Kitap Künyesi
Yazar: Alain Corbin
Çevirmen: Işık Gören
Editör: Oğuz Tecimen
Editör: Odilon Redon
Tasarımcı: Deniz Akkol
Orijinal Adı: Histoire du silence: de la Renaissance à nos jours
Yayın Evi: Kolektif Kitap
İSBN: 9786052205822
Sayfa Sayısı: 115
--reklam--
Sessizliğin Tarihi Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Duy bu ince gürültüyü, akıyor; sessizlik bu.
Dinle, hiçbir şey duyulmazken ne duyduğunu dinle
Paul Valéry’nin bu tavsiyesine uyup dinleyebilir miyiz sessizliği yoksa yaşadığımız gürültü çağında unuttuk mu ne olduğunu? Bugünlerde birçoğumuz için sessizlik doldurulması gereken tekinsiz bir boşlukken, kimilerimiz de sessizliğin hikmetini yeniden öğrenmeye çalışıyor.
Fransa’nın yaşayan en önemli tarihçilerinden biri kabul edilen Alain Corbin gürültünün mekândan uzaya her yeri işgal ettiği bu çağdan hareketle, sessizliğe eğitici bir değer atfedilen, konuşmanın nadide görüldüğü çağlara bakıyor. Sessizlik sesin yokluğu değil de meditasyonun bir koşulu olarak çıkıyor karşımıza, tefekkür ve derin düşünüş olarak; sözün tezahür ettiği içsel bir yer olarak...
Sessizliği deneyimleme biçimlerinin, sessizlik arayışlarının muazzam çeşitliliğini ve geçirdikleri evrimi edebiyat ve düşünce metinlerine, resim ve sinemaya atıflarla irdeleyen Corbin sessizliğin tarihi üzerine bir ilk çalışma olarak gördüğü bu kitabında, insanın sessizlikle ilişkisinin yaşam için ne kadar kurucu olduğuna dair önemli ipuçları veriyor.
--reklam--
Sessizliğin Tarihi Alıntıları - Sözleri
- ''Ağzını kapayan kendini duyurur.'' . .
- ''Yapayalnız geçen ömrüm boyunca, yalnızca kendimi duymaktan kaçınmak için konuştum.'' . .
- “Yalnızca sessizlik duyulmaya değerdir.” . .
- ''Duy bu ince gürültüyü, akıyor; sessizlik bu. Dinle, hiçbir şey duyulmazken ne duyduğunu dinle.''
- Pek çok topluluğun bünyesinde sessizlik bir iktidar aracıdır. Ötekini duymayı ve görmeyi reddetmek, bir iz bırakmasını engellemek o kişiyi bir tür yok olma haline mahkum etmek demektir.
- “Susmalısınız ya da sözleriniz sessizliğinizden daha değerli olmalı.” . .
- “ötekini duymayı ve görmeyi reddetmek, bir iz bırakmasını engellemek o kişiyi bir tür yok olma haline mahkûm etmek demektir”
- "Sahici bir yaşama kavuşmak istiyorsak sessizliğin manastırını kendi benliğimizde inşa etmek kaçınılmazdır."
- ''Ağzını kapayan kendini duyurur.''
- ''Yapayalnız geçen ömrüm boyunca, yalnızca kendimi duymaktan kaçınmak için konuştum.''
