Kitap Künyesi
Yazar: Frederic Lenoir
Çevirmen: Aslı Sümer
Editör: Devrim Çetinkasap
Orijinal Adı: Le Miracle de Spinoza
Yayın Evi: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
İSBN: 9786254050688
Sayfa Sayısı: 160
--reklam--
Spinoza Mucizesi Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Yirmi üç yaşındayken sapkınlık suçlamasıyla Yahudi cemaatinden atılan Baruch Spinoza, hayatını felsefeye vakfetmeye karar verir. Amacı “üstün ve daimi bir sevincin hazzını kendisine sonsuza dek verecek” gerçek iyiyi bulmaktır. Hayatının kalan yirmi yılında devrimci bir eser inşa edecek, filolojinin, sosyolojinin ve etolojinin yanı sıra derinlik psikolojisinin de fikir babalarından biri olmayı başaracaktır. Ama hepsinden önemlisi, arzuyu ve hazzı merkeze alan, Tanrı, ahlak ve mutluluk tasavvurumuzu sarsacak bir felsefenin mucidi olacaktır.
“Spinoza pek çok açıdan zamanının çok ilerisindeydi, ama sadece bu da değil: Bizim zamanımızın da ilerisindedir. Spinoza ‘mucizesi’ derken kastettiğim budur.”
Spinoza Mucizesi Alıntıları - Sözleri
- Yasaklamak sadece isyana götürebilir, hele de düşünceler ve ifade edilen sözler doğruysa.
- "Tanrı derken mutlak anlamda sonsuz varlığı, yani her biri kendisinin ezeli-ebedi ve sonsuz özünü ifade eden, sonsuz sıfatlardan oluşan bir tözü kastediyorum."
- Hiçbir şeyi iyi olduğu kanısına vardığımız için arzu etmeyiz, aksine, arzu ettiğimiz şeye iyi deriz.
- "Bir duygu, ancak ve ancak kendisinden daha güçlü bir duygu tarafından kısıtlanabilir veya ortadan kaldırılabilir."
- Her türden mutluluk ve mutsuzluk, yalnızca sevgiyle bağlandığımız nesnenin niteliğine bağlıdır.
- İnsan hayatının tamamını kanunlarla yönetmeyi istemek, kusurları düzelteceğine daha beter hale getirir. Sonuçları sıklıkla zarar verse dahi, yasaklanamayacak olana izin vermek gerekir.
- "Peygamberler daha kusursuz düşünme yetisine değil, daha canlı bir muhayyileye sahiptirler."
- Kaoslar görüntüden ibarettir; tesadüf de yoktur mucize de.
- "Dalga geçmemeli, ağlayıp sızlamamalı, nefret etmemeli; anlamalı."
Spinoza Mucizesi İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Merhabalar bu gün sizlere çok beğenerek okuduğum, dili anlaşılır ve oldukça akıcı bir kitabı yorumlayacağım. "SPİNOZA MUCİZESİ" 1632 Yılında Hollanda'da dünyaya gelen Spinoza'nın 45 yıllık ömründe pek te yüzü gülmemiş. 20'li yaşlarda Yahudi cemaatinden aforoz edilerek "Sahipsizlik" buhranının tadına bakmakla yetinmeyip, bu kısacık ömrün içine acı ve ızdırap dolu bir verem hastalığı sığdırmış. Nihayetinde varlıklı, geniş bir sosyal çevreye sahip doğmasına rağmen sürgüne maruz kalmış ve"Din Dışı" fikirlerinin bedeli olarak, kimsesiz ve meteliksiz ölmüştür. Hayatını varoluş ve "Tanrı" tanımına en uygun olanı armış, her dini inanışı irdelemiş, mistik dinlerden ziyade semavi dinlere ayrı bir takmıştır! Alın size Spinoza!!! Okyanus kenarında dalgalarla dans eden kum