Kitap Künyesi

Yazar: Buket Uzuner

Yayın Evi: Remzi Kitabevi Yayınları

İSBN: 9789751406477

Sayfa Sayısı: 173

--reklam--

Şehir Romantiğinin Günlüğü Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Bir şehre âşık olmak, bir insanı sevmekten farklı değildir. Eğer âşıksanız, sevdiğinizin eksiklerini, hatalarını göremez, gördüklerinizi affedersiniz. Aşkınız sürdüğü sürece sorun yoktur. Ancak aşkın bittiği yerde, artık o sevilene bağımlı hale düşmüşseniz vay halinize! Kimi kez zevkten, çoğu kez sıkıntıdan kahrolarak yanarak tutuşur ama ne kadar terk ederseniz, o kadar çok dönersiniz ona! İşte bu kente âşık olmak da tıpkı böyle bir kara sevda hikâyesidir!

Bu kent İstanbul'sa kendinizi o korkunç karışıklık, kirlilik ve kalabalıktan kısacık sıyırılıp bir ince belli bardak çayla Boğaziçi'nde, bir bardak rakıyla Moda'da, bir fincan orta-kahveyle Beyoğlu'nda bulduğunuzda kendinize kızarak bu kenti hâlâ ne çok sevdiğinizi bininci kez keşfedersiniz. Çünkü siz iflah olmaz bir Şehir Romantiği'sinizdir!

Buket Uzuner, 'Şehir Romantiği'nin Günlüğü' adlı kitabında, Türkiye ve dünyadan yalnızca gezi anılarını anlatmakla, bize insan portreleri çizmekle kalmıyor, aynı zamanda gezi edebiyatımıza gezginin düşünceleri, coğrafya felsefesi ve gezginin düşleri hakkında yeni kapılar açıyor. Sizi âşık olduğunuz coğrafyaları keşfe çağırıyor.

--reklam--

Şehir Romantiğinin Günlüğü Alıntıları - Sözleri

  • Gezmek , keşfetmek ve tanımak istiyorsanız, bu düşlerinizin bir kısmını bile gerçekleştirebilmek için hemen kalkın ve sirkelenin. Gerçekten ve fiziksel olarak. Bunun için cesur davranmaniz, konformizimin tuzağına dusmemeniz, tüketici bireyden , yeniden üreten, yalın insana dönüşmeniz gerekiyor . Bakarken gören, işitirken duyan , dinlerken anlayan biri olmak çok emek ister ve zordur . Ama çok zevklidir ve hayatı yaşanır kılar.
  • Kendi arzularına kendileri engel olanlar, arzularını gerçekleştirenlere öfkelenirler.
  • Güç ilkesiz yetkililerin elinde daima tehlike olacaktır.
  • Ne mutlu ki, bütün masalların içinde belki de yalnızca çocukken görülebilen bir gerçek vardır.
  • Hey canına yandığımın şehri,işte şu biricik anı yaşamak için kahrını çekiyorum senin be !
  • Çünkü İstanbul,artık ne kozmopolittir(azınlıkların silinmesiyle tektipleşmiştir),ne de yeşildir(açgözlü ve görgüsüz politikacıların büyük gayretleriyle). Bu nedenle İstanbul,bir şehir romantiğinin,bu anlamda sık sık kahrolarak yaşayacağı kent kategorisine girmektedir.
  • Kimilerine göre'geri dönmeyi hiç düşünmeden yola çıkan kişi gezgindir'."Seyyahlık bir iştir.Seyyahı,turistten ayıran en belirgin özellik gezmeyi iş edinmesidir,"diyor genç seyyah kadınımız Hülya Koç.
  • Kim bilir belki birgün o da kendi duvarlarını yıkıp,karakterini yaşayacak kadar cesur davranabilir.Kim bilir?
  • ...hiçbir şey olmasa, hayata bir kez geldiğinize inanıyor ve içinizde ki ve/veya çevrenizde ki 'habaset'in sizi boğmasına artık izin vermek istemiyorsanız,yaşadığınız kenti,ülkeyi ve dünyayı keyif alınacak hale getirmenin yollarını arayın.Arayın.Tekrar arayın.
  • Ve 'farkında olmak' çok önemli bir oluş haline geçmektir.Farkında olmak,bilinç denen akıllı devi uyandırmaktır ve bunun geri dönüşü yoktur!
  • Biliyorsunuz insanın en zor tuttuğu sözler kendisine verdikleridir.
  • XX. yy.'ın son yarısı umut ve kuşku çağı olarak anılacaktır.
  • Belki de doğa insana en büyük rakibi olarak yine insanı yaratarak en büyük kazığı atmış ve çok eğlenmiştir.
  • İçimde derin bir özlem ve hüzünsün...
  • Çünkü herşeyin bir bedeli mutlaka vardır ve başkalarının yalnızca başardıklarına bakıp,onları yalnızca şanslı sananlar ya çok saf,ya da aptaldırlar!

