Kitap Künyesi

Yazar: Senai Demirci

Yayın Evi: Timaş Yayınları

İSBN: 9789752639270

Sayfa Sayısı: 176

Söz Yangını Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Sözün güzelini söylemek için

Kardeşimin hatırını onun yokluğunda da korumak için

Emaneti ehline vermek, kardeşimin hatasını (emanetini) başkalarına taşıtmamak için

Tercihimi kınayıcı, yargılayıcı, yakıcı olandan değil, ıslah edici, onarıcı, yapıcı olandan yana kullanmak için

İkiyüzlü/ikisözlü olmamak için

Hayatıma parça tesirli fiskos bombası fırlatmamak için

Gıybetin y/aktığı ddaklarda artık çiçeklerin açması için

GIYBET ETMİYORUM!

Gıybet etmemek, “Allah’ı görür gibi yaşama” çabasıdır. Allah’ın duyduğunu bilerek konuşma duyarlılığıdır. Allah’ın işitmesine göre nefes tüketme inceliğidir.

Allah işitmiyormuş gibi konuşmak günah değil mi?

Senai Demirci, bir insanın, gıyabında da onurunun korunduğu, olmadığı yerde de saygı gördüğü, işitmediği kapı arkalarında da hatırının sayıldığı biricik medeniyetin mensupları olarak, gıybetsizliğe davet ediyor bizleri. Gıybet Gönülsüzlüğüne

Söz Yangını Alıntıları - Sözleri

  • "Müminin niyeti amelinden hayırlıdır."
  • Dilimi gıybetten, kalbimi gıybetin çirkinliklerinden himaye eyle ey Müheymin. Âmin
  • "Bir gıybet ettiğinde Için titremeli değil miydi?"
  • hâlâ ne duruyorsun; yürüsene, okusana, düşünsene. sussana...
  • Uzaklara gitmeye gerek yok, belki de evimizde, belki de en çok bize ait olduğunu sandığımız odamızda. Seccademizi serdiğimiz yuvamızda, çocuklarımızın saçlarını okşadığımız kanepelerde… Az önce namaz kıldığımız caminin bahçesinde, belki de tam kubbesinin altında…içkiyi yakıştıramadığımız dudağımıza, damağımıza, odamıza, yuvamıza içmekten daha ağır sonuçları olan gıybeti nasıl yakıştırıyoruz?
  • Allah'ın kulu yoksa da, Allah var burada. Biz, O'ndan çekiniriz.
  • ' Susarak da zikredilirmiş meğer '
  • "Ihsan, Allah'ı görüyormuş gibi yaşamandır. Zira sen Allah'ı görmesen de O seni görüyor." İhsan güzellik anlamındaki "hüsn" kelimesiyle aynı kökten geliyor. Bu durumda, ihsanı güzel eylemek diye tarif edebiliriz. Ne yaparsan yap, güzel eyle güzellikle eyle...
  • “Lâ ilahe illAllah.” Yok ilah; ancak Sen, ancak Sensin ey Allah’ım…
  • Gıybet eden, doğruyu söyler. Yalan söylemek gıybetin tanımı içinde yoktur. ''Kardeşimin hakkında, onun hoşlanmayacağı doğru şeyleri söylemen gıybettir'' der Peygamberimiz. Her söylediğimiz doğru olmalı, evet, ama her doğruyu söylemek doğru değil demek ki... Gıybetin konusu, söylememin doğru olmadığı bir doğrudur. Gıybet ettiğimde haklı da olabilirim. Bana yapılan hareketi hak etmemişimdir. Ayrıca, yapılan yanlıştır da. Haklı olduğum halde, yapılan açıkça yanlış olduğu halde bile, gıybet etmekle haksızlık etmiş oluyorum. Demek ki gıybet, hak etmediğim bir şey... Her yaptığımda haklı olmalıyım, ama her hak bildiğimi yapmam hak değil. Gıybetini ettiğim kişinin yüzüne daha önce bunu söylemiş olabilirim. ''Yüzüne de söyledim zaten!'' diye başlayabilirim. Gıybetini ettikten sonra yüzüne de söyleyecek olabilirim. ''Burada olsa, yüzüne de söylerim!'' diye başlayabilirim. Ama daha önce yüzüne söylemiş olmam ayrı bir eylem, şimdi yüzü yokken başkalarına söylemiş olmam ayrı bir eylemdir. Kendi yüzüne söylediğimi, başaklarına söylememden hoşnut olamayabilir. Daha sonra yüzüne söylecek olsam bile, yüzü yokken başkalarına da söylediğimi söyleyebilecek miyim? Söylemeye vakit bulacak mıyım? Söylemeye yüzüm olacak mı? Ya o zaman, ''Başkalarına söylemeseydin kardeş!'' derse, ne cevap vereceğim?
  • Allah'ın kulunun olmadığı yerde, hep Allah'ın olduğunu bilerek susar takva sahibi. Kulun hatırını değil, Rabbinin hatırını sayar .
  • “İnsanın kalbinden daha büyük çöl, İnsanın kalbinden daha derin göl var mı ki? Yangın da burada, yağmur da.”
  • "Sevdiğin kardeşimi, gıybetini etmekten utanacak kadar sevdir Allah'ım..."
  • Sözlerin de kıblesi olurmuş, bilmezdim. Sen işitmiyormuşsun gibi konuştuklarımın hepsinden tövbe ediyorum...
  • Kulunu küçük düşürerek, büyüklenmek benim haddim değildi. Özür diliyorum.

