Kitap Künyesi
Yazar: Turhan Feyizoğlu
Yayın Evi: Ozan yayıncılık
İSBN: 9786051063171
Sayfa Sayısı: 478
--reklam--
Sinan Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Denizli'nin Bünyan ilçesindeki Yazıcıoğlu ailesinin duvarında asılı duran yapraklı takvimin, 13 Mayıs 1971 tarihini gösteren yaprağı halen koparılmamış olarak duvarda asılı durmaktadır. Çünkü, damatları Sinan Cemgil, o gün ölmüştür.
Kitap, İstanbul'da başlayıp Nurhak Dağları'nda sonsuzluğa dönüşen bir yaşamın zihinleri zorlayan hikayesi, Türkiye'nin kısa toplumsal tarihinin geniş bir özeti, ilkeleri ve insanlığın evrensel değerleri için yaşayan ve bu uğurda ölümü göze alabilecek kadar erdem sahibi olan, belki de yaşamayı hepimizden daha fazla hakeden, bir dönem gençliğinin kurutulmuş gül öyküsüdür.Emekli albay Yılmaz Erkekoğlu anlatıyor;"İnekli köyünde 31 Mayıs 1971 tarihinde meydana gelen silahlı çatışmada ölen Sinan Cemgil, Kadir Manga ve Alpaslan Özdoğan'ın ailelerine cenazelerini alıp almayacakları şeklinde, Gölbaşı Cumhuriyet Savcılığı'na telgraf çekilmişti.
Geldiler!.Oğlunun cenazesinin teslim aldıktan sonra Adnan Cemgil, bir konuşma yaptı. Hatırlayabildiğim kadarı ile içeriği şöyleydi:
- Ben varlıklı bir aileden geliyorum. Kendim öğretmenim. Ekonomik durumum oldukça iyidir. Oğlumu en iyi şekilde yetiştirdim. En iyi okullarda okuttum. Ülkenin en güzide üniversitesi olan Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nde okuyordu. Hiçbir şeye ihtiyacı yoktu. Bu sonuç onun olmasa yüksek mühendis çıkacak ve o da varlıklı bir hayat yaşayacaktı. Fakat o sizin iyiliğiniz için öldü. Bunu bilesiniz diye söylüyorum.
Köylülere baktım. Biraz önce dikkatlice dinledikleri Adnan Hoca'nın sözü bitince, başlarını öne eğdiler
--reklam--
Sinan Alıntıları - Sözleri
- "İnsanda dilince değişir kader, Ya yurda baş olar, ya başı gider." Kutadgu bilig
- "O sizin iyiliğiniz için öldü."
- İnsanda dilince değişir kader Ya yurda baş olar, ya başı gider.
- Ben varlıklı bir aileden geliyorum, kendim öğretmenim. Ekonomik durumum oldukça iyidir. Oğlumu en iyi şekilde yetiştirdim. En iyi okullarda okuttum. Ülkenin en güzide üniversitesi olan Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nde okuyordu. Hiçbir şeye ihtiyacı yoktu. Bu sonuç olmasa yüksek mühendis çıkacak ve o da varlıklı bir hayat yaşıyacaktı. Fakat o sizin iyiliğiniz için öldü. Bunu bilesiniz diye söylüyorum, dedi.
- "O Sizin iyiliğiniz İçin Öldü"
- Ben varlıklı bir aileden geliyorum. Kendim öğretmenim. Ekonomik durumum oldukça iyidir. Oğlumu en iyi şekilde yetiştirdim. En iyi okullarda okuttum. Ülkenin en güzide üniversitesi olan Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nde okuyordu. Hiçbir şeye ihtiyacı yoktu. Bu sonuç olmasa yüksek mühendis çıkacak ve o da varlıklı bir hayat yaşayacaktı. Fakat o sizin iyiliğiniz için öldü. Bunu bilesiniz diye söylüyorum.
- Biz ODTÜ'de İngilizce 3 kelime öğrendik: Yanke go home.
