Kitap Künyesi
Yazar: Colm Toibin
Çevirmen: Arzu Yazıcıoğlu
Orijinal Adı: The Master
Yayın Evi: Kalipso Yayınları
İSBN: 9786055422073
Sayfa Sayısı: 432
--reklam--
Solan Hayaller Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
1895 yılının Ocak ayında James, Londra'daki ilk tiyatrosunda başarısız olur ve kendini dış dünyaya kapatır. Özel hayatındaki yalnızlığı ona büyük bir acı vermektedir. James hayatındaki bu gelgitlere rağmen yılmadan çalışır ve çok önemli bir romancı olur. Bu kırılgan, zaman zaman şizofren ve karmaşık ilişkiler sizi romanın içine öyle bir çekecek ki uzun süre etkisinden kurtulamayacaksınız. Aşk, sevgi, arkadaşlık ve aile kavramlarını yeniden sorgulayacaksınız.
--reklam--
Solan Hayaller Alıntıları - Sözleri
- Başarısızlık hiç kimsenin kaderi değildir. Bazen küllerinden doğanlar dünyayı değiştirirler.
- Oscar Wilde'in oyununda devam eden beğendiği bir replik vardı,"Londralıların mutsuzluğu mu sise neden oluyor,sis mi Londralıları mutsuz ediyor?
- Başarısızlık hiç kimsenin kaderi değildir. Bazen küllerinden doğanlar dünyayı değiştirirler.
- Başarısızlık kimsenin kaderi değildir .Bazen küllerinden doğanlar dünyayı değiştirirler
- Gerçi ruh halinin bir ışığın yanıp sönmesi kadar kolay değişebileceğini , kolayca kararıp aydınlanabilceğini biliyordu.
- Yurdundan uzak bir insan olmanın, dünyayı tek başına bir pencereden izlemek olduğunu fark etti.
- Minny'nin güçlü bir şekilde belleğinde yaşamasına ve yıllar içinde akıldan çıkmayacak çınlayan eski bir şarkının hüzünlü noktalarının, gittiği her yerde onu takip etmesine izin veren kişi kendisiydi.
- Bana hatıralarımla avunmamı söyledi ben bugünümü ve yarınımı seviyorum ve eğer formumdaysam, yarından sonraki günü de seviyorum. Geçen sene geçti Ve geçen sene kimin umurunda ki!
- Bana hatıralarımla avunmamı söyledi ben bugünümü ve yarınımı seviyorum ve eğer formumdaysam, yarından sonraki günü de seviyorum. Geçen sene geçti Ve geçen sene kimin umurunda ki!
- Yurdundan uzak bir insan olmanın, dünyayı tek başına bir pencereden izlemek olduğunu fark etti.
- Gerçi ruh halinin bir ışığın yanıp sönmesi kadar kolay değişebileceğini , kolayca kararıp aydınlanabilceğini biliyordu.
- Oscar Wilde'in oyununda devam eden beğendiği bir replik vardı,"Londralıların mutsuzluğu mu sise neden oluyor,sis mi Londralıları mutsuz ediyor?
- Başarısızlık hiç kimsenin kaderi değildir. Bazen küllerinden doğanlar dünyayı değiştirirler.
