Kitap Künyesi
Yazar: Bülent Parlak
Yayın Evi: Selis Kitaplar
İSBN: 9786055927226
Sayfa Sayısı: 72
--reklam--
Sevgili Huzursuzluğum Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Sana yeniden dirilmiş annemi seyreder gibi bakardım
Çehremde bir sürü göz havari gibi, anons gibi, çarpıntı gibi
Roma yakılırdı yanımda dönüp bakmazdım; ilkçağ, ortaçağ ve sen
Cennetten mi emmiştin sütünü bu güzellik nereden
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Sevgili Huzursuzluğum Alıntıları - Sözleri
- "Pahalı istekleri olmuştu dersiniz ardımdan. Mesela; sevmek istemişti diye söylersiniz.."
- Pahalı istekleri olmuştu dersiniz ardımdan. Mesela; sevmek istemişti diye söylersiniz.
- Pahalı istekleri olmuştu dersiniz ardımdan mesela sevmek istemişti diye söylersiniz...
- "Beklenenin geldiği görülmemiştir."
- İçimi bilsen bana eczane alırsın.
- ben aslında büyürdüm yaşamak düşseydi bunca insandan payıma vebasından kurtulsaydım çocukluğumun bir de
- "Sen aklıma düşünce Diyarbakır radyosu 'sarı gelin' çalıyor."
- kim tercüme edecek yana düşen kollarımı tanrım bari sen konuş, en çok dili bilen sensin
- "Savruldum sağa sola, dün bu yoldan geçmişsin."
--reklam--
Sevgili Huzursuzluğum İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Öncelikle Bülent Parlak'ı izdiham dergisindeki muhteşem şiirleriyle tanıdım. Sonra da bu kitabını merakla okudum. Uzun zamandır şiir kitabı okumamıştım. Özel bir başlangıç oldu benim için. Sevgili Huzursuzluğum... Huzurla huzursuzluğun bir arada sunulduğu insanın içine huzur veren bir şiir kitabı. Hem Izdiham dergisini hem de bu şiir kitabını bütün kalbiyle edebiyatı ve okumayı seven herkese severek öneriyorum. Şiirler hatırlatır insana duyguları olduğunu. Şiirler katar insanın ruhuna güzellikleri. Şiirle kalın, şiir gibi hayatlarınız olsun. Sevdiklerinize şiir olun, herkese yaşatın içinizdeki şiiri... En sevdiğim kısımlar **İlkçağ, ortaçağ ve sen cennetten mi emmiştin sütünü bu güzellik nereden **babalar yaşlanır kızları büyüdükçe **yaşamım kaza süsü verilmiş bir cinayete benziyor affedin beni doğmuş olduğum için affedin aslında dönmezdim gittiğim yoldan hüzünlü çıraklara denk gelmeseydim. ***biraz geç kalsam vaktinde gelmiş sayar mısın? **sen aklıma düşünce diyarbakır radyosu "sarı gelin" çalıyor sen aklıma düşmüşsün, ben içine türkünün. **sen aklıma düşünce üstüme yemek dökecek kadar ihtiyarlıyorum ellerim titriyor ellerim **bizim oğlan yaralı sökülüyor gövdesi bir kızın gözlerinden **elleri vardı siz bilmezsiniz ben tek başımaydım, onlar ise yalnızdı. (Ayşe Nur)
Bülent parlak ait okuduğum en güzel kitaplardan biri Ama sevdim içindeki şiirleri. Biraz fazlaca üzüntü hakim lakin insanı Sarıveriyor samimi cümleleri ile. Yarım saatinizi almaz zaten okumanız, arada alıp raftan okuyup yenıden yerıne koyup, ara ara dertleşeceğinize söz vereceğiniz bir kitap olabilir. Huzursuzluğumu da sevmem gerektiğini düşündüm, okuyabilirsiniz. yazar/i11446 (Yakup)
Roma yakılırdı yanımda dönüp bakmazdım; ilkçağ, ortaçağ ve sen: Roma yakılırdı yanımda dönüp bakmazdım; ilkçağ, ortaçağ ve sen... Yaşamım kaza süsü verilmiş bir cinayete benziyor, affedin beni, doğmuş olduğum için affedin.. (Zeliha Polat)
--reklam--
Sevgili Huzursuzluğum PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Bülent Parlak - Sevgili Huzursuzluğum kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Sevgili Huzursuzluğum PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Bülent Parlak Kimdir?
