Kitap Künyesi
Yazar: Nuri Pakdil
Yayın Evi: Edebiyat Dergisi Yayınları
İSBN: 9789757013174
Sayfa Sayısı: 97
--reklam--
Simsiyah Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
...Kış kaşık kaşık boşalıyor bulutların üzerine. Bol kepçe çözmediniz mi daha kelepçeyi gene insaflısın sen ee nihayet hepimiz de insanız be denir de haydi göster denince ince ince dilinmiş ekmek arasında da güzel de durur ha pastırma böyle yenmeli bence sence diye bir şey var mı silinik tümüyle en derin yerinden yoklaya yoklaya nasıl geldin buralara değgin bilgin de sıfırdı bela ne yenir ne içilir bela arka arkaya madde madde ya terzi bey bu kumaştan takım çıkar mı çıkmaz mı isterim yelek de zor olur sanıyorum ödüm kopmadı diyen çıkmamıştır çıkmamasına da çıkmalıydı ama terzi bey ey heyheyini hiç mi zula edecek bir yerin yoktu insan bey. Yağmurla doldur bu saniyeleri...
(Kitabın İçinden)
--reklam--
Simsiyah Alıntıları - Sözleri
- Çanta açılır. Kitap çıkarılır. İşte: okurken kalbimle şakır şakır konuşuyorumdur da.
- "hayat, aslında bir âyin; alay-ı vâlâ ile kendi yürüyüşünü izliyor insan : tuttuğu aynada : dağlarına"
- Gürültü olunca, insan hep ertelenir. Acı çekerek, dayanarak, diş sıkarak başarıyı kucaklasanız da. İçimiz'le dışımız'ın kolkola yürüyebilmesi; yâni, bizi mütemadiyen oluşturması, ancak sükûnetle mümkündür. Bu, oluşması gereken oluşum oluşamayınca da, ertelenmiş olmuyor mu insan?
- Kendimden çok uzakta da bırakılsam, muhakkak, kendime âitimdir; en emin olduğum hâlim.
- İnsan, kendi yitiklerinde, belki de adını doğru dürüst koyamadığı o kül'de -ki, birkaç çıngı gene de mutlaka kalmıştır-damar uçları aramalı.
- Er ya da geç içimizi dışımıza boşaltmayı öğrenmemiz gerekiyor..
- İnsan, elbette, sağlam yaslanmalı: taa yüreğinden gerçekten karasevdalıysa inancına.
- Ve en yüksek alarm durumuna geçer, derin huşû gerektiren dakikalarda, bakışın stratejisi : hayır! Kendimden çok uzakta da bırakılsam, muhakkak kendime âitimdir ; en emin olduğum hâlim.
- Pası silinir gözümüzün: upuzun bir fetihtir aslında hayat; kendi özümüzü daha bir kavradıkça.
- Sağ yanımdan akıp giden çuh çuh çuh sevda ekpresini de bir anekdot olarak Edebiyat'ın yerine iliştirmeli : aşk stoklarına tehlikesiz korunak : ne, uçak ; ne, gemi ; ne, otobüs ; ne, fayton. Tren : favori.
- Geceyse, gündüze göre insanı daha bir meraklı yapıyor..
- Hayatın tek günlük akışı bile, inanılmaz derecede velveleli sesler yığınağı.
- sevinç gözyaşları dökmek yalnızca insanlara mı özgü ki?.
- Hayatını gün gün yaşamak isteyenin omuzları çöker..
- Gerçeği, doğruyu aramanın en meçhul yerlerine doğru yolculuktur:Yazmak..
--reklam--
Simsiyah İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Otel Gören Defterler serisinin 4. kitabı SİMSİYAH. Yazarın otelde kaleme aldığı eserinde klasik otel mefhumunu ararken bambaşka yerlerde buluyorsunuz kendinizi. Bazen bir savaş alanında, bazen bir sınıfta, bazen sokakta, bahçede, restoranda, yolda... Üstünkörü okuyunca hiçbir şey anlatmıyormuş gibi dolaşırken satırların arasında, üzerinde durup içerisine girdiğiniz karmaşanın farkına vardığınızda kendinizi anlama çabası içerisinde buluyorsunuz. Aslında çok şey anlattığının farkına vardığınızda kitaptan lezzet almaya başlıyorsunuz. Sanırım üstadın yapmak istediği de o; Klasik okuma şeklinin dışına çıkmak. Anlamak için çaba göstermek. Çabalayınca başardığını görebilmek. Kendinin farkında olmak. Kudüs Şairimiz'i rahmet ve minnetle anıyoruz... (Ayhan ERKUT)
Bana sorulan soruları eylemlerimle yanıtlamaya çalışıyorum.: Nuri Pakdil’in Otel Gören Defterler serisinin dördüncü kitabını da okudum. Kitabın ismi Simsiyah. Kitapta yine diğerlerinde olduğu gibi ağırlıkla sükûnetsizlik eleştirileri var. Şimdiki oteller Nuri Pakdil’in şikayet ettiği gibi değil. Odaya bir giriyorsun, sanki dünyayla alakan kesiliyor. Ne ayak sesi, ne insan. İşte Simsiyah kitabından altını çizdiğim satırlar: Ekmeğime söz söyletmem. Ekmeğe kötülük yapan kendine yapmıştır. Gönlü genişleten temiz hava: Buğulu ekmek. Hayattın tüm renkleri süzüle süzüle ekmekte toplanır. Kalem ekmeğe koşar; bazen, ekmek kaleme: Ayin. * Upuzun bir fetihtir aslında hayat; kendi özümüzü daha bir kavradıkça. * İnsan, kendi yitiklerinde, belki de adını doğru dürüst koyamadığı o kül’de –ki, bir kaç çıngı gene de kalmıştır- damar uçları aramalı. * Sabır, çok aranan; ama, güçlükle bulunabilen özel madde; üretimi az mı az; işin kötüsü. Sorulmasında da baştanbaşa tehlike: “Nerede kullanacaksınız, sabır istiyorsunuz ama.” * Hayatını gün gün yaşamak isteyenin omuzları çöker. * Hayatın tek günlük akışı bile, inanılmaz derecede velveleli sesler yığınağı. * Söz, duvara çarpıp geri gelen top. * Birey, ışık atomu insanın. Birey tüm ağızlarda pozitif enerji. Gemi dümeni. İnsanın, enginliğinin farkına vardığı açı. * İnsan elbette sağlam yaslanmalı: Tâ yüreğinden gerçekten kara sevdalıysa inancına. * Bana sorulan soruları eylemlerimle yanıtlamaya çalışıyorum. * Bir adım atıldı mı çünkü, bu bir adımlık ilerideki duruşta, bu adımı atmadan önceki sağlamlığınız da sizin için bir kuvvet kaynağı, bir güç kaynağı oluşturuyor. Bence özveri tüketilir, yeniden oluşturulur; adımlar böyle atılabilince. * Heyecan, insanı hiç terk etmese de; insan, heyecanı sürekli taşımaya dayanamayabilir de yani.. * Yazı, daima, bıçak sırtında yazılır; durursanız, bilirsiniz ki, o bıçak elinize saplanacaktır. * Otelin öz’ü: Gelip-geçiciliktir de. * Tırmanmaya çalıştığın dağdı: Bazen: Karyolaya oturup bakıp bakıp durduğun duvar. * Geniş beden geceler vardır. Dar etek giyinen geceler vardır. * Gürültü olunca, insan hep ertelenir. Acı çekerek, dayanarak, diş sıkarak başarıyı kucaklasanız da. İçimiz’le dışımız’ın kolkola yürüyebilmesi; yani, bizi mütemadiyen oluşturması, ancak sükûnetle mümkündür. * Emek: Tek baştacı edilmesi gereken ‘Değişmezlik’ = ‘Değer’ * Gerçeği, doğruyu aramanın en meçhul yerlerine doğru yolculuktur: Yazmak. * Ancak lâyetezelzel zihinlerde, cesaretle, dürüstlükle ilerlenebilir vicdani derinliğe. (Sait Köşk)
Nuri Pakdil'in otelde kalmış olduğu yıllarda, tespitleri, hatıraları ve bunun gibi kısa notlardan oluşan bir kitap. (Baki Coşkun)
--reklam--
Simsiyah PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Nuri Pakdil - Simsiyah kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Simsiyah PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Nuri Pakdil Kimdir?
1934 Maraş doğumlu. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirdi. İlk çalışmalarını, şiir ve deneme türlerinde Maraş'ta, Demokrasiye Hizmet gazetesinde yayımladı. Lisedeyken Hamle adında bir dergi çıkardı (1954/55). İstanbul'da bir haftalık dergide sanat sayfaları düzenledi (1964). Edebiyat dergisini (Şubat 1969) ve Edebiyat Dergisi Yayınları'nı (1972) kurdu. Nuri Pakdil'in ve Edebiyat Dergisi Yayınları'nın ilk kitabı Batı Notları'dır. Edebiyat Dergisi, kimi aralıklarla uzun yıllar sürdürdüğü yayınına, Aralık 1984'te ara verdi. Edebiyat Dergisi Yayınları, 1972-1984 yılları arasında, 18'i Nuri Pakdil imzasını taşıyan, 45 kitap yayımladı.
Nuri Pakdil, 28 Şubat 1997 tarihinde Edebiyat Dergisi Yayınları'ndan yeniden kitap yayımlamaya başladı. Sitemizin güncellendiği tarihe kadar, daha önce yayımlanan 5 kitabın yeniden çalışılmış basımı ve 12 yeni kitabın ilk basımları yapıldı.
Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü'ne layık görüldü. Kasım 2014'te Necip Fazıl Saygı Ödülü'nün ilkini aldı. Aynı yıl yaptığı bir açıklamada "muhafazakar değilim devrimciyim" ifadesini kullanarak sağcı veya solcu olmadığını belirtip "İslamcı" olduğunu niteledi. "Özgürlükçü, emekten yana olan dinden yanayım." şeklinde ifadeleri de mevcuttur. Pakdil, marksizme ve komünizme yakınlık hissetmediğini fakat ilgiyle izlediğini de açıkladı.
Yazarlığı boyunca 16 müstear isim kullanan Nuri Pakdil'in en çok tercih ettiği ise "Ebubekir Sonumut" olmuştur.
85 yaşında üst solunum yolları enfeksiyonu nedeni ile tedavi gördüğü Ankara Şehir Hastanesi'nde vefat etti.
Kitapları
Harikalar Tablosu / Prevert, Oyun/Çeviri, Temmuz 1974.
Ay Operası / Prevert, Şiir/Çeviri, Nisan 1975.
Biat II, Deneme, Ocak 1977.
Bağlanma, Deneme, Şubat 1979.
Bir Yazarın Notları II, Deneme, Aralık 1980.
Put Yapımevleri, Oyun, Nisan 1980.
Biat III, Deneme, Nisan 1981.
Anneler ve Kudüsler (Şiir)
Bir Yazarın Notları III, Deneme, Mayıs 1981.
Kasırganın Çatırtıları / Guillevic, Şiir/Çeviri, Mayıs 1981.
Bir Yazarın Notları IV, Deneme, Eylül 1982.
Kalbimin Üstünde Bir Avuç Güneş, Oyun, Haziran 1982.
Edebiyat Kulesi, Deneme, Şubat 1984.
Sükût Sûretinde, Şiir, Şubat 1997.
Derviş Hüneri, Deneme, Mart 1997.
Batı Notları, Gezi-İzlenim, Mart 1997.
Arap Saati, Deneme, Mayıs 1997.
Umut, Oyun, Haziran 1997.
Ahid Kulesi, Şiir, Haziran 1997.
Korku, Oyun, Ağustos 1997.
Klas Duruş, Deneme, Ekim 1997.
Arap Şiiri (Güldeste) I, Şiir/Çeviri, Haziran 1998.
Arap Şiiri (Güldeste) II, Şiir/Çeviri, Haziran 1998.
Kalem Kalesi, Deneme, Ekim 1998.
Bir Yazarın Notları I, Deneme, Mart 1999.
Osmanlı Simitçiler Kasîdesi, Şiir, Temmuz 1999.
Otel Gören Defterler 1: Çarpışan Sesler, Deneme, Aralık 1999.
Otel Gören Defterler 2: Yazının Epik Resmi Çekildiği Sırada, Deneme, Mayıs 2000.
Otel Gören Defterler 3: Büyük Sorgu, Deneme, Kasım 2001.
Otel Gören Defterler 4: Simsiyah, Deneme, Nisan 2002.
Otel Gören Defterler 5: Ateş Hattında Harf Müfrezeleri, Deneme, Ocak 2003.
Otel Gören Defterler 6: Yazmak Bir Mûcize, Deneme, Haziran 2005.
--reklam--
Nuri Pakdil Kitapları - Eserleri
- Batı Notları
- Derviş Hüneri
- Ahid Kulesi
- Anneler ve Kudüsler
- Bir Yazarın Notları 1
- Bir Yazarın Notları 2
- Bir Yazarın Notları 3
- Bir Yazarın Notları 4
- Umut
- Arap Saati
- Biat 1
- Biat 2
- Biat 3
- Kalbimin Üstünde Bir Avuç Güneş
- Bağlanma
- Put Yapımevleri
- Osmanlı Simitçiler Kasidesi
- Sükut Suretinde
- Edebiyat Kulesi
- Çarpışan Sesler
- Yazının Epik Resmi Çekildiği Sırada
- Büyük Sorgu
- Simsiyah
- Ateş Hattında Harf Müfrezeleri
- Yazmak Bir Mucize
- Klas Duruş
- Bir Öldürme Töreni
- Bakır Dönemi
- Belge
- Konuşmalar
- Kalem Kalesi
- Mektuplar (Özel Kutulu 3 Cilt Takım)
- Korku
- Sınır Tanımayan Devrim Ateşi: Mektuplarım
- Tüm Karanlığa Yiğit Direniş: Konuşmalar 2
- Arap Şiiri (Güldeste) I-II
- Biat
- Mektuplar I
- Mektuplar - 2
- Mektuplar - 3
--reklam--
Nuri Pakdil Alıntıları - Sözleri
- İzin verirseniz, şuracıkta, kendi kendime düş görmek istiyorum. (Korku)
- İlişkiler: düzensiz atan bir nabız gibi. (Arap Saati)
- Ah, kuru Camilere bakıp bakıp dolan gözler! (Edebiyat Kulesi)
- Her memurun boynunda var böyle bir zincir. (Belge)
- Tutukluluk. Ama bunu kıramam. (Belge)
- Görünen yanı öylesine az ki insanın! (Bir Yazarın Notları 2)
- Başkasını öldüren biraz da kendi kendini öldürmüş sayılırmış... (Bakır Dönemi)
- “Hiç alışamadım gülmeye, hüzün vicdanıma daha uygun..” (Arap Saati)
- bir muştu büyütüyorum yüreğimde (Anneler ve Kudüsler)
- Yaşamak ortasında fırtinanın Gök gürültüsünün Dolaşmak balta girmemiş ormanlarda Gitmek gitmek istiyorum Yalnız Önüne geçip önsezilerimin Katlayıp harmânîsini gecenin (Arap Şiiri (Güldeste) I-II)
- Diş ağrısı bilmeyenlere diş ağrısı anlatılamadığı gibi, uykusuzluğu bilmeyenlere de uykusuzluk anlatılamaz. (Arap Saati)
- Ortadoğu'nun, tüm yeryüzünün haline bir bakınız; sürekli , vicdanınızı kanatınız! (Mektuplar - 3)
- Su, Filistin akıyordu, musluğu açtığımda. (Yazının Epik Resmi Çekildiği Sırada)
- Gözlerim, durmadan, gazetelerdeki resimlere kayıyor: ölü dolu masamın üstü. (Bir Yazarın Notları 1)
- Susmak da konuşmak kadar önemli oluyor bazen. (Edebiyat Kulesi)
- Çok ağır hükümleri olan bir yasa: yaşamak! (Bir Yazarın Notları 3)
- Erenköy'den Bostancı'ya Bostancı'dan Erenköy'e (Sükut Suretinde)
- Büyük , çok büyük bir tutkuevi olmasın zaman ? Kuşkusuz , büyük bir oyuncudur . (Kalbimin Üstünde Bir Avuç Güneş)
- "Bilincimizi canlı tutan tek güç aşktır." (Konuşmalar)
- Şu umut olmazsa, herhalde, ölürüz. (Bir Yazarın Notları 4)
Yorumlar
0 yorum