Kitap Künyesi
Yazar: Vladimir Nabokov
Çevirmen: Yiğit Yavuz
Yayın Evi: İletişim Yayınevi
İSBN: 9789750512834
Sayfa Sayısı: 286
--reklam--
Solgun Ateş Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Çok zordur konuşmak sevgili ölülerimizle, rüyalardan bildiğimiz üzere! Endişemizi, kırılganlığımızı, utancımızı görmezden gelirler. Artık eskisi gibi olmayışları insana fena koyar. Uzak bir savaşta ölen okul arkadaşımız, şaşkın değildir bizi kapısında görmekten; işaret eder biraz kaygısız, biraz kederli, bodrum katı odasındaki su birikintilerini.
Nabokov dilimizi kullanmayı ve dönüştürmeyi seçmekle, hepimize şeref bahşetmiştir.
-Anthony Burgess-
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Solgun Ateş Alıntıları - Sözleri
- ...edebi şaheserleri inceleyecekti. Bu onun, artık özgürce tadına varabileceği bir merakıydı.
- Çok zordur konuşmak sevgili ölülerimizle, Rüyalardan bildiğimiz üzere! Endişemizi, kırılganlığımızı, utancımızı Görmezden gelirler. Artık eskisi gibi olmayışları İnsana fena koyar.
- Meydan oku yıldızlara. Sonsuz mazi Ve sonsuz gelecek: başının üstünde Kapanıyor koca kanatlar gibi; ve ölüp gittin işte.
- Ölen ipekkuyruk kuşunun gölgesiydim ben.
- "L'homme est ne bon."* *İnsan iyi doğar / İnsan doğduğu sırada iyidir.
- "Yağan karı tekrar izle: düşen tanelere bak; Şekilsiz ve yavaş; değişken ve opak. Günün solgun beyazına karşı koyu, donuk bir beyaz var."
- "Pencere camının sahte mavisiydi kuşu katleden"
- "Benzerlikler, farklılıkların gölgeleridir."
- "İç huzurum çok geçmeden tuzla buz olacaktı maalesef."
- "Mutluluk" son derece öznel bir şeydir.
- Bir oyun sahneleniyor uzak bir vadide, Biz de kafese konmuşuz pek sanatsal biçimde.
- Anladığımı hissediyorum varoluşu, ya da Varoluşumun ufak bir parçasını; ancak sanatımla, Bileşik hazlar aracılığıyla; Kişisel evrenim vezin kurallarına uyarsa, Bulacaktır vezinli bir mısra bence Galaksiler de.
- "Zira herkes kitap/bir-yaz-gecesi-ruyasi--1847'nın ya da kitap/romeo-ve-juliet--4586'in, yahut belki kitap/soneler--7317'in sayfalarına göz atabilir, oradan kendine uygun bir ifade seçebilir."
- . Ben edebiyatta boğulmuş çok sıkıcı ve sevimsiz bir adamım. "Ama seni seviyorum." ...
--reklam--
Solgun Ateş İncelemesi - Şahsi Yorumlar
İçkiye rakıyla başladığım gibi; edebiyat’a da Tutunamayanlar’la ağır bir giriş yapmıştım. “Edebiyat dini”min polemiğe kapalı yegane peygamberiydi Oğuz Atay. Birkaç yıl boyunca amansız bir havarisiydim Atay’ın. Sıkı Bir “Atayist”tim. Sonra onun da havariliğini yaptığı ‘Edebiyat Tanrı’ları’na ulaştım. Dostoyevkski, Kafka, Joyce ve Nabokov en büyükleriydi. Gökten yere inerek; Hali hazırda Joyce ve Kafka külliyatının tümünü, Dostoyevski’nin büyük bir bölümünü okudum. En ihmal ettiğim Nabokov oldu. Bunda etkili olan belki de Atay’ın Nabokov’dan ağırlıklı olarak ‘biçim’ çekmiş olmasıydı. —Hatırladığım kadarıyla metinlerarası bir gönderme yok Nabokov’a Tutunamayanlar’da.— Ya da belki ilk Nabokov okuma girişimim olan ve yazarın en bilinen, iki kez filmi çekilen ‘Lolita’sından çok etkilenmemiş olmamdır. Ama bir bir şey olmalıydı. Zira Kafka’da, Dostoyevski’de, Joyce’da, hatta Shakespeare ve Musil’de Atay’a benzer şekilde hem bir duygudaşlık hem de edebi haz yakalamıştım. “Sebastian Knight’ın Gerçek Yaşamı” nda bu hazzı ve duygudaşlığı yakaladığımı hissettim. “Solgun Ateş”in ana kurgusu, John Francis Shade adlı kurmaca bir şairin yazdığı yaklaşık yirmi sayfalık ‘beşlik düzende yazılmış, birbiriyle ikişerli olarak kafiyeli dokuz yüz doksan dokuz mısradan ibaret ve dört kantoya bölünmüş” şiir ile bu şiirlere dipnot tekniğiyle getirilen ve Charles Kinbote adlı yine kurmaca bir yazarın hazırladığı yaklaşık ikiyüz sayfalık bir açıklamalar bölümünden oluşuyor. Bu şiir ve açıklamalar arasında mekik dokurken hikaye ortaya çıkıyor. Tabii Tutunamayanlar’daki gibi ana karakterlerden biri olan Charles Kinbote’un yazdığı ‘Önsöz’e yine Kinbote tarafından oluşturulmuş bir ‘Dizin’ ilavesiyle. Yani Nabokov adeta eskilerin deyişiyle edebî bir ‘hüner gösterme’ye soyunup bunun altından gayet başarılı bir şekilde kalkıyor. Bir çok edebî, tarihi ve siyasi göndermenin yanı sıra Zemblaca konuşulan Zembla diye bir ülke yaratılıyor ve hakeza karakter isimleri dahi fazlasıyla alegorik ve çok katmanlı bir anlama sahip.Edebiyat yaşanılması olası deneyimleri yaratan bir kurmacaysa eğer; kurmacanın büyülü dünyasının iyi kotarıldığı bir kitap Solgun Ateş. (Salıcıyan81)
Nabokov'un Solgun Ateş Adlı Eseri Üzerine İncelemem: Okuması zor ama keyifli yazarlar vardır... Nabokov bu yazarların en başında gelenlerdendir. Anadili olmadığı hâlde İngilizceye bu denli hâkim yazara çok ender rastlanır. Solgun Ateş Oğuz Atay'ı da çok etkilemiştir. (İbrahim)
Shade ve Kingbote... Selim Işık ve Turgut Özben... Nabakov’un Solgun Ateş’ine Tutunamayanlar’dan gelenlerdenim ben de. Tutunamayanlar’ın özgünlüğüne dair tartışmalardan yola çıkarak deneyimlemek istediğim bir kitaptı. Evet biçim bakımından benzerlikleri yoğun. Bunu bir kenara bırakırsak Selim’in ve Turgut’un amaçladığı dünya bambaşka bir özgünlükteydi benim gönlümde... . İki adamın ve hayali bir ülekenin hikayesi Solgun Ateş. Amerikalı bir şair olan ve cinayete kurban giden, ölümünün hemen öncesinde 999 mısralık bir şiir bırakan John Shade ve onunla aynı üniversitede ders veren, son zamanlarında bir dostluk bağı kurmuş, dostunun şiirini giderek tuhaflaşan bir açıklamayla mısra mısra yorumlayan, yer yer kendini hayali bir ülkenin -Zembla- kaçak kralı ilan eden, derinlerde intihar meyilli, tuhaf iç sesleri ve korkularıyla yaşayan Charles Kingbote’nin hikayesi. . Karşı-roman türünde okuması ve tutunması oldukça zor bir kitap. Nesirde kullanılan üslubun ve içeriğindeki şiirin dilimize adaptasyonunun güçlüğünden kaynaklı bir zorluk olabilir bu. Kitabı okuduktan sonra bir de Yiğit Yavuz’un “Solgun Ateş’i Okuma Klavuzu” adlı makalelerine göz atın derim. (kitaplariminsatiraralari)
--reklam--
Solgun Ateş PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Vladimir Nabokov - Solgun Ateş kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Solgun Ateş PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Vladimir Nabokov Kimdir?
