Kitap Künyesi

Yazar: Buket Uzuner

Yayın Evi: Everest Yayınları

İSBN: 9799752890885

Sayfa Sayısı: 184

--reklam--

Şiirin Kızkardeşi Öykü Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

"Bugün artık o gün.Bugün, yıllardır karanlıkta kalmış büyük bir haksızlığın aydınlığa kavuşturulacağı o gün!Biraz sonra, yıllar önce yapılmış büyük bir kötülüğün kalbi sökülecek.Biraz ötede büyük bir iftiranın gizi çözülecek ve bunu yapacak olan kişi, şimdi sizinle konuşanın ta kendisi. Adaleti yerine getirecek olan benim!Bugün onu yeniden göreceğim, yıllar sonra onunla buluşacağım; çünkü bizim yazgımızda karşılaşmak var.

Bugün işte o gün!

"Şiirin Kızkardeşi Öykü dinamik üslûbu, zengin düşgücü ve sürpriz sonuyla bir Buket Uzuner kitabı.

Kitabın ikinci bölümünde yer alan Cinsel Öyküler beş arkadaşın oynadığı tehlikeli bir oyundur aslında:

"2001 yılının bir İstanbul yaz gecesiydi. Üniversiteyi beraber okumuş beş eski arkadaş yıllar sonra yeniden buluştuklarında alkolün de etkisiyle ilk bakışta çok eğlenceli ve masum görünen bir oyun oynadılar. Oyun basitti ve tek kuralı içten olmaktı: Herkes ilk cinsel deneyimini anlatacaktı."

--reklam--

Şiirin Kızkardeşi Öykü Alıntıları - Sözleri

  • Gözlerinden kalbinin bir parçası bile görünmeyen insanlar için artık umut yoktur. Hepsi birbirinin aynısı apartmanlar gibi yan yana dizilerek yaşarlar.
  • "kopan bir ipe, sımsıkı bir düğüm atarsanız, ipin en sağlam yeri artık bu düğümdür. ama ipe her dokunuşunuzda, canınızı acıtan tek nokta, yine o düğümdür."
  • İki genç adam İzmir'de bir bahar sabahı bir Alsancak kaldırımında oturmuş şiir okur ve dinlerken başlarında kalabalık bir şiir dinleyicisi de onlara eşlik ediyordu. İzmir'de bir bahar sabahı, Alsancak'ta şiir dinliyordu insanlar, Şiir'den şiir dinliyorlardı sokakta İzmirliler. İzmir'de bir bahar sabahı, sokakta şiir... Dinliyorlardı şiir...
  • "yetişkin olmaktan vazgeçiyorum. yoruldum yetişkinliğin kurutulmuş pınarlarında, koşullu sevinç avcılığı yapmaktan. aşk cimrisi, aşk kabızı insanlarla bir arada yaşamaktan."
  • Hayatımızın en güzel anıları, kendimize yakın bulduğumuz insanlarla yaşadığımız yakın duygusal anlardan geri kalan izlerdir.İşte öyleydi...
  • Yaşamı başkalarından farklı yaşamaya çocukken karar veren ama geçmişinde bir yerde takılıp kalmış bir düğüm yüzünden bir türlü uzun adımlar atamadan, yerinde sayan genç kız.
  • "İlle de gitmen mi gerekiyordu?" diye sordu. Sesinde sitem ya da öfke yoktu. Intikam duygusu, acıtma isteği de. Sesinde anlamak arzusu vardı. Sesindeki anlamak arzusu umutlandırıcıydı. "Geri dönebilmek ve anlayabilmek için ille de gitmem gerekiyordu. Bazılarımız için ille gitmek gerekir," dedim. İçini çekti. Ben de çektim.
  • Karşınızdakinin yanlış anladıklarını bile anlayabiliyorsanız, doğru iletişim kurma şansınız olabilir.
  • Bilirsiniz işte, insan kendinden bile sıkılır bir gün. Aslında insan en çok kendinden sıkılır.
  • Hayatımızın en güzel anıları, kendinize yakın bulduğumuz insanlarla yaşadığımız yakın duygusal anlardan geri kalan izlerdir.
  • Aşk acısı, zamanın asla bayatlatamadığı bir acıdır.
  • ...Her şey birbirini tekrar ediyor. Tekrar tekrar ediyor. Hiçbir şeyin kendini tekrar etmeyeceği bir yer arıyorum. Arıyorum. Arıyorum. Arıyorum. Var mıdır bilmiyorum. Varsa diye uzun, çok uzun bir yolculuğa çıkıyorum. Kimbilir Nuh ve karısı da aslında aynı nedenlerle böyle bir yer hayaliyle yola çıkmış, yolda Aşure'yi icat etmişlerdi. Son büyük bunalıma, en uçtaki kahrolmaya 'tufan' demeyi belki de ilk onlar akıl etmişti?
  • Dünyadaki en büyük küçük mucize çok genç yaşta iyi bir öğretmene rastlamaktır. Büyük mucizelerse yalnızca kutsal kitaplarda bulunur.
  • Kitapların hayatı değiştirdiği doğrudur.
  • Seviyorum suskunluğunu, sanki sen yokmuşcasına burada duyarsın beni uzaktan, dokunmaz sana sesim Uçup gitmiş gibi gözlerin ve ağzın bir öpüşle mühürlenmiş. Seviyorum suskunluğunu, çok uzakta görünüyorsun Sanki yas tutuyorsun, kumrular gibi cilveleşen kelebek benzeri. Uzaklardan duyıyorsun beni, ulaşmıyor sana sesim. Bırak da varayım dinginliğine sessizliğinde. Ve konuşayım sessizliğinle Bir lamba gibi parlak, bir yüzük gibi yalın. Gece gibisin, suskunluğun ve takım yıldızlarınla Yıldızlarınki gibidir sessizliğin, öyle uzak, önyargısız. ... ~Pablo Neruda

--reklam--

Şiirin Kızkardeşi Öykü İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Çok eskiden aldığım, bir türlü okuma fırsatı bulamadığım bu kitabı Korona günlerinde çok zevkle okudum. Sizler de okursanız eminim hiç sıkılmayacaksınız. Uzuner’in dili yalın ve akıcı. Kimi kez çok tekrarlamalara yer veriyor ancak bu beni rahatsız etmedi. Aksine öykülerine bir şiirsellik ve ahenk kattığını düşündüm. Kitapta dört öykü var. Cinsel Öyküler ise beşleme biçiminde kurgulanmış. Kitaba ismini veren Şiirin Kız Kardeşi Öykü’de küçük bir kasabada rutin, tektüze, birbirinin benzeri günlerin içinde sürüklenen insanların arasında sıkılan bir çocuğun gözünden kasabaya bir öğretmenin gelmesiyle duyumsadığı değişim ve sancılar betimleniyor. İçinden Deniz Geçen Şehir’de aşk ve aşkın türlü halleri şehirler ve simgeleriyle birlikte çeşitli metaforlarla anlatılıyor. Maria Magdalena Artık Utanmayacak adlı öykü ise gezginlerin yaşamına bir ışık tutuyor, bu da bir anıyla taçlandırılıyor. Cinsel Öyküler adlı beşlemede, beş arkadaşın yaşamına konuk oluyoruz. Yıllar sonra bir araya gelen arkadaş grubu, alkolün de etkisiyle bir oyun oynamaya karar verirler. Her biri ilk cinsel deneyimlerini anlatacaktır. Cinselliğin halen tabu olarak kabul edildiği günümüzde çocuklara cinsel eğitimin verilmeyişi, ayıp ve yasaklarla büyüyen yetişkinlerin bir birey haline gelince nasıl bocaladıkları, cinsel kimliklerini bulamadıkları, gel gitler ile birlikte verilirken ensest gibi toplumsal sorunlara da değiniliyor. Ben sevdim kitabı. Özellikle İzmir’in anlatıldığı birinci öyküde kendimi Kordonboyu’nda ılık bir rüzgar eşliğinde ince belli bardakta, tavşan kanı çayımı yudumlarken buldum. Evet, insanın en büyük şansı çocukken iyi bir öğretmene rastlamaktı. Ben de bu açıdan şanslıydım. Hayatıma dokunan öğretmenlerim oldu yaşamımda. Bir çocuğun yaşamını değiştiren tüm öğretmenlere sevgi ve saygılarımı gönderiyorum. İyi ki varlar. (Satı İlen)

Kimisi bu öykü kitabının üslubunu beğenmemiş. Ancak bunun bir tarz olduğunu belirtmeliyim. Tekrarlar ile vurgu yapmakta ve doğallığı korumakta bence Sayın Buket Uzuner Hanımefendi. Hoş alıntılar da bulunuyor hani. (Melek Ceylan)

Buket Uzuner okumaya bu kitapla başlamayın kitap kısa öykülerden oluşuyor kelime tekrarları çok fazla başta sadece bir hikayeye ait mi acaba bu tekrarlar diye düşündüm ama diğer hikayeler de de aynı tekrarları görünce beni çok sıktı açıkcası çok zor bitirdim (Eda Kaçmaz)

--reklam--

Kitabın Yazarı Buket Uzuner Kimdir?

Biyoloji ve Çevre Bilimi eğitimi alan Uzuner, Türkiye' de Hacettepe Üniversitesi ve ODTÜ' de, ayrıca Norveç, ABD ve Finlandiya'daki üniversitelerde çalışmalarda bulundu. Kitapları 1992'den bu yana Türkiye'de Ulusal En İyi Satış listelerinde yer almaktadır ve dört ayrı dilde yayımlanmıştır. Remzi Kitabevi için yabancı edebi yayımlar konusunda editörlük yaptı ve şu anda Alfa-Everest Yayınları için yabancı edebi yayımlar konusunda edebi danışmanlık yapmaktadır.

Balık İzlerinin Sesi romanı ile 1993 yılında Yunus Nadi Roman Ödülü' ne layık görülen Uzuner, Kumral Ada Mavi Tuna romanı ile 1998 yılında İstanbul Üniversitesi Yılın Romanı ödülünü aldı. Son dönemde Kumral Ada Mavi Tuna adlı romanı, Mediterranean Waltz adı ile İtalya, Yunanistan ve İsrail'de yayımlandı. Ayrıca İngiltere'de kısa öykülerden oluşan A Cup of Turkish Coffee adlı kitabı yayımlandı.

1996 yılında University of Iowa tarafından onursal akademisyen yazar seçildi.

Kuzey Afrika, Kuzey Amerika ve Avrupa'da uzun yıllar geçiren Buket Uzuner, şimdi İstanbul'da yaşamaktadır.

--reklam--

Buket Uzuner Kitapları - Eserleri

  • Kumral Ada Mavi Tuna
  • Uzun Beyaz Bulut Gelibolu
  • İki Yeşil Susamuru
  • Su
  • Toprak
  • Hava

--reklam--

  • İstanbullular
  • Balık İzlerinin Sesi
  • Ayın En Çıplak Günü
  • Yolda
  • Güneş Yiyen Çingene
  • Benim Adım Mayıs
  • Karayel Hüznü

--reklam--

  • Şiirin Kızkardeşi Öykü
  • Bir Siyah Saçlı Kadının Gezi Notları
  • Yazın Öyküleri
  • Şairler Şehri
  • Ah Bir Kedi Olsam!
  • Şehir Romantiğinin Günlüğü
  • Selin ve Cem'le Yolculuklar

--reklam--

  • Gümüş Yaz, Gümüş Kız
  • New York Seyir Defteri
  • Bir Yılbaşı Hikayesi
  • İstanbullular
  • Benim Adım İstanbul
  • Buket Uzuner Gezi Kitaplığı (3 Kitap)
  • I Am Istanbul

--reklam--

  • Istanbul Blues
  • Earth

--reklam--

Buket Uzuner Alıntıları - Sözleri

  • "kopan bir ipe, sımsıkı bir düğüm atarsanız, ipin en sağlam yeri artık bu düğümdür. ama ipe her dokunuşunuzda, canınızı acıtan tek nokta, yine o düğümdür." (Şiirin Kızkardeşi Öykü)
  • Bilirsiniz işte, insan kendinden bile sıkılır bir gün. Aslında insan en çok kendinden sıkılır. (Şiirin Kızkardeşi Öykü)
  • Ruhumu baharla beraber saran çılgınca bir aylaklık etme tutkusu ve buna şehvetle teslim olma arzusuna karşı koymaya çalışmamdaki çelişki. (Selin ve Cem'le Yolculuklar)
  • ''İnsanoğlunun bencilliği ve şiddet tutkusu,bu küçük kasabada da peşimi bırakmamış,her yerde olduğu gibi yine canımı sıkmıştı.Bence dünyanın bütün çocukları birbirlerinin bayramını kutlamalı,eğlenmeli,gülmeli ve kardeş olmalıydı. '' (Bir Yılbaşı Hikayesi)
  • Roman yazmak ne öykü, ne deneme, ne de şiire benziyor. Roman yazmak bir doktora tezi yazmaya benzetilebilir ancak. O denli disiplinli, derli-toplu ve sistematik bir çalışma bekler roman kurgusu yazardan. Romanın başı sonu kurgu tekniği, karakter soyağacı ve kronolojisi ta başından belli olmak zorundadır. Yazar bu yol taşlarını bilmezse yolda kendisine gerekecek acil yardım malzemelerine hazırlık yapamaz. (Selin ve Cem'le Yolculuklar)
  • Böyledir ama İstanbul, özletir kendini bir aşk gibi yani… (İstanbullular)

--reklam--

  • Dünyada sabah uykusundan tatlı ne olabilirdi ki! (Ah Bir Kedi Olsam!)
  • "Ama unutma ! Sen yalnızca iyi bir evlilik yapmak üzere yetiştirilmiş bir kız değilsin." (İstanbullular)
  • Gülümsemesine hüzün bulaşmıştı. (Su)
  • Ah aşk, ne güzel ve ne soylusun! (Bir Siyah Saçlı Kadının Gezi Notları)
  • Kitapların hayatı değiştirdiği doğrudur. (Şiirin Kızkardeşi Öykü)
  • Vaktinde verilmeyen sevgi bayatlar! (Bir Siyah Saçlı Kadının Gezi Notları)
  • İnsan belli deneyimlerden sonra hayal kırıklıklarına karşı bağışıklık sağlayamamışsa eğer, yıllar içinde yaralı ruhuna iyi gelen bazı ilaçlar keşfetmeye başlıyor. (Gümüş Yaz, Gümüş Kız)

--reklam--

  • Gençken okulda veya mahallede ya da ailede ve kitaplarda iyi bir yöndeşe rastlamak, hayattaki tek mucizedir. (Toprak)
  • Bazen durmak, güç toplamak için geri çekilmek ve beklemek gerekir. (Hava)
  • Vatan nedir, vatan neresidir? Anıların mı, akraba ve arkadaşların yaşadığı yer mi? Neresidir vatan? (İstanbullular)
  • ...hiçbir şey olmasa, hayata bir kez geldiğinize inanıyor ve içinizde ki ve/veya çevrenizde ki 'habaset'in sizi boğmasına artık izin vermek istemiyorsanız,yaşadığınız kenti,ülkeyi ve dünyayı keyif alınacak hale getirmenin yollarını arayın.Arayın.Tekrar arayın. (Şehir Romantiğinin Günlüğü)
  • Zannımca çok meşakatli durumlarda birbirlerine katlanabilen ve destek olan insanlar gelecekte de hakiki dost olurlar. (Uzun Beyaz Bulut Gelibolu)
  • İnsanın en korkunç sırları kendisinden sakladıklarıdır. (Yazın Öyküleri)
  • Onu ilk gördüğümde yaşantımda çok önemli bir yer tutacağını sezmiştim.Bu tıpkı, bir filmin daha ilk karesinden bütününü kavramak , sonunu tahmin etmek gibi bir duyguydu. (Kumral Ada Mavi Tuna)