--reklam--

Şehir Romantiğinin Günlüğü İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Hakkını verelim yazar kitaplarına çok güzel kitap isimleri buluyor (diğer kitapları özellikle) ,eğer kitap yazsaydım zorlanacağım bir konu olurdu. Bu kitap bence bir gezi yazısı formatında değil ,daha çok başka bir amaç ve görev ile gidilen şehirde tutulan bir günlük,bir anı niteliğinde. (Kadir irkin)

Kitap çok güzeldi, ilk defa gezi okuduğum için müthiş hissettirdi. Sadece yazarın gezmeyi sevmeyen veya evlenen genel olarak kendi gibi olmayan insanları küçümsediğini düşünüyorum ve bazı yerlerde tekrara kaçmış gibi hissettim. Benim için güzel bir tecrübe oldu ve bana kattığı çok şeyler oldu :) (Nevra Yıldız)

Yazara karşı ön yargım yok, daha önce iki kitabını severek okumuştum. Fakat bu kitap gezi kitabından çok "Her fırsatta kendimi öveyim," kitabı olmuş. Yazar on sayfada bir; yazar olduğunu, Türk yazar olduğunu, Akdenizli bir roman yazarı olduğunu vurgulamış. Yaptığı her şeyden "Ben yaptım. Normal insanlar yapamaz ama ben yaptım." şeklinde bahsetmesi, ilk sayfalarda anne olan arkadaşlarını küçümserken kendi anne oluşundan Nobel almışçasına gururlanışı beni rahatsız etti. Yazarın çocukluk ve gençliğindeki hiçbir başarısının çevresi tarafından takdir görmediğini düşünmeye başladım. Oysa anlatımı çok yalın ve akıcıydı. Bir kitap nasıl yazarın egosu tarafından zehirlenir, bunu gördüm. Elimde bir kitabı daha var Buket Uzuner'in. Okumadan önce biraz beklemek istedim açıkçası. (Lethe)

--reklam--

Kitabın Yazarı Buket Uzuner Kimdir?

Biyoloji ve Çevre Bilimi eğitimi alan Uzuner, Türkiye' de Hacettepe Üniversitesi ve ODTÜ' de, ayrıca Norveç, ABD ve Finlandiya'daki üniversitelerde çalışmalarda bulundu. Kitapları 1992'den bu yana Türkiye'de Ulusal En İyi Satış listelerinde yer almaktadır ve dört ayrı dilde yayımlanmıştır. Remzi Kitabevi için yabancı edebi yayımlar konusunda editörlük yaptı ve şu anda Alfa-Everest Yayınları için yabancı edebi yayımlar konusunda edebi danışmanlık yapmaktadır.

Balık İzlerinin Sesi romanı ile 1993 yılında Yunus Nadi Roman Ödülü' ne layık görülen Uzuner, Kumral Ada Mavi Tuna romanı ile 1998 yılında İstanbul Üniversitesi Yılın Romanı ödülünü aldı. Son dönemde Kumral Ada Mavi Tuna adlı romanı, Mediterranean Waltz adı ile İtalya, Yunanistan ve İsrail'de yayımlandı. Ayrıca İngiltere'de kısa öykülerden oluşan A Cup of Turkish Coffee adlı kitabı yayımlandı.

1996 yılında University of Iowa tarafından onursal akademisyen yazar seçildi.

Kuzey Afrika, Kuzey Amerika ve Avrupa'da uzun yıllar geçiren Buket Uzuner, şimdi İstanbul'da yaşamaktadır.

--reklam--

Buket Uzuner Kitapları - Eserleri

  • Kumral Ada Mavi Tuna
  • Uzun Beyaz Bulut Gelibolu
  • İki Yeşil Susamuru
  • Su
  • Toprak
  • Hava

--reklam--

  • İstanbullular
  • Balık İzlerinin Sesi
  • Ayın En Çıplak Günü
  • Yolda
  • Güneş Yiyen Çingene
  • Benim Adım Mayıs
  • Karayel Hüznü

--reklam--

  • Şiirin Kızkardeşi Öykü
  • Bir Siyah Saçlı Kadının Gezi Notları
  • Yazın Öyküleri
  • Şairler Şehri
  • Ah Bir Kedi Olsam!
  • Şehir Romantiğinin Günlüğü
  • Selin ve Cem'le Yolculuklar