Vladimir Vladimiroviç Nabokov (22 Nisan 1899 – 2 Temmuz 1977) Rus asıllı ABD'li yazar. İlk eserlerini Rusça yazdı, uluslararası ününü İngilizce yazdığı romanlarla kazandı. En tanınmış eseri Stanley Kubrick ve Adrian Lyne tarafından filme de çekilen Lolita adlı romanıdır.
1899'da St. Petersburg'da aristokrat bir ailenin çocuğu olarak doğdu. Özel eğitim gördü ve küçük yaşta İngilizce öğrendi. Bolşevikler iktidara geldiğinde aile Rusya'dan ayrılarak önce Londra, sonra Berlin'e gitti. Öğrenimini Cambridge Üniversitesi, Trinity College'de tamamladı. 1923 ile 1940 arasında anadilinde romanlar, hikâyeler, oyunlar, şiirler yazdı ve kuşağının seçkin Rus göçmen yazarlarından biri olarak ün kazandı. 1940 yılında karısı ve oğluyla ABD'ye göç etti ve 1941'den 1948'e kadar Wellesley College'de dersler verdi. 1955'te yayımlanan Lolita'nın dünya çapındaki başarısından sonra, 1959'da Cornell Üniversitesi Rus edebiyatı profesörlüğünden emekli olarak İsviçre'ye yerleşti. İngilizce ilk romanı olan The Real Life of Sebastian Knight'ı 1941'de yayımladı ve bu dili şaşırtıcı bir yaratıcılıkla kullanarak eserlerini İngilizce yazmaya devam etti.
Nabokov, 1977'de İsviçre'nin Montreux kentinde öldü. Yazarlığının yanı sıra, ünlü bir kelebek toplayıcısı ve satranç problemleri yaratıcısıdır.
--reklam--
Vladimir Nabokov Kitapları - Eserleri
- Lolita
- Göz
- Karanlıkta Kahkaha
- Maşenka
- Solgun Ateş
- Cinnet
- Lujin Savunması
- Sebastian Knight'ın Gerçek Yaşamı
- Saydam Şeyler
- İnfaza Çağrı
- Pnin
- Edebiyat Dersleri
- Ada ya da Arzu
- Rus Edebiyatı Dersleri
- Konuş, Hafıza
- Bir Günbatımının Ayrıntıları
- Nikolay Gogol
- Rua, Dam, Vale
- İhtişam
- Yetenek
- Don Quijote Dersleri
- Çarpık Dünya
- Laura'nın Aslı
--reklam--
Vladimir Nabokov Alıntıları - Sözleri
- “Az insan tanıyor ve kimseyi de sevmiyordum.” (Göz)
- Yanlışlıklar, beceriksizlikler, arayışlar, düş kırıklıkları... besbelli bizimkine hizmet eden aşk meleği solak, kararsız, hayal gücünden yoksun biriydi. (Karanlıkta Kahkaha)
- 'Koca adamlar ağlamaz,' dedi. 'Arna ben daha büyümedim ki,' diye cevapladı adam (Sebastian Knight'ın Gerçek Yaşamı)
- "Yarınlarımızı dünlerimizden gelen verilerle planlamak geleceğin en önemli özelliği olan var olmadığı gerçeğini göz ardı etmektir." (Çarpık Dünya)
- Bir yazarın işinin ülkesinin ahlakını düzeltmek, sokak kürsüsünün muazzam yüksekliğinden ulvi ideallere parmak basmak, ikinci sınıf kitapları çalakalem yazarak ilk yardım uygulamak olduğunu asla kabul edemem. (Edebiyat Dersleri)