tanesinden, Samanyolu'nun ötesindeki "var"a kadar; daha açık bir ifadeyle, zerreden ibaret her var olan Tanrı'nın (Doğa) bir parçasıdır. Doğa varoluşun ta kendisidir ve nedenselliği yoktur. Doğanın işleyişinin bir nedenselliğe bağlı olmadan kendi "doğası"gereği, gerekselliğe ihtiyacının olmamasını idrak etmek bizi özgür kılacak yegane şeydir. Özünde bir "Deist" olarak tanımlamak yanlış olmaz zanımmca onu. Hem ne farkeder... Her kişinin kendi tanrısı zihninde yarattığı ve kendine has olan değilmidir? (uzra)
Spinoza Mucizesi: Spinoza'yı farklı felsefecilerden okumaya devam ediyorum. Steven Nadler'in kapsamlı biyografisinden ziyade Lenoir Spinoza'dan neler öğrendiğini, onun felsefesinden ve eserlerinden neler anladığını yazıyor. Akıcı ve anlaşılır bir şekilde Spinoza'nın düşünce dünyasını okurlara sunuyor. 《》 Spinoza'nın o meşhur dinden atılma hikayesine farklı bir açıdan bakıyor Lenoir. Evet Spinoza dini uygulamaları, hurafeleri ve din adı altında yapılan zulümleri eleştiriyordu; ama aynı zamanda laik ve cumhuriyet yanlısı bir rejimden de yanaydı. O dönemlerde Orange hanedanlığı Hollanda'da monarşi kurmak istiyordu. Yahudi cemaati Orange hanedanlığı ile ters düşmemek ve tekrardan sürgün yememek için Spinoza'yı cemaatlerinden kovarak buna karşı önlem aldılar. Bu bakış açısı bana çok mantıklı geldi, dönemin siyasi ortamını düşünecek olursak. Çünkü bir süre sonra XIV. Louise Hollanda'yı işgal edip cumhuriyetçileri ortadan kaldırdı. 《》 Spinoza çok iyi bir Epikürosçu'ydu. Keyfi değil zaruri ihtiyaçlarını giderir, tabağındakinin çok değil nitelikli olmasını tercih eder ve güzel vir bahçede birkaç arkadaşıyla derin düşüncelere üzerine konuşmaktan zevk alırdı. 《》 Spinoza, üç büyük dinin kitaplarında anlatılan Tanrı figürüne inanmaz; ama Tanrı düşüncesine sahiptir. Tanrı'yı gerçek bir akıl ilkesi ve iyi hayat modeli olan sonsuz bir varlık olarak tasavvur eder. Tanrı doğa ile bütünleşmiştir. Beden ve ruh ikiliği yoktur ona göre. Bundan dolayı tüm dinler tarafından mahkum edilir, eserleri yasaklanır. 《》 Son olarak Einstein'e sorulan Tanrı'ya inanıyor musunuz sorusuna verdiği o efsane cevapla bitirmek istiyorum: "Spinoza'nın Tanrı'sına, varolan her şeyin ahenginde kendini gösteren Tanrı'ya inanıyorum. Ama insanların kaderi ve davranışlarıyla ilgilenecek olan bir Tanrı'ya, hayır." (Murattgenstein)
Hiiiiç de kendime güvenerek Spinoza için inceleme türünde bir yazı yazamam. Spinoza ve onu anlatan, düşüncelerini açıklayan kitapları okuyup özümsemeye evet özümsemeye çalışmak olur tek yapacağımı. Tabii her konuda olmayabiliyor bu özümseme uğraşı. Bunlardan biri kadınlar hakkındaki düşünceleri, bir diğeri de -on altıncı yüzyıl ihtiyaçları yönünde olduğundan diye düşünüyorum- demokrasi fikirleri. Hayır efendim! Demokrasi en iyi yönetim biçimi değildir. Spinoza, benim için Heval Spinoza'dır. Tarihin en aykırı filozoflarından Nietzsche dahi onun fikirlerini genişletmeye