Kitap Künyesi

Yazar: Levent Mete

Yayın Evi: Say Yayınları

İSBN: 9786050203295

Sayfa Sayısı: 160

--reklam--

Şizofreni Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Şizofreni, insanı bilincin köşesine sıkıştırıp bilinçdışına sığınmak zorunda bırakan bir ruhsal bozukluk. Alışılagelmiş algılama ve yorumlama biçimlerine yabancılaşan kişi, içinde yaşadığı toplumdan kopuyor, kendi içdünyasının derinliklerinde sürüklenmeye başlıyor. Bu olağandışı ve korku verici serüveni yaşayanların ağzından dinlemek, dünyayı onların gözünden seyretmek, şizofreni konusunda bilinçlenmenin ilk basamağı.

Şizofreni, aynı zamanda, en çok ilgi çeken ruhsal bozukluklardan biri. Hangi etkiler altında oluştuğu, nasıl bir beynin ürünü olduğu, yakaladığı kişileri elinden kurtarıp yeniden aramıza kazanma olanakları, binlerce araştırmacıyı çevresinde toplayan dev bir araştırma alanı oluşturuyor. Onu, yaşayanların yardımıyla içeriden ve bilimin açtığı pencereden bakarak dışarıdan gözlediğinizde, insana özgü varoluş biçimleri konusunda kavrayışınızın genişlediğini fark edecek, şizofreninin yalnızca hekimleri ve araştırmacıları değil, ruhbilim ve toplumbilim konusunda düşünmeye çalışan herkesi ilgilendiren evrensel bir sorun olduğunu göreceksiniz.

(Tanıtım Bülteninden)

--reklam--

Şizofreni Alıntıları - Sözleri

  • Trigger warning/ "... dünyaya adımını attığı günlerde başlayan bir bunaltı duygusu yakasını bırakmamıştır. Sonunda her taraftan üzerine doğru gelen bu korkunç dünyaya daha fazla dayanamaz ve onu terk eder. Enerjisi alınmış bir dünyayı boş, anlamsız ve tekdüze bulur. Bir şeyler değişmiş, kişiler uçucu imgeler haline gelmiştir. Böyle bir dünyada kendini şaşkın ve terk edilmiş hisseder. "
  • Şizofrenide düşünce süreciyle birlikte dil kullanımı da dönüşüm geçirir. Toplumsal uzlaşmayla belirlenmiş içerikleri boşaltılan ve dolayısıyla kişiye özgü yeni birer içerik kazanan kavramlarla yapılan konuşmanın anlaşılması güçleşir.
  • Görüldüğü gibi şizofreninin dünyasında soyut kavramlar ve duygular, somut nesnelere dönüşüyor. Bir başka deyişle burası hayallerin gerçek olduğu yer. Ancak yalnızca tatlı hayaller değil, korkular ve endişeler de ete kemiğe bürünüp korkunç yaşantılar biçiminde karşınıza dikiliyorlar.
  • Dış görünümlerin ötesine geçerek, söz konusu bozukluğa eşlik eden zihinsel süreçleri tanımlayan ilk araştırmacıysa Eugen Bleuler'dir. Bleuler 1911'de yayınladığı Erken Bunama ve Şizofreniler Grubu adlı kitabında, bu bozukluğun mutlaka yıkımla sonlanmasının gerekmediğine dikkat çekerek, "erken bunama" yerine zihin yarılması anlamına gelen "schizophrenia" teriminin kullanılmasını önerdi.
  • ...belirli bir konu üzerinde, başka alanlara sapmadan konuşmayı sürdürmek güçleşiyor; konudan konuya atlayan bir konuşma tarzı ortaya çıkıyor.
  • Şizofreni,kişiyi alışılagelmiş algılama ve yorumlama biçimlerine yabancılaştıran,içinde yaşadığı toplumdan koparıp kendi iç dünyasının derinliklerine sürükleyen bir ruhsal bozukluk.
  • Şizofrenik mantıkla düşünen kişi, toplumu emekleyen bir erişkin kadar şaşırtır ve tedirgin eder
  • Bazı yazarlar şizofreniyi uyanıkken görülen bir düşe benzetirler.
  • Hayat çok zor, hayatla mücadele etmek gerekiyor. Bu mücadele genellikle hastanelerde psikiyatri kliniklerinde ortaya çıkıyor. Daha sonra da ruh hastaları için, böyle yerlerdeki ruh hastaları için taburcu olma isteği doğuyor.
  • Bugün kullandığımız mantık, her kavramın kapısına bir nöbetçi dikmiştir. Şizofrenide kavram kapılarında görevli nöbetçiler gitmiştir. Bu yüzden nesneler terk edilmiş bir yapı içinde dolaşır gibi serbestçe bir odadan diğerine girip çıkar, kavramlar arasında özgürce gidip gelirler.
  • Gerçeklikten kopmak zorunda kalan ve erişkinlik dönemine özgü zihinsel özellikleri terk ederek çocukluğun erken dönemlerine doğru gerileyen kişinin kendisini ve içinde bulunduğu, önceki bölümlerde örneklerini verdiğimiz dünya, bilinçdışının izlerini taşır. Bu anlamda şizofreni "bilinçdışının bilinç haline gelmesi" olarak nitelenebilir. Söz konusu olgu, kişinin bilinçdışını baskı altında tutan barajın yıkılmasıyla buradan fışkıran şiddetli içgüdüsel isteklerin ve olağandışı yaşantıların saldırısına uğradığını düşündürür. Bilinç, etrafta serbestçe dolaşan bilinçdışı hayaletlerle doludur.
  • Bilinçdışının bilince çıktığı ve dolayısıyla şizofrenide olduğu gibi düşünce sürecine egemen olduğu bir alan da düşlerdir. Bu nedenle bazı yazarlar şizofreniyi uyanıkken görülen bir düşe benzetirler. Uykudayken, bilinçdışını baskı altında tutan güçler zayıflar ve burada kapalı tutulanlar kılık değiştirerek bilinç alanına sızar.
  • Şizofreniden çıkıp yeniden gerçek dünyaya dönme süreci, uzak bir ülkeye giden bir gezginin dönüş yolculuğuna benzetilebilir.

