Kitap Künyesi

Yazar: Marie Lu

Çevirmen: Yonca Soy

Editör: Su akaydın

Orijinal Adı: The Kingdom of Back

Yayın Evi: Epsilon Yayınevi

İSBN: 9786051738383

Sayfa Sayısı: 328

--reklam--

Sırt Krallığı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

İki kardeş.

İki harika yetenek.

Ama sadece bir Mozart.

Wolfgang Amadeus Mozart ve hayatı boyunca ilham aldığı, kendisi de müzisyen olan ablası Marianne Nannerl’ın gerçek dünyadan bir kaçış yolu bulmak için düşlediği ve Sırt Krallığı olarak adlandırdığı hayali diyar, Marie Lu’nun ilk tarihi kurgu eserinde büyülü bir maceraya ev sahipliği yapıyor. Bu macerayı ilgi çekici kılan ise her şeyin iki kardeşe sırtını döndüğü bu dünyanın, Mozart’ın gerçek yaşam öyküsünde de yer alması.

Wolfgang Amadeus Mozart ve Marianne Nannerl birlikte Avrupa’yı dolaşıp konserler verir. Fakat Nannerl Mozart’ın beğeni toplayan bir bestekâr olacağına dair umudu oldukça azdır. Zira 18. yüzyıl Avrupa’sında genç bir kadın olan Nannerl için beste yapmak yasaktır. Nannerl’ın umut ışıkları her geçen yıl içinde sönmeye yüz tutarken, canından çok sevdiği küçük kardeşi Wolfgang’ın yetenekleri daha da ışıldamaya başlar.

Bu yüzden Nannerl, Mozart ile birlikte bir pencere kenarında, sırtını karanlığa dayayıp bestelerinin onu özgürleştireceği büyülü bir dünya yaratır. Bu dünyada her şey tersinedir. Kötülerin iyi, iyilerin kötü, Güneş’in olması gerektiği yerde iki kocaman Ay’ın olduğu, ağaçların bile ters durduğu bir dünya… Böyle bir dünyada Nannerl sırtını yine bu dünyaya dayar. İşte Sırt Krallığı da böyle doğar. Sırt Krallığı bu ters diyarda, sırt sırta durduğumuz tüm doğrularla bizi yüzleştirir.

New York Times çoksatan yazarı Marie Lu, Sırt Krallığı’yla müziğin, sihrin ve kardeşler arasındaki sarsılmaz bağın coşkulu hikâyesini anlatıyor.

“Lu, rekabet ve sevgi dengesi içinde çetrefilli bir kardeşlik bağı inşa ederken, ayrıntılı dünyalar yaratma becerisini de gözler önüne seriyor.” -Publishers Weekly

“Müzik, sihir ve Mozart kardeşleri hakkında rüya gibi bir hikâye… Sonuç büyüleyici.” -BookRiot

"Lu'nun Mozart ailesinin yaşadıkları dönemi ve karmaşık dinamiklerini keşfetmesi çok etkileyici." -Horn Book Reviews

