Kitap Künyesi
Yazar: Adem Özköse
Yayın Evi: Pınar Yayınları
İSBN: 9789753523813
Sayfa Sayısı: 253
Seyyah Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Çıktığım yollar, yaptığım seyahatler; ziyaret ettiğim bir çok şehirle içten bir bağ kurmama neden oldu. Ben de seyyahların çoğu gibi bazı şehirlerin ruhu olduğuna inananlardanım. Bu şehirlerin sokaklarını adımlarken tatlı bir musiki takılır kulaklarınıza. Şehir kendini size vermek için adeta can atar. Alırsınız ve yüreğinizin en özel yerinde saklarsınız bu şehirleri. Öyle bir sahiplenirsiniz ki onları, sanki sizin olurlar. İstanbul, Saraybosna, Kahire, Gazze, Isfahan, Bağdat, Şam-ı Şerif, Kudüs… İşte benim şehirlerim… Özlemleri kalbime sızı veren, her kavuşmamızda ise çocuk gibi sevindiğim, neşelendiğim şehirler…
Bu şehirlerin her birine zihnimde farklı bir şekil veririm. Şam-ı Şerif`i gözleri yaşlı bir anne olarak hayal eder, Saraybosna`yı ise bir melikeye benzetirim. Zarifliği göz kamaştıran, utangaçlığı hayranlığınızı cezbeden bir melike... Kudüs hiç görmesem de hep özlediğim, içimde taşıdığım biricik şehrimizdir. Isfahan bir şiirin en güzel mısralarına benzer. Gazze hepimizin vicdanı, Bağdat ise geçmişiyle, sanki bir masallar diyarıdır.
Kahire içinde farklılıklar, zıtlıklar, uçlar barındıran bir şehirdir. Bu yönüyle insana ne de çok benzer. Kahire`nin karmaşasını, girdaplarını seyre dalınca, sanki kendi içimdeki karmaşaların, girdapların seyrine dalmış gibi olurum. Bazen de sizin dokunmaya bile kıyamadığınız kimi şehirler acımasızca bombalanır, yerle bir edilir. Tıpkı Şam-ı Şerif `in, Halep`in, Gazze`nin, Bağdat`ın bombalandığı gibi…
Seyyah Alıntıları - Sözleri
- Özgürlük onu tanıyana kadar sizin için hiç bir şeydir, onu tanıdıktan sonra ise sizin için her şeydir.
- Sabretmekten başka çarem yok; fakat kalbimde büyük acılar var.
- Kendi olamayan insanların başkası olmaya çalışırken nasıl da komikleştiklerini seyretmek insanı güldürse de aslında acı vericidir.
- Amman Batılılar tarafından Âlem-i Islam'ı bölüp parçalara ayırmak için uygulanan ulusçu projelerin doğurduğu bir şehirdir. Ulusçu zihinler ancak Amman gibi şehirler kurabilirler. Ümmetçi zihinler ve kalpler ise Saraybosna, İstanbul, Şam-ı Şerif ve Kudüs gibi şehirler...
- Şehirler sadece tarihleriyle, düzenli oluşlarıyla, mimarileriyle, alışveriş merkezleriyle sevilmezler. Kasvet, acı,fakir ve efsunlu yönleri nedeniyle de sevilebilirler.
- "Babam cihadı terk eden ve Filistin'i unutan âlimlere çok kızardı. Filistin mücadelesine önderlik etmesi gereken asıl kişilerin de âlimler olması gerektiğini söylerdi."
- İnsan, fazlalıklarından arındıkça özgürleşirmiş.
- Nehirde gezerken karşılaştığımız çocukların bir çoğunun yetim olması dikkatimizi çekiyor. Babalarına ne olduğunu sorduğumuzda babalarının Filipin askerleri tarafından öldürüldüğünü öğreniyoruz.
- Gezerken bazen kaybolmak,ayaklarınızın götürdüğü yere gitmek iyidir.
- Kendi olamayan insanların başkası olmaya çalışırken nasıl da komikleştiklerini seyretmek insanı güldürse de aslında acı vericidir.
- "Seyahatin önündeki tek engel kapının eşiğidir. "
- Her şeyin hayatımdan çıkmasını, kalbimin sadece Allah Rasulü'nün sevgisiyle dolmasını istiyorum. Ruhumu yeterince kirleten bu hayattan sıyrılıp Allah Resulü'nün dizinin dibine oturmayı, hayatımda sadece onun olmasını arzuluyorum.
- Özgürlük onu tanıyana kadar sizin için hiçbir şeydir, onu tanıdıktan sonra ise sizin için her şeydir.
- "Nur yolunu tıkıyor yüz bin katlı gökdelen. Bir küçük iğne yok mu, şehrin kalbini delen"
- Biz Gazze'yi savunurken Ümmet-i Muhammed'in hepsini savunduğumuzu; sadece Filistin için değil; Medine, İstanbul ve Şam için Cihad ettiğimizi düşünüyoruz. Bu bölgeye de kısa bir süre önce İstanbul Cephesi ismini verdik. Türkiyeli kardeşlerimiz bilsinler ki Gazze'de İstanbul için nöbet tutan, İstanbul için cihad eden müsahidler var.
Seyyah İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Dünya'nın en güzel , heyecanlı sohbetlerden biri de seyyahların sohbetleri olsa gerek. Çünkü yolculuklar seyyahlara insanlarla paylaşabilecekleri bir sürü anı bırakabiliyorlar... Genç seyyahlara yol tavsiyelerinde bulunuyor. Bir şehri, bir ülkeyi asla turist gibi gezmeyin diyor. Turistler en iyi otellerde kalıyormuş,Eşe- dosta göstermek için bol bol fotoğraf çekiyormuş. Gittikleri yerlerde insanlara yaklaşmıyormuş, onlarla kaynaşmıyormuş. Seyyahın amaçlarından biri de ziyaret ettiği şehirle kaynaşmak, kısa bir süreliğine de olsa o şehrin olabilmek... Şair, "Nur yolunu tıkıyor yüz bir katlı gökdelen. Bir küçük iğne yok mu, şehrin kalbini delen" diyor. Şehirde derinleşmek, şehrin ruhunu yakalamak... Öyle bir sahiplenirsiniz ki onları, sanki sizin olurlar. İstanbul, Saraybosna, Kahire, Gazze, Isfahan, Bağdat, Kudüs... Gözlemlerini, hislerini paylaşmış, bir gezi rehberi yola çıkacaklara ve gezmeyi sevenlere yol gösterecek bir kitap. (Büşra A.)
Şehirlerin ruhunu hissetmeli...: Kendisini bildi bileli yollara karşı hep ilgisi olduğunu belirten bir seyyah, kendisine gıpta ettiğim bir ağabeyim Adem Özköse.. Twitter'dan severek takip ediyorum , kitabını da severek okuduğumu belirtmek isterim. Alem-i İslam'ı gezmeye başladığında Üstad Necip Fazıl Kısakürek'in "Ben kimim ve bu hal neyin nesi? Yetiş, yetiş ey sonsuzluk muhasebesi" mısraları onda cevaplanması gereken ciddi bir soruya dönüşmüş. Gezdiği şehirlerle içten bir bağ kurduğunu okurken hissediyorsunuz. "İstanbul,Saraybosna,Kahire,Gazze,Isfahan,Bağdat, Şam-ı Şerif, Kudüs..İşte benim şehirlerim" diyor Adem Özköse ağabeyim. Daha sonrasında biz de onunla beraber bu şehirleri tanımak ve gezinmek için düşüyoruz yollara... Gezdikçe görüyorum ki Alem'i İslam Türkiye'yi bekliyor.Türkiye'yi bir umut olarak görüyorlar..Şükretmeli diyorum halimize , çokca şükretmeli.. Mazlumları anlatıyor , onların her şeye rağmen umutlarını yitirmeyişlerinden, sağlam inançlarından,direnişlerinden,sömürge altında olan devletlerin yoksulluğundan ama her şeye rağmen gülen yüzlerinden, Türkiye'den geldik dediklerinde tebessümle karşılandıklarından bahsediyor. Sonra düşünüyorsunuz bu müslüman kardeşlerimiz bu haldeyken biz nasıl keyfimize düşkün olabiliyoruz.. Çalışmalı çok çalışmalı diyorsunuz..Yardım etmeli..Bolca dua etmeli.. "Onların bu halde olması onların imtihanı..Bizim de onlara yardım edip etmeyeceğimiz bizim imtihanımız.." Allah onların da hepimizin de yardımcısı olsun. Bizleri tüm müslümanlarla birlikte cennetinde buluştursun.Amin Kitapta ele alınan ülke ve şehirlerden bazıları ; *Bosna *Patani *Nepal *Gazze *Beyrut *Hartum ve Nil *Amman *Tahran *Mindanao Adası *Yemen *Nijer *Fas *Üsküp *Moritanya *Tunus *Akabe *Petra *Libya *Palmira *Medine *İsfehan "Haydi hayırlı yolculuklar"... :) (râyihâ)
Düşünüyorum da ne kadar çok müslüman kardeşimiz varmış. Bilmediğimiz ülke kadar bilmediğimiz birçok yerde müslüman ülke var. Her müslüman ülkesinde Türkiye diye memnuniyetini dile getiren bizim bilmediğimiz birçok kardeşimiz var. Seyyah kitabında gezilip görülmüş müslüman olan kardeşlerimizden ve ne acılar çektiklerini anlatan hikayeler vardır. Zengin topraklarda sömürgeye maruz kalan, köleliğe mahkum edilen kardeşlerimizin acısı var. Nepal, Gazze, Kudüs'ün komşusu Amman, Tahran, Nijer, Tunus.. Müslüman kardeşlerimizin nerelerde nasıl yaşadığını bilmemiz ve birbirimizi unutmamamız adına yazılmış güzel bir kitap. Tavsiye ederim. (Muhammed Emin Aydın⠀ོ⠀ོ)
Kitabın Yazarı Adem Özköse Kimdir?
Gazeteci, yazar. 1978 yılında Samsun’un Çarşamba ilçesinde doğdu. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümünden mezun oldu. Gazeteciliğe 2004 yılında Vakit gazetesinde başladı. Başta Irak, Afganistan, Patani, Keşmir, Suriye, Güney Lübnan, Gazze, Arakan, Darfur ve Moro olmak üzere dünyanın birçok savaş ve kriz bölgesinde gazetecilik yaptı.
2007-2011 yılları arasında Suriye’nin başkenti Şam’da dört sene kalarak Gerçek Hayat dergisinin Ortadoğu Temsilciliği’ni yürüttü. Sancaktar dergisini çıkaran kadroda yer aldı. Diriliş Postası’nda günlük yazılar yazdı. Dünyanın dört bir tarafına yaptığı uzun yolculuklar belgesellere dönüştü. Bu belgeseller başta TRT olmak üzere birçok televizyon kanalında gösterildi. Kitapları farklı dillere çevrildi.
ESERLERİ:
Cennete Otostop (2011, 2017), Söz Direnişçilerde (Söyleşiler, 2011), Ümmet Coğrafyası (Gezi, 2017), Seyyah (Gezi, 2014), Rotamız Alem-i İslam (Gezi, 2017), Kaçak Yolcu (Gezi, 2017), Esir & Gerçek Bir Esaret Hikayesi (Roman, 2019)
Adem Özköse Kitapları - Eserleri
- Cennete Otostop
- Kaçak Yolcu
- Esir
- Ümmet Coğrafyası
- Seyyah
- Söz Direnişçilerde
- Rotamız Alem-i İslam
- Sefer
Adem Özköse Alıntıları - Sözleri
- Ey Gazze! Sen bizim özgürlüğümüzsün ve Sen özgür olmadan kendimizi asla özgür hissetmeyeceğiz. (Rotamız Alem-i İslam)
- Hilafet’in sona ermesine rağmen Türkiye’nin İslâm dünyasındaki etkisi hala devam ediyor. ~Morolu bir Müslüman~ (Ümmet Coğrafyası)
- 'Müslüman bir direnişçi savaşırken asla İslâm'ın sınırlarını, ölçülerini çiğnememeli. Çünkü ölçüsüz cihad olmaz.' (Ümmet Coğrafyası)
- Mülteci kamplarındaki çocukların her biri gözüme tıpkı bataklıkta açmış bir çiçek gibi gözüküyor. Kamplardaki şartlar nasıl olursa olsun çocuklar güldükçe sanki kampları bir bahar havası kaplıyor. Bu kamplarda tebessüm etmek özgürlük; tebessümü ve umudu kaybetmekse gerçek esarettir. (Sefer)
- Niçin Müziği bıraktın Müslüman olduktan sonra? İslam'ın müziği yasakladığını mı düşünüyorsun? Alman Julia Jawairiyah(Hanımefendi): Müslüman olmadan önce müziği ruhum için bir ihtiyaç olarak görüyordum. İçimdeki mutsuzluktan, karışıklıklardan müzik sayesinde kurtulmaya çalışıyordum. Fakat şu an çok huzurlu ve mutluyum. Müziğe artık ihtiyacım yok. Ruhuma en çok huzur veren şey ise Kur'an okumak ve dinlemek. (Cennete Otostop)
- Çocuklara işkence edenler, insanları acımasızca öldürenler küçük bir kuşa merhamet eder miydi ? (Esir)
- "Bulmak, keşfetmek için çıktığım seyahatlerde yolda olmak daha da anlamlı hale gelmeye başlamış, yollar düşünsel arayışımız güç vermişti. Dervişlerin pirlerinden Feridüddin Attar'ın dediği gibi belki de "Menzili maksud yolculuğun ta kendisiydi." (Sefer)
- Batı insanların hayatlarını kolaylaştırmak için gerçekten iyi imkânlar ve güç markalar üretmiş. Fakat hep daha fazla kazanıp daha fazla tüketmek insan için asla gerçek gaye olamaz. Çünkü insanın hayatı anlamlandırabilmesi için her şeyden önce insani, vicdani ve ilahi amaçlara sahip olması gerekir. (Sefer)
- Abdülhamid’in torunları Filistin’i, Kudüs’ü asla terk etmediler ve etmeyecekler… (Ümmet Coğrafyası)
- Sınırsız özgürlük mü, sınırlı ve düzenli bir hayat mı? Red Light Districh'i gördükten sonra uzun uzun özgürlük üzerine düşündüm. İslam'a göre insan sınırlarını bildikçe özgürleşirken bugünkü Batı medeniyetine göre sınırlarından kurtuldukça özgürleşiyor. Oysaki insan kendi benliğini, evini, toprağını ancak sınırlarına önem vererek koruyabilir. Sınırları aştığında rahatsız ve huzursuz olur; sınırlarına tekrar geri döndüğünde rahatlar. Sınır insan için aslında vazgeçilmez bir kalkandır. Fakat bu meselede Batı'nın ahlâki sınırsızlığına dikkat kesilip kendimizi de temize çıkaramayız. (Sefer)
- Amman Batılılar tarafından Âlem-i Islam'ı bölüp parçalara ayırmak için uygulanan ulusçu projelerin doğurduğu bir şehirdir. Ulusçu zihinler ancak Amman gibi şehirler kurabilirler. Ümmetçi zihinler ve kalpler ise Saraybosna, İstanbul, Şam-ı Şerif ve Kudüs gibi şehirler... (Seyyah)
- "Çocuklar her geçen gün daha da çirkinleşen bu dünya da benim için huzur adası gibiydiler." (Kaçak Yolcu)
- Hayatımda ilk ezan sesini Nil Nehri'nin kenarında gezinirken duydum. Ezan okunurken neler söylendiğini anlamıyordum; fakat ezan sesi tıpkı üniversitedeki dinler tarihi hocamızi etkilediği gibi beni de çok etkiledi. O an içimden Allah'a secde etmek geldi ve bir camiye giderek dakikalarca Allah'a secde ettim. (Cennete Otostop)
- “Yavaş yavaş ölürler, Alışkanlıklara esir olanlar, Her gün aynı yolları yürüyenler, Ufuklarını değiştirmeyen ve genişletemeyenler…” (Sefer)
- Batılı emperyalistler Islam dünyasını terk ederken arkalarında da yerli dostlarını bıraktılar. İslam topraklan yıllarca bu diktatörler eliyle esir alındı. Müslümanların tarihi, kültürü , değerleri aşağılandı, hakir görüldü. Topraklarımızdaki zenginliklerimiz yağmalandı , sömürüldü. Ümmet-i Muhammed'in kutsalları çiğnendi, özgürlüklerine prangalar vuruldu . Kimiülkelerde askeri ve siyasi, kimi ülkelerde de kültürel ve fikri kuşatmalar oluşturuldu. Yeni nesiller ruh köklerinden uzaklaştırılmak istendi . Bütün bunlara başkaldıranlar ise ya hapsedildi ya da idam sehpalarına gönderildi . Fakat İslam topraklarına musallat olan sömürgeciler her şeyin aslına rücü edeceğini unuttular. Hangi mesafeleri kat ederse etsin, hangi engellerle karşılaşırsa karşılaşsın suyun bir gün yatağını bulacağını hiç hesaba katmadılar. Ümmet Coğrafyası'nın halkları , aralarına sınırlar konulan kardeşler sonunda sessizliklerini bozdular. Kahire'den, Şam-ı Şerif'den, İstanbul'dan, Gazze'den, Bingazi'den yükselen özgürlük çığlıkları İslam dünyasının yüzyıldır süren suskunluğunu sonunda yerle bir etti. Suskunluk yerini direnişe, çaresizlik ise umuda bıraktı. İslam dünyası küllerinden yeniden doğmaya , dirilmeye başladı. Artık rüzgar tersine dönüyor. Bir çağ kapanıyor ve yeni bir çağ açılıyor. Teslimiyet kültüründen direniş kültürüne geçiliyor. İslam dünyasının minarelerinden özgürlük sesleri yükseliyor. Yıllardır ezilen Müslümanlar adalet temelli yeni bir İslam dünyası kurmak istiyorlar. Müslüman halkların kararlılık ve cesareti tarihin kapılarını yeniden zorluyor. (Ümmet Coğrafyası)
- Kendi olamayan insanların başkası olmaya çalışırken nasıl da komikleştiklerini seyretmek insanı güldürse de aslında acı vericidir. (Seyyah)
- “Dünya İslamla özgürleşecektir” Çakal Carlos (venezuela’lı aktivist-halen fransız hapishanelerinde) (Söz Direnişçilerde)
- İslam'a girdikten sonra Müslümanlara dair hiç hayal kırıklıklarınız oldu mu? - Evet, hem de çok. Önceleri, Müslümanların hepsinin kapitalizmin sunduğu hayat tarzına karşı çıktıklarını düşünüyordum. Fakat Müslüman olduktan sonra tanıştığım Müslümanların bazılarının yaşamları beni şaşırttı. Bir Müslüman hem İslam'a inanip hem de nasıl bu kadar lüks yaşayabilir? Bunu aklim bir türlü almıyor. Çünkü Hz. Muhammed (s.a.v) hayatı boyunca hiç lüks yaşamadı. İsa Mesih de aynı şekilde lüks yaşayanların sonlarının iyi olmayacağı ni söylüyor. İkinci hayal kırıklığım ise Müslümanların Kur'an'ı çok az okumaları oldu. Bu da beni oldukça şaşırtıyor. Çünkü Allah bize sürekli olarak Kur'an okumamızı, ancak Kur'an okuyarak doğru yola ulaşabileceğimizi haber veriyor. (Cennete Otostop)
- 'İstanbul sadece bir şehir değil; aynı zamanda bir manadır... Âlem-i İslâm'ın geleceği de, yüzyıl önce elimizden alınan İstanbul'un sahip olduğu bu manada gizlidir.' (Rotamız Alem-i İslam)
- Çocukların katledildiği dünyada biz yaşamasak da olur (Esir)
Yorumlar
0 yorum