Kitap Künyesi

Yazar: Senai Demirci

Yayın Evi: Tmf Müzik

İSBN: 9786054632114

Sayfa Sayısı: 140

Şöyle Garip Bencileyin Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Güzellik ne oradadır, ne burada; ne şu zamanda, ne bu zamanda; ne Roma'da, ne Atina'da.

Güzellik, hayran olabilen bir ruh neredeyse oradadır. Başka yerde ararsanız, nafile! İşte, çok merak ediyorsanız, asıl mesleğim bu.

İşim yeryüzünü gezmek. Köşe, bucak, deretepe. Gecesiyle, gündüzüyle, yazıyla, kışıyla, solan yapraklarıyla, açan çiçekleriyle Allah'ın bu güzel eserlerini seyretmek insanda kainatta Allah'ı görmeye, anlamaya çalışıyorum. Onun için hayatımı bütün lüzumsuz teferruattan arındırdım.

(Tanıtım Bülteninden)

Şöyle Garip Bencileyin Alıntıları - Sözleri

  • Her insan ardisira bir mezar taşı bırakır. Şehir de, taş yığınları bırakarak göçer dünyadan. Herşey yakılır yıkılır ama taşlar hep kalır. Yeni kuruluşlar bu taşlar üzerinde başlar. Sanki zaman taşlar üzerinden akar seke seke. Tarih taşlar üzerinden çalkalanır durur. Aslında hayattır taşlar. Canlılığın beşiğidir....
  • Bütün mesele, kendimizi kainatın güzellikleri üzerimizde yansıtacak kadar saf tutabilmek de ruhumuzun kristal aynasına düşen her şeyi bütün mükemmelliği ile bütün güzelliği ile çarpıtma dan geriye yansıtabilmek de hem bundan daha büyük mutluluk daha geniş Hürriyet olabilir mi ki?
  • ...'Para kazanmak' için yola çıkalı 18 sene olmuş tam 18 sene koşturmuşuz bir meslek edinmek için çokların tabiriyle para kazanmanın bir yolunu bulmak için. Yolunu bulmak için 18 sene. Bir de bu yolda yürüyeceğim yıllar var eğer ömrüm varsa kesin bir 10-20 yıl daha orası alır şöyle böyle 30 yıl bir ömrün yarısı eğer çokların dediği doğruysa yani bütün bunların hepsi sadece para kazanmak içinse... Tam 30 yıl okuyacağım yazacağım düşüneceğim kafa patlatacağım. Nefes alacağım üzüleceğim sevineceğim ümitler besleyecek hayalleri kuracağım. Yani para kazanmak için yaşayacağım 30 yılımı harcayacağım karşılığında para alacağım parayı neye harcayacaktım yaşamaya mı bu hesapta bir yanlışlık olmalı bir düşünün, para için hayatınızı harcadığımız a göre karşılığında hayattan daha değerli bir şey almalıydık para kazanmak için yaşıyor idiysek yaşamak için para kazanmaya ne gerek vardı ki
  • "merhametin, şefkatin heykeli olsa, su gibi olur herhalde. Su gibi berrak su gibi saf su gibi şeffaf olmalı merhametini heykeli. Hiç ayırmaksızın her şeye sızan, herkesi kucaklayan her bir şeyi okşayan bir şey olmalı. Hiç kimse hissetmesin herkesin içinde dolaşan bir şey olmalı. Zaman zaman coşmalı hatta yağmalı doyasıya."
  • Doğrusunu isterseniz, insanlardan beni anlamalarını da beklemiyorum artık. Hayatlarını öyle ayrıntılara boğmuşlar ki, şaşarsınız. Hani kime sorsanız, hep daha iyi bir hayat sürmek için çalışıp didiniyorum der ya, ama nedense didinmesini bitirip, şu daha iyi hayatı yaşamaya başlayan birini göremedim çevremde.Anlaşılan, her zaman şimdiki hayatlarını uğrunda harcayacakları" daha iyi bir hayat" bulabiliyorlar.
  • Şöyle bir bakıyorumda penceremden, insanlar nasıl da bölük pörçük edip parsellemişler hayatlarını. Yok işti, yok mesaiydi, yok giyimdi, modaydı, paraydı, bankaydı derken hayatlarını bir yığın teferruata boğmuşlar. Hayatın kendisini bırakmışlar, kabuğunda kendilerine göre eğlenip gidiyorlar. Hele şu gazetelerin sayfalarca verdiği haberler! İnanın hepsi, gazete kağıdının kendisinden daha ince. Bu ceviz kabuğunu doldurmayan şeylerle hayatlarını nasıl dolduruyorlar, anlaşılır gibi değil. Hayat böyle kolayca harcanacak kadar ucuz mu ki? Ama Sezar'ın hakkını Sezar'a vermeli; bayağı çalışıyorlar. Kime sorsam, "bugün ne kadar çok iş yaparsan yarın o kadar çok boş vaktin olur diyor." Ama ne garip, yarın dedikleri gün geldiğinde de onu uğrunda harcayacakları bir başka yarın geliyor nedense.
  • Otuz yılımı harcayacaktım, karşılığında para alacaktım. Sahi, parayı neye harcayacaktım. Yaşamaya mı? Bu hesapta bir yanlışlık olmalı. Bir düşünün, para için hayatımızı harcadığımıza göre, karşılığında hayattan daha değerli bir şey almalıydık. Para kazanmak için yaşıyor idiysek, yaşamak için para kazanmaya ne gerek vardı ki?
  • Demek, aşağıda uyuyan bebekler vardır demeden, belki bir anne mutfakta akşam yemeği hazırlıyordur diye düşünmeden, belki de bir delikanlı odasında geleceğin hayallerini çiziyordur demeden, şehirleri bir uçtan bir uca bombalayanlarınız da var ha!
  • Bir anlasa insan her şeyin doğumla başlamayıp ölümle bitmediğini. Anlasa da soldurmasa zevklerini, hapsetmese zamanın iki tepeciği arasına. Mezar taşı önünde kırılan hayallerin hayale değmediğini hissetse. Ümitlerin ölümü aşmadıkça değersiz olduğunu bir görse..
  • Yeter ki, insan alışkanlıklarının tanıdık sahilini terketmeyi göze alabilsin. O zaman bak sen, ne yeni kıtalar, ne yeni dünyalar keşfetmeye başlar kendi iç dünyasında.
  • Sahi, ölüm hangi anımızdan uzaklaştı ki?
  • Sahi, parayı nereye harcayacaktım. Yaşamaya mı? Hayır, öyle değil galiba. Bir düşünün, para için hayatımızı harcadığımıza göre, karşılığında hayattan daha değerli bir şey almalıydık. Alabilmeliydik. Para kazanmak için yaşıyor idiysek, yaşamak için para kazanmaya ne gerek vardı ki?

