Kitap Künyesi
Yazar: Bejan Matur
Yayın Evi: Timaş Yayınları
İSBN: 9789753422444
Sayfa Sayısı: 94
Tanrı Görmesin Harflerimi Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Rüzgâr Dolu Konaklar ile tanınan şairin ikinci şiir kitabı. En az onun kadar güzel. Bu kez kitabın kapanış şiirini verelim:
DÜNYADA OLMAK ACIDIR. ÖĞRENDİM.
Yeryüzündeki tüm kızıl taşlara
Tanrının kanı sürülmüştür.
Bu yüzden kızıl taşlar
Çocukluğumuzu öğretir.
Tanrı, biz çocukken,
Yanımızda dolaşır.
Küpemize dokunur
Ve kolyemize.
Pabuçlarımıza ve kurdelamızın
Kızçocuk olmak kıvrımına girer
Saklanır.
Kızıl bir elbise ve yatak almalıyım,
Kızıl bir yüzük,
Ve lamba.
O zaman olmalı ki,
Annenin zamanı başlar ve tükenir.
Beklemeyi bilen kan,
Taş olmayı da bilir.
Dünyada olmak acıdır. Öğrendim.
Kızıl karanlık
Mavi karanlık
Ve başlangıç
Bir anlamı olmalı ki bunların,
Bırakmaz bizi annemiz ve tanrımız.
Tanrı Görmesin Harflerimi Alıntıları - Sözleri
- Olmuyor işte Yan yana uzanmakla karışmıyor çocukluk.
- Biri dese ki Ruhtan öncedir ışık Ve kusura yakın İnan. Hayat ne kadar karmaşıksa İyilik o kadar yalın.
- Beklemeyi bilen kan, Taş olmayı da bilir Dünyada olmak acıdır. Öğrendim.
- Olmuyor işte Yan yana uzanmakla karışmıyor çocukluk.
- Biri dese ki Ruhtan öncedir ışık Ve kusura yakın İnan. Hayat ne kadar karmaşıksa İyilik o kadar yalın.
- Olmuyor işte Yan yana uzanmakla karışmıyor çocukluk.
- Neyimiz var ki başka Bir ay, Bir güneş Yan yana olmaya korkan
- beklemeyi bilen kan, taş olmayı da bilir. dünyada olmak acıdır. öğrendim.
- Gitmeliyim Kendime varmak için.
- Bir insanı en iyi sevişirken tanırız. Kalbimizi birlikte çürütürken.
- Biri dese ki Ruhtan öncedir ışık Ve kusura yakın İnan. Hayat ne kadar karmaşıksa İyilik o kadar yalın.
- Biri dese ki Ruhtan öncedir ışık Ve kusura yakın İnan. Hayat ne kadar karmaşıksa İyilik o kadar yalın.
- Beklemeyi bilen kan, Taş olmayı da bilir Dünyada olmak acıdır. Öğrendim.