--reklam--

Şizofreni İncelemesi - Şahsi Yorumlar

kitap/sizofreni--18077 Öncelikle bu bir eğitim kitabıdır. Olay örgüsü içermez. Eğer bir vaka hikayesi arıyorsanız bu kitabı alıp okumayın. Şizofreni hakkında geniş bilgi edinmek istiyorsanız bu kitap gerçekte çok işinize yarayacaktır. Şizofreninin a’dan z’ye açık ve anlaşılır dille yazıldığı bir kitap okudum ve çok keyif aldım. Özellikle psikoloji öğrencilerinin işine yarayacak bir kitap olabileceğini düşünüyorum. Kitaba gelecek olursak; kitap üç kısımdan oluşuyor. Birinci kısımda kısa kısa vaka hikayelerine yer verilmiş ve konuya kısa bir girizgah yapılmış. Bence bu kitabın girişi olarak çok etkileyiciydi. İkinci kısımda ise tamamen terminolojiye dayalı bilgiler yer almakta. Şizofreninin tanımı, türleri, belirtileri, tedavi süreci, tedavi çeşitleri, vücuda etkileri, aileye etkileri, görülme sıklıkları gibi birçok bilgi bulabilirsiniz. İkinci kısım, birinci kısımda kısaca anlatılan vaka hikayelerine atıfta bulunarak ilk etapta anlamadığımız yerleri daha açık hale getiriyor ve şizofreniyi daha iyi anlamamıza yardımcı oluyor. Üçüncü yani son kısımda ise ilk kısımdakilerden biraz daha uzun bir vaka hikayesiyle karşılaşıyoruz. İşte bu kısımda ilk iki kısımda öğrendiğimiz bilgileri daha da somutlaştırarak şizofreni hakkında öğrendiklerimizi pekiştirip yorum yapabiliyoruz. Şizofreni bireylerin sosyal olarak geri çekilmesine, dış dünyaya yabancılaşmasına, günlük aktivitelerini yerine getirememesine, insan ilişkilerinin zayıflamasına, gerçeklik ve düş arasında gidip gelmesine, bilinçaltının bilince ulaşmasına sebep olan ciddi anlamda yıkıcı bir hastalıktır. Kitabı okudukça insanların espri amacıyla kullandığı “şizofren” kelimesinin aslında ne anlama geldiğini, o insanların ve yakınlarının ne gibi zorlukların üstesinden gelmeye çalıştıklarını ve bu süreçte ne kadar çok dışlandıklarını görebiliyoruz. Bu kitap bize şizofreninin halk arasında söylenen “deli” tabirinden çok uzakta bir durum olduğunu ve hafife alınmaması gerektiğini, böyle bir durumla karşılaşırsak nelere dikkat etmemiz gerektiğini anlatan değerli bir kitaptır. Çevrenizde şizofreni ile mücadele eden insanlara kesinlikle önerebilirsiniz. Psikoloji ya da tıp okuyorsanız kesinlikle okuyabilirsiniz. Ya da psikolojik/psikiyatrik hastalıklara ilgiliyseniz bu sizin için kısa sürede bitireceğiniz faydalı bir kitap olacaktır. (Melisa Kesen)