--reklam--

Sırt Krallığı Alıntıları - Sözleri

  • ..."Sessizce oturup hiç kimsenin göremediği bir dünyanın içinde kayboluyor gibiydim."
  • "Babam bir keresinde, 'Öldükten sonra hatırlanmıyorsan eğer, hiç yaşamamışsın demektir' ,demişti."
  • Parmaklarıma dolanmış o pürüzsüz kibar parmaklarına baktım, yanımda kimse yokken varlığıyla yanımda olana.
  • "Beni ayartmalarından bıktım," dedim."Sen benim kaderimin bekçisi değilsin.Ben çoktan kendi yolumu buldum bile."
  • Babamın zihnindeki her çekmecenin her cebin içini görebiliyor muydu acaba? Beni hala içlerinde özenle saklayıp saklamadığını söyleyebilir miydi bana?
  • Unutulmamak benim dileğimdi,bu dünyadan gittiğimde kalplerin içinde bir yere sahip olmak. Tüm dünya tarafından hatırlanmak.
  • Sonsuza dek genç kalmayacakalar.
  • Müzik müziktir. Kaynağının nerden geldiği önemli değildir.
  • Senden çalmanı ister, çalarsın. Reverans yapmanı ister, yaparsın. Sana yapman gerekeni söyler, yaparsın ya da yapmazsın. Sana kızmamanı söyler, sen gülümsersin, başını öne eğersin, susarsın ve istediğinin bu olduğunu düşünüp dediğini yaparsın. Derken bir gece fark edersin ki kendinden o kadar çok şey vermişsindir ki ona, onun için bir reverans, gülümseme ve sessizlikten başka bir şey değilsindir. Değilsindir.
  • Herkes ölecek, Ama sevgilim, herkes hatırlanmayacak.
  • Dileklerin, sahiplerini şaşırtmak gibi bir alışkanlıkları vardır.
  • Sen beni unutmadın. Ben de seni unutmadım.
  • Ben ablayım, yani diğer Mozart. Ve onun hikayesi benim hikayemdir.
  • "Herkes ölecek," dedi Hyacinth. Yüksek sesle, gergin bir kahkaha attı. "Ama sevgilim, herkes hatırlanmayacak."
  • Arzu senin yaşam kaynağın, yetenek de onun beslediği bir çiçek.

--reklam--

Sırt Krallığı İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Pekâlâ, bu kitabı bu kadar fazla seveceğimi asla tahmin etmiyordum. Rüyama girip beni üzecek kadar etkileyeceğini de tahmin etmiyordum. Marie Lu'yu daha önce hiç okumamıştım. Açıkçası birkaç sebepten dolayı okumayı da düşünmüyordum. Geçenlerde bir gün kitapçıda dolaşırken bu kitabı görünce incelemek istedim. Konusu çok ilgimi çekince bir şans vereyim diye düşündüm. İyi ki kitabı rafa geri koymamışım, kendime çok teşekkür ediyorum bunun için. (Birazdan gidip yazarın diğer kitaplarını da listeme eklemeyi düşünüyorum.) Mükemmeldi. Tek kelimeyle MÜKEMMELDİ. Başka nasıl tanımlayabilirim hiçbir fikrim yok. Daha ilk bölümü okurken kitabı çok seveceğimi anlamıştım ama çok fazla bir beklenti oluşturmak istemiyordum kafamda. Çünkü bunu bazen yaşıyorum, bir kitabın başlangıcını çok sevip sonrasında yarım bıraktığım çok oluyor. Kitabı okudukça böyle düşündüğüm için kendimden biraz utandım. Çünkü dediğim gibi: mükemmeldi. Ayrıca bir diğer utanma sebebim Mozart'ın bir ablasının olduğunu bilmiyor olmamdı. Çoğu kişi bilmiyordur büyük ihtimalle deyip geçemedim. Çünkü bilmem gerekiyormuş gibi hissettim. Ama seni unutmayacağıma söz veriyorum, Nannerl ♡ Kitabı okurken sürekli olarak üzüldüm. Nannerl güldüğünde bile üzüldüm çünkü Nannerl harika biriydi ve her şeyin daha farklı olmasını hak ediyordu. Ayrıca kitabı okurken kendimi masal okuyormuş gibi hissettim. Betimlemeler çok güzel kullanılmıştı. Bazen betimlemeler yorucu olabiliyor, bu kitapta ise tam tersiydi ve çok güzeldi. Başka diyebileceğim pek bir şey yok. Artık favorilerime giren ve baktıkça hüzünleneceğim bu harika kitabı herkes okumalı. Not: Kitapla ilgili iki sorun var. Birincisi sayfaların aşırı ince olması. Kitabın fiyatı göz önüne alındığında bu biraz fazla sinir bozucu olabiliyor. Ikinci sorun ise yazım yanlışları. Çok sinir bozuculardı ama kendimi kitapta kaybedince bir yerden sonra farkına varmadım :). (Gamze)