-Bülent parlak ismini kısaltarak yazdığımızda "b nokta p" diye bir şey çıkıyor. Nedir b nokta p ve kimdir? Küçükken o da bacaklarını ve kollarını açarak kapının pervazına tırmanır mıydı?
Üniversitede iken “Eğitim Bilimleri” dersine giren hocamız tek tek kim olduğumuzu soruyordu. Sıra bana geldiğinde “Sorduğunuz soruyu çok anlamsız buldum” demiştim. Çok anlamsızdı çünkü kim olduğumuzu anlamak için “Kimsiniz?” diye sorulmaz. Pılınızı pırtınızı toplar ya yanıma gelirsiniz, ya da beni evinize üç yıllığına misafirliğe çağırırsınız. Birini tanımak için o kişinin esrarını çözmeniz gerek. Bir soruyla bu esrar çözülseydi ben bir köşede bekler, gelene geçene “Kimsiniz” diye sorar, canımı sıkan bunca şeye bir çözüm bulmuş olurdum.
-Google amcaya Bülent parlak diye yazdığımızda şiirleriyle karşımıza çıkan b nokta p'nin şiir ve edebiyat anlayışı nedir. Edebiyatı neye göre yapıyor ve nasıl yapıyor? Onun tanımında şiir nedir? Kime şair nedir? Şairlik kebapçılık gibi bir şey olabilir mi?
Yaşadıklarımı okudukça yazmam gerektiğine karar verdim ben. Karar vermek belki cümlenin anlatmak istediği manayı pek ifade etmedi fakat ikisinin birbiriyle örtüşmesi etken oldu benim için.
Bakın, yazıp çizenlerin çoğu okul korosunda yanık yanık türkü söylediler, kültür edebiyat kulübünün en çalışkan öğrencileriydi., iyi de futbol oynuyorlardı, aşklarını arkadaşlarından en çok gizleyen de aşkları en çok dile düşen de yine bu ahaliydi.
İyi türkü söylüyordum, iyi bir futbolcuydum, kültür edebiyat kulübünün panosuydum, canı en çok sıkılan da bendim okulda. Gelelim şiire. Divan Edebiyatını çok severim ben. İmparatorluğun en büyük nişanının Divan Edebiyatı olduğunu düşünürüm.
İmparatorluk ne kadar büyüdüyse şiir de o kadar büyüdü Osmanlı'da. Cumhuriyetin şiiri ise bana göre II. Yenicilerin şiiri. II. Cihan Harbi'nin de etkilediğini düşündüğüm II. Yenicilerin ortaya çıkmasıyla Türkiye, cumhuriyetin şiirine kavuştu diye düşünüyorum.
Ama şunu da söylemeden geçemeyeceğim: Dünyanın günümüzde en şaşaalı şiirinin yazıldığı ülke Türkiye. Ben bugün hiçbir ülkede Türkiye'deki endamıyla yazılan bir şiir ülkesi olmadığına inanıyorum.
Bunun coğrafyamızla, tarihimizle, kayıp yıllarımızla, darbelerimizle, kavga ettiğimiz kardeşlerimizle alakası var. Yeryüzünde coğrafyası en geniş yer tutan, tarihinde kırık notlar dolu, kayıp yıllarının sayısı var olan yıllarının sayısını geçmiş, darbelerin en güzel yakıştığı, belirsizliği en anlamlı kişidir şair. Eli kalem tutuyorsa ve mısraları alt alta yazmaya muktedirse ve Allah nasip etmişse yazdığına şiir denir.