Çok sevdiğim birinin kardeşine konulan teşhisi daha yakından tanımak istedim ve gerçekten akademik dil kullanmadan normal insanların anlayacağı dilde bu hastalığı özetleyen bir el kitabı niteliğinde. Hastayı anlamak, yakını olmak ve yakınlarını anlamak, onlarla doğru iletişim kurmak için yapmanız gerekenler konusunda çok yardımcı oluyor. Ayrıca insanlara durduk yere 'sen şizofrensin' diyemeyeceğinizi öğreniyorsunuz. (Ben zaten demem de diyenler için yazıyorum.) Halk arasında bilinenden çok daha farklı durumları olduğunu öğreniyorsunuz. Hiç kimseye hiçbir ruh hastalığını yaftalayıp 'sen şöylesin sen böylesin' diyemezsiniz. Teşhis koymak doktorun işidir. Hastalık da hastalıktır, dalga geçilmez, alay veya aşağılama konusu olamaz. (Suna ERDEM)

Hepimiz şizofreni kelimesini kullanıyoruz.Peki tam olarak ne olduğunu ya da ne olmadığını biliyor muyuz?Kitap şizofreniyi tanımanızı ve şizofren bireylerin dertlerini anlamanızı sağlıyor. (Aykan)

--reklam--

Şizofreni PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Levent Mete - Şizofreni kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Şizofreni PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Levent Mete Kimdir?

Hacettepe Tıp Fakültesi mezunu. Psikiyatri doçenti. Şizofrenide düşünce, dil ve dikkat bozukluklarını konu alan çalışmalarıyla üç kez Türk Psikiyatri Derneği Araştırma Ödülü’nü kazandı. Şizofreni, En Uzak Ülke (1998) ve Depresyon, Hüzünden Melankoliye (1999) adlı kitapları, Aşk Romanları Yazan Adam (2000) ve Terapi (2002) adlı romanları, Sokaktan Geçen Dünya (2002) adlı deneme kitabı yayınlandı. İzmir Devlet Tiyatrosu’nda sahnelenen Albay Kuş adlı oyuna danışmanlık yaptı. Halen Atatürk Eğitim Hastanesi Psikiyatri Kliniği’nde klinik şefi olarak çalışıyor.

--reklam--

Levent Mete Kitapları - Eserleri

  • Şizofreni
  • Terapi
  • Aşk Hastalığı
  • Ustasından Depresyon Tahlilleri
  • Rika'nın Beyninde
  • Büyücüler
  • Şizofreni Müzesi
  • Kadınlar Çağı
  • Depresyon
  • Aşk Romanları Yazan Adam
  • Oğlum İçin Bir Masal