Tanrı Görmesin Harflerimi İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Yeni kitaplar keşfetme yolculuğumda karşıma çıkan kitaplardan biri Tanrı Görmesin Harflerimi. Kitabın ilk başta ismi dikkatimi çekti. "Bu isimde bir yaşanmışlık kokusu var. Bu yüzden bu kitabı okusam iyi olacak." dedim. Başladım şiirleri okumaya. Ben her zaman şairin içindeki duyguları şiirlerine yansıttığına inanırım. Bu kitaptaki şiirlerde de şairin hissettiklerine şahit oldum. Sanki şiirler bana sesleniyordu. Seslenirken imgeler karşıma çıktı. Bir amacı olan imgeler. Kadın, kan, çocuk, tarih, su, ölüm, Tanrı, yaşam, ağaç imgeleri süsledi belleğimi. Dünyada sıkışıp kalmış bir ruh sesleniyordu bana. Sanki barınamayan terk edilen ya da gitmek zorunda kalınan yerlerden gelen seslerin izlerini takip eden bir ruh. Kendine bir yer bulmaya çalışan ama bulunduğu yerlerdeki suların kan kırmızısı aktığı, tarihin baştan yazılıp tekrardan inşa edilmeye çalışıldığını fark ettiğinde içindeki sesi kağıtlara aktarmalıydı. "İyilik de Kötülük de Bizde başlıyor Ve bitiyordu bizde." Şiirlerde; aşk, ölüm, yalnızlık gibi temalar işlenmiş. Şair, imgelerin ahenkli kullanımı ile masalsı bir dil ile okuyucularına sesleniyor. Sanki çocukluğa geri dönme arzusu, yaşanılması gereken bir çocukluk izlenimi hissettim şiirlerde. Anne olmanın, kadın olmanın önemine dem vurmuş şiirlerinde. "Fırtına Çocukluğu Uçurur Fırtına çocukluğu uçurur Kemikler kalır geride. Sularda olmak aşkla birdir Bunu anlamıştın sen. Şimdi bakıyorum Zayıflamışsın, kendine bakmalısın Derkenki yakınlığın, Hatırladığım ne? Anne oldum Deniz’e Onun çocukluğunu emzireceğim Ona içimi göstereceğim Aklımı kaybetmediğimin hesabını vereceğim Aklımı neden tuttuğumun hesabını Bedenimde." Okuduğum bir röportajda Bejan Mahur şiiri hakkında şu sözleri söylemiştir: "Aklımdan hiçbir zaman çıkarmadığım bir söz var: “İnsanlar içinde bir insan ol”. Hazreti Ali’nin bu sözü beni çoğu zaman uyandırmıştır. Şiirde yapmaya çalıştığım da çok farklı değil aslında. Daha doğrusu şiirin bana geliş biçimi, insanın sonsuzluk içinde biriktirdiklerine dairdir. O sözün hiç karmaşık olmadığını bir şair, sezgileriyle bilir. Ona ulaşmak ise zordur. Yeterince ulaştığımı sanmıyorum. Ben bir taş kadar fasılasız ve kendi hakikatinin merkezinde bir şiir yazmanın derdindeyim. O şiiri yazabilirsem sadeliği yakalamış olurum. Daha çok yol var..." "Kaynak konusuna gelince, bunu hep söyledim; benim şiirimle ilgili bir kaynak aranıyorsa içinden geldiğim toplumun tarihine, köklerine bakılmalı. O toplumun acılarına bakılmalı. Şiirim oradan besleniyor. Ve tüm ruhumla oraya bağlıyım hâlâ. O dilsiz dünyanın taşlarını, rüzgârını, ağacını konuşturmak derdiyle bağlı ruhum. " Kendi benliğini ve ruhunu şiirlerinin içine nakış gibi sermiş. Ondan parçalar bulacağınız şiirler yazmış. Okuduğum röportajda kitabın içinde bulunan bir şiirin hikayesinden bahsetmiş. "Ağaçların Hayatı I Boynumu uzatıp Ağaçların gölgesizliğinden bir ölüm yapacağım Kalbi derinde bir ölüm Yapraklarınkiyle aynı. II Yağmur yağınca yaprakların soluğu kesiliyor Buharlaşarak konuşuyorlar. Yatağıma