Kitap Künyesi
Yazar: Elias Canetti
Çevirmen: Ahmet Cemal
Orijinal Adı: Das Gewissen der Worte
Yayın Evi: Sel Yayıncılık
İSBN: 9789755707518
Sayfa Sayısı: 311
Sözcüklerin Bilinci Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
İnsan kavramını tüm uluslardan ve ırklardan bağımsız şekilde ele alan Elias Canetti'nin, tanıklık ettiği dünyayı müthiş bir zekayla irdeleyen ve güncelliğini asla yitirmeyen denemeleri, onun bir filozof ve bir yazar olarak değerini bir kez daha ortaya koyuyor.
Kafka, Konfüçyüs, Büchner, Tolstoy, Karl Kraus gibi isimler ile Hiroşima ve Hitler gibi insanlığın başına gelebilecek en korkunç yıkımlar hakkındaki yorumların yanı sıra, güncelerin yazılmasına ya da bir romanın oluşumuna ilişkin düşüncelerin paylaşıldığı Sözcüklerin Bilinci, bu özelliğiyle çok geniş bir alanı kapsayarak deneme türünün özgün örneklerini ortaya koyuyor.
Canetti, birbirinden çok farklı konuların bir eserde yan yana gelmesinin tesadüf olmadığını belirterek, olası eleştirilere önsözde şöyle cevap veriyor: "... Toplumsal ile özeli birbirinden ayırabilmek artık olanaksızlaştı; sınırlar eskiden hiç duyulmadık biçimde karışmakta. İnsanlığın düşmanları hızla güç kazandılar ve dünyayı yıkmak gibi bir son ereğe hızla yaklaşır oldular; bunlara bakmayıp yalnızca bizim için hâlâ bir anlam taşıyan tinsel örnekleri gözlemlemekle yetinmek diye bir şey olası değil..."
(Tanıtım Bülteninden)
Sözcüklerin Bilinci Alıntıları - Sözleri
- “İnsanın iyi tanıdığı her yaşam, gülünçtür. Daha iyi tanıdığı zaman ise korkunçtur.” .
- … Karşımızdakine bir şeyler iletebildiğimiz enderdir; iletilebilenler de ters anlaşılır.
- "Bir yazar ya 'özgün'dür, ya da yazar degildir."
- Gerek başarı umudu, gerek başarının kendisi insanın ufkunun daralmasına yol açar. Bir hedefe varma bilinciyle hareket eden, yol boyunca bu amaca hizmet etmeyen çok şeye safra gözüyle bakar.
- İnsanın iyi tanıdığı her yaşam, gülünçtür. Daha iyi tanıdığı zaman ise korkunçtur.
- Gücü ve iktidarı elinde bulunduran, erkeklik erdemleri adına buyruğu altındakilerden en güç olanı, en olanaksızı isteyecektir. Bu istemi karşılarken ölüp gitmelerinin iktidar sahibi (güçlü kişi) için hiçbir önemi yoktur. Dahası, onları kendisi uğruna ölmelerinin bir onur olduğuna inandırabilir.
- "Aslında sözcükler de insanlar gibi, ihmal edilmeye ya da unutulmaya gelmiyor. Nasıl saklanmış olurlarsa olsunlar, canlılığını koruyor ve ansızın ortaya çıkıp hakkını zorla alıyorlar."
- "Zaman, senden vazgeçmeyecek."
- "Kendini böyle olduğu gibi koruyabilen her insan, bir anlamda dev bir varlıktır. Ötekiler ise kendilerini akıntıya bırakışlarından ötürü, zayıf düşerler."
- "İnsanları ancak en büyük yıkımları içersinde kendimiz gibi tanıyabildiğimiz, yaşayabildiğimiz doğru mudur?"
- "Gerçek yazar, çağının tiryakisidir; o çağın tutsağıdır."
- "Bir insanın bir ölüyle karşılaşması, kendi ölümüyle karşılaşması anlamına gelir."
- "Örnek insan, hesapçı davranmayan insandır."
- Kendimizden uzaklaştığımız, cansız güçlere teslim olduğumuz ölçüde olup bitenler üzerindeki egemenliğimizi de yitirmekteyiz.
- Silahların varlığı insanlığın tarihinde ilk kez barışın zorunluluğu konusunda ortak bir inancın doğumuna yol açmaktadır.