- Sosyalizm ve Batı liberalizmi, Dostoyevski'nin gözünde Batı'nın kirliliğinin ve Slavik, Yunan-Katolik bir dünyanın yıkımına yönelik şeytani günahların tecessümüydü. (Rus Edebiyatı Dersleri)
- İnsanlar, kapkara bir yükle, sancıyan kocaman bir kamburla yaşamayı öğrenmişlerdir: Bu yük, “gerçeklik”in yalnızca bir “düş” olabileceği varsayımıdır. (Saydam Şeyler)
- "Hep düşünmüşümdür," dedi "İnsan acaba kimi daha iyi tanır: Beş saat aynı odada birlikte kaldığı birisini mi, yoksa bir ay boyunca her gün on dakika gördüğü birisini mi?" (Rua, Dam, Vale)
- "Benim alçakgönüllü imzam,bu seçkin topluluğun imzalarıyla samimiyet kurmamalı.Ben hiçbir şey değilim. " (Çarpık Dünya)
- Gözyaşları güzelliğini arttırmıştı. (Karanlıkta Kahkaha)
- Doktor Lujin'e Dostoyevski'den herhangi bir şey verilmesini yasakladı, zira Dostoyevski, doktorun deyimiyle, çağdaş insanın ruhunda baskılı bir etki yaratıyordu, sanki korkunç bir aynaymış gibi. (Lujin Savunması)
- "..Bazı kimseler -ben de onlardan biriyim- mutlu sonlardan nefret ederler. Kazık yemiş gibi oluruz biz. Aslolan, zarara uğramaktır. Felaket geliyorum derse gelmelidir.." (Pnin)
- Fakat Gogol'ü okuduktan sonra insanın gözleri Gogolleşebilir ve en umulmadık yerlerde, onun dünyasından parçalar görebilir. (Nikolay Gogol)
- (...) tepedeki gökyüzü onun yıldızının parlamasını dört gözle beklemiyor muydu? (Karanlıkta Kahkaha)
- Ve birden çok çok uzaklarda, insanların tamamen farklı bir yaşam sürdükleri düşüncesi bir kuş gibi uçuyor beynimden. Onlar benim gibi, bir kereste ormanında, küçük bir çiftlikte tıkılıp kalmıyorlar. (Maşenka)
- Bazı kimseler -ben de onlardan biriyim- mutlu sonlardan nefret ederler. Kazık yemiş gibi oluruz biz. Aslolan, zarara uğramaktır. Felaket geliyorum derse gelmelidir. (Pnin)
- Var oluşumdan hiçbir şey anlamazdım, kendi kendimin bilincinde olmaktan vazgeçememe düşüncesi beni deli ederdi ve güvenle ve dikkatle küçük işleriyle meşgul olan o sade insanları kıskanırdım. (Göz)
- Tarihçilerin kesin ve doğru olmaları, taraf tutmamaları gerekir. Ne çıkarın, ne korkunun, ne hıncın, ne sevginin, tarihçiyi gerçekten saptırmaması gerekir. Gerçeğin kaynağı, tarihtir; zamana denk olan, olayları saklayıp koruyan, geçmişe tanıklık, şimdiki zamana örnek teşkil eden, geleceğin habercisi tarih. (Don Quijote Dersleri)
- ...edebi şaheserleri inceleyecekti. Bu onun, artık özgürce tadına varabileceği bir merakıydı. (Solgun Ateş)
- "... belirli bir görüntünün hatırası, belirli bir ânın özleminden ibarettir; ve evler, yollar, caddeler de, heyhat, seneler gibi uçup giderler." (Edebiyat Dersleri)
Yorumlar
0 yorum