Kitap Künyesi

Yazar: Nureddin Yıldız

Yayın Evi: Tahlil Yayınları

İSBN: 9786055271473

Sayfa Sayısı: 651

--reklam--

Şehzadebaşı Sohbetleri Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Bunun için Müslüman, hadis kelimesini imanın gereği olarak dinler, 'hadismiş' demez, Resulullah'a hicret etmek gibi bir şey'der. Medine'ye gidemeden yüreği medineleşmiş Müslüman bu Müslümandır. Ona o zaman her yer Medine olur. TıpkıResulullah'ı görmediği halde Resulullah'ın onu görmek istediği bir adam olmaya hak kazanan Üveysi'l Karni'de olduğu gibi.

Bu sebeple kardeşlerim, sünnet demek, Resullulah'ın hadisi demek, bizim için şu fani dünyaya baktığımız pencere demektir. Ebubekir'in mağarada gördüğünü görmek demektir.

Resulullah sallallahu aleyhi ve sellemin yanında kılıç kullanarak şehit olmak için mücadele eden Müslüman gibi bende herhangi bir sünnete sarılırken kendimi Hamza ile buluşacağı eylemi gerçekleştiren bir Müslüman olarak görebiliyorsam ideali büyük bir Müslümanım demektir.

Bugün Resulullah sallallahu aleyhi ve sellemin mübarek vücudu, peşinden gidilen bir vücut olarak aramızda olmasa da, onun mübarek sünneti bağrımızda olduğu sürece, beğenmek-beğenmemek, şartlarını belirlemek, sıcak-soğuk gibi bir tercih yapmadan buradayım ya Resulullah! diyebiliyorsak Ebubekir'in tavrıyla özdeşleşmiş bir tavırda Bulunduğumuz için inşallah cenneti de on binlerce sahabi ile beraber paylaşacağız.