uğraşmıştır. Nietzsche felsefesi dahi bizi bu kadar yorarken, Heval Spinoza canımıza okur. Okumalı da aslında. On altıncı yüzyıl. Düşünsenize! Skolastik düşünce gücünü tam manasıyla yitirmemişken -ki hala etkileri var o ayrı mesele-; laikliği, düşünce özgürlüğünü, doğaya yakınlaşmayı savunan bir filozof. Haliyle aforoz edilecek, dışlanacak, linç edilmek istenecektir. Giardiano Bruno'yu diri diri yakan bu zihniyet, hem ateizmi savunan, Tanrı'yı doğaya indirgeyen hem de istenmeyen bir millet olan Yahudi cemaatinden olması Spinoza'yı ne hale getirir. Peki hangi çağda yok edeceğiz bu zihniyeti? Her çağ kendi içinde, kendi modernliğinde yobaz düşüncesini korur. Kendimizi kandırmayalım. Biz insan ırkı her dönemde aynı haltları yiyen canlılarız. Spinoza, bir sevinçtir. Yaşama sevincidir o. Kendini sakın diye tembihler bizlere. Nefretten, yargıdan uzak durmamızı öğütler. Onun öğütleri ve felsefesi reddettiği peygamber öğütlerinin eşdeğeridir. Durun durun! Spinoza'yı okumak gerek sadece gücü anlatmaya yetmeyenlere. Okuyun derim bu yüzden sizlere. Spinoza okuyun. (H. Ferventis)
Spinoza Mucizesi PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Frederic Lenoir - Spinoza Mucizesi kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Spinoza Mucizesi PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Frederic Lenoir Kimdir?
Frédéric Lenoir Felsefeci, sosyolog ve çizgi roman yazarı. “L’Encyclopédie des religions”, “Le livre des sagesses” gibi kitapların ortak editörü.
--reklam--
Frederic Lenoir Kitapları - Eserleri
- Dünya'nın Ruhu
- Spinoza Mucizesi
- Arayanlar İçin Açıklamalı Bilgelik
- Mutluluk Üstüne Felsefi Bir Yolculuk
- Neşenin Gücü
- Üç Usta: Sokrates, İsa ve Buda
--reklam--
Frederic Lenoir Alıntıları - Sözleri
- Mutluluk çoğu zaman sahip olamadığımız şeyin kılığına bürünür. Bir hasta için mutluluk sağlıktadır, işsiz biri içinse iş sahibi olmakta. (Arayanlar İçin Açıklamalı Bilgelik)
- Susamış olan gelsin. İçmeyi arzulayan yaşamın suyundan kana kana içsin. Bir daha hiç susamayacaktır. (Dünya'nın Ruhu)
- "Peygamberler daha kusursuz düşünme yetisine değil, daha canlı bir muhayyileye sahiptirler." (Spinoza Mucizesi)
- Bir yere gittiğimde fotoğraf çekmemeye epey zamandır yeminliyim. Gittiğim yerde başka bir şeyle uğraşmadan uzun uzun orayı hissederim, tadını çıkarırım. Böyle bir seyahatin tadına doyum olmaz ve insan dolu dolu bir sevinç duyar! (Neşenin Gücü)
- Dünyaya yönelik bakışımız, dünyanın kendisi değildir; bizim algıladığımız haliyle dünyadır. Bir yerde mutlu olan insan her yerde mutlu olacaktır. Bir yerde mutsuz olan da her yerde mutsuz. (Neşenin Gücü)
- Hangi limana yol alacağını bilmeyen kaptana hiçbir rüzgar fayda etmez. (Mutluluk Üstüne Felsefi Bir Yolculuk)
- Gideceği limanı bilmeyene faydası dokunacak hiçbir rüzgar yoktur. (Arayanlar İçin Açıklamalı Bilgelik)
- "Gideceği limanı bilmeyene faydası dokunacak hiçbir rüzgar yoktur" (Arayanlar İçin Açıklamalı Bilgelik)