--reklam--

  • Gümüş Yaz, Gümüş Kız
  • New York Seyir Defteri
  • Bir Yılbaşı Hikayesi
  • İstanbullular
  • Benim Adım İstanbul
  • Buket Uzuner Gezi Kitaplığı (3 Kitap)
  • I Am Istanbul

--reklam--

  • Istanbul Blues
  • Earth

--reklam--

Buket Uzuner Alıntıları - Sözleri

  • "kopan bir ipe, sımsıkı bir düğüm atarsanız, ipin en sağlam yeri artık bu düğümdür. ama ipe her dokunuşunuzda, canınızı acıtan tek nokta, yine o düğümdür." (Şiirin Kızkardeşi Öykü)
  • Bilirsiniz işte, insan kendinden bile sıkılır bir gün. Aslında insan en çok kendinden sıkılır. (Şiirin Kızkardeşi Öykü)
  • Ruhumu baharla beraber saran çılgınca bir aylaklık etme tutkusu ve buna şehvetle teslim olma arzusuna karşı koymaya çalışmamdaki çelişki. (Selin ve Cem'le Yolculuklar)
  • ''İnsanoğlunun bencilliği ve şiddet tutkusu,bu küçük kasabada da peşimi bırakmamış,her yerde olduğu gibi yine canımı sıkmıştı.Bence dünyanın bütün çocukları birbirlerinin bayramını kutlamalı,eğlenmeli,gülmeli ve kardeş olmalıydı. '' (Bir Yılbaşı Hikayesi)
  • Roman yazmak ne öykü, ne deneme, ne de şiire benziyor. Roman yazmak bir doktora tezi yazmaya benzetilebilir ancak. O denli disiplinli, derli-toplu ve sistematik bir çalışma bekler roman kurgusu yazardan. Romanın başı sonu kurgu tekniği, karakter soyağacı ve kronolojisi ta başından belli olmak zorundadır. Yazar bu yol taşlarını bilmezse yolda kendisine gerekecek acil yardım malzemelerine hazırlık yapamaz. (Selin ve Cem'le Yolculuklar)
  • Böyledir ama İstanbul, özletir kendini bir aşk gibi yani… (İstanbullular)

--reklam--

  • Dünyada sabah uykusundan tatlı ne olabilirdi ki! (Ah Bir Kedi Olsam!)
  • "Ama unutma ! Sen yalnızca iyi bir evlilik yapmak üzere yetiştirilmiş bir kız değilsin." (İstanbullular)
  • Gülümsemesine hüzün bulaşmıştı. (Su)
  • Ah aşk, ne güzel ve ne soylusun! (Bir Siyah Saçlı Kadının Gezi Notları)
  • Kitapların hayatı değiştirdiği doğrudur. (Şiirin Kızkardeşi Öykü)
  • Vaktinde verilmeyen sevgi bayatlar! (Bir Siyah Saçlı Kadının Gezi Notları)
  • İnsan belli deneyimlerden sonra hayal kırıklıklarına karşı bağışıklık sağlayamamışsa eğer, yıllar içinde yaralı ruhuna iyi gelen bazı ilaçlar keşfetmeye başlıyor. (Gümüş Yaz, Gümüş Kız)

--reklam--

  • Gençken okulda veya mahallede ya da ailede ve kitaplarda iyi bir yöndeşe rastlamak, hayattaki tek mucizedir. (Toprak)
  • Bazen durmak, güç toplamak için geri çekilmek ve beklemek gerekir. (Hava)
  • Vatan nedir, vatan neresidir? Anıların mı, akraba ve arkadaşların yaşadığı yer mi? Neresidir vatan? (İstanbullular)
  • ...hiçbir şey olmasa, hayata bir kez geldiğinize inanıyor ve içinizde ki ve/veya çevrenizde ki 'habaset'in sizi boğmasına artık izin vermek istemiyorsanız,yaşadığınız kenti,ülkeyi ve dünyayı keyif alınacak hale getirmenin yollarını arayın.Arayın.Tekrar arayın. (Şehir Romantiğinin Günlüğü)
  • Zannımca çok meşakatli durumlarda birbirlerine katlanabilen ve destek olan insanlar gelecekte de hakiki dost olurlar. (Uzun Beyaz Bulut Gelibolu)
  • İnsanın en korkunç sırları kendisinden sakladıklarıdır. (Yazın Öyküleri)
  • Onu ilk gördüğümde yaşantımda çok önemli bir yer tutacağını sezmiştim.Bu tıpkı, bir filmin daha ilk karesinden bütününü kavramak , sonunu tahmin etmek gibi bir duyguydu. (Kumral Ada Mavi Tuna)