--reklam--

Şehzadebaşı Sohbetleri Alıntıları - Sözleri

  • Yüz kere en basit hayvan seviyesine indirdiğin, “filan türden adam, filan cinsten mahlûksun” dediğin çocuktan Sultan Fatih olmayı beklemek kadar çılgın bir hayal olur mu?
  • Herhangi birimiz sağlığı, sıhhati konusunda elbette insan olarak her türlü tedbiri alacağız ama mutlu, sıhhatli yaşamak için ‘Allah bana yeter’ şuuruyla yaşayacağız. Kendisi de ölüme mahkum bir doktora güvenme, seni ve doktoru yaratan Allah’a sarıl, ilacını da kullan, şifanı da Allah’tan bil.
  • Kaçmak değil, kovalanmak değil, dertlerle yoğrulmak ve dertleri rahmete dönüştürmek için varız.
  • "Kur'ân'dan yüz çevirenin yaşamı daracaktır."
  • İmanın şartlarından bir tanesi de sabır değildir. Ama imanımız sabırla ölçülmektedir.
  • Varsa namaz, ne varsa gerisinde olumsuz olarak, hepsini örtmesi mümkün. Ama yoksa namaz, geride ne kadar güzellik varsa onların namaz açığını kapatması mümkün değil.
  • Imam Buhari'den duyduk elhamdülillah Ömer bin Hattab di yor ki: "Abdullah isimli bir adam vardı. Esprici bir adamdi. Ara sıra gelir Resulullah 'in yanında şakalar yapar, Efendimiz'i bile güldürürdü. Bir gün, bu adam alkol almış. Bu alkol alan zat hatta bir keresinde de Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem den borç para istemiş, borç aldıktan sonra hediye almiş, hediyesini de Efendimiz'e getirmiş. "Sana hediye almak için senden borç aldım" demiş. Böyle espriler yapan bir sahabeymiş. Demek ki o sahabenin, Efendimiz'in mescidinde, meclisinde, oturu munda onunla şakalaşacak düzeyde bir muhabbeti var. Müslüman, Efendimiz'e sevgisi var. Efendimiz de onu seviyor. İşaret ediyor ona: "gel yanıma" diyor. Omer diyor ki: "Bu adamı sarhoş olarak Resulullah in önüne getirdiler. Bildiğimiz sarhoş olmuş, seytanın ağına düşmüş. alkol almış. Bu sahnede Efendimiz in önüne getirilmis. Mahkemesi yapılacak. "niye böyle kullandin, ne yaptın" diye sorulacak. Bir başka sahabi: "Allah belanı versin senin. Başka yapacak bir iş bulamadın mi demiş. İkide bir vitrini karıştırıp misafirler için hazırlanmış tabak dizisini bozan çocuga deniliyor ya sahabe de öyle demiş. Hani ikide bir elindeki çikolatasını , eli kirlendikten sonra kanepelerin kenarına filan sürünce, gökten en büyük beddualar iniyor ya, onun gibi Allah belanı versin, ne ettin sen Medine'de yahu" demiş. Bu sözü Resulullah duymuş. Kardeşlerim, Lütfen nefeslerinizi tutunuz. Genlerimize hitap eden, her anneyi ve babayı yerinden sarsacak olan Peygamberimiz in cevabına bakınız. "Allah belanı versin be adam" diyene, "onun Resûlullah'ı sevdiğini bilmiyor musunuz, bu adama nasıl beddua edersiniz demiş. O Resulullah'ı seviyor, bunu biliyorsunuz" demiş.
  • Mü'min, kusurlu olur, hatalı olur, yanlış yapar ama Allâh' ın emirlerinden seçmeye kalkmaz.
  • Bu çağda en çok ipotek altına alınan, insanın en çok kendisine ait olduğu halde başkaları tarafından hükmedilen şey irademizdir.
  • Koca bir sahabi Peygamberle en az üç şehit olma ihtimali olan savaşa katılmış sahabi. Medine pazarına taze bir mahsul, turfanda bir mahsul ondan diyelim bir kilo almış, Peygamber'e gelmiş "Ya Resulallah! Pazara yeni geldi bu demiş. Mesela: diyelim muz işte neyse artık yeni geldi, buyur afiyet olsun Ya Resulallah demiş. Ona da teşekkür etmiş ashabıyla paylaşıp yemişler onu. Yedikten bir gün sonra gelmiş "Ya Resulallah! Sana dün bir yiyecek turfanda bir şey getirdim mi? "Sağ ol getirdin" demiş "Parasını versene demiş. Yahu sen onu bana hediye etmedin mi?" demiş. "Ben kendi çocuklarıma hediye edemiyorum, seni neşelendirmek istedim onun parasını da veremiyorum, adam para istiyor demiş . Hangi dedeye bu şakayı yapabiliriz? Bütün torunların ayağına kurban edilesi Peygamber' ime, o dedeye bu şaka yapıldı. "Vay biedep adam" diye gökleri kafasina yığmadı. Mübarek dili görünecek kadar tebessüm etti "Ya bu adamin parasını verecek bir emaneti kimse yok mu? buyurdu. "Ben vereyim Ya Resulullah demis birisi." Verin şu adamin parasını demiş. O da götürmüş kimden aldıysaa esnafa vermiş parayı. Peygamber 'in güldüğünü, kızmadıgını görünce bir ay sonra bir daha yapmis bu şakayı. "Ee fazla kaçırdın gene dememiş "Verin şu adamin parasini demis Hayat Peygamberi Hayat Peygamberi!"Allah'in seriatı olan hırsızın kolunu kesmeyi vazgeçsen olmaz mi? deyince ayaga kalap hiddetlenip :" Kızım Fatıma bile olsa keserim kolunu demiş, Göklerin kapısına indigi bir peygamber olduğu halde, bu ağır şakayı ise tebessümle karşılamış. Çünkü taviz istenen şey, onun nezaketindendi. O taviz vermiş. Dininden ve Allah'ın kitabından taviz istenince, beyni çatlayacak gibi olmuş.
  • Kaybettiğimiz, elimizde olmayan şey Arapça değildir. Bizim eksiğimiz Kurtubiler gibi müfessir olmak değildir. Hayır, kaybettiysek heyecan, umut, aşk ve sempatimizi kaybettik. Aynı Kur'an! Ashab-ı kiramın tamamı Arapmıydılar? Hepsi Arapça anlıyor muydu zannediyoruz. Onların da Arapça anlamayanı vardı ama Bilal'in "Allahuekber"inin Arş'a kadar yükselmeye davet olduğunu anlayıp camiye koşuyordu.
  • Benim adım var, soyadım var, evirip çevirdiğim elim, kolum, parmaklarım var, hiçbirinde imzam yok, hepsi Allah'a ait. Bir mü'min hiçbir şekilde "benim kolum" diyemez, "Allah'in b na verdiği kol" diyebilir.
  • Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyor ki: "Allah, kulu aceleci tavırlar yapmadığı sürece duayı kabul eder."
  • Bir günlük süreçte 5 defa Allah'in davet ettiği bir insan olduğu hâlde 5 kere Allah'a cevap vermeyenin , iyi bir arkadaş olduğunu söylemek bile yanlıştır. 24 saat içinde beş kere Allah'a kulak asmayanın, davetine icabet etmeyenin iyi arkadaşlığı ancak kendisi gibi birisi için iyi olabilir. BU DÜNYADA İYİLER İYİLER İÇİN , KÖTÜLER KÖTÜLER İÇİNDİR.

