Kitap Künyesi
Yazar: Agatha Christie
Çevirmen: Gönül Suveren
Orijinal Adı: Taken At The Flood
Yayın Evi: Altın Kitaplar
İSBN: 9789754054146
Sayfa Sayısı: 176
Şeytan Dönemeci Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Olaylar bir kulüpte eski bir memur olan emekli bay Porter ‘in okuduğu gazetedeki bir haber üzerine başlamaktadır. Haberde Londra’daki depremde Gordon Cloade’ın evinin yıkıldığı ve yeni evlendiği karısı ile karısının abisi dışında kimsenin kurtulmadığı yazmaktadır. Bay Porter haberi okuduktan sonra kulüptekiler arasında, Gordon Cloade’n kardeşi doktor Jeremy Cloade’nda olduğunu fark etmeden yorum yapmaya başlar. Zira depremden kurtulan Gordon Cloade’un bir vapur yolculuğu sırasında tanıştığı ve aniden evinden uzak olan New York’ta evlendiği kadın, görevli olduğu Afrika’daki dostu Underhay’ın onu terk eden eşidir. Underhay kadının kendisini terk etmesi üzerine dostu Porter’e dert yanmış ve.....
Şeytan Dönemeci Alıntıları - Sözleri
- Başının belada olduğu kesindi, ama şimdi bile pişman değildi. Gelecekte de, yine eline geçen firsatları değerlendirecek, evet, riske girecekti. Kaderimize boyun eğmemeliyiz. Her insanın yaşamında bir dönemeç vardır; amacına hizmet ettiği sürece insan tehlikeyi göze almalı, fırsatlardan yararlanmalı, diye düşünüyordu.
- Çünkü insanlar kolay kolay değişemezler.
- Poirot genç kızı ilgiyle inceledi. Güzel bir kız, diye düşündü. Zeki de. Ama benim hoşlandığım tiplerden değil. Ben kadınların daha yumuşak, daha feminen olmalarını isterim. Lynn Marchmont modern, güçlü, kendi kararlarını vermekten hoşlanan, feminist bir kadın. Bu tipler kendilerini fazla düşünür, ağızlarına geleni söyler, cüretkâr ve pervasız erkeklerden hoşlanırlar."
- "Öyle... biliyor musunuz, David'e asla güvenmedim. İnsan güvenmediği birini sevebilir mi?" "Evet, maalesef sevebilir."
- "Dindarlığın mi tuttu şimdi de. Bana bunu yapma. Buna hiç gelemem. İşlerimiz yolundaydı. Belki de tüm yaşamım boyunca hiç olmadığı kadar. Yaşamımda belki de hiç bu kadar rahat ettiğimi bilmiyorum -neredeyse tüm isteklerime ulaşmıştım- ve bütün bunların elimden uçup gitmesine izin verecek de değilim. Ah. şu karanlıkta savaşmak olmasaydı! Anlıyorsun değil mi?
- Bir süre konuşmadılar. Evlenme zamanını kararlaştırmışlardı. Ancak Lynn her nedense içinde korkunç bir sıkıntı hissediyordu. Keyfi iyice kaçmıştı. Buna hiçbir anlam veremiyordu. Rowley aynı Rowley'ydi: sevecen, heyecansız, alçakgönüllü, abartısız.
- -Bir insan güvenemediği birini sevebilir mi? -Ne yazık ki... evet.
- Sarıldığı meşe ağacı yıkıldığı zaman sarmaşık ne olur?
- "Rüyalar bazen çok tehlikeli olabilir."
- "Günahın bedeli ölümdür, derler matmazel. Bazen günahların bedeli lüks de oluyor galiba. Acaba böylesi daha mı iyi? İnsanın geri dönüş yolu kapalı olduğu için özlediği evine uzaktan bakması! Buna katlanılır mı?"
- Ama insanlar böyle işte. Ne çok iyiler, ne de çok kötü. Ben kendimin de pek dürüst bir insan olduğumu sanmıyorum açıkçası.
- Göğe bakmayı sürdür.
- "Her şey unutulup gidiyor! Özellikle de kötü şeyler yaşamamış insanlar için."
- "Hiç üzülme ve hiç unutma, güzel günler çok yakın!"