- İyi eğitilmiş bir ruha arzu sızamaz. (Üç Usta: Sokrates, İsa ve Buda)
- Esas olan, mutlu olmayı reddetmek değildir, dünyayı daha iyi kılmak için harekete geçmek ve kendini buna adamaktır ve de kendi mutluluğunu başkalarının mutluluğunun zararına olacak şekilde inşa etmemektir. (Mutluluk Üstüne Felsefi Bir Yolculuk)
- "Tanrı derken mutlak anlamda sonsuz varlığı, yani her biri kendisinin ezeli-ebedi ve sonsuz özünü ifade eden, sonsuz sıfatlardan oluşan bir tözü kastediyorum." (Spinoza Mucizesi)
- Özgür olmak istiyorsan övgüye de yergiye de ölüler gibi karşılık ver. (Dünya'nın Ruhu)
- Dünyanın değişebileceğini anla. Mutlaka değişecektir, çünkü hepimiz zamanla değişiyoruz. Dünyanın Ruhu'nun bizi burada bir araya toplamasının nedeni de buydu. 'Dünyada istediğiniz değişiklik neyse o olun, demiş Gandhi. Göreceksin bir tanem, sen de etkin olarak dünyanın değiştirilmesine ve daha iyi hale getirilmesine katkıda bulunacaksın. (Dünya'nın Ruhu)
- Mutluluğun önündeki engel gerçeklik değildir; bizim gerçeklik tasavvurumuzdur. Aynı gerçeklik iki kişi tarafından farklı şekilde algılanabilir: Biri ondan memnun olurken diğeri mutsuz olabilir. Biri mevcut ızdırabının ötesinde onda kendini sorgulama, hayatındaki falan şeyi değiştirme fırsatını görürken ve iç huzurunu kaybetmezken öbürü hastalığını kaderin kahpece bir darbesi gibi algılayabilir. Bir saldırganlık karşısında bazıları hiçbir hinca kapılmazken başkaları kin ve intikam duygusu hisseder: «Kötülerin kaçını öldüreceğim ki? Sayıları uzay kadar sonsuz. Oysa, kin beslemeyi öldürürsem, bütün düşmanlarım aynı anda ölecek» diye yazar Budist bilge Shantideva, Uyanışa Yürüyüş'te. Ve Stoacı bilge Epiktetos da onu yankılar: «Unutma ki sana fenalık edildiği hissine neden olan şey, sana küfredilmesi ya da vurulması değildir, sana fenalık edildiğine dair sendeki kanıdır. O hâlde, biri seni öfkelendirirse bil ki öfkenin sorumlusu, senin kendi kendine vardığın hükmündür» (Mutluluk Üstüne Felsefi Bir Yolculuk)
- Mutluluk insanın zaten sahip olduğu şeyi arzulamaya devam etmesidir. (Dünya'nın Ruhu)
- Mutluluğa ilişkin büyük paradoks, onun ehlileştirilebilir ama bir o kadar da zapt edilemez olmasıdır. (Mutluluk Üstüne Felsefi Bir Yolculuk)
- Buda takipçilerine dikkatli, yararli, düşünceli, uyanık, düzgün ve enerji dolu olmalarini ister. (Üç Usta: Sokrates, İsa ve Buda)
- Yasaklamak sadece isyana götürebilir, hele de düşünceler ve ifade edilen sözler doğruysa. (Spinoza Mucizesi)
- Bağlandıkların, şeyler değildir; onlarla bağ kurma biçimindir. (Mutluluk Üstüne Felsefi Bir Yolculuk)
- "Yaşamına yön verecek olan en büyük hırs, kendi kendini en iyi şekilde yetiştirebilmek olmalıdır. Hiçbir şeyin, hiç kimsenin, hatta ölümün bile senin elinden alamayacağı bir iç huzura, ferahlık ve sevince erişebilecek şekilde kendini değiştirmek olmalıdır. (Dünya'nın Ruhu)
Yorumlar
0 yorum