağına Taş Değmesin)
- Bu gönül yarasını, gönülü bilen sarar.. (Ayağına Taş Değmesin)
- İşimiz insan... İçinde insanın olduğu her şey zor. (Biyopsinin Dondurma Üzerindeki Etkisi)
- "Bizim en büyük sorunumuz birbirimize güvenmememiz galiba. Kimseye güvenmediğimiz için diken üstündeyiz sürekli. Hep kötü bir şeyler olacakmış gibi tetikteyiz. Oysa güvensek birbirimize, her şey daha kolay olacak." (Biyopsinin Dondurma Üzerindeki Etkisi)
- İnsan dediğin etten, kemikten. Yeryüzündeki her canlı gibi. Yemek yiyor, su içiyor, tuvalete gidiyor, birbirini seviyor. Bir de nefret ediyor. Niye ediyor hiç aklım ermiyor. Bir de insanın insana zulmüne aklım ermiyor.. (Sayılı Gün)
- Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var, o da imkanın varsa dünyaya gelmeyeceksin. Diyelim ki geldin, fakir olmayacaksın. Bunların hiçbiri olmadı mı, o zaman evlenmeyeceksin. Hadi o haltı da yedin, çocuk yapmayacaksın. Sanki çok sevmişsin de hayatı, dünyayı, fakirliği, bir de yoksulluğuna ortak getiriyorsun. E tabii bazı şeyleri insan zaman geçince anlıyor. (Geçmiş Olsun)
- Bana göre hayat üç evreden oluşuyor; birincisi, anne ve babanızın, "Sen hiçbir şeyden anlamazsın, senin adına biz karar veririz" dedikleri dönem. İkincisi, kendini asi sandığın ve "Bana karışamazsınız, kendi kararlarımı kendim alırım," diyerek saçma sapan işler yaptığınız dönem. Üçüncüsü ise çocuklarının sana, "Sen hiçbir şeyden anlamazsın, senin adına biz karar veririz," dedikleri dönem. (Geçmiş Olsun)
- Nereye gideceğimi, ne yapacağımı bilmeden kayboldum kentin gürültüsünde. (Ayağına Taş Değmesin)
- "Ölüm nedir? diye sorar oldum kendime. "Gidendir" diye cevapladım." Bir de kalanların yüzüne sinen..." (Ayağına Taş Değmesin)
- Her çocuk kutsaldır.Herkesin yaşamaya hakkı vardır. En çok yaşamaya. Hele de çocukların. (Biyopsinin Dondurma Üzerindeki Etkisi)
- ...bence iyi bir bilim adamının da devrimci olması gerekiyor. Hayatı yönlendiren, etkileyen, değiştiren insanların devrimci olması lazım, sistemin bir parçası değil. (Geçmiş Olsun)
- Hepimizin götü var ama yokmuş gibi davranıyoruz. Günlük hayatta da öyle olmaz mı? Doktor hepimize birden seslenince anlıyoruz götümüz yokmuş gibi davranmanın bir faydası olmadığını. Biz götsüzmüş gibi davranıyoruz ama doktor için götten ibaretiz. Başka bir yerimizle ilgilenmiyor. Her göt en az iki yüz lira onun için. (Geçmiş Olsun)
- İnsanın en güzel yeri çocukları. İnsanın bir canavara dönüşmeden önceki son hali... (Biyopsinin Dondurma Üzerindeki Etkisi)
- Gerçekten ölüyoruz. Her gün ölüyoruz. Az az, parça parça. Ama ölüyoruz. Bildiğin ölüyoruz ya. Değmez küs kalmaya. (Biyopsinin Dondurma Üzerindeki Etkisi)
- Hayatımda donup kalmanın ne demek olduğunu ilk o kaldırımda öğreniyorum. (Sayılı Gün)
- "Babamla pek anlaşamazdık. Sevmemem için özel bir neden yoktu, sevmem için özel bir nedeni olmadığı gibi. her baba gibiydi işte." (Biyopsinin Dondurma Üzerindeki Etkisi)
- Gökyüzü hepimizindir... (Sayılı Gün)
- "Biri ölünce susmak lazım. Can bu can. Ama susmadılar. Ölenlere terörist dediler. Artık herkese terörist diyorlar. İnsan için ölene saygı duyarım, hayvan için ölene de, ağaç için ölene de. Can kutsaldır. Öyle öğrendim ben. E insanları öldürüyorlar, hayvanları öldürüyorlar, ağaçları öldürüyorlar. Ağaç için ölenlerin cenazesine katılanları dövüyorlar. Tazyikli su sıkıyorlar. Plastik mermi atıyorlar. Gerçek mermi sıkıyorlar. Sonra biz yönetenler, işte burada çıldırıyorum, tıpkı babam gibi, tıpkı öğretmenim gibi, tıpkı öğretmenimizin önüne çocuğunu atan arkadaşımın annesi gibi, tıpkı çocuğunu döverek ilgilendiğin sanan anne baba gibi, dayak atılana, yaralanana, ölene değil, dayak atana, yaralayana, öldürene sahip çıkıyorlar." (Biyopsinin Dondurma Üzerindeki Etkisi)
- Ertesi gün öğrencinin annesi gelmiş telaşla. "Hayırdır öğretmen bey, bizim oğlan bir yaramazlık mı yaptı?" diye sormuş. "Yok," demiş kuzenim, "sizin oğlan biraz sessiz, derslerine de çalışmıyor, ben de evde bir sorun mu yaşıyor diye sormak için çağırdım." "Yok," demiş anne, "hiçbir sorunumuz yoktur çok şükür." "O zaman," demiş kuzenim, "çocukla hiç ilgilenmiyor musunuz?" Annenin gözleri açılmış, "Vallahi ilgileniyoruz öğretmen bey; ben dövüyorum, babası dövüyor." Kuzenim şaşkın şaşkın bakmış ama anne gayet ciddi. (Geçmiş Olsun)
- "Herkes, beraberinde taşıdığı bir parmaklığın ardından yaşıyor." Franz Kafka (Sayılı Gün)
Yorumlar
0 yorum