Söz Yangını İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Kim bilir, belki de sen gıybetini ettiğim kusurundan çoktan tevbe ettin de, söz verdiği gibi, kötülüğünü sevaba dönüştürdü Rabbimiz. Ama ben senin terk ettiğin günahla, senin terk etmekle sevap kazandığın kusurla, üstelik ben işlemediğim halde, hâlâ günah kazanmaya devam ediyorum. * Allah’ın kulunun olmadığı yerde, hep Allah’ın olduğunu bilerek susar takva sahibi. Kulunun hatırını değil, Rabbinin hatırını sayar. * Mümin izzet sahibidir… Müminlerin yokluğunda, onların işitmesinden hoşlanmayacağı şeyleri söylemeyecek kadar izzetini dokunmaz bileceksin. * Kulunun, yüzüne söylendiğinde iğrenç bulacağı şeyi, onun yokluğunda söylenmesini iğrenç bulduğunu söyleyen Rabbimin huzurunda nasıl söylerim? * Fısıltıyla konuşmak, “Sana söylediğimi, sırf sana söylediğimi kimseler bilmesin.” Demektir. Hem ben söylerim, hem de “Ben söylemiş olmayayım.” Derim. Hem ben duyururum, hem “”Benden duymuş olma!” demeye getiririm. Senden iki yüzlü oyunuma katılmanı istemeye hakkım var mı? Senin de iki yüzlülük oyununda oynamaya hazır olduğunu varsaymam, en başta sana hakaret değil mi? * Gıybet ettiklerimle birlikte oturduğumda, ben “sadık olmayan” birileriyle oturuyorum. Gıybet ettiklerimin yanında oturduğumda, onları “sadık olmayan” biriyle, yani benimle oturtuyorum. * Gıybet etmemek üzere her sustuğumda, Allah’ı zikretmiş olacaktım. Üstelik hiç dudağımı kıpırdatmadan, kendime ve dostlarıma “Burada Allah var!” demiş olacaktım. * Nefesimi gıybet için harcamaya yeltendiğim anda susuverseydim, hiç nefes tüketmeden “Allah bilir. O Alim’dir…” diyebilecektim. O’nu anacak ve O’nun tarafından anılacaktım. * Müminin gıybetini yapamam. O yoksa yokluğunda iman ettiği/ emniyet ettiği Allah’ı var. * Mütevekkilin gıybetini yapamam. Çünkü o yoksa, onun Vekil’i var, Vekil diye tevekkül ettiği var. * Gıybet bir nefret eylemidir; sevgiye ve barışa yönelik değildir. Hedeflediği kişiyi, aciz ve savunmasız olduğu halde yakalar, ezmeye kalkar. Elini kaldıramayan, sesini çıkaramayan artık bir “ölü” gibi olmuş kişiyi, başkalarının gözünden düşürmeye kalkar. * Kendisini Allah’a, yani Sanatkârı’na nispet ederek tanımlayan her insan azizdir, kerimdir. Maddesinden ibaret değildir. Etten, kemikten fazlasıdır. Duymadığı yerlerde kötülükleri anılacak kadar sıradan değildir. Bulunmadığı odalarda hiç sayılacak kadar değersiz değildir. Görmediği köşelerde adam yerine konulmayacak kadar sahipsiz değildir. * Kulunun her hatasını Settar ismiyle örten, her günahını Gafûr ismiyle silen, bütün yarattıkları gibi kullarının da başka gözlere her daim güzel görünmesi için onları edebe çağıran, rahmetiyle terbiye eden, temiz fıtratla donatan, bizim de inandığımız, iradesine boyun eğdiğimiz, dilediğine rıza gösterdiğimiz Allah’ın iradesine karşı durarak; kulunun kusurlarını, eksiklerini açığa çıkarmak, günahlarını ortalık yerde anlatmak bize düşmez. * Gıybetçi akıllıca bir iş yapmış olmaz, çünkü doğru olan sözünü, doğru olmayan bir usulle, arkadan konuşarak, dinlemesi gerekmeyenlere dinleterek yanlışlaştırır. * Ben hata etmişim ey Rabbim. Nefsimin şerrinden kollayamamışım kendimi. Bundan böyle kalbimi kötü zanlardan, aklımı ayıpları araştırmaktan, dilimi gıybetten salim eyle ey Selâm! * Gıybet ederek gizlice kibirlenişimi, kusurları hep başkalarına yakıştırırken farkına varmadan şeytana yoldaş oluşumu bağışla ey Cebbâr! * Sen işitmiyormuşsun gibi dilimi değdirdiğim savruk sözler için, nefesime doladığım gıybetler için, dudaklarıma aldığım yalanlar için özürler diliyorum ey Rabbim! (Sait Köşk)