--reklam--

Levent Mete Alıntıları - Sözleri

  • Dokunulmaz görünen kişilerin yara alabildiğini görmek, insanı rahatlatıyor çünkü; uğradığı haksızlığı başkalarıyla paylaşmış ve bu sayede üzerine düşen yükü hafifletmiş gibi hissetmesini sağlıyor. (Terapi)
  • Hüzün zayıflıktı çünkü ve zayıflık her çeşit demir yüreğin açık unutulmuş arka kapısıydı. (Terapi)
  • Kendimi bataklığa saplanmış bir hayvan, yapışkan kağıda yakalanmış bir sinek, kolundan bacağından zincirlenmiş bir insan gibi hissediyordum. "Şizofreni işte bu ağırlıktır." dedi Arieti'nin sesi. "Azalıp hafiflemeyi bir türlü becerememektedir. Kendini dünyanın büyük karmaşasından ayırıp çıkamaz, derli toplu tek bir kişi gibi hissedemez, dikkatini toplayamaz, hiçbir konuyla temiz bir zihinle ilgilenemezsin." (Şizofreni Müzesi)
  • Kadınlar erkeklere oranla üç kat daha fazla intihar girişiminde bulunuyor, buna karşın ekeklerde ölümle sonlanma oranı daha yüksek. (Ustasından Depresyon Tahlilleri)
  • Sevgi , kocaman karınlı ve tombuldu. (Terapi)
  • Eğer bir eşitlik peşinde koşulacaksa , bunun peşinden koşulmalı asıl ; karanlık iç dünyaları önemsizleştirerek silen , gündelik hayatın kâbusa dönüştüğü evrensel mutsuzluğun peşinde. (Terapi)
  • Gerçeklikten kopmak zorunda kalan ve erişkinlik dönemine özgü zihinsel özellikleri terk ederek çocukluğun erken dönemlerine doğru gerileyen kişinin kendisini ve içinde bulunduğu, önceki bölümlerde örneklerini verdiğimiz dünya, bilinçdışının izlerini taşır. Bu anlamda şizofreni "bilinçdışının bilinç haline gelmesi" olarak nitelenebilir. Söz konusu olgu, kişinin bilinçdışını baskı altında tutan barajın yıkılmasıyla buradan fışkıran şiddetli içgüdüsel isteklerin ve olağandışı yaşantıların saldırısına uğradığını düşündürür. Bilinç, etrafta serbestçe dolaşan bilinçdışı hayaletlerle doludur. (Şizofreni)
  • Şimdilik suyu üzerinde kalmayı sürdürmek yeterliydi , sonunda beklediğim gemi ufukta görünecek , beni bu kâbuslar denizinden alıp götürecekti. (Terapi)
  • Kendimi ele vermek yerine , önüme uzatılan bıçağın sırtında yürüyerek belirsizliği sürdürüyordum. (Terapi)
  • Dış görünümlerin ötesine geçerek, söz konusu bozukluğa eşlik eden zihinsel süreçleri tanımlayan ilk araştırmacıysa Eugen Bleuler'dir. Bleuler 1911'de yayınladığı Erken Bunama ve Şizofreniler Grubu adlı kitabında, bu bozukluğun mutlaka yıkımla sonlanmasının gerekmediğine dikkat çekerek, "erken bunama" yerine zihin yarılması anlamına gelen "schizophrenia" teriminin kullanılmasını önerdi. (Şizofreni)
  • Bazen insanları öylesine değersiz görüyor , o denli aşağıda bir yere koyuyordum ki günün birinde sıradan bir davranışları bile beni şaşırtıyor , anlamsız sıkıntılara sürüklüyordu. (Terapi)
  • Bilinçdışının bilince çıktığı ve dolayısıyla şizofrenide olduğu gibi düşünce sürecine egemen olduğu bir alan da düşlerdir. Bu nedenle bazı yazarlar şizofreniyi uyanıkken görülen bir düşe benzetirler. Uykudayken, bilinçdışını baskı altında tutan güçler zayıflar ve burada kapalı tutulanlar kılık değiştirerek bilinç alanına sızar. (Şizofreni)
  • Bazı yazarlar şizofreniyi uyanıkken görülen bir düşe benzetirler. (Şizofreni)
  • Hazır kalıpları kullanmak için özel bir yaratıcılığa ihtiyaç duymayabilirdiniz ; ama bir öncüyseniz , mutlaka bazı küçük buluşlar yapmanız , daha önce akıl edilmemiş fikirler geliştirmeniz gerekiyordu. (Terapi)
  • "İnsanın iki büyük zevki vardır. Birisi sex elbette." "Diğeri?" "Diğeri şiddet. Öldür Allah doymuyorlar." (Rika'nın Beyninde)
  • Şizofrenide düşünce süreciyle birlikte dil kullanımı da dönüşüm geçirir. Toplumsal uzlaşmayla belirlenmiş içerikleri boşaltılan ve dolayısıyla kişiye özgü yeni birer içerik kazanan kavramlarla yapılan konuşmanın anlaşılması güçleşir. (Şizofreni)
  • Acı çekmesi gerekse , elini kestiği anda duyulan türden bir şey olurdu bu en fazlasından. (Terapi)
  • Araba kullanırken yanındakilerle sohbet eden bir sürücünün yola gösterdiği ilgi gibiydi bu. Elda, arabanın yolda tutulması kadar önemliydi bir taraftan, ama aynı zamanda kesilmeden sürüp giden konuşmanın ve bitmek bilmez tartışmaların gölgesinde kalıyordu. (Rika'nın Beyninde)
  • Rüya görmekte olduğumu biliyordum ama bunun bir faydası olmuyor, rüya gördüğünü bilmek rüyada yaşananları değiştirmeye yetmiyordu. (Şizofreni Müzesi)
  • Aylar geçiyor zaman geçmeden. (Şizofreni Müzesi)