--reklam--
Sessizliğin Tarihi İncelemesi - Şahsi Yorumlar
'Sessizlik'sizliğin yaşamı kuşattığı bir çağı yaşıyoruz; yalnızca istenmeyen seslerin bolluğu değil söz konusu olan, yazarın da belirttiği üzere önceki yüzyıllarda da gürültü her yerdeydi ve daha az rahatsız edici değildi. Bu çağın sorunu, bize sürekli bir şeylerle meşgul olmanın, sürekli birileriyle 'bağlantı' halinde olmanın telkin edilmesi. Neredeyse kesintisiz bir söz ya da veri akışına maruz kalıyoruz, etrafta ses olmasa bile sessizlik de namevcut, zihinlerimiz hep bir taarruz altında. Sessizliğe bürünmek istemek asosyallik/ kibir veya mutsuzluk/depresyon belirtisi diye yaftalanıveriyor hemen. Çoğumuz sessizliği istemiyor, hattâ korkuyor ve kaçıyoruz ondan. Oysa yaşamın özü hakiki sessizlikte gizli; bedenen ve de zihnen sürekli koşturmayı bırakıp biraz yavaşlamazsak, kafamızın içindeki ve dışındaki gürültüyü susturmazsak kaçırıyoruz her bir şeyin anlamını. Habire konuşuyoruz, bakıyoruz, okuyoruz, birşeyler yapıp eyliyoruz lâkin tam olarak deneyimlemiyoruz hiçbirini. Ekranda kaydırdığımız fotoğraflar, mesajlar, iletiler gibi durmaksızın akıyor hayat, fakat aslında yaşanmıyor, kalıcı bir iz bırakmıyor geride. Sessizliğin bu minvaldeki kıymetini anlatıyor Corbin. Bunun yanında her sessizliğin içe dönme, içsel zenginleşme ve tefekkür niyeti taşımayabileğini; nefret, düşmanlık, suçluluk duygusu, kendini gizleme, cehalet gibi duyguların/durumların da sessizliğin mabedine gizlenebileceğini söylüyor. Sessizliğin Trajedisi adlı kapanış bölümünde ölümle gelen sessizlikten ve gezegenimizin kaçınılmaz sonunda ortaya çıkacak sessizlikten söz ediyor. Yaşam deneyimleri ve sessizlik üzerine okunası ve üzerine düşünülesi bir metin. David Hendy'nin Sesin Beşeri Tarihi ve Byung-Chul Han'ın Zamanın Kokusu kitaplarıyla birlikte okunabilir. Okuyanı bol olsun. (şaziye..)
Sessizliğe gürültüden yoksun bir durum dememenin Batı daki karşılığıni anlatan bir metin #sessizliğintarihi .. Son dönemlerde özellikle pandeminin bize eklediği yeni durumlardan biri sessiz olmak , kendimizi dinlemek ve meditasyona yönelerek kendimiz olmayı yeniden öğrenmek.. Peki yapabildik mi? Özellikle bu dönemde varlıkları ile sessizliğin bir başka türünü de benimle tanıştıran kedilerim, bu sessizliği önüme koyuverdiler. Pek çok toplulugun da sessizlik bir iktidar aracı.Ötekini duymayı ve görmeyi bir anlamda reddederek , yok olma haline mahkum etmek..Hatta Maeterlinck şöyle güzel bir cümle eklemiş ."Ancak , yasamadigimiz anlarda konuşuruz"Ruhun dili sessizlik o halde.. Galiba bunu en iyi birbirine diyecek sözleri olanların, "o zaman susmak zorundayız " sessizliği ile anlarız ki, birbirlerine gerçekten söyleyecek bir şeyleri var..Yani bir anlamda ağzını kapayan kendini duyurur.. Aktif sessizlik ve pasif sessizlik olarak ikiye ayrılıyor.Bu ayrımın ayrıntılı bir şekilde incelemesini okumanız mümkün.Altını cizdigim ve gerçekten paylaşmak istediğim cümleler var ki buraya sığması mümkün değil .Bir çok kitaptan ,yazardan ve dusunurden örnekler bulabileceğiniz metnin bazı bölümlerini gerçekten imrenerek okudum.Notlarımı aldım. Sizlerde bu çağa tanıklık etmek isterseniz farklı bir alternatif niteliğinde. Örneğin : Sühulet... Ağrısı gayrısı kalmamak..Tek vücut olmak.. Bu hafta hepimiz için sükûtun ikrardan geleceği bir hafta olsun.. Kitapla.. ... #_beyhannova_ #sessizligintarihi #alaincorbin #kolektifkitap #neokudum #okudumbitti #sessizlik #yasamdasessizolmak #gurultulukalabaliklar (beyhannova)