Senai Demirci ile yılllar önce Tıp Bayramında bir öğrenci etkinliğinde kitap söyleşisinde tanışmıştım. İnsanların belki de en çabuk unuttuğu ve şükür imtihanını en çok kaybettiği, Rabbin en güzel lütfu evlat nimetinde; insanların gaflette olduğunu anlatırken; kendi erkek kardeşini her aradığında, kızının kıymetini ve şükrünü hatırlatmak için kardeşine kendi ismiyle –Ahmet- diye seslenmek yerine, -Ayşe’nin babası - diye hitap ettiğini paylaşmıştı. O zamanlar pediyatrı stajında olduğumdan muhtemel, beni çok etkilemişti. Bir erkeğe göre fazlasıyla ince, nezih ve duygusal bir ruhun yazdıklarını merak edip almıştım kitaplarını… Söz yangını, gıybet ve dedikodu hakkında okuduğum en orijinal kitaptı diyebilirim. Bildiğimiz dini ilmihal bilgilerinden ziyade ahlaken, vicdanen, manen, fıtraten, mantıken ve toplumsal olarak gıybetin çirkinliğini idafe edip, gerçekten hissettiren yazılardan oluşmakta. Eleştirileri itici değil, zira samimane kendisiyle yüzleşmek ve hesaplaşmak niyetiyle yazılmış. Tekrarlar çok olsa da seçilen kelimeler derin ve düşündürücü. Duygu yoğunlukta yazıldığı için arada yorulabilir , biraz sıkılabilirsiniz. Zaten kısa olan kitap aralıklı hatırlamak için de arada tekrar tekrar, parça parça da okunabilir diye düşünüyorum. Aklımda en çok kalan ifade ise, gıybeti -dedikodu medeniyetinin kanlı ziyafeti- olarak tasvir etmesi… (Sueda Reyyan)