Sözcüklerin Bilinci İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Şahane zor kitaplardan birini daha bitirip aklımın kütüphanesine yazabildim sonunda... Sel yayınlarının küçük puntolu sayfaları ve Canetti'nin çok şahane bir dil işçisi olduğu için kitabı geri götürmeden almam gereken notlar sayfa sayfa olduğu için zorlandım diyebilirim... Kitap önemli yazarların ( özellikle Kafka'nın Felice mektupları üstünde) eserleri üstünde kelime çalışması yapmış ve dikkatli (gerçekten okuduğunu bilen) okurların böylesine bir kitabı asla ve asla göz ardı etmeyeceği eserlerden birisi diye düşünüyorum... Dil bilimine meraklı şahane insanlara güzel bir kaynak... Okuyun, okutun efendim... (E F T E L Y A ...)
Körleşme'yi okuduktan sonra okumam gereken bir kitaptı. Hem yazma üzerine değerlendirmeler hem de yazarlar üzerine değerlendirmeler ilgimi çekmişti. Kitabın üçte biri Franz Kafka'nın Felice'ye yazdığı mektupların incelenmesine ayırılmış. Kafka üzerine okunması gereken çok önemli bir inceleme olmuş. Canetti çok önemli bir dil işçisi.. Sözcüklerin Bilinci gerçekten zaman ve emek isteyen bir kitap olmuş. Yaz sezonu olduğundan biraz uzadı. (Hüsamettin Çalışkan)
Sözcüklerin Bilinci: Taze bitti :) Romanında gittikçe körleşerek yok olmaya doğru giden bir insanlık tablosu çizen Canetti, bu kitabında da birbirinden çok farklı gibi gelen konuları yine aynı görüş açısından ele alarak birleştirmeye çalışmaktadır. Körleşen insanlık, "Sözcüklerin Bilinci"nde de aynı mutsuzluk içinde ölüme doğru adım adım ilerlemektedir. (Vacip Örger)
Kitabın Yazarı Elias Canetti Kimdir?
Elias Canetti (d. 25 Temmuz 1905 – ö. 14 Ağustos 1994), Bulgar modernist romancı, oyun yazarı, anı ve kurgusal olmayan düzyazı yazarı. EserleriniAlmanca yazan Canetti, "geniş bir bakış açısı, fikir zenginliği ve sanatsal güç ile işaretlenmiş yazıları için" 1981 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazandı.
Hayatı
25 Temmuz 1905'de, Rusçuk'ta (Ruse, Bulgaristan) yahudi bir ailenin çocuğu olarak doğan Elias Canetti, 1905'den 1911'e kadar ailesiyle Rusçuk'ta yaşamıştır. Daha sonra aile İngiltere'ye taşınmış, babanın 1912 yılında vefat etmesiyle ise Viyana'ya gitmişlerdir. Viyana'da aile yeni bir hayata adım atarken, Canetti Ladino, Bulgarca, İngilizce ve biraz da Fransızca konuşabiliyordu. Fakat, sadece 7 yaşındayken geldiği Viyana'dan itibaren genellikle kullandığı dil Almancadır. Gelecekte kaleme alacağı önemli eserlerini de Almanca yazmıştır. Viyana'dan da taşınarak aile sırasıyla Zürih veAlmanya'yada yaşamıştır. 1924 yılında Canetti Almanya'da liseden mezun olur ve kimya eğitimi görmek için aynı yıl Viyana'ya gider. Viyana'da geçirdiği yıllarda ise ömür boyu en büyük tutkusu olacak edebiyatla ilgilenmeye başlar. Viyana Üniversitesinden 1929 yılında kimya lisansını tamamlayarak mezun olur. Daha öğrenciyken yazmaya başlamış ve Viyana'daki edebiyat çevrelerine girmiştir.