Şöyle Garip Bencileyin İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Her sayfasında bana yeni bir şeyler katan bir kitap. Aktarımının sohbet havası içinde oluşu, kitabı okuma hevesini arttıran başka bir faktör. Hayata dair, insana, yaşama dair konulara ince ince değinip, düşüncesini nazikçe aktaran bir yazar. Senai Demirci. Bu yazardan okuduğum ilk kitap. Ama sanırım diğer kitaplarını da okumaya özen göstereceğim. Size de şiddetle tavsiye edrim. (Rabia Nur Uğurlar)

Bu kitabı tek kelime ola anlatabilirim sanıyorum: "Tefekkür". Bizim üzerinde hiç düşünmediğimiz, bu yüzden de anmaya pek de lüzum görmediğimiz, konulara öyle ciddiyetle bakmış ki yazar. Bize suyu, taşı, toprağı, kar tanesini öyle güzel anlatıyor ki. Aslında bildiğimiz ama fark etmeye tenezzül etmediğimiz şeyler anlatılıyor tek tek. Hayret nazarı ile bakmış yazar tüm bunlara. İlk defa karşılaşıyor gibi. Böylece yazarla siz de ilk defa okuyorsunuz taşı, toprağı. Bereketi hayretle karşılıyorsunuz. Bakmayı, en başta dediğim gibi tefekkürü öğreniyorsunuz. Bazı bölümlerdeki zekice tespitler sizi sizden alıyor. Aslında çok basit de daha önce sizin aklınıza neden gelmediyse! Kitapla ilgili söyleyeceğim tek olumsuz yan, bazı bölümlerde fazlaca tekrara gidilmesi. Onun dışında tefekküre uzanan pencereyi aralamak isterseniz buyurun derim. İyi okumalar.. (Zehra D.)