Gıybet, bir kardeşinin gıyabında, yani bulunmadığı mekanda ve zamanda, doğru ama duyduğunda hoşlanmayacağı şeyleri başkalarına söylemendir. Gıybet, bir ifsat eylemidir; bir kötülüğü düzeltmez; aksine yeniden üretir, çoğaltır, sürekli kalır. Gıybet, bir fist eylemidir; içeriğinin doğruluğu bile Doğru olmasına yetmez, söyleyenin haklılığı bile hak olmasını sağlamaz. Gıybet, bir seyyiedir, Özünde kötüdür; iyilik taşımaz. Gıybet, bir nefret eylemidir; sevgiye ve barışa yönelik değildir. Gıybet, fasit bir eylemdir; yararlı değildir. Gıybet sahibine faydası yoktur. (Gökay yıldız)

Kitabın Yazarı Senai Demirci Kimdir?

1964'te Samsun'un Terme ilçesinde doğdu. Samsun'da başladığı tıp öğrenimini İstanbul'da sürdürdü ve 1990 yılında Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi'ni bitirdi. Sağlık Ocağı, Yaşama Gücü ve Yürüyüşler adlı TV programlarının yapımcılığı ve sunuculuğunun yanı sıra çeşitli radyo programları yaptı. Ev Akademisi seminerleri verdi. Çeşitli sağlık kuruluşlarında kalite ve kurumsal iletişim müdürlüğü görevlerinde bulundu. Halen İstanbul Sağlık A.Ş.'de çalışmakta, çeşitli televizyon kanallarında programlar hazırlayıp sunmaktadır. Birçok dergi ve gazetede yayınlanan denemeleri dışında çok sayıda telif ve tercüme eseri bulunmaktadır.

Senai Demirci Kitapları - Eserleri

  • Kıl Beni Ey Namaz
  • Söz Yangını
  • Ve Aşk Evliliğin Ellerinden Tuttu
  • Üç Yusuf Üç Rüya Üç Gömlek
  • Öldüğüm Gün
  • Selam Sana Ey Nebi

  • Canla Bağışla
  • Aşka Adanmış Öyküler
  • Beş Vakit İnsan
  • Elde Var İnsan
  • 99 Esma 99 Dua
  • Dua Defterim
  • Aşka Dair Öyküler

  • Kalbimizi Yeniden Yazmak
  • Dar Kapıdan Geçmek
  • Kaybedecek Neyin Var ki?
  • Kırk Kapının Kırk Duası
  • Mutluluk Öyküleri
  • Cehennemde Bir Gün
  • İnsan Güzeldir

  • Her Güne Bir Ayet: Dervişin Yolu 1
  • Can Kırığı
  • 50 Kuştüyü Masal
  • Her Gece Bir Dua
  • Şöyle Garip Bencileyin
  • Adı Aşk
  • Şükretmek İçin 1001 Küçücük Neden

  • Mukabele
  • Köprüden Önce On Çıkış
  • Vahyin Binbir Sesi
  • Her Güne Yeniden Başla
  • Oruç Çiğnemek Sakızı Bozar mı Hocaaamm?
  • Hasret-i Peygamber
  • Cennette Bir Gün

  • Zaman Aynası Namaz
  • Cennette Bir Gün
  • Bir İnci Söz
  • Kırık Kalbe Kırk Hadis
  • Her Gece Bir Dua
  • Küçük Sevdalar Koleksiyonu
  • Biz Sende Misafiriz

  • Aşka Dair Öyküler
  • Hac Günlüğü Sevgilinin Evine Doğru
  • Çocuğumla Her Güne Bir Dua
  • Her Güne Bir Dua
  • Hoşgeldin Bebeğim
  • Birinci Söz
  • Modern Tıbbın Ötesi

  • Dua Ayetleri
  • Aşkın Kanatları
  • Birinci Söz
  • 99 Esma 99 Dua III
  • 99 Esma 99 Dua II
  • 99 Esma 99 Dua I
  • Sağlığınız Elinizde