--reklam--
Solan Hayaller İncelemesi - Şahsi Yorumlar
SOLAN HAYALLER / COLM TOIBIN: SOLAN HAYALLER / COLM TOIBIN KİTAP SAYISI: 432 1895 yılının Ocak ayında James, Londra'daki ilk tiyatrosunda başarısız olur ve kendini dış dünyaya kapatır. Özel hayatındaki yalnızlığı ona büyük bir acı vermektedir. James hayatındaki bu gelgitlere rağmen yılmadan çalışır ve çok önemli bir romancı olur. Bu kırılgan, zaman zaman şizofren ve karmaşık ilişkiler sizi romanın içine öyle bir çekecek ki uzun süre etkisinden kurtulamayacaksınız. Aşk, sevgi, arkadaşlık ve aile kavramlarını yeniden sorgulayacaksınız. KİTAP YORUMUM: Kitapta rüyalardan bahsedilmesi rüyaların önemsenmesi gerektiğini düşündüğüm için çok ilgimi çekti. James başarısızlıklarının üst üste gelmesinden, rüyalarda gördüğü kabuslardan, bazen gerçek ile rüyaları karıştırmasından zaten karışık olan hayatı daha da karışır ve ne yapacağın bilmez halde her şeyden vazgeçmek ister. Yalnızlığı dayanılır gibi değildir. James vazgeçmeye çalışsa da vazgeçmez ve iyi bir romancı olur. Kitaptan öğrendiğimiz en önemli ders gerçek başarı, başarısız olduğumuz da vazgeçmediğimiz de gelir. James vazgeçmedi. Sadece yürüdüğü yolları değiştirdi. Bazen yürüdüğümüz yolları değiştirmek gerekir. Yoksa hep aynı yerde sayar hatta gerilere gideriz. DUYGU SONGÜL KAHRAMAN (Duygu Songül Kahraman)
Olaylar birbirinden kopuk ve anlaşılmaz.Kitap kız kardeşini ve sevdiği kadını kaybeden bir yazarın bozuk psikolojik halleri üzerine kurulmuş. Öyle olduğunu düşünüyorum çünkü içerisinde kitap ile alakası olmayan abuk subuk yazılar var ki bunları başka neyle açıklayabilir insan onu da bilmiyorum.Kitabın arka kapağında bayağı bir ödül aldığı hatta "yılın romanı " falan seçildiği yazıyor ancak bu değerlendirmeyi kim neye göre yapmış bilmiyorum ama bence o kadar da etkileyeci hatta sürükleyici bile değildi.Baştan sona olayları ve kitapda geçen karakterleri anlamaya çalışmakla geçti zamanım.Tabii ki bu benim kendi şahsi fikrim olup;beğeninin göreceli bir kavram olduğunu belirtip cümlelerimi noktalamak istiyorum. (Sefa Akgül)
--reklam--
Solan Hayaller PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Colm Toibin - Solan Hayaller kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Solan Hayaller PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Colm Toibin Kimdir?
Colm Tóibín, 1955 yılında Enniscorthy, County Wexford, İrlanda'da doğdu. Güney adlı ilk romanı The Irish Times/Aer Lingus Ödülü'nü kazandı. Ünlü yazar Henry James'in hayatını anlattığı Üstad (The Master) adlı romanı 2006 yılında Uluslararası Impac Dublin Ödülü'nü kazandı ve aynı yıl içinde New York Times'ın kitap eki tarafından yılın en iyi beş edebiyat yapıtından biri olarak gösterildi. Colm Toibin Dublin'de yaşamaktadır.
--reklam--
Colm Toibin Kitapları - Eserleri
- Brooklyn
- Solan Hayaller
- Meryem'in Tanıklığı
- Güney
- The Blackwater Lightship
- İsimler Evi
- Nora Webster
--reklam--
Colm Toibin Alıntıları - Sözleri
- Başarısızlık hiç kimsenin kaderi değildir. Bazen küllerinden doğanlar dünyayı değiştirirler. (Solan Hayaller)
- Başarısızlık kimsenin kaderi değildir .Bazen küllerinden doğanlar dünyayı değiştirirler (Solan Hayaller)
- Zaman ve sabır, bir salyangozu Amerika'ya götürür. (Brooklyn)
- Bana hatıralarımla avunmamı söyledi ben bugünümü ve yarınımı seviyorum ve eğer formumdaysam, yarından sonraki günü de seviyorum. Geçen sene geçti Ve geçen sene kimin umurunda ki! (Solan Hayaller)
- Yurdundan uzak bir insan olmanın, dünyayı tek başına bir pencereden izlemek olduğunu fark etti. (Solan Hayaller)
- " Çok fazla şey hatırlıyorum, durgun günlerde kıpırtısız kalarak hiçbir şeyin kaçmasına izin vermeyen hava gibiyim aynı. " (Meryem'in Tanıklığı)