--reklam--

Şehzadebaşı Sohbetleri İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Nureddin hocamın diline ve üslubuna zaten hayranım fakat bu kitap ayrı bir şaheser olmuş. Okuduklarımı uygulama işi daha fazla ağırlıklıydı. Bana ciddi anlamda çok katkısı oldu. Çoğu bildiğim kurallara bakış açımı değiştirdi bu sebeple de yaptıklarıma güzel bir anlam kattı. Sevdirerek anlatması ve gençlere olan hitabı her zaman ki gibi durduğunuz konumdan sizi farklı yerlere çekebilir. Allah hocamızdan razı olsun. kitap/sehzadebasi-sohbetleri--81585 yazar/nureddin-yildiz (Hayrunnisa)

Nureddin hocanın Şehzadebaşı Camiinde yaptığı 40 başlık barındıran derslerin kitaba dönüşmüş hali Şehzadebaşı Sohbetleri. Okudukça keyif aldım tavsiye ediyorum. Bir çok konuda kısa ama güzel ve etkileyici bilgiler veriyor. Ama en çokta kulluğumuzu sorgulattığı, halimizle ilgili yaptığı tespitler çok yerinde. (Ahmet)

--reklam--

Şehzadebaşı Sohbetleri PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Nureddin Yıldız - Şehzadebaşı Sohbetleri kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Şehzadebaşı Sohbetleri PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Nureddin Yıldız Kimdir?

1960 yılında Trabzon’un Of ilçesinde doğdu. Ailesiyle İstanbul’a geldikten sonra on yaşına kadar hafızlık ve ilk dini eğitimini babası Hilmi Yıldız hoca efendiden aldı. Gaziosmanpaşa İmam Hatip Lisesine devam ederken değişik gazetelerde haftalık yazılar yazmaya ve tercüme haberler kaleme almaya başladı. Aynı zamanda kürsü hatipliğine de devam etti. Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde aldığı bir yıllık eğitiminin ardından Mekke Umm Al-Qura Üniversitesi’ne geçiş yaparak Usul-u Fıkıh bölümünü bitirdi ve aynı dönemde hadis hocalarından özel dersler aldı. Büyük Muhaddis Abdulfettah Ebu Gudde, Hindistanlı büyük alim Ebu’l Hasen En’Nedvi ve Emin Saraç hocaefendi icazet aldığı hocalardan bazılarıdır. İstanbul’a döndükten sonra on yıl boyunca babasının kurmuş olduğu Kur’an Kursunda hafızlık ve dini eğitim verdi. Aynı dönemde tercüme eserler kaleme aldı. İstanbul’a dönüşünden sonra sivil toplum çalışmalarına da devam etti. Senabil Hizmet ve Kültür Vakfı, Sena Eğitim Ve Kültür Vakfı, Tüketiciler Birliği, Sosyal Doku Derneği vb. yirmiye yakın kurum ve kuruluşun öncülüğünü yaptı. Çocuk ve aile eğitimi, Gençlerin bilinçlendirilmesi, İslam ahlakı, teşkilat Eğitimi, Ümmet Bilinci vb. konularda yüzlerce seminer ve konferans verdi. Aylık düzenli olarak dört dergide (Altınoluk, Reyhan, Genç Doku, ElifElif) düzenli yazılar yazmaktadır. Halen Senabil Hizmet ve Kültür Vakfında çalışmalarına devam etmekle beraber evli ve dört çocuk babasıdır. Dünya Alimler Birliği’nin Türkiye’deki ilk üyelerinden olup, düzenli olarak her hafta Sosyal Doku Derneği’nde Pazar sohbetleri vermektedir.