Kitabı okudum Mozart'ın en büyük hayranı olduğum deli gibi araştırma yaptığım için, adına yazılmış ne olursa olsun beğeneceğim için harikaydı. Yazarın dili yavan diyebilirim. Mozart'tan çok ablası üzerindeydi. Kurgu olsada kıskançlığı abartılı buldum. (Melis D)

Müzik,sihir ve mozart kardeşler: Wolfgang Amadeus Mozart ve hayatı boyunca ilham aldığı, kendisi de müzisyen olan ablası Marianne Nannerl’ın gerçek dünyadan bir kaçış yolu bulmak için düşlediği ve Sırt Krallığı olarak adlandırdığı hayali diyar, Marie Lu’nun ilk tarihi kurgu eserinde büyülü bir maceraya ev sahipliği yapıyor. Bu macerayı ilgi çekici kılan ise her şeyin iki kardeşe sırtını döndüğü bu dünyanın, Mozart’ın gerçek yaşam öyküsünde de yer alması.Wolfgang Amadeus Mozart ve Marianne Nannerl birlikte Avrupa’yı dolaşıp konserler verir. Fakat Nannerl Mozart’ın beğeni toplayan bir bestekâr olacağına dair umudu oldukça azdır. Zira 18. yüzyıl Avrupa’sında genç bir kadın olan Nannerl için beste yapmak yasaktır. Nannerl’ın umut ışıkları her geçen yıl içinde sönmeye yüz tutarken, canından çok sevdiği küçük kardeşi Wolfgang’ın yetenekleri daha da ışıldamaya başlar. Bu yüzden Nannerl, Mozart ile birlikte bir pencere kenarında, sırtını karanlığa dayayıp bestelerinin onu özgürleştireceği büyülü bir dünya yaratır. Bu dünyada her şey tersinedir. Kötülerin iyi, iyilerin kötü, Güneş’in olması gerektiği yerde iki kocaman Ay’ın olduğu, ağaçların bile ters durduğu bir dünya… Böyle bir dünyada Nannerl sırtını yine bu dünyaya dayar. İşte Sırt Krallığı da böyle doğar. Sırt Krallığı bu ters diyarda, sırt sırta durduğumuz tüm doğrularla bizi yüzleştirir. (kurtuluş kurti)

--reklam--

Sırt Krallığı PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Marie Lu - Sırt Krallığı kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Sırt Krallığı PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Marie Lu Kimdir?

Marie Lu (doğum ismi Xiwei Lu), Amerikalı yazar. Distopik bir gelecekte geçen askeri içerikli romanları "Efsane" serisi ile tanınır.

Lu, Çin'de Wuxi'de 1984 yılında doğdu ve daha sonra Pekin'e taşındı. 1989'da ve ailesi, Tiananmen Meydanı Protestosu sırasında beş yaşındayken ABD'ye taşındı. Güney Kaliforniya Üniversitesi'ne girdi ve Disney Interactive Stüdyolarında çalıştı.

İlk kitabını yazmadan Lu, video oyun endüstrisi için bir sanat tasarımcısı olarak çalıştı.

https://en.wikipedia.org/wiki/Marie_Lu

--reklam--

Marie Lu Kitapları - Eserleri

  • Efsane
  • Deha
  • Şampiyon
  • Genç Elitler
  • Gül Cemiyeti
  • Warcross - Bir Sanal Gerçeklik Oyunu
  • Gece Yıldızı
  • Wildcard: Joker Oyuncunun Hikayesi
  • Batman: Gecegezen
  • Asi
  • Batman: Gecegezen
  • Life Before Legend
  • Skyhunter
  • Sırt Krallığı
  • Life After Legend
  • Steelstriker
  • Warcross