  • Aşka Dair Öyküler

Senai Demirci Alıntıları - Sözleri

  • Hiçbir şey benim değildir; sadece yanımdadır.Şimdilik... (Beş Vakit İnsan)
  • Hüzünler, sıkıntılar kırmızı ışıkta dursa. Umutlar, hayaller, sabırsızlıklar sarı ışıkta beklese. Ve candan sevdiklerimiz yeşil ışıkta çıkıp gelse... Ne güzel olurdu hayatın trafiği. (Köprüden Önce On Çıkış)
  • Huzuru komşuya bigânelikte arıyoruz; rahatımızı, yetimi ve öksüzü unutmakta biliyoruz. (Hasret-i Peygamber)
  • Ne zamandır şükretmediğini hatırlamak, şükretmeyi hatırlamanın da ayrıca şükredilesi olduğunu anlamak . (Şükretmek İçin 1001 Küçücük Neden)
  • Dilimin altından akan vahyin nehri olalı sesin, Altında nehirler akan cennet'im sensin (Cennette Bir Gün)
  • Sahi, parayı nereye harcayacaktım. Yaşamaya mı? Hayır, öyle değil galiba. Bir düşünün, para için hayatımızı harcadığımıza göre, karşılığında hayattan daha değerli bir şey almalıydık. Alabilmeliydik. Para kazanmak için yaşıyor idiysek, yaşamak için para kazanmaya ne gerek vardı ki? (Şöyle Garip Bencileyin)

  • Dikiş tutmuyorsa şayet, söylenmeyi bırak, sus, kalbinden geçmeyeni diline değdirme... (Kıl Beni Ey Namaz)
  • "Aldanıyoruz birbirimize. Tuzaklar saklıyoruz gözlerimizde." (Öldüğüm Gün)
  • "Müminin niyeti amelinden hayırlıdır." (Söz Yangını)
  • Başını kurtaramıyorsun her akşam göğü kana bürüyen, yıldızları kana bulayan akşamların aldırışsız geçişinden. Geri gelmiyor gün. Bugün olmuyor dün. Bir dahası yok yaşamanın. (Beş Vakit İnsan)
  • Namazın kabul edildiğinden emin olmasanda namaza kabul edildiğinden emin olmak. (Şükretmek İçin 1001 Küçücük Neden)
  • Aşkın kökünün kalbimizin odacıklarından beslendiğini fark ettiğimizde, aşkın kalbimizin peşi sıra geldiğini görebiliriz. (Aşka Adanmış Öyküler)
  • biliyorum, uzak düşmedik; aramızdaki bahçe büyüdü , o kadar. Rahmetle… (Dar Kapıdan Geçmek)

  • Arada aşığın rüyası yoksa aşkta yoktur. Yusufça bir bakış ve kayboluş gerek aşkın zindanına. (Cennette Bir Gün)
  • Merak et ki akıl toprağın alt üst olsun. (Üç Yusuf Üç Rüya Üç Gömlek)
  • "Ihsan, Allah'ı görüyormuş gibi yaşamandır. Zira sen Allah'ı görmesen de O seni görüyor." İhsan güzellik anlamındaki "hüsn" kelimesiyle aynı kökten geliyor. Bu durumda, ihsanı güzel eylemek diye tarif edebiliriz. Ne yaparsan yap, güzel eyle güzellikle eyle... (Söz Yangını)
  • Hamdım; yandım, piştim… Elhamdülillah (Dua Defterim)
  • ••• Rabbim, beni zamanın aldatmacalarından uzak tut Ayaklarımı dolaştırma Rabbim, beni zamanelerin düştüğü tuzaklardan uzat tut Günahlarımı bana yoldaş yapma (Dua Ayetleri)
  • Bedeli ödenmemiş sözleri söylemekten korusun Allah hepimizi.Hazır bulunmuş sözlerin seslendireni olmaya razı olmak korkunç bir nasipsizliktir.Ucuza alınmış lafların volumünü giderek yükselttikçe, biricik seçeneğinden yoksun kalır insan.Sırf kendisi söylüyor diye,söylediği hakikate yabancılaşır,ona tabi olmak yerine onu tabi kılar kendine.Dudakları uzaklaşır gerçeğin pınarından. Bir de üstüne,söz kalitesinden olur; koflaşır,boşalır içi.Vicdanını sözün seslendireni... (Oruç Çiğnemek Sakızı Bozar mı Hocaaamm?)
  • 'Anılmaya değer bir şey' değilim. (Elde Var İnsan)