--reklam--

Nureddin Yıldız Kitapları - Eserleri

  • Arşın Gölgesindeki Genç
  • Kıblegah Evler
  • Anahtar Cevaplar
  • Mahrem Cevaplar
  • Medine Raporu
  • Elbette Allahuekber
  • Mü'min Ev
  • Ramazan Risalesi
  • Mü'min Kimliğimiz
  • Mücahide Kadın
  • Edep ve Amel
  • Bu Zamanın Sabrı
  • Aile Davamız
  • Hür Yürekli Genç
  • İşi Vaktinden Çok Olanlar (4 Cilt Takım)
  • Bir Umut Bir Mektup 1. Cilt
  • Bir Umut Bir Mektup 2. Cilt
  • Bir Umut Bir Mektup 3. Cilt
  • Namaz Muhasebesi
  • Efendimiz'den 40 Hadis
  • Mektubunuz Var! - Aynı Adreste misiniz?
  • Dinimize Hizmetin İç Sorunları
  • Kadın Kahramanlar
  • Geminin Neresindeyiz?
  • Halimizin İzahı
  • Doğal Aile
  • Rahmetin Kapısında
  • Hani Din Hepimizindi
  • Hanımlar için İnciler
  • Rehber Hayatlar / Allah'ın Peygamberleri
  • Peygamberimizin Arkadaşları cep boy
  • İslam Alimleri / Yolumuzu Aydınlatanlar
  • Hacı Bayram Sohbetleri
  • Bu Çağa Rapor
  • Mağaradan Arş'a
  • Şehzadebaşı Sohbetleri
  • Bu Ümmetin Genci
  • Baldan Tatlı Sözler
  • İşi Vaktinden Çok Olanlar 1
  • İşi Vaktinden Çok Olanlar 2
  • İşi Vaktinden Çok Olanlar 3
  • İşi Vaktinden Çok Olanlar 4
  • Sohbetler 1
  • Yoldaki Notlar
  • Bu Ümmetin Kızı
  • Sünnet Neden Garip ?
  • İslam'dan Hayata Ölçüler
  • Tarihe Yön Veren Büyük Hayatlar
  • İnternet Fıkhı
  • Bu Ümmetin Fidanları Çocuklarımız
  • Gençler İçin Anahtar Cevaplar
  • Satır Başları
  • En Sevgiliden Hanımlara İnciler
  • İnsan İlmihali
  • Dereyi Bulandırma
  • En Sevgiliden Uzanan Dallar: Ezber Hadis Serisi - 2