- Çok sevdikleri Sinan'ın duvarda asılı duran fotoğrafına bakarak ağlayan Yazıcıoğlu ailesi, duvarda asılı olan takvimin yaprağını o günden sonra koparamaz. Takvim, 31 Mayıs 1971 tarihinden itibaren koparılmamış olarak halen duvarda asılı durmaktadır.
- Ne ah edin doslar ne ağlayın Dünü bugüne Bugünü yarına bağlayın"
- "Biz ODTÜ'de İngilizce Üç Kelime Öğrendik: Yanke Go Home"
--reklam--
Sinan İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Siyasi bir kitap zamanının yürekli bir insanın biyografisi ama hüzünlü tarafıda mevcut babasının cenazesini alırkenki sitemi insanın kalbine dokunuyor gözünüzden yaş gelirse şaşırmayın (cihan yilmaz)
ODTÜ'nün gençlik hareketlerindeki yeri ve önemini vurgulayan çok değerli bir kitap "Sinan". Sadece Sinan'a değil, ODTÜ'de devrim ateşiyle yanan tüm gençlere ithaf edilebilecek bir kitap. Okuyun... (Çağrı)
Biyografi olarak yazılmış olan kitapta Sinan Cemgil anlatılmaktadır.Tarihi olarak yaklaşımı vardır. Birçok kaynaktan ve resimden yararlanılmıştır. Çok rahat bir dil ile yazılmıştır. (Fatos)
--reklam--
Sinan PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Turhan Feyizoğlu - Sinan kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Sinan PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Turhan Feyizoğlu Kimdir?
1980 yılında İspir Lisesi'nden mezun oldu. İstanbul Üniversitesi Yabancı Diller Yüksek Okulu’nda okudu (1980/1983).Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi'nde okudu (1983-1987). Çeşitli işlerde çalıştı. Basında ilk yazısı 28.1.1979 tarihinde Cumhuriyet gazetesinde yayınlandı.
Yazıları ve yazı dizilerin yayınlandığı bazı gazeteler: Cumhuriyet, Bizim Gazete, Çağdaş Marmara, Devrim, Alternatif Süreç...
Yazıları ve yazı dizilerinin yayınlandığı bazı dergiler: Yarın, Yazın, Berfin Bahar, Özgürlük, İks, Devrimci Gençlik, Sosyal Demokrat, Mustafa Kemal, 68’liler Birliği Vakfı Bülteni, Güney, İleri, Türk Solu, Eski, Dünyada Türk Haber.Türkiye Yazarlar Sendikası(TYS), PEN yazarlar derneği, Edebiyatçılar Derneği, 68'liler Birliği Vakfı ve daha birçok demokratik kitle örgütünün yönetim kurullarında çalıştı, üyesi oldu.
Kitapları
- Deniz/ Bir İsyancının İzleri, Ozan Yayıncılık, İstanbul, 21.Baskı, Ağustos 2004
- Türkiye'de Devrimci Gençlik Hareketleri Tarihi (1960-68), 1.cilt, Belge Yayınları, İstanbul, Nisan 1993
- Mahir/ On’ların Öyküsü, Ozan Yayıncılık, İstanbul, 8.baskı, Mart 2004
- İbo/ İbrahim Kaypakkaya, Ozan Yayıncılık, İstanbul, Nisan 2000
Sinan/ Nurhak Dağlarından Sonsuzluğa, Ozan Yayıncılık, İstanbul, 3.baskı Kasım 2004
- Fırtınalı Yıllarda Ülkücü Hareket, Ozan Yayıncılık, İstanbul, 2.baskı, Ekim 2003
- Fikir Kulüpleri Federasyonu/ Demokrasi Mücadelesinde Sosyalist Bir Öğrenci Hareketi, Ozan Yayıncılık, İstanbul, 2.baskı, Kasım 2004
- Fırtınalı Yılların Gençlik Liderleri Konuşuyor, Ozan Yayıncılık, İstanbul, 2.baskı, Kasım 2004
- Yılmaz Güney/ Bir Çirkin Kral, Ozan Yayıncılık, İstanbul, 2.baskı, Ekim 2003
--reklam--
Turhan Feyizoğlu Kitapları - Eserleri
- Bir İsyancının İzleri - Deniz
- Mahir - Onların Öyküsü
- Sinan
- Yılmaz Güney Bir Çirkin Kral
- Bizim Deniz
- İki Adalı
- İbo - İhtilalin Fidanı
- İbo (İbrahim Kaypakkaya)
- Denizler ve Filistin
- Hüseyin İnan
- Fırtınalı Yılların Gençlik Liderleri Konuşuyor
- Ahh Marilyn
- Fikir Kulüpleri Federasyonu
- Fırtınalı Yıllarda Ülkücü Hareket
- Mustafa Suphi: Türk Ocağı’ndan Türkiye Komünist Partisi’ne
- Türk Ocağı'ndan Türkiye Komünist Partisi'ne Mustafa Suphi
--reklam--
Turhan Feyizoğlu Alıntıları - Sözleri
- Acı yayılıyor... Acıyla geçiyoruz (İki Adalı)
- "Grev, işçilere patronların gücünün ve işçilerin gücünün ne olduğunu gösterir. Onlara sadece kendi patronlarını ve iş arkadaşlarını değil, bütün patronları, bütün kapitalist sınıfını düşünmeyi öğretir." Lenin (İbo - İhtilalin Fidanı)
- Ülkemizde 12 Mart Askeri Darbesi'nin olması bir tesadüf değildir. Bu genel olarak, emperyalizmin üçüncü bunalım döneminin, özel olarak Amerikan ekonomisinin 1967 'den beri içine girdiği korkunç krizin, Yan- kee işgali altındaki ülkemize yansımasının bir sonucudur. Ülkemizdeki re- jimin militarize olması ve de saldırganlığını artırması, Amerikan emperya- lizminin ekonomisini askerileştirmesini olağanüstü arttırıp, içeride ve dı- şarıda terörünü artırmasının "Küçük Amerika"da yansımasıdır. (Mahir - Onların Öyküsü)
- Politika yapanların iki gömleği vardır: Birisi bayramlık, birisi idamlık. (Bir İsyancının İzleri - Deniz)
- Demokratikleşme sürecini tamamlayamayan toplumlarda açık tartışma, açık eleştiri, aydınca hoşgörü işleyemiyor. (Fırtınalı Yılların Gençlik Liderleri Konuşuyor)
- İnsanları görmemek unutmak anlamına gelmez. (Hüseyin İnan)
- Gönlüm deniz değil ki sahile vursun. (Bir İsyancının İzleri - Deniz)
- Stalin yoldaşın belirttiği gibi: "Güçlü düşmanları ezebilmek için her şeyden önce esnek ve proletarya açısından iyi düşünülmüş bir politika uygulamak, düşmanlar arasındaki her çatlaktan yaralanmak ve onlar yalpalayan, istikrarsız müttefikler olsa bile müttefik bulma yeteneğine sahip olmak gereklidir." (İbo - İhtilalin Fidanı)
- Hüseyin, lise döneminde yaz tatillerinde Sarız'a geldiğinde çocuklara ücretsiz İngilizce kursu verirdi. Sarızdaki okuldan izin almıştı. Okulda genel olarak Alevi ve Avşarların çocukları vardı. Avşarların, Aleviler üzerinde baskıları oluyordu. Avşar çocukları, zaman zaman Alevi çocukları döverlerdi. Kamil İnan, ağabeyinin kurs verdiği çocukların içinde Avşar çocuklarını görünce merakla sormus, "Abi Bunlar bizi her gün dövüyor. Bunlara niye kurs veriyorsun? "Biraz büyü anlarsın" diye yanıtlamış, Hiç ayrımcılık yapmamış herkese eşit davranmış yardımcı olmuştu. Kamil İnan şöyle devam ediyor: "Çocukları çok severdi. Devamlı kitap okurdu. Çocuklarla çok ilgilenirdi. Dışarı çıktığında benim yaşımdaki çocukları toplar onlarla oynardı. İçerdeyken kitaplarıyla uğraşırdı. (Hüseyin İnan)
- Sabreden derviş, açlığından ölmüş. (Bir İsyancının İzleri - Deniz)