- Her insanın yaşamında bir dönemeç vardır.
Şeytan Dönemeci İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Ölüm dalgaları... Bu kitabı yorumlamaya başlamadan önce, kitabın derinliklerinden, onu tanımlayan iki alıntı yapmak istiyorum. "Yaşamını bir başkasına bağlamak doğru değil." "İnsanlar böyle işte, ne tam iyi ne de kötü!" Bu kelimeler kitabı anlamak ve zihnimde oturmak için yardımcı oldu diyebilirim. Kitabın karakterleri tekdüze değil. Tamamen iyi veyahut tamamen kötü kavramı yok. Ani bir ölüm ve geride kalan bir miras. Sırtını ailenin zengin beyefendisine yaslayan akrabalar ve paranın, muhtaçlığın insana neler yaptıracağını anlatan bir şaheser. Siz de benim karakterleri zihninizde tutmakta zorluk yaşıyorsanız, not almanızı tavsiye ettiğim bir kitap. Zamanla kimin kim olduğunu anlamayacaksınız bile. Birkaç günde bitirdim, dili sürükleyici ve elinizden bırakmanız imkansız oluyor. Yazarın dili öyle kuvvetli ki sanki bir sinema filmi izliyor gibi hissettim. Okuduğum her sahne, her cümle zihnimde bir tiyatro filmi gibi oynuyordu adeta. Okumak isteyenler zaman kaybetmeden okumalı. Güzelce işlenmiş bir dram, gizemler kurgusu. (Pervin Çeltikbaş)
Bu kadının kalemine bayılıyorum. Kurgu ve anlatım gerçekten muazzam. Kitabın sonlarına doğru soluduğunuz hava size yetmeyebiliyor. Siz de sadece sayılı bir kaç kitabın uyandırdığı bu nefes kesici hissin keyfini çıkartıyorsunuz. Tabii ki bir Christie klasiği olan Mösyö Poirot da bu kitapta size karışık durumu çözmenizde eşlik eden karakterlerden yalnızca biri. İyi okumalar Mon cheri. (Rosso)
Yine son derece akıcı bir polisiye roman okuyacağım derken, klasik tarzda drama göz kırpan bir polisiye okumuş oldum adeta. Kitabın akıcı ve ilgi çekici konusuna diyecek yok. Yine güzel yazılmış, akıllıca ilerleyen bir hikaye var. Ama kitapta tamamen bir polisiye havası yok sanki. Asıl olay ölümden çok aşk çıkmazları üzerine kurgulanmış gibi. Zaten kitabın sonundaki ucu açık bitiş de bunu destekler nitelikte. Okuyan herkes kitabın sonu ters köşe olmuş, çok zekice tasarlanmış diyor. Bence de sonu başarılı bir şekilde çözüme kavuşuyor ama biraz da zorlama olmuş sanki. Genel olarak ben kitaba tam ısınamadım ama tamamen şahsi fikrim. (Semih)
Kitabın Yazarı Agatha Christie Kimdir?
Agatha Christie dünyanın en tanınmış polisiye romanları yazarıdır. Eserleri 45 dile çevrilmiş olan yazarın kitap satışları milyarları bulmuştur. Kutsal kitaplar (Kuran ve İncil) ile Shakespeare'dan sonra en çok satan yazardır.
Agatha Miller, İngiltere'nin Torquay şehrinde 15 Eylül 1890'da doğmuştur. 1914 yılında Kraliyet Hava Kuvvetleri'nden Archibald Christie ile evlenmiştir. 1928 yılında boşanan çiftin Rosalind adında bir kızları vardır.
Yarım yüzyıla aşkın süren yazarlık hayatında, 79 roman ve kısa hikâyelerden oluşan kitap yazmıştır. Ayrıca 25 Kasım 1952'de Londra'da perdelerini açan ve bugüne kadarki en uzun süreyle oynanan tiyatro eseri olan Fare Kapanı'nın da yer aldığı bir düzineden fazla oyuna imza atmıştır.
Christie'nin 1920'de yayınlanan ilk kitabı "The Mysterious Affair Style (Ölüm Sessiz Geldi)", aynı zamanda meşhur kahramanı Belçikalı Dedektif Hercule Poirot'nun da yer aldığı ilk eseridir. Yazın dünyasının bilinen en ünlü karakterlerinden biri olan Hercule Poirot'yu yaratan Christie, bu kahramanını 33 romanı ve birçok kısa hikâyesinde kullanmıştır. Bir diğer kahramanı ise kadın karakter Miss Jane Marple'dır. Miss Marple'ı 1930 yılında yazdığı "The Murder at the Vicarage (Ölüm Çığlığı)" adlı romanıyla okurlarına tanıtmıştır. Her iki kahramanın da serüvenleri televizyon dizisi veya film olmuştur. 1974'de Doğu Ekspresinde Cinayet, 1957'de "Witness for the Prosecution (Beklenmeyen ?ahit)", 1978'de Nil'de Ölüm en başarılı olan filmlerindendir. Agatha Christie ayrıca Mary Westmacott takma adıyla altı adet duygusal roman da yazmıştır. Aynı zamanda ikinci eşi Sir Max Mallowanile katıldığı arkeolojik kazılarla ilgili kitaplar da yazmıştır.
1971 yılında İngiltere'nin en yüksek onur unvanı olan "Britanya İmparatorluğu Kadın Komutanı" nişanını almıştır. Agatha Christie 12 Ocak 1976'da ölmüştür.
Agatha Christie Kitapları - Eserleri
- Nil'de Ölüm
- Beklenmeyen Misafir
- Ölümle Randevu
- Kahverengi Elbiseli Adam
- Elmayı Yılan Isırdı
- On Küçük Zenci
- 16.50 Treni
- Sıfıra Doğru
- Mavi Trenin Esrarı
- Ölüm Diken Üstünde
- Acı Kahve
- Cinayet Alfabesi
- Cinayetler Oteli
- Dersimiz Cinayet
- Doğu Ekspresinde Cinayet
- Fare Kapanı
- Porsuk Ağacı Cinayeti
- Cinayet İlanı
- Güvercinler Arasında Bir Kedi
- Gül ve Porsukağacı
- Ve Ayna Kırıldı
- Sensiz Bir İlkbahar
- Neden Evans'a Sormadılar?
- Arka Sokaktaki Cinayet
- Hollow Malikanesi Cinayeti
- Ölüm Adası
- Sessiz Tanık
- Suç Ortakları
- Esrarengiz Sanık
- Annem ve Ben
- Köşkteki Esrar
- Üçüncü Kız
- Bayan McGinty'nin Ölümü
- Noel Kekinin Gizemi
- Kader Kapısı
- Ölüm Saatleri
- Sonuncu Kurban
- İskemlede Beş Ceset
- Cesetler Merdiveni
- Briç Masasında Cinayet
- Parker Pyne İz Üzerinde
- Şahidin Gözleri
- Bitmemiş Portre
- Hercule'ün On İki Görevi
- Işıklar Sönünce
- Çarpık Evdeki Cesetler
- Son Evdeki Tehlike
- Beş Küçük Domuz
- N veya M?
- Filler de Hatırlar
- Ölüm Sessiz Geldi
- Sittaford Malikânesi'nin Gizemi
- Miss Marple'ın Son Maceraları
- Uyuyan Ölüm
- Bilinmeyen Hedef
- Ölüm Büyüsü
- Üç Yanlış Üç Ceset
- Şampanyadaki Zehir
- Şeytan Dönemeci
- Sonunda Ölüm Geldi
- Ölüm Meleği
- Zehiri Kim Verdi
- Ölüm Çığlığı
- Noel'de Cinayet
- Roger Ackroyd Cinayeti
- Mezopotamya'da Cinayet
- Büyük Dörtler
- Cinayetler Kulübü
- Bağdat'a Geldiler
- Cenazeden Sonra
- Frankfurt Yolcusu
- Hayatım
- Kanatların Çağrısı
- Lord Edgware'i Kim Öldürdü
- Ölüm Oyunu
- Ölümün Tam Zamanı
- Şark Ekspresi'nde Cinayet - Gizli Düşman
- Üç Perdelik Cinayet
- Ve Perde İndi
- Zarif Bir Cinayet Gecesi
- Esrarengiz Parmaklar
- Sevimli Örümcek
- Hercule Poirot İz Üzerinde
- Karakolda Cinayet
- Poirot Araştırıyor
- Ölümün Sesi
- Marple Seçkisi
- Poirot Seçkisi
- Yedilerin Gizemi
- Gizli Düşman
- Sonsuz Gece
- Pembe Evdeki Ölü
- Ölüm Kapıda Bekliyordu
- Listerdale'in Gizemi
- Beklenmeyen Şahit ve Diğer Öyküler
- Tenis Kortunun Esrarı
- Sevginin Bağladıkları
- Bitmeyen Gece - Roger Ackroyd'un Katli
- Cinayet Randevusu
- Şatodaki Hayalet
- Örümcek Ağı
- Kanlı Anlaşma
- Viran Kule
- Seçilmiş Eserleri
- Poirot Seçkisi Set
- Come, Tell Me How You Live
- Le Crime Du Golf - Le Miroir Du Mort
- Star Over Bethlehem
- Düşman Dostlar
- The Complete Miss Marple
Agatha Christie Alıntıları - Sözleri
- - İnsan bazen kavgadan çekindiği, sıkıldığı için karşısındakinin sözlerine boyun eğer. Kavgalar hiç de hoş şeyler değillerdir. Fakat bence insan özgürlüğü için her zaman kavga etmeye hazır olmalıdır.- (Ölümle Randevu)
- "Yemek sipariş eder gibi cinayet sipariş edebilseydin, nasıl bir tercih yapardın?" (Cinayet Alfabesi)
- Hər kəs ən azı bir dəfə sevməlidir. Həyatı boyu heç olmasa bircə dəfə sevməyən adam, deməli, heç yaşamayıb. (Esrarengiz Sanık)
- Gerçeği yerinde kullanmak da yeri geldiğinde ustaca bir aldatma sanatı olabilir. (N veya M?)
- "Geçmişteki günahların gölgeleri uzun olur. Yaşımız ilerledikce bu sözün ne kadar doğru olduğunu anlarız." (Elmayı Yılan Isırdı)
- Onu yaxşı anladığımı deyə bilmərəm. Mənə elə gəldi ki, sözlərində tərif az idi. (Lord Edgware'i Kim Öldürdü)
- Asla hayaleti kendi gözüyle görmüş birine rastlamazsınız. Gören daima birinin teyzesinin ikinci dereceden kuzeni, bir dost ya da dostun dostudur. (Ölüm Adası)
- "Artık cesaretim de dayanacak gücüm de kalmadı. " (Son Evdeki Tehlike)
- "İçimde sanki ölsem çok daha iyi olurmuş gibi bir his var." (Miss Marple'ın Son Maceraları)
- "Sanki yorgun olan bedeni değil zihniydi, sanki yeryüzündeki her şeyi boş ve değersiz buluyordu..." (Son Evdeki Tehlike)
- “Gelenek bir ölçüye kadar iyidir ama fazlası zarardır.” (Güvercinler Arasında Bir Kedi)
- İnsanları koruma, onları vazu şeylerden uzak tutmak her zaman olası değildir. İnsan er ya da geç olaylarla yüzleşmek zorundadır (Zarif Bir Cinayet Gecesi)
- "Her şey bambaşka olabilirdi." (Sensiz Bir İlkbahar)
- İnsan eşi benzeri olmadığını bilmeli. (Acı Kahve)
- Hepimiz bir bakıma acımasız ve önyargılıyız... Fakat değişik konularda... Başka başka alanlarda... (Çarpık Evdeki Cesetler)
- İnsan neler olacağını hiç bilemez (Bağdat'a Geldiler)
- Sizden kimse kuşkulanmadığı sürece istediğinizi öldürmek o kadar kolaydır ki. (Zehiri Kim Verdi)
- İnsan bir şeyler bildiğini sanır. (Şahidin Gözleri)
- Önümde güzel bir hayat varken niçin öleyim? Önemli olan yaşama iradesidir. (Kanatların Çağrısı)
- Bütün bədbəxtliklər ya puldan, ya da pulsuzluqdan törəyir. (Roger Ackroyd Cinayeti)
Yorumlar
0 yorum