--reklam--

Nureddin Yıldız Alıntıları - Sözleri

  • Düğünler, zengin ve fakir ayırmadan mümkün olacak en kalabalık çevrenin davet edildiği bir düğün olmalıdır. Düğünlerde erkeklerle kadınlar asla bir arada bulunmamalıdır. Perde vesaire ile ayrılmış tek bir salonda değil de ayrı ayrı mekânlarda bulunmalıdırlar. Alkol ve müzik gibi haramlar düğünlerde bulunmamalıdır. Bir kör taklit uğruna abartılı masraflar yapılmamalıdır. Yemek vermek Sünnet'tendir. Herkes kendi takatine uygun bir yemek ikram etmelidir. Etli bir yemek olması daha uygun olur. Erkek,bayanların arasına; bayan, erkeklerin arasına girerek fotoğraf çektirme gibi bahanelerle teşhircilik yapmamalıdır. Gelinlik, çiçek ve benzeri batı taklitçiliğine kaçılmamalıdır. Düğünlerde cuma vaazı gibi vaazların yapılması gerekmez. Önemli olan tebrikleşmek ve ilan etmiş olmaktır.Dinlenmeyecek bir Kur'an tilaveti bile gereksizdir. Düğünlerde cihat marşlarının okunması bile uygun olmaz. Damat ile gelinin akrabalarının ülfeti, ilanın geniş tutulması daha doğrudur. (Mahrem Cevaplar )
  • Herkes, arzu ettiği hayat tarzına göre bir eş bulup evlenmelidir. (Bir Umut Bir Mektup 2. Cilt)
  • " Işimiz vaktimizden çok. " (Tarihe Yön Veren Büyük Hayatlar)
  • •Kendine özgü ve başkalarından farklı olma Müslüman cemaat için kaçınılmaz iki sıfattır.. " (Medine Raporu)
  • Kalbiyle görebilen bir ümmet iken biz, gözden başka bir şeyle göremeyen bir ümmete dönüştük. Gözümüz de ancak rengârenk boyalı olanı görebiliyor. Bunun için de görmemiz gerekeni değil de gösterilmek isteneni görüyoruz. İşte bu çağa damgasını vuran bu illettir..! (Hür Yürekli Genç)
  • Eğer Yusuf süresinin okurken 'Yusuf aleyhisselamın başına gelmiş bir macerayı' okuyorsak biz Kur'an'ı bilmiyor ve anlamıyoruz demektir. Yusuf aleyhisselam, geçmişteki bir olay olarak anlaşılmamalıdır; kıyamete kadar bütün anne-babalar ve gençlerin kaderidir o. Nasıl ki kulağımız Yusuf aleyhisselamın kulağıyla fiziksel olarak benzeşiyorsa insan olarak kaderimiz de benzeşiyor. O Mısır'da biz İstanbul'da, o kuyuda biz medyada; hepimiz imtihan oluyoruz. İsimler değişiyor ama Allah ve insanın kaderi değişmiyor. (Mağaradan Arş'a)
  • Asla başıboş değiliz. Rabbimiz var! (Gençler İçin Anahtar Cevaplar)
  • Başkalarının görüşüne saygımız, ancak o görüşlerin "Kur'an'ımıza ve Sünnetimize" aykırılık göstermemesi durumundadır. Kur'an'a tersliğe, Sünnet'i yok saymaya rağmen kimsenin görüşüne saygılı olamayız. (Mü'min Ev)
  • Sizin en iyileriniz, ahiret için dünyayı terk edenleriniz veya dünya için ahireti terk edenleriniz değil. Iyileriniz her ikisini de yürütendir. (İşi Vaktinden Çok Olanlar (4 Cilt Takım))
  • Uçsuz bucaksız bir hırsla yaşıyoruz . Gencimizde yaşlımızda o hırsla yaşıyor . "Şu kadar yeter" sözü kimsenin ağzından çıkmıyor .Bir günlük harcamasına bile denk olmayan basit değerler için insanlar ömürlerinin tamamını feda edebiliyorlar. (Mü'min Kimliğimiz)
  • Allah için olduktan sonra küçük denebilecek bir işimiz yoktur artık. Büyüklüğü ilke edinmek, küçük işlere bile büyüklük kazandıracaktır. (Hür Yürekli Genç)
  • Diploma alim değildir. Alimin ofisi veya masası alim değildir. Alim konuşan ve yazan adam olmaktan önce yaşayan ilim olmalıdır. Yürüyen Kuran, konuşan Medine olmalıdır ki nesiller ilmi, dini kitaplardaki bilgiler zannetme yerine yaşanır ve yaşatılabilir bir birikim olarak anlasınlar. (İnsan İlmihali)
  • " Ilk insandan son insana kadar hiçbir nesil, hiç bir insan diğerinden daha şanslı veya şansız değildir." (Elbette Allahuekber)
  • 'Mekke'nin fethi' toplantısı yerine, 'mutfaklarımızın kurtarılması' toplantıları daha yararlı olacaktır biiznillah.. (Bir Umut Bir Mektup 3. Cilt)
  • Sabır, bizi hayata salanın üzerimizdeki murakabesini unutmamak ve bizden bekleneni en iyi şekilde yerine getirmek için direnmenin adıdır. (Elbette Allahuekber)
  • Kadın, erkektir. Kadın, çocuktur. Kadın, cihattır. Kadın, iffettir. Kadın, sabırdır. Kadın, şeriattır. Kadın, medeniyettir. Kadın, toplumdur. Kadın, insan ve insanlıktır. (Mü'min Ev)
  • İslam, her şeyin yerli yerinde durduğu dinin adıdır. (Hani Din Hepimizindi)
  • Ne biliyorsan onun âlimisin, onun âlimliğini yap! (Yoldaki Notlar)
  • Ümmet-i Muhammed’in fertleri, çocuklarının her birini Kudüs’ü tek başına fethedecek bünye gücünde yetiştirmekle, hiç kimse Kur’an okumasa bile mukaddes kitabımızı tek başına yaşatacak imanı taşıyacak çapta hazırlamakla mükelleftir. (Bu Ümmetin Fidanları Çocuklarımız)
  • Elbise eskidiği gibi iman da eskir, dikkat edin. (İslam'dan Hayata Ölçüler)