--reklam--
Bülent Parlak Kitapları - Eserleri
- Sevgili Huzursuzluğum
- Yalnızlığın İcadı (1984)
- Her Şey İçin Çok Geç
- Ricakeş
--reklam--
Bülent Parlak Alıntıları - Sözleri
- yaşamak çok vaktimi alıyor ölümü kanıtlayacağım başım dönüyor ceketini ilikleyince uslanan adamlardan makam yani ittifak. öksürsem tedirgin oluyor uydular sonra kapı gıcırtısıyla ortaklaşa kira ödediğimiz evlerde sessizlik aynanın karşısında çatalla şarkı söylüyor (Ricakeş)
- "Sen aklıma düşünce Diyarbakır radyosu 'sarı gelin' çalıyor." (Sevgili Huzursuzluğum)
- "Ölüm neremize çarparsa çarpsın yeryüzü konuşmasına devam edecek." (Yalnızlığın İcadı (1984))
- Bir ölü , bir evden ancak bir kez dışarı çıkar. Sen hiç bilmedin ama ben hangi eve varsam oradan her gün ölü çıktım. (Yalnızlığın İcadı (1984))
- Beklenenin geldiği görülmemiştir. (Yalnızlığın İcadı (1984))
- Bir çağdan bir çağa geçerken Geride unutulan şaşkınlardık (Ricakeş)
- İçimizden gelen bir şeyi yazıyorsak İçimizden gidenlere çare bulamıyoruz demektir (Ricakeş)
- gecenin bir kastı vardır hepimize. (Her Şey İçin Çok Geç)
- kim tercüme edecek yana düşen kollarımı tanrım bari sen konuş, en çok dili bilen sensin (Sevgili Huzursuzluğum)
- anne abartma ölümü, arada çık gel (Ricakeş)
- İlahi adaletin sağlanması için içimizden birilerinin haksızlığa uğraması gerekiyordu. El kaldıran ben oldum. (Yalnızlığın İcadı (1984))
- Ne kadar geç kalırsak kalalım hepimiz kıyamete yetişeceğiz. (Yalnızlığın İcadı (1984))
- Pahalı istekleri olmuştu dersiniz ardımdan mesela sevmek istemişti diye söylersiniz... (Sevgili Huzursuzluğum)
- Kalbim! Bir ah’ın uzatacağı ayakları yoktur. Bir tesadüf; belki. (Yalnızlığın İcadı (1984))
- "Pahalı istekleri olmuştu dersiniz ardımdan. Mesela; sevmek istemişti diye söylersiniz.." (Sevgili Huzursuzluğum)
- Yaşadığım bunca şeyden öğrendiğim şu var: Kendi boşluğum bana yetmiyor. Çünkü boşluğumda ne kendimi, ne bu koca evreni kurtaracak bir kelimem, ne de kalbimin elinden beni kurtaracak bir yeteneğim var. (Yalnızlığın İcadı (1984))
- peki yine görüşmeyecek miyiz adlı bir ağıtta yüzümde sabahlar koşturur (Her Şey İçin Çok Geç)
- fakat şimdi öyle çok yoksun ki ben de hiç dünyaya gelmemiş gibi davranmaya çalışıyorum (Her Şey İçin Çok Geç)
- ne zor zamanlar geçirdik; şimdi her şey biraz daha kötü reyonlarda kararsız kaldığı için yoksul olduğunu anladığımız henüz büyük hileler yapmayı bilmeyenlerin biraz daha çekingen kalmasına çabalıyorum çabalıyorum ki insanlarla anlaşmak alçaklıktır sözlerime fazlasıyla düşman kazanmayayım çünkü düşmanlarımız artık bizi öldürmek yerine sadece yaralıyor sağ bırakan bir yara, aşktan sayılmazken üstelik (Her Şey İçin Çok Geç)
- Pahalı istekleri olmuştu dersiniz ardımdan. Mesela; sevmek istemişti diye söylersiniz. (Sevgili Huzursuzluğum)
Yorumlar
0 yorum