1930’ların başlarında ABD’li yazar Upton Sinclair’in yapıtlarını Almanca’ya çevirdi. 1934’te kendisi gibi yazar olan, 1963’te kaybedeceği Veza Taubner ile evlendi. Bu arada Hochzeit (Düğün) ve absürd tiyatronun ilk örneklerinden olan Die Komödie der Eitelkeit (Kibir Komedisi) adlı oyunları yazdı. 1967’de Viyana’da sahneye koyulan Die Befriesteten (Sayılı Gün) insanın öleceği zamanı tam olarak bilmesi durumunda ne olacağını sorusunu soruyordu.Nazilerin Avusturya'yı işgal etmesinden çok kısa bir süre önce Paris'e, Paris'ten de Londra'ya geçti. Hayatının büyük bir bölümünü İngiltere'de geçirdi.1970lere kadar yaşadığı İngiltere'den 1952 yılında vatandaşlık kazanmıştır. 1971’de ikinci evliliğini yapacağı, restoratör Hera Buschor’un işi gereği sık sık geldiği İsviçre’de de bir ev edindiyse de, bu döneme kadar İngiltere dışına hemen hiç çıkmadı. Yazarın Hera Buschor’dan bir kızı olduğunda yaşı altmış sekizdi. Hayatının son 20 yılını Zürih'te geçirdi ve 1994 yılında aynı kentte öldü. Elias Canetti, vasiyeti üzerine ünlü yazar James Joyce'unkinin yanına kazılan bir mezara gömülmüştür.
Başlıca Eserleri
Körleşme
Elias Canetti'nin 26 yaşında kaleme alıp 30 yaşında yayımladığı başyapıtı. Kitap 1935’te çıktı ve kısa bir süre sonra Nazi yönetimi tarafından yasaklandı. Roman yayımlandıktan sonra birçok edebiyat otoritesinin ilgisini çekmiş ve İngiltere, Fransa ve Amerika'da yoğun ilgi görmüştür. Gariptir ki, Almanca kaleme alınmış bu eser Almanya'da uzun süre ilgi görmemiş, ancak 1963'deki üçüncü baskısıyla hak ettiği üne kavuşabilmiştir. Uygarlığın yıkılışıyla insanoğlunun aşağılanması, romanın konusunu oluşturur. Körleşme,“dehşet”in romanıdır. “Yüzyılı gırtlağından yakalamaya çalışan” bu eserde Canetti, ontolojik yabancılaşmayı ve seküler dünyanın mekanik dinamiklerini romanın kahramanı, döneminin en ünlü sinoloğu olan Prof. Kien ile serimlemeye çalışır. Kendini insanlardan tamamıyla soyutlamış, insanları değersiz ve küçük gören, Viyana’da 25 bin kitabı ile beraber yaşayan, “odası dünyası kadar büyük” olan Prof. Kien’in tek tutkusu kitapları ve bilimdir. Özellikle kadınlardan nefret etmesine karşın, nasıl oluyorsa, hayatına son derece sıradan, cahil, açgözlü ve bencil bir hizmetçi kadın girer; Therese... Profesör, bu kadından kurtulmaya çalışırken, sineklerden bile değersiz bulduğu, yaşama haklarını bile fazla gördüğü insanların oyuncağı olur ve yıkıma sürüklenir.
Kitle ve İktidar
Canetti "kitle" olgusu ile ilgilenmeye daha 1925 yılında karar vermiştir. Daha sonra 1933 yılında Hitler'in Almanya'da iktidara gelmesi, Canetti'nin 1925'den beri ilgilendiği "kitle" olgusuyla "iktidar" olgusu arasındaki olası ilişkileri düşünmesine ve çözümlemeye çalışmasına neden olur. Kitle ve iktidar üzerine olan fikirlerini "Kitle ve İktidar" (Masse und Macht) ismiyle 1960 yılında yayımlamıştır. Kitabın ilk yarısı kitlenin değişik türlerinin dinamiklerinin çözümlemesine ayrılır. İkinci bölüm ise kitlenin yöneticilere neden ve nasıl itaat ettiği üzerinde yoğunlaşır. Canetti Hitler’i hükmettiği kitlenin büyüklüğünden başı dönen paranoyak bir yönetici olarak sunar. Yahudilere yapılan zulmü Almanya’nın enflasyon deneyimiyle bağlantılandırmaktadır.