gelip Beni bir yalnızlık olarak buluyorlar. Eskimiş bir yalnızlık, Geçmiş bir hayattan. Gövdemin orantısı, ellerime bakılırsa Eski Çok eski. Schubert dinliyorum sanki Ve sevgilime bir yaprak olarak sunuyorum kendimi. Islanmış az önce ve ışıkla buharlaşmış. Mevsimlere uyduğunda Nefes almasa da olur insan. Bir ağaç girer uykusuna Bir başkası gözleriyle olur Yahut olmaz. III Bir ağaç gölgesi gibi yalnızlık Damarlarını yavaşça toprağa veren Görünmezde hüküm süren bir ağaç. IV Kalbime benziyor yaprakları ağacın. Kalbimin susuşu gibi kışın. Hiçbir ses avutmuyor beni Hiçbir bakışı sevgilimin. Nereden çıktın sen diyorlar Bir kuyudan diyorum Bir kuyudan. V Karanlık bir ormanın şarkısını Fısıldadı kulağıma Nemini. Aşk için göğe bakmak Dalların gölgeli yumuşaklığına. Toprağın teninde avunan Dipleri duymaz. VI Gövdesinden meyvesini çıkarıp Dalına taşıyan ağaç Öğretti bana. Yolun bahşettiğidir hayat. Aron Adası-İskoçya, Mayıs ‘98" "Benim çocukluk ağacım meşe. Bir meşe ağacının altında oturup düşünen, yaprakların hayatını ezber eden bir çocuk olarak büyüdüm. Aslında sadece o ağacı anlatarak da bir hayat geçirebilirdim! Köyün mezarlığında, tarlaların, ıssız tepelerin ortasında bir işaret gibi duran meşe ağaçları. Sonra daha kadim bir ziyaret tepesi var ki, oradan çıkan ‘temmuz meleği’ şiiri az bile söyledi. Sadece o ağaçla olan konuşmamı anlatan bir kitap yazmayı düşünüyorum. Uzun hikâye. Şimdilik bu kadarını söyleyeyim. " Acıların ve kederlerin yazılması gerektiğini düşünüyor. Acılar anlatılmazsa tarih nasıl değişecektir? Şair Orhon Murat Arıburnu Şiir ödülü ve Halil Kocagöz ödüllerine sahiptir. "Sonsuzluk Bilgisi Eskidenmiş Sonsuzluk, bizden dışarda ve içerde İkili bir sessizlikle Bahşedermiş dinginliği. I Yıldızların karanlık bir rahimde doğmadan Durmaları gibi Öylece asılı ve ışıklı Safmışım ben. Safmışım ve şiir öyle varmış. İçime yıldız ışığıyla Bir dövme yaptırmak istediğimde Tanrı kızdı. Ve kaldım. Her beyazlık çağırdı beni Dedi ki; Yumuşaksa eğer tenin Başka bir şey olur senle Aşk olur mesela ve bu zordur. Aşk olur ve bu çok zordur. II Her şey yolunda gittiğinde kalır kalp. Donmuş bir göl gibi tıpkı. İçimdeki genişliğe dedim ki, Sonsuzluk benden çıkan ve bana dönen değil Benden çıkan ve bana dönmeyendir. Dönmeyendir sonsuzluk. III Prusyalılar acayip bir simetriyle kurduklarında şehirlerini Tanrı’nın geniş kalbini düşünmüşlerdi. Ve biliyorlardı, kıyısında ağaçlar olan bir göl Her millete iyi gelir. Ama gel gör ki Orada, o göle yansıyan simetride boğuldu tarih Aklın simetrisi ve dalganın kırık kalbinde Yıkıldı ihtişamı iyiliğin. Ve düzen bozuldu Ve o günden sonra Sonsuzluk bizden koptu Ve o günden sonra sonsuzluk Geri dönmedi. Potsdam-Berlin, Şubat ‘97" Dilini anlatmak istediklerini çok beğendim. Diğer kitaplarına da bakacağım. (fulden ufacık)
Kitabın Yazarı Bejan Matur Kimdir?
Bejan Matur, (d. 14 Eylül 1968 Pazarcık), şair, yazar.
14 Eylül 1968 tarihinde Kahramanmaraş'ın Pazarcık ilçesi Maksutuşağı Köyü'nde doğdu. Ortaokul ve lise eğitimini Gaziantep'te tamamladı. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun oldu.