Senai Demirci, 1992 yılında kitabı için önsözünde “Gözüme amatörce gelse de” ifadesini kullanmış. 1992 yılında yazarına amatörce gelen denemeler, 2007 yılında buluştuğu okuyucuya daha da amatörce geldi diyebilirim. Tabiata dair yazılarını derlediği kitabında Demirci; “Basit gibi görünen şeylerin arkasındaki mucizeleri, sanatı velhasıl kelam Yaradan’ı görün” ana fikrinde buluşturmaya çalışmış okuyucuyu. Ama bunu yaparken deneme tarzının olmazsa olmazı olarak gördüğüm yazara has özel bir üslubu pek oluşturamamış. 4 bölümden oluşan kitabın 2. bölümündeki “Çeşitleme” başlığındaki yazılar kitabı belki de küme düşmekten kurtarıyor. (Gökhan Uzunoğlu)

Kitabın Yazarı Senai Demirci Kimdir?

1964'te Samsun'un Terme ilçesinde doğdu. Samsun'da başladığı tıp öğrenimini İstanbul'da sürdürdü ve 1990 yılında Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi'ni bitirdi. Sağlık Ocağı, Yaşama Gücü ve Yürüyüşler adlı TV programlarının yapımcılığı ve sunuculuğunun yanı sıra çeşitli radyo programları yaptı. Ev Akademisi seminerleri verdi. Çeşitli sağlık kuruluşlarında kalite ve kurumsal iletişim müdürlüğü görevlerinde bulundu. Halen İstanbul Sağlık A.Ş.'de çalışmakta, çeşitli televizyon kanallarında programlar hazırlayıp sunmaktadır. Birçok dergi ve gazetede yayınlanan denemeleri dışında çok sayıda telif ve tercüme eseri bulunmaktadır.

Senai Demirci Kitapları - Eserleri

  • Kıl Beni Ey Namaz
  • Söz Yangını
  • Ve Aşk Evliliğin Ellerinden Tuttu
  • Üç Yusuf Üç Rüya Üç Gömlek
  • Öldüğüm Gün
  • Selam Sana Ey Nebi

  • Canla Bağışla
  • Aşka Adanmış Öyküler
  • Beş Vakit İnsan
  • Elde Var İnsan
  • 99 Esma 99 Dua
  • Dua Defterim
  • Aşka Dair Öyküler

  • Kalbimizi Yeniden Yazmak
  • Dar Kapıdan Geçmek
  • Kaybedecek Neyin Var ki?
  • Kırk Kapının Kırk Duası
  • Mutluluk Öyküleri
  • Cehennemde Bir Gün
  • İnsan Güzeldir

  • Her Güne Bir Ayet: Dervişin Yolu 1
  • Can Kırığı
  • 50 Kuştüyü Masal
  • Her Gece Bir Dua
  • Şöyle Garip Bencileyin
  • Adı Aşk
  • Şükretmek İçin 1001 Küçücük Neden

  • Mukabele
  • Köprüden Önce On Çıkış
  • Vahyin Binbir Sesi
  • Her Güne Yeniden Başla
  • Oruç Çiğnemek Sakızı Bozar mı Hocaaamm?
  • Hasret-i Peygamber
  • Cennette Bir Gün

  • Zaman Aynası Namaz
  • Cennette Bir Gün
  • Bir İnci Söz
  • Kırık Kalbe Kırk Hadis
  • Her Gece Bir Dua
  • Küçük Sevdalar Koleksiyonu
  • Biz Sende Misafiriz

  • Aşka Dair Öyküler
  • Hac Günlüğü Sevgilinin Evine Doğru
  • Çocuğumla Her Güne Bir Dua
  • Her Güne Bir Dua
  • Hoşgeldin Bebeğim
  • Birinci Söz
  • Modern Tıbbın Ötesi

  • Dua Ayetleri
  • Aşkın Kanatları
  • Birinci Söz
  • 99 Esma 99 Dua III
  • 99 Esma 99 Dua II
  • 99 Esma 99 Dua I
  • Sağlığınız Elinizde

  • Aşka Dair Öyküler

Senai Demirci Alıntıları - Sözleri

  • Hiçbir şey benim değildir; sadece yanımdadır.Şimdilik... (Beş Vakit İnsan)
  • Hüzünler, sıkıntılar kırmızı ışıkta dursa. Umutlar, hayaller, sabırsızlıklar sarı ışıkta beklese. Ve candan sevdiklerimiz yeşil ışıkta çıkıp gelse... Ne güzel olurdu hayatın trafiği. (Köprüden Önce On Çıkış)
  • Huzuru komşuya bigânelikte arıyoruz; rahatımızı, yetimi ve öksüzü unutmakta biliyoruz. (Hasret-i Peygamber)
  • Ne zamandır şükretmediğini hatırlamak, şükretmeyi hatırlamanın da ayrıca şükredilesi olduğunu anlamak . (Şükretmek İçin 1001 Küçücük Neden)
  • Dilimin altından akan vahyin nehri olalı sesin, Altında nehirler akan cennet'im sensin (Cennette Bir Gün)
  • Sahi, parayı nereye harcayacaktım. Yaşamaya mı? Hayır, öyle değil galiba. Bir düşünün, para için hayatımızı harcadığımıza göre, karşılığında hayattan daha değerli bir şey almalıydık. Alabilmeliydik. Para kazanmak için yaşıyor idiysek, yaşamak için para kazanmaya ne gerek vardı ki? (Şöyle Garip Bencileyin)

  • Dikiş tutmuyorsa şayet, söylenmeyi bırak, sus, kalbinden geçmeyeni diline değdirme... (Kıl Beni Ey Namaz)
  • "Aldanıyoruz birbirimize. Tuzaklar saklıyoruz gözlerimizde." (Öldüğüm Gün)
  • "Müminin niyeti amelinden hayırlıdır." (Söz Yangını)
  • Başını kurtaramıyorsun her akşam göğü kana bürüyen, yıldızları kana bulayan akşamların aldırışsız geçişinden. Geri gelmiyor gün. Bugün olmuyor dün. Bir dahası yok yaşamanın. (Beş Vakit İnsan)
  • Namazın kabul edildiğinden emin olmasanda namaza kabul edildiğinden emin olmak. (Şükretmek İçin 1001 Küçücük Neden)
  • Aşkın kökünün kalbimizin odacıklarından beslendiğini fark ettiğimizde, aşkın kalbimizin peşi sıra geldiğini görebiliriz. (Aşka Adanmış Öyküler)
  • biliyorum, uzak düşmedik; aramızdaki bahçe büyüdü , o kadar. Rahmetle… (Dar Kapıdan Geçmek)

  • Arada aşığın rüyası yoksa aşkta yoktur. Yusufça bir bakış ve kayboluş gerek aşkın zindanına. (Cennette Bir Gün)
  • Merak et ki akıl toprağın alt üst olsun. (Üç Yusuf Üç Rüya Üç Gömlek)
  • "Ihsan, Allah'ı görüyormuş gibi yaşamandır. Zira sen Allah'ı görmesen de O seni görüyor." İhsan güzellik anlamındaki "hüsn" kelimesiyle aynı kökten geliyor. Bu durumda, ihsanı güzel eylemek diye tarif edebiliriz. Ne yaparsan yap, güzel eyle güzellikle eyle... (Söz Yangını)
  • Hamdım; yandım, piştim… Elhamdülillah (Dua Defterim)
  • ••• Rabbim, beni zamanın aldatmacalarından uzak tut Ayaklarımı dolaştırma Rabbim, beni zamanelerin düştüğü tuzaklardan uzat tut Günahlarımı bana yoldaş yapma (Dua Ayetleri)
  • Bedeli ödenmemiş sözleri söylemekten korusun Allah hepimizi.Hazır bulunmuş sözlerin seslendireni olmaya razı olmak korkunç bir nasipsizliktir.Ucuza alınmış lafların volumünü giderek yükselttikçe, biricik seçeneğinden yoksun kalır insan.Sırf kendisi söylüyor diye,söylediği hakikate yabancılaşır,ona tabi olmak yerine onu tabi kılar kendine.Dudakları uzaklaşır gerçeğin pınarından. Bir de üstüne,söz kalitesinden olur; koflaşır,boşalır içi.Vicdanını sözün seslendireni... (Oruç Çiğnemek Sakızı Bozar mı Hocaaamm?)
  • 'Anılmaya değer bir şey' değilim. (Elde Var İnsan)