Ödülleri
Canetti, Nobel Edebiyat Ödülü (1981) başta olmak üzere birçok ödül kazanmıştır. Kazandığı başlıca ödüller :
Foreign Book Prize (1949, Fransa)
Viyana Ödülü (1966)
Critics Prize (1967, Almanya)
Great Austrian State Prize (1967)
Bavarien Academy of Fine Arts Prize (1969)
Bühner Ödülü (1972)
Nelly Sachs Ödülü (1975)
Order of Merit (1979, Almanya)
Europa Prato Ödülü (1980, İtalya)
Hebbel Ödülü (1980)
Kafka Ödülü (1981)
Great Service Cross (1983, Almanya)
Elias Canetti Kitapları - Eserleri
- Körleşme
- Marakeş'te Sesler
- Kitle ve İktidar
- Hayvanlar Üzerine
- İnsanın Taşrası
- Sinek Azabı
- Saatin Gizli Yüreği
- Sözcüklerin Bilinci
- Kurtarılmış Dil
- Ölüm Üzerine
- Gözlerin Oyunu
- Edebiyatçılar Üzerine
- Kulaktaki Meşale
- Kulak Misafiri
- Öbür Dava
- Soylu Sınıfın Sonbaharı
- İnsanın Sılası
- Davalar
- Günleri Sayılı Olanlar
- Auto Da Fé
Elias Canetti Alıntıları - Sözleri
- “Övgü, soluk almanın kuralını bozar.” (Saatin Gizli Yüreği)
- Okumanın düzensizliği olmasa edebiyatçı da olmaz. (Edebiyatçılar Üzerine)
- İnsanlar birbirleriyle iletişim kurmak için kıvranıp duruyor,her yolu deniyorlardı ama birbirlerini anlamayı başaramıyorlardı. Herkes yalnızca kendisini düşünüyordu. Herkes tek başınaydı,düşleri ne olursa olsun,yapayalnızlardı,ama gene de durup dinlenmeden solucan gibi kıvranıyorlardı. (Kulaktaki Meşale)
- "Bugün nasılsınız?" "Yorgunum,” der, ister öğlenin on ikisi olsun, ister gece yarısının on ikisi, yanıt değişmez, ayrıca da yorgunluğunun nedenini mutlaka belirtir. (Kulak Misafiri)
- Yere düşenler kendilerine geldiklerinde, artık başka bir insan olurlardı. (Kitle ve İktidar)
- Cennette, der vicdan, doksan dokuz doğrudan çok, eğriyken doğrulmuş bir kişinin gelişine bayram edilir. (Körleşme)
- Paradan daha kirli ne vardı? (Marakeş'te Sesler)
- "Yere düşenler kendilerine geldiklerinde, artık başka bir insan olurlardı.." (Kitle ve İktidar)
- Sonunda, en büyük kitle ölüler kitlesi oldu. (Kitle ve İktidar)
- Tahminler yürütüp, sanıp durmaktansa başkalarının neler hissettiklerini bir kez olsun gerçekten bilmek fena olmazdı. (Soylu Sınıfın Sonbaharı)
- Başarılı insan yalnızca alkışları duyar. Bunun dışında sağırdır. (İnsanın Sılası)
- onu asla bir kişi olarak görmüyordum; kişinin karşıtıydı o. (Gözlerin Oyunu)
- Karanlıkta sözcüklerin ağırlığı bir kat artıyor. (Marakeş'te Sesler)
- Tanıştığın her yeni insan karşısında kapıldığın beklenti yüzünden hep çocuk kalmışsın. Ardından yaşadığın hayal kırıklığı yüzünden de hızla sinirli bir ihtiyar oldun. (Sinek Azabı)
- “BOYUNEĞMECİ, kadere sığınır, kaçınılmaz olan ya da yazgı, onun için mutluluk kaynağıdır. Yazgıya hayır demek anlamsızdır, dolayısıyla kaçınılmaz daha ortaya çıkmadan adam evet der.” (Kulak Misafiri)
- (…) Günümüzde, birbirinizi sevin, diyen, artık bunun için fazla zaman kalmadığını biliyor. (İnsanın Taşrası)
- "Ötekinin bakışı benim cehennemimdir." (Soylu Sınıfın Sonbaharı)
- . O giderken.. İçimde onun gülümsemesi ve sözcükleri vardı.. . (Saatin Gizli Yüreği)
- ..aynılarının bastığı yere basan, bilinen, kabullenilmiş iktidar ve güç, tatmin etmez. (Soylu Sınıfın Sonbaharı)
- Sıkıcı bulduğum yegâne insan cinsi,akrabalarım.. (Sinek Azabı)
Yorumlar
0 yorum