Kitap Künyesi

Yazar: Arnaldur Indridason

Çevirmen: Sıla Okur

Yayın Evi: Doğan Kitap

İSBN: 9786050911343

Sayfa Sayısı: 320

--reklam--

Sesler Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Avrupa'nın en iyi polisiye yazarlarından biri olarak kabul edilen Arnaldur Indridason'un kaleminden çıkan Sesler, bir katilin peşinde adım adım ilerlerken insan ruhunun en derin kuytularına da inmeyi başarıyor.

Katilin kim olduğunu son ana kadar tahmin edemeyeceksiniz.

Mail On Sunday

Reykjavík, İzlanda...

Noel arifesi...

Noel ruhuna ve kara teslim olmak için bekleyen kentin en büyük oteli Amerika ve Avrupa'dan akın akın gelen turistlerle dolup taşarken otelde bir cinayet işlenir.

Otelin kapıcısı, Noel zamanlarında çocukları eğlendirmek için Noel Baba olan Gulli tam kalbine aldığı bıçak darbesiyle öldürülmüştür.

Reykjavík Cinayet Masası'ndan dedektif Erlendur ve yardımcıları

Elínborg ile Sigurdur Óli maktulü gördüklerinde bunun sıradan bir

cinayet olmadığını hemen anlarlar.

Çünkü kanlar içindeki Noel Baba yarı çıplaktır, pantolonu ayak

bileklerine kadar inmiştir, penisinden de bir prezervatif sarkmaktadır. Ve herkesin otelin kapıcısı olarak bildiği Gulli'nin geçmişinde çok çok önemli bir sır gizlidir.

(Tanıtım Bülteninden)

--reklam--

Sesler Alıntıları - Sözleri

  • Başka hiçbir şey kalmayınca, sadece umut yaşıyor.
  • "Hayat senin hayatın. Ama şunu biliyorum ki, yalnızlık yavaş ve acılı bir ölüm şekli."
  • “Kaderin sadece senin ellerinde değil.”
  • “Burada geçmişten kalan şeyleri korumak kimsenin aklına gelmiyor anlaşılan.Her şey modern olmak zorunda sanki.”
  • "Kaderin sadece senin ellerinde değil."
  • Hayatlarındaki ıstırap dışında hiçbir ortak noktaları olmayan bir grup olarak, birbirlerinden daha uzak duramazlardı zaten.
  • "Sıçayım böyle hayata."
  • “Neler dönüyor burada..?” “Bir şey dönüyorsa da sana dönmüyor, boşver..”
  • Geçmişten kalan şeyleri korumak kimsenin aklına gelmiyor anlaşılan. Her şey modern olmak zorunda sanki...
  • “Hayat senin hayatın. Ama şunu biliyorum ki, yalnızlık yavaş ve acılı bir ölüm şekli.”
  • “Koleksiyonculuk, çocukluğuna ait bir şeye sahip çıkma çabası değil midir..? Anılarla ilgili, yitip gitmesini istemediğin bir şeyi büyütmek ve beslemekle ilgili değil midir..?”
  • “Demek ki unutulmamış, bir hatırlayanı varmış.” “Her zaman bir hatırlayan bulunur...”

--reklam--

Sesler İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Sıfır beklenti ile okuduğum için biraz beğendim. Yani olay örgüsü klasik polisiye romanlarından farklı değil ve kitap şaşırtıcı bir şekilde de bitmiyor. Bir polisiye roman okuduğum zaman son sayfalarda beynim yorulsun isterim. Ama çoğu kitap bunu vermiyor zaten. O yüzden çok ağır eleştireceğim bir şey bulamıyorum kitapta. Çerezlik, hızlı okunan, akıcı bir kitaptı. Sadece dilediğim kadar heyecanlanamadım. Ama dediğim gibi zaten bir mucize beklemiyordum. İsimlere hiç aşina olmadığım için başta kim kimdi biraz bocaladım ama alışmam çabuk oldu. Kitap İzlandalı mizacına da az çok tanık olmamı sağladı. Eh, bu da hiç yoktan iyidir. Yazarın ebeveyn çocuk ilişkilerine de çok doğru bir şekilde değindiğini düşünüyorum. Farklı ailelerle, ailenin kişiliğin şekillenmesindeki rolünü güzel bir şekilde aktarmayı başarmış. Boş vakti olan ve farklı ülkelerden romanlara giriş yapmak isteyenler olursa bu roman iyi bir başlangıç olabilir. (Selen)

İlk kez bir İzlandalı yazar okudum. Açıkçası başlangıçta adapte olmam zor oldu. Çünkü isimlerden karakterlerin cinsiyeti bile anlaşılmıyor. Örneğin Sigurdur Öli veya Arnaldur isimleri kadın mı erkek mi çıkaramıyorsunuz. Karakterleri gözümde canlandıramayımca da odağımı kaybedebiliyorum. Ama bu engeli aşınca okuduğum kitaptan zevk almaya başladım. Romanın konusu, noel kutlamasına birkaç gün kala Reykjavik şehrindeki büyük bir turistik otelde, otelin kapıcısının öldürülmesi ve polislerin bu cinayeti çözme çalışmaları. Genel olarak kitabın dili son derece akıcı ve gerçekten çok kolay okunuyor. Diğer yandan romana ana olayı besleyen irili ufaklı farklı hikayeler de serpiştirilmiş durumda. Bu arada benim asıl ilgimi çeken konu daha önce adını hiç duymadığım yazar. Arnaldur Indrıdason İzlandalı ve kitapları 20 dile çevrilerek 26 farklı ülkede yayımlanmış ve 8 milyonun üzerinde satmış. The Guardian gazetesi 2011 yılında yazarı, Avrupanın 1 numaralı en iyi polisiye yazarı olarak göstermiş. Ben kesinlikle Arne Dahl veya Jo Nesbo nun Indrıdason dan daha iyi olduğunu süşünmekle beraber hepitopu yaklaşık 300bin nüfuslu bir ülkeden bu denli büyük bir yazarın çıkmış olmasından da duyduğum şaşkınlığı gözardı edemiyorum. kitap/sesler--18065 yazar/Arnaldur-Indridason (Meltem altınkaya)

Çok merak ettiğim İzlandalı Dedektif Erlandur'u bu kitapla tanımış oldum.Kitabın ana teması ebeveyn-çocuk ilişkileri:Büyüklerin kendi hayallerini çocukları üzerinden gerçekleştirme çabaları,çocuklara kötü muamele (şiddet,hatta yok sayma) gibi davranışlar, bir cinayet soruşturması sürecinde eş zamanlı olarak anlatılıyor.Gerçekçi,can yakıcı ama okunmaya değer... Arızalı dedektifimizi sevdim.Yazarın diğer kitaplarını da okumak istiyorum. (Hatice Çakır)

--reklam--

Sesler PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Arnaldur Indridason - Sesler kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Sesler PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Arnaldur Indridason Kimdir?

Arnaldur Indridason 1961’de Reykjavík’te doğdu. Üniversitede tarih okuyan Indridason gazetecilik ve film eleştirmenliği yaptı. Polisiye Yazarları Birliği “Altın Hançer” Ödülü’nün sahibi olan Indridason’un kitapları 21 dile çevrilerek 26 ülkede yayımlandı, 8 milyonun üzerinde sattı. Indridason The Guardian gazetesi tarafından 2011 yılında Avrupa’nın en iyi polisiye yazarları listesinde 1 numarada gösterildi.

--reklam--

Arnaldur Indridason Kitapları - Eserleri

  • Sesler
  • Sular Çekildiğinde
  • Kutup Soğuğu
  • Hipotermi
  • Sırlar Şehri

--reklam--

Arnaldur Indridason Alıntıları - Sözleri

  • “Demek ki unutulmamış, bir hatırlayanı varmış.” “Her zaman bir hatırlayan bulunur...” (Sesler)
  • "Rastlantılar durduk yerde ortaya çıkmaz ya. Yol açtığımız durumların sonucudur “ (Sular Çekildiğinde)
  • Hiçbir şey senin sandığın gibi değildir. (Kutup Soğuğu)
  • Hepimizin hayaletleri var. (Hipotermi)
  • “Ölüp ona kavuşmak istiyorum.” Göl kenarındaki yazlık bir evde genç bir kadının cesedi bulunur. İntihar etmiş olduğu düşünülmektedir. Ancak kadının bir arkadaşı, dedektif Erlendur’a bir ses kaydı verir. Erlendur, ipuçlarını takip ederek yapbozun parçalarını yerine yerleştirmeye başlar. Araştırmaları onu ölen kadın ile annesi arasındaki güçlü bağa götürecektir. Bu arada, çocukken karlı bir günde kaybolan kardeşinin hatırası da tüm şiddetiyle Erlendur’u takip etmektedir. Ada ülkesi İzlanda’dan, geçmişin gölgeleri ve hayatın sonsuzluğuna dair çarpıcı bir polisiye" (Hipotermi)
  • Başka hiçbir şey kalmayınca, sadece umut yaşıyor. (Sesler)
  • Yaşam , insanların kaderlerini hiç uyarmadan çarparak yaralanma ve ölüme yol açan rastgele , öngörülemez bir tesadüfler yığınıydı. (Kutup Soğuğu)
  • "Meşhur olacak herhalde" "Olmak istiyor mu?" "Kim istemez ki?" "Ayakkabı tamircileri" (Sular Çekildiğinde)
  • Geçmişten kalan şeyleri korumak kimsenin aklına gelmiyor anlaşılan. Her şey modern olmak zorunda sanki... (Sesler)
  • Hiçbir şey senin sandığın gibi değildir. (Kutup Soğuğu)
  • "Bana bulaşma" dedi."Ancak zararını görürsün." (Sular Çekildiğinde)
  • "..Aldatan erkekten daha korkak bir yaratık yoktur." (Sular Çekildiğinde)
  • " Yerine oturmayan birşeyler hep vardır Erlendur. Artılar eksileri götürecek diye bir şey yok." (Sular Çekildiğinde)
  • “Keyifler gıcır mı?” “Sen nasılsın?” “Ah, bildiğin gibi. Var mı bir vukuat?” “Her zamanki şeyler” (Hipotermi)
  • "Kaderin sadece senin ellerinde değil." (Sesler)
  • "Kürek ile çok kolay ölüyorlardı." (Sular Çekildiğinde)
  • Ormanlar kapkara oldu bile, ama gökyüzü hala mavi (Hipotermi)
  • "Bütün cinayetler kasıtlıdır" dedi Matthildur."Bazıları daha ahmakça işlenir sadece." (Sular Çekildiğinde)
  • İnsanlar zor bir dönem geçirdikleri ya da sevdiklerinin ölümüyle karşılaştıkları zamanlarda sıklıkla bazı cevaplar ararlar, hatta bazen medyumlara ya da psişik güçleri olan benzer kişilere başvururlar. (Hipotermi)
  • "...çünkü ailede yaşanmışlıkların paylaşıldığı en samimi,en içten ortam sofradır." (Sular Çekildiğinde)