İlk kitabı Rüzgâr Dolu Konaklar ile 1997 yılında Halil Kocagöz Şiir Ödülü ve Orhan Murat Arıburnu Şiir Ödülünü kazandı. Şiirleri Adam Sanat, Defter, Ekin Belleten ve Yazıt dergilerinde yayımlandı. Şiirlerinden yapılmış bir seçki 2004 yılında "The Temple of a Patient God" adıyla İngiltere'de Arc yayınevi tarafından, Almanca-Fransızca diğer bir seçki ise Winddurchwehte Herrenhauser adıyla 2006'da Lüksemburg'ta PHI yayınevi tarafından yayımlandı. Bir süre Zaman Gazetesi'nde dil, Alevilik, Kürt Sorunu gibi çeşitli konular üzerine yorum yazıları yazdı. 2008 yılında kurulan Diyarbakır Kültür Sanat Vakfı'nın kurucu başkanıdır. Rudaw gazetesinde haftalık köşe yazıları yazmaktadır.
Bejan Matur Kitapları - Eserleri
- Dağın Ardına Bakmak
- Rüzgar Dolu Konaklar
- Tanrı Görmesin Harflerimi
- Ayın Büyüttüğü Oğullar
- İbrahim'in Beni Terketmesi
- Son Dağ
- Onun Çölünde
- Aşk Olmayan
- Kader Denizi
- Dünya Güzeldir Hâlâ
- Ayın Büyüttüğü Oğullar
Bejan Matur Alıntıları - Sözleri
- Ey Tanrım Nereye aidim Bana bildir! (Kader Denizi)
- Bu sağırlık Cennet değilse Nedir ? Nedir bu duymamayı yapan Tamlık (Kader Denizi)
- ¶¶ Suskun konaklar gibiydim Kapıları gittikçe çoğalan. ¶¶ (Rüzgar Dolu Konaklar)
- Bana ilk kez yaklaştığım o ormanda Kaybetmeyi öğrettin. (Onun Çölünde)
- Pencereden göründüğü kadarmış hayat. (Rüzgar Dolu Konaklar)
- Ve sevgilim biliyor musun Ruhtan da acı bizim ülkemiz. (Aşk Olmayan)
- Kader kadar karanlık Sular Senin bakışların Soluğun karanlık... (Kader Denizi)
- kaç dağ uzaksın benden bilemem ki…. (Aşk Olmayan)
- Ne çok keder var Ey Allahım ne çok gidiş. (Son Dağ)
- İnsan diyor annem Bir yerde yaşamakla İyiliği öğrenmeli, Taşa baktıkça mesela Dağa baktıkça Dokundukça dalına bir ağacın Görmeli iyiliği. (Son Dağ)
- Uyuyor sanıyordum dünyayı. Her şeyi uyuyor sanıyordum Avutmuştu bu beni. (Onun Çölünde)
- Unutmak değil, hatırlamak yükü bizdeki (Son Dağ)
- sessizlik, kalbimde işleyen gerçek! (Dünya Güzeldir Hâlâ)
- Seninle benim aramda dağlar oluşabilir Dediğimde inanmadın. Ama bak oluyor işte. Bozkır bitiyor ve başlıyor dağlar Acı başlıyor. (İbrahim'in Beni Terketmesi)
- Unutmak değil, hatırlamak yükü bizdeki.. (Son Dağ)
- Olmuyor işte Yan yana uzanmakla karışmıyor çocukluk. (Tanrı Görmesin Harflerimi)
- Olmuyor işte Yan yana uzanmakla karışmıyor çocukluk. (Tanrı Görmesin Harflerimi)
- Avlusunda beklemek olan suskun ev, Ölüm sandı geceyi. Ve dünyadan ayrıldı. (Ayın Büyüttüğü Oğullar)
- Sözcükler acımızı doldurmayacak. (Ayın Büyüttüğü Oğullar)
- Meydanlara çıkıp mücadeleye devam gazı veren hiç kimsenin kendi çocuğunu cephede öne sürmediğini hatırlatmaya gerek var mı ? (Dağın Ardına Bakmak)
Yorumlar
0 yorum