- En güzel günlerimizi kabusa Çevirenleri,mutlaka bir gün Tatli uykularından uyandıracağiz (Yılmaz Güney Bir Çirkin Kral)
- Gazetelerin her yazdığı yalan dolan. (Mahir - Onların Öyküsü)
- Mao Zedung yoldaş diyor ki: "Sanki gerçeği sadece siz biliyormuşsunuz gibi daima haklı olduğunuzu sanmayın. Sanki siz olmayınca dünya duracakmış gibi her şeyi kendinizin yapabileceğini ve başkalarının hiçbir şey yapamayacağını sanmayın." (İbo - İhtilalin Fidanı)
- Kişiliklerinde devrim yapamayanlar devrimci olamazlar. (Mahir - Onların Öyküsü)
- Ana yargıç tarih olacaktır. (Fırtınalı Yılların Gençlik Liderleri Konuşuyor)
- Hainler yüzünden öz vatanımızda, üvey evlat durumuna düştük. Gelecek nesillere vatanı böyle terk edemeyiz. Bu talan düzen böyle devam ettikçe köle muamelesi gören biz olacağız. (Hüseyin İnan)
- Çünkü tarih, dünü anlayıp bugünü geliştirmek ve geleceğin nasıl olacağının belirlenmesine yarayan tek kaynaktır. (Bir İsyancının İzleri - Deniz)
- Sevgili babacığım, Bu mektubu aldığın zaman ben ebediyen bu dünyadan göç etmiş olacağım. Ne kadar sarsılacağını tahmin ediyorum. Bir-buçuk seneden beri benim yüzümden nasıl üzüntü içinde olduğunuz malûm. Bu son olayı da metanetle karşılamanızı sadece dileyebiliyorum. Babacığım bu olaydan da annemin ve yücel’in senin tesellilerine ve desteklerine ihtiyaçları çok. Bunun için ne kadar metin olursan, hem senin sağlığın için hem de onlar için o kadar iyi olur. Elbette ki, yıllarca emek verip yetiştirdiğin bir oğlun, bir günde öldürülmesi kolay göğüslenecek bir olay değildir. Fakat siz benim ne için, kimlere karşı mücadele verdiğimi biliyorsunuz. ben bu açıdan rahat ve vicdan huzuru içinde gidiyorum. Sizlerin de bu bakımdan rahat ve huzur içinde olduğunuzu ve olacağınızı biliyorum. Babacığım, annemin ve yücel’in senin desteklerine muhtaç olduklarını yukarıda söylemiştim. onları rahat ettirmek için bütün gücünü kullanacağından zaten eminim. Babacığım, burada şunu ilave edeyim ki, yücel’in hastalığından kendini sorumlu hissediyorum. yücel için her şeyinizi ortaya koyacağınız konusunda da kuşkum yok. Ablamlar için söyleyeceğim; fazla üzülmesinler, olayın sarsıntıları geçtikten sonra normal hayatlarını devam ettirsinler. Mehtap’a ne diyeyim... benim için her zaman bol bol öpün. Babacığım, cezaevinde kalan arkadaşları arasıra yoklarsan, hallerini hatırlarını sorarsan çok memnun olurum. Herbirisi oğlun sayılır. Dışarda bizler için uğraşan dostlarımı ve dostlarını unutmayacağını biliyorum. Mektubum burada biterken sizi, annemi, yücel’i, ablamı, aziz abiyi, mehtap’ı hasretle kucaklarım babacığım... Hoşçakalın. 02 Mayıs 1972 T Yusuf Aslan (Denizler ve Filistin)
- "Silahlarımız emperyalistlerin ve faşistlerin zalim saltanatını yıkıncaya kadar susmayacaktır." (İbo - İhtilalin Fidanı)
- Bahar gelmişti oysa, mayısın altısı. Üç cemreydi sabaha karşı üç kor parçası. Düştüler havaya, suya, toprağa… Üç ateş gibi. (Bir İsyancının İzleri - Deniz)
Yorumlar
0 yorum