--reklam--

Marie Lu Alıntıları - Sözleri

  • Herkes dünya barışını sözde destekler gibi görünür. Kendilerini iyi göstermek için anlamsız sorulara hoş bir cevap olarak kullanırlar bunu. (Warcross - Bir Sanal Gerçeklik Oyunu)
  • Nesnelerin ruhu olduğuna inanırlar. Birinin içine ne kadar sevgi katarsan o kadar güzelleşeceğine. (Warcross - Bir Sanal Gerçeklik Oyunu)
  • "Ruhun çoktan göçüp gitmiş ise nasıl öleceksin" (Gece Yıldızı)
  • Kaos içinde canavarlar çabuk yükselirdi. (Asi)
  • "Nasıl hissediyorsun?" Day inanmıyormş gibi başını salladı. "Hiçbirşey hissetmiyorum. Tamamen hafif ve acısız." Yüzüne haylaz bir sırıtış yayıldı. "İşte şimdi gerçekten bir binaya nasıl tırmanabildiğimi göreceksin, canım. Artık beni durduracak sakat bir diz bile yok. Harika bir doğum günü hediyesi, değil mi?" (Deha)
  • Sırf geçmişin yüzünden yüreğini geleceğe karşı katılaştıramazsın. (Gece Yıldızı)
  • Ama kendi tecrübelerime göre en çok pişman olduğum şeyler, yapamadığım şeyler olmuştur daima. (Wildcard: Joker Oyuncunun Hikayesi)
  • "Ruhun çoktan göçüp gitmiş ise nasıl öleceksin" (Gece Yıldızı)
  • Ya gerçeklerden kaçıp saklanırdınız ya da onlarla başa çıkardınız. (Batman: Gecegezen)
  • ..Üzerindeki giyisileri ve gözlerindeki samimiyetinden başka hiçbir şeyi olmayan bu sokak çocuğu, kalbimin sahibiydi. Her şeyiyle güzeldi. Karanlık dünyadaki umuttu. Işığımdı.. (Deha)
  • Hayaletler sürüler halinde dolaşırlar. (Skyhunter)
  • Herkes dünya barışını sözde destekler gibi görünür. Kendilerini iyi göstermek için anlamsız sorulara hoş bir cevap olarak kullanırlar bunu. (Warcross - Bir Sanal Gerçeklik Oyunu)
  • "Sen istemediğin sürece yalnız değilsin." (Efsane)
  • "Seni sonsuza dek özleyeceğime söz veriyorum." (Wildcard: Joker Oyuncunun Hikayesi)
  • "Ne olursa olsun önümüze bakacağız. Neșe orada, o duvarların ardında." (Gece Yıldızı)
  • Birini kaybettikten sonra insanlar senin çarçabuk hayatına devam edebilmeni bekliyor değil mi? Tuttuğun yas onları yorar. Bu yüzden sen de bu konuda konuşmayı bırakırsın çünkü kimseyi sıkmak istemezsin. Ve sonra bir gün, herkes hayatına devam etmişken sen olduğun yerde nasıl kalakalmışsın merak ederek sessizce aynı yepyeni acıyı taşırken kendini mezarın başında yapayalnız dikilirken bulursun. (Batman: Gecegezen)
  • "Ah, iyilik yapmak için her zaman iyi bir nedenin var, değil mi?" (Gül Cemiyeti)
  • Belki de artık birbirimizden uzakta, arkadaşlığımız hakkında net bir şekilde düşünecek zamanı bulunca benden nefret etmeye başlamıştı. (Şampiyon)
  • "Day, üzerindeki giysileri ve gözlerindeki samimiyetinden başka hiçbir şeyi olmayan bu sokak çocuğu, kalbimin sahibiydi. Her şeyiyle güzeldi. Karanlık dünyadaki umuttu. Işığımdı..." (Deha)
  • Yas tutmak zayıflık ve kargaşa getirir. Yapılacak tek şey, geleceğe bakmaktır.' (Deha)