- Yurdundan uzak bir insan olmanın, dünyayı tek başına bir pencereden izlemek olduğunu fark etti. (Solan Hayaller)
- Belki ne rüya görmeye ihtiyacım vardır, ne de dinlenmeye. Belki gözlerim yakında sonsuza dek kapanacaklarını biliyorlardır. (Meryem'in Tanıklığı)
- Minny'nin güçlü bir şekilde belleğinde yaşamasına ve yıllar içinde akıldan çıkmayacak çınlayan eski bir şarkının hüzünlü noktalarının, gittiği her yerde onu takip etmesine izin veren kişi kendisiydi. (Solan Hayaller)
- "Toplanıp dedikodu yapan insanlar için, söylentilerin, taze haberlerin, doğru olmakla birlikte bire bin katılmış hikayelerin diz boyu olduğu makbul bir zamandı." (Meryem'in Tanıklığı)
- Gerçi ruh halinin bir ışığın yanıp sönmesi kadar kolay değişebileceğini , kolayca kararıp aydınlanabilceğini biliyordu. (Solan Hayaller)
- Artık daha sık geliyorlar, ikisi de; ve her gelişlerinde bana karşı, dünyaya karşı biraz daha tahammülsüzleşmiş oluyorlar. Aç ve kaba bir şey var içlerinde, kanlarında kaynayan bir gaddarlık, daha önce de gördüğüm, avcının önünden kaçan bir hayvan gibi kokusunu aldığım. Ama şimdi av değilim ben. Artık değilim. El üstünde tutuluyor, nazikçe sorgulanıyor, izleniyorum. Arzularının girift doğasını anlamadığımı düşünüyorlar. Oysa uykudan başka hiçbir şey kaçmıyor artık benden. Uyku kaçıyor ama. Belki gözümü uyku tutmayacak kadar yaşlanmışımdır. Belki uykudan sağlayabileceğim bir fayda kalmamıştır artık. Belki ne rüya görmeye ihtiyacım vardır, ne de dinlenmeye. Belki gözlerim yakında sonsuza dek kapanacaklarını biliyorlardır. Uyanık durmam gerekiyorsa duracağım. Şafak sökerken, günün ilk ışıkları odanın içine sızarken bu merdivenlerden aşağı ineceğim. İzlemek ve beklemek için kendime göre sebeplerim var. Bu uzun uyanışın sonunda huzur diyarı bekliyor beni. Bir gün biteceğini bilmem kâfi. Dünyada yavaş yavaş büyümekte olan şeyin ne olduğunu anlamıyorum, sorularının gayesini görmüyorum sanıyorlar, manasız sözler, aptalca laflar ettiğimde, bizi hiçbir yere götürmeyen şeyler söylediğimde, yüzlerinde örtülü, seslerinde saklı duran hiddetin korkunç gölgesini fark etmiyorum sanıyorlar. Ya da hatırlamam gerektiğini düşündükleri şeyleri hatırlamaz göründüğümde. O büyük, o doymak bilmez ihtiyaçlarına öyle kaptırmışlar ki kendilerini, o gün birlikte duyduğumuz korkunun kalıntıları o kadar kör etmiş ki gözlerini, her şeyi hatırladığımı fark edemiyorlar. Oysa bedenim kanla kemikle olduğu kadar hatıralarla da dolu benim. (Meryem'in Tanıklığı)
- Gidişinden önceki günlerde ve gideceği sabah yapması gereken, gülümsemekti. Böylece, onu gülümserken anımsayacaklardı. (Brooklyn)
- " Zamanın geçmekte olduğunu düşünmek, dünyanın çok büyük bir kısmının gizemini koruduğunu düşünmek beni tedirgin ediyor. " (Meryem'in Tanıklığı)
- Oysa bedenim kanla kemikle olduğu kadar hatıralarla da dolu benim. (Meryem'in Tanıklığı)
- Hayatın sana vurduğu darbeler, suratındaki şu sırıtışa mutsuz bir son verecek. (Brooklyn)
- Oscar Wilde'in oyununda devam eden beğendiği bir replik vardı,"Londralıların mutsuzluğu mu sise neden oluyor,sis mi Londralıları mutsuz ediyor? (Solan Hayaller)
- Bir şeylerden keyif alıyordu, ondan keyif alıyordu ve bunu açıkça ortaya koymaktan başka hiçbir şey yapmıyordu. Ama nedense bu keyif bir gölgeyle birlikte geliyordu sanki. (Brooklyn)
- " Oysa bedenim kanla kemikle olduğu kadar hatıralarla da dolu benim. " (Meryem'in Tanıklığı)
- Artık gözyaşlarına ihtiyaç duymuyor olmam içimi rahatlatmalı ama iç rahatlığı peşinde değilim ben, yalnızlık istiyorum sadece, doğru olmayan hiçbir sözün ağzımdan çıkmayacağından emin olmanın buruk hoşnutluğunu bir de. (Meryem'in Tanıklığı)
Yorumlar
0 yorum