Çocukken gece uyuyamadığımda geceyi dinlerdim, sonsuz sessizlik vagonlarının altında ezilmemek için; bu, gecenin sesi derdim. Belki de ezildim, bilemiyorum ama gecenin içinde sağır eden bir ağırlık yok mu gerçekten de? Bizim dışımızda kalan tüm boşluklarıyla varlığın tümleyeni sayılmaz mı? Sessizliğin oyuklarından fırlayan insan, sesiyle varlığı arzular bazen de sesini örterek dudakların ardında ilk oyun alanına dönmeyi. Paul Celan savaşın hemen ardından Bükreş'te, bir Nazi roplama kampında ölen ailesinin katillerin diliyle yazmaması gerektiğini savunarak onu bir Rumen şair olmaya ikna etmeye çabalayan dostlarına basitçe şu cevabı verir: "İnsan sadece anadilinde hakikatı söyleyebilir. Yabancı bir dilde şair yalan söyler." Bu ilk dil, anadilimiz ebeveynlerimizden öğrendiğimiz dil mi yoksa zihnimizde berraklaşan ilk şey mi, nedir o şey, sözcüklerden, dilbilgisinden azade midir? Kendimizi sözcüklerle tanımlarız, seçtiğimiz biçimler bütünüyüz belki de. Peki ya sözcüklerin tasavvurunun ötesine geçmek mümkün mü, ya da böyle bir isteğin olanağı, olasılığı var mı? Pierrre Hadot Wittgenstein ve Dilin Sınırları eserinde, "Eğer, tıpkı dünyanın içinde olduğumuz gibi, dilin içinde isek, ifade edilemeyen, dilin sınırlarının ve dünyanın sınırlarının ötesine tekabül eder.", der. Sınırların ötesinde sözü sessizlik almalı belki de. (tabula rasa)
--reklam--
Sessizliğin Tarihi PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Alain Corbin - Sessizliğin Tarihi kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Sessizliğin Tarihi PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Alain Corbin Kimdir?
--reklam--
Alain Corbin Kitapları - Eserleri
- Sessizliğin Tarihi
- Kokunun Tarihi
- Women for Hire
--reklam--
Alain Corbin Alıntıları - Sözleri
- ''Duy bu ince gürültüyü, akıyor; sessizlik bu. Dinle, hiçbir şey duyulmazken ne duyduğunu dinle.'' (Sessizliğin Tarihi)
- “Susmalısınız ya da sözleriniz sessizliğinizden daha değerli olmalı.” . . (Sessizliğin Tarihi)
- ''Yapayalnız geçen ömrüm boyunca, yalnızca kendimi duymaktan kaçınmak için konuştum.'' (Sessizliğin Tarihi)
- ''Ağzını kapayan kendini duyurur.'' . . (Sessizliğin Tarihi)
- ''Ağzını kapayan kendini duyurur.'' (Sessizliğin Tarihi)
- “Yalnızca sessizlik duyulmaya değerdir.” . . (Sessizliğin Tarihi)
- “ötekini duymayı ve görmeyi reddetmek, bir iz bırakmasını engellemek o kişiyi bir tür yok olma haline mahkûm etmek demektir” (Sessizliğin Tarihi)
- "Sahici bir yaşama kavuşmak istiyorsak sessizliğin manastırını kendi benliğimizde inşa etmek kaçınılmazdır." (Sessizliğin Tarihi)
- Pek çok topluluğun bünyesinde sessizlik bir iktidar aracıdır. Ötekini duymayı ve görmeyi reddetmek, bir iz bırakmasını engellemek o kişiyi bir tür yok olma haline mahkum etmek demektir. (Sessizliğin Tarihi)
- ''Yapayalnız geçen ömrüm boyunca, yalnızca kendimi duymaktan kaçınmak için konuştum.'' . . (Sessizliğin Tarihi)
Yorumlar
0 yorum