Kitap Künyesi
Yazar: Gündüz Vassaf
Yayın Evi: İletişim Yayınevi
İSBN: 9789750505041
Sayfa Sayısı: 160
--reklam--
Tarihi Yargılıyorum Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Dünyanın neresinde, ne zaman doğmuşsak doğalım, annelerimiz, babalarımız, dinlerimiz, devletlerimiz bize bir geçmiş giydiriyor. Onlar giydirdikçe biz de ha babam giyiniyoruz. Çoğumuz, geçmişin elbiselerini günümüz terzilerinin dikmesini yadırgamadan kabullenmekle kalmayıp, elbiselerimizi bedenimizden ayırt bile edemiyoruz.
Tarihimize nasıl baktığımızı gözden geçirdiğim bu kitapta kendimizi yargılamamızı yargılıyorum. Tarihimize bakıp "Biz buyuz," diye sunulanları sorguluyorum.
Asırlardır sürdürdüğümüz alışkanlıklarımızdan kurtulup, tarihten özgürleşip, kendimize farklı bakmaya başlamamızla, nereden gelip nereye gittiğimizin serüveninde, yaşadığımız tarihin de yolunu değiştirebiliriz.
--reklam--
Tarihi Yargılıyorum Alıntıları - Sözleri
- “Eric Hobsbawm, “Haşhaş tohumu nasıl afyon müptelasının hammaddesiyse, milliyetçi, köktenci ideolojilerin oluşmasında tarih aynı işlevi görür.” der ve ilave eder: “İstediklerini tarihi kaynaklarda bulamazlarsa uydururlar.”
- "Dünyayı değiştirmeye kalkışacağına kendini değiştirmeye bak!"
- “Winston Churchill. Akdeniz’de bir yatta dolanırken, o zamanki İngiltere Başbakanı’nın karısı Lady Asquith manzaranın güzelliğine bakıp, “mükemmel”, deyince bakın ne demiş: “Evet, atış menzili mükemmel, görüş mükemmel, yatta silahımız olsa şimdi ne güzel bombalattırırdım.”
- Tolstoy, Anna Karenina romanına şu ünlü cümlesiyle başlar: “Mutlu aileler birbirlerine benzer. Mutsuz ailelerin mutsuzluğu kendilerine özgüdür.”
- “19. yüzyılda İngilizlerin ticaret yapma teklifini, “sizin ürünlerinize ihtiyacım yok” diyerek geri çeviren Ch’ien Lung’un Ülkesi Çin, “Afyon Savaşı”yla birlikte sokaklarında “ÇiNLİLER ve KÖPEKLER GİREMEZ” tabelalarının asıldığı bir memlekete döndü.
- “Tarih, giydiklerimizin, bize giydirilenlerin, üstümüzdekileri yenileyip, değişmemiş sadığımız eskilerimizi sandıklardan çıkarıp tekrar giyinmemizin öyküsü. “
- “Ağaçlardan ormanı göremez olduk.”
- “Hepimiz birimiz , birimiz hepimiz için” diyenleri gelecekte bir tek Alexander Dumas’ın Üç Silahşörler’inden, dayanışmacı toplumların özgür bireylerini Nazım Hikmet’in “Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşlerine” dizesinden mi bilecekler?”
- "Asıl araştırılması gereken, neden aç insanın çaldığı ya da sömürülen adamın grev yaptığı değil, neden aç insanların çoğunun çalmadığı ve sömürülenlerin çoğunun greve gitmediğidir."
- “Afrika’ya zehir atan Probo Koala adlı gemi PANAMA’ya kayıtlı. Tayfası RUS. İşletmeci şirket YUNAN. Gemiyi kiralayan şirket AMSTERDAM’da, şirketin merkezi İSVİÇRE’de. Günlük işler LONDRA’da bir bürodan yönlendiriliyor.”
- “Ne yazık” demiş, “kahramanlara ihtiyacı olan ülkelere.”
- “Dünyanın neresinde, ne zaman doğmuşsak doğalım, annelerimiz, babalarımız, dinlerimiz, devletlerimiz bize bir geçmiş giydiriyor.”
- “Tarih, gerçeklerden zarar görecek kimsenin kalmamasıyla gün ışığına çıkar”
--reklam--
Tarihi Yargılıyorum İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Kurgu dışı kitaplar okurken edebiyattan sonra elimin çoğu kez tarihe kaydığını fark ederim. Tarihin üstündeki örtülerin kaldırılıp çıplaklığının göz önüne serildiği kitapları okumayı seviyorum. Bu konunun piri tartışmasız yazar/Eduardo-Galeano ’dur. yazar/gunduz-vassaf , Tarihi Yargılıyorum kitabıyla Galeano’dan alınana yakın bir okuma hazzı sunuyor. Tarihin, egemenlerin, devletlerin ve şirketlerin varlığı için çarpıtılılarak , gerekirse uydurularak insanlara nasıl yedirildiğini anlatıyor. Uydurulmuş, abartılmış, tek yanlı “Ulusal tarih” mağduru bizler için, farklı bir pencere açıyor, kafamızı dışarı çıkarıp bakmamızı sağlıyor. Bunu anlatırken salt akademik bir dil kullanarak anlatımı ağırlaştırmıyor, yalın bir dil kullanıyor. Bununla birlikte konferans konuşmalarının genişletilmesiyle oluşturulduğundan mütevellit, bir yerden sonra dönüp dolaşıp aynı şeyi okuyormuşsunuz gibi bir his yarattığını da söylemeliyim. Ancak verdiği enteresan örneklerle anlatımı çeşnilendirdiği için kitap kendini okutuyor. Geriye ertesi gün sınavına gireceğiniz bir ders kitabından hallice, sayfa kenarlarına onlarca not alınmış, altı çok defa çizilmiş bir kitap kalıyor. Keşke suçlular kadar örgütlü olsak dedirten bir alıntıyla veda edeyim: “Afrika’ya zehir atan Probo Koala adlı gemi PANAMA’ya kayıtlı. Tayfası RUS. İşletmeci şirket YUNAN. Gemiyi kiralayan şirket AMSTERDAM’da, şirketin merkezi İSVİÇRE’de. Günlük işler LONDRA’da bir bürodan yönlendiriliyor.” Meraklı okumalar.. (Emel Keleş)
Sosyoloji ve toplum psikolojisi, analizi ilgi alanınızsa Gündüz Vassaf tam size göre. Tespitleri, yorumlamalari ve topluma dair analizleri nefis. Acı ama gerçek olan realitelerin tokat gibi yüzünüze çarpılması. Makale tadında ama sıkıcılığinda değil. (Zalihaa)
Tarihi Yargılıyorum: Gündüz Vassaf hocanın yılların verdiği hayat tecrübesi, akademik kariyeri, psikiyatrist olarak tanık olduğu vakalar, tarihin perde arkasını görebilmesi ve toplumun köklerinde yer alan duygu karmaşasını çok iyi biliyor olması yazdığı kitapları bu kadar etkileyici ve değerli kılıyor. 《☆☆☆》 "Tarihi Yargılıyorum" kitabıyla aydın bir insan olarak bize anlatılmayan tarihi ve gerçekleri sorguluyor. Jared Diamond, Naomi Klein ya da Howard Zinn ya da Jack Goody okuduysanız Gündüz hocanın ne anlatmak istediğini çok iyi anlıyorsunuz. 《☆☆☆》 Mesela Roma tarihini yazanlar Remus ve Romulus'tan başlatır tarihi ama Etrüsk'lerden bahsetmez. Amerika kıtası, Avustralya bilinmeyen birçok yer keşfedildiğinde orada yaşayan yerli halkları anlamaya çalışmadık, saygı göstermedik. Bunun yerine onları ilkel ve barbar olarak yaftaladık. Silahla ya da mikropla milyonlarcasını öldürüp geri kalanları köleleştirdik. Batı Tarihi tüm bu olayları ilkel halkları uygarlaştırma ve Hristiyanlaştırma olarak anlattı. Tarih hep savaşı kazananların bakış açısıyla yazılırken, kaybedenler her zaman mağduriyetlerini abartma yolunu seçti. 《☆☆☆》 Howard Zinn okuduysanız Kristof Colomb bir katil, sömürgeci ve bağnaz bir dindar olarak anlatılır. Halbuki bugün resmi dediğimiz tarih onu bir kaşif, fatih ve iyi bir Katolik olarak anlatır. Aynı durum Francisco Pizarro ve diğer fatihler için de geçerlidir. Jared Diamond Amerika kıtasının nasıl yağmalandığını "Tüfek, Mikrop ve Çelik" kitabında tüm detaylarıyla anlatır. 《☆☆☆》 Howard Zinn'in dediği gibi: "Tarih önemlidir. Tarih bilmezseniz sanki dün doğmuşa dönersiniz. Dün doğmuşsanız iktidar konumuna yerleşmiş herkes bize bir şeyler anlatabilir ve siz dinlediklerinizi kontrol etmenin bir yolunu bulamazsınız." (Murat Koçhan)
--reklam--
Tarihi Yargılıyorum PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Gündüz Vassaf - Tarihi Yargılıyorum kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Tarihi Yargılıyorum PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Gündüz Vassaf Kimdir?
Liseyi İstanbul Robert Koleji'nde tamamladıktan sonra 1968'de George Washington Üniversitesi'nde psikoloji eğitimi gördü. 1977'de Ankara Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nden doktorasını alan Vassaf, uzun bir süre Ankara Üniversitesi Mediko-Sosyal Merkezi'nde öğrencilere psikolojik danışmanlık yaptı. Uluslararası Psikologlar Konseyi yönetim kurulu üyeliğinde bulunan Gündüz Vassaf, 12 Eylül askeri darbesinden sonra öğretim üyeliği yaptığı Boğaziçi Üniversitesi'nden istifa etti. Türkiye’de Psikologlar Derneği’nin kurucu üyelerinden olmasının yanı sıra 12 Eylül’e kadar Uluslararası Af Örgütü’nün İstanbul Şubesi başkanlığında, Tüm Öğretim Üyeleri Derneği (TÜMÖD) yönetim kurulunda yer aldı. O tarihten sonra Kassel, Marburg ve Bremen üniversitelerinde öğretim üyesi, Kanada McGill Üniversitesi Center for Developing Area Studies’de “konuk” akademisyen, Amsterdam’da Averroes Stichting’de klinik psikolog, Viyana’da Institute für Höhere Studium ve Avrupa Bilim Vakfı’nda da konuk araştırmacı olarak çalıştı. Halen çalışmalarını, Amerika Birleşik Devletleri'nde, doğduğu şehir olan Boston, Massachusetts'de sürdürmektedir.
Yazar, psikoloji alanındaki eserlerinden çok, tarihe farklı bir bakış açısıyla yaklaştığı çalışmalarıyla tanınmaktadır. Radikal gazetesinde Uçmakdere başlığıyla köşe yazıları kaleme almıştır. İnsan, tarih, sosyoloji, popüler kültür konularında her Pazar yayınlanan "Gerçek Orada Bir Yerde" adlı programda Murat Belge ve Şerif Mardin ile birlikte yer aldı.
--reklam--
Gündüz Vassaf Kitapları - Eserleri
- Cehenneme Övgü
- Cennetin Dibi
- Mostari
- Kimliğimi Kaybettim, Hükümsüzdür!
- Türkiye Sen Kimsin?
- Medeniyet, Kültür, Sanat
- Annem Belkıs
- Leventnâme
- Tarihi Yargılıyorum
- 40 Yıl Önce 40 Yıl Sonra Amerika - Rusya
- Daha Sesimizi Duyurmadık
- İstanbul'da Kedi
- Boğaziçi'nde Balık
- Nazım
- Ne Yapabilirim?
- Yol Arkadaşım
- Sınırsız
- Mehmet'in Babası Nâzım
--reklam--
Gündüz Vassaf Alıntıları - Sözleri
- Toplumsal patolojiye dönüştü satın alma ihtiyacımız. *sırf en pahalısı diye satın alınan ürünler var. (Medeniyet, Kültür, Sanat)
- “Çok yıllar sonra, 50’lerin başında oğlum Gündüz ile beraber Tepebaşı’nda tramvaya bindik, Şişli’ye veya Taksim’e gideceğiz. Yalnız bir kişilik oturacak yer vardı ben de oraya Gündüz’ü oturtup kendim ayakta durdum. Derken biletçi geldi. “Bu çocuk kimin?” dedi. Benim deyince, “Peki” dedi “öyleyse sen otur oraya, çoçuğu da kucağına al.” Oysa Gündüz büyüyordu. Onu bebek gibi kucağıma almak büyük çocuk olduğu için gururunu kırar hala ufak bebek yerine koymak gibi olurdu. Onu yapmak istemedim “İsterseniz ona da bilet keselim” dedim.” (Annem Belkıs)
- insana özgü anlaşamamanın acizliği zorunlu kılar otoriteye mahkumiyetini. (İstanbul'da Kedi)
- Tolstoy, Anna Karenina romanına şu ünlü cümlesiyle başlar: “Mutlu aileler birbirlerine benzer. Mutsuz ailelerin mutsuzluğu kendilerine özgüdür.” (Tarihi Yargılıyorum)
- "Devletlerin toprak köşe kapmacasında isimlerimiz bile bizim değil." (Mostari)
- Hepimizin aynı saatte, aynı yaşta, aynı hızda öğreneceğimiz üzerine kışla mimarisini kurmuş bir eğitim sistemi daha ne kadar sürebilir? (Medeniyet, Kültür, Sanat)
- Kayış kapar kolumuzu Kırılan kemik, kan. Hani şimdi bizim soframıza Haftada bir et gelir Ve çocuklarımız işten eve Sapsarı iskelet gelir. Hani şimdi biz; İnanın güzel günler göreceğiz çocuklar Güneşli günler göreceğiz. Motorları maviliklere süreceğiz çocuklar Işıklı maviliklere süreceğiz... (Nazım)
- Annelerimiz, babalarımız, sonra da öğretmenlerimiz kutsaldır mesela. Dinler, dersler, aile terbiyesi bize onların nasıl yüce insanlar olduklarını anlatır. Sonra büyürsünüz ve diyelim çocuk psikolojisi dalında ihtisas yaparsınız. Bu sefer çocukluğunuzda, okulda size ezberlettirilen şiirlerle yücelttiğiniz analar, babalar karşınıza birer canavar olarak çıkarlar. Kimi çocuğunun ırzına geçmiş, çocuk başından geçeni yıllarca içine gömmüştür. Kimi çocuğunu, onlar kendi kendilerini büyütürler havasında, hiç kaale almamış; kimi de çocuklarına, altında hayat boyu ezileceği hedefler koymuştur. Öğretmenlerin beylik laflarla süslenen dokunulmaz yüceliği başka bir yalandır. Çocukların çoğu haksızlığın ne olduğunu ilk onların sınıftaki gaddarca davranışlarından öğrenir. (Medeniyet, Kültür, Sanat)
- “Beraberken de özgür olabiliriz,özgürken de bağlılıkla sevebiliriz diyor.” (Annem Belkıs)
- dini olsaydı hayvanların insan olurdu şeytanları. (İstanbul'da Kedi)
- Dünya evrenin merkezidir, kıyısına da gitme boşluğa düşersin diyorlar .peki diyoruz daha sonra yok öyle değilmiş diyorlar..ona da peki.bilim gibi tarihte de önceden inanıp sonradan safsata diye baktıklarımızın haddi hesabı yok.. (Cennetin Dibi)
- Cami sayısının hızla arttığı Türkiye’de en son ne zaman kütüphane açıldı? Ya da ara sıra uğrayabileceği bir kütüphanenin eksikliğini hisseden kaç kişi tanıyoruz? (Türkiye Sen Kimsin?)
- ...Ama Türkiye'de tahsilime devam ettiğimde bize evrensel olarak öğretilen insan psikolojisinin, insan zekasının, davranışlarının, aslında hep Amerikan insanı ya da Amerika'da yapılan laboratuvar araştırmalarına göre açıklandığını görünce, bu ülkenin dünya gücü olmasının sırf zenginliği ya da askeri gücüyle açıklanamayacağını gördüm. Hangi davranışımızın normal, hangi vasfımızın zekice olduğu, Amerika'da oluşturulan normlara göre kararlaştırılıyordu. (40 Yıl Önce 40 Yıl Sonra Amerika - Rusya)
- Her şey tanrı adına yapıldığından karşı çıkan yok. (Cennetin Dibi)
- Ben yanmasam sen yanmasan biz yanmasak, nasıl çıkar karan- -lıklar aydın- -lığa.... (Nazım)
- Biz Tükettikçe Eksiliriz. (İstanbul'da Kedi)
- Bizi yönetmeye kalkışanlara güvenimizi yitirmemiz aslında kendimize olan güvenimizin belirtisi. (Kimliğimi Kaybettim, Hükümsüzdür!)
- Almanya'da 16 yaşında bir Türk kızının Ankara Radyosu'na yazdığı bir mektuptan: "... tek arkadaşım Türkiye'nin Sesi Radyosu'dur. İki yıldır buradayım. Annem ve babam beni sokağa bile bırakmıyor, bütün ev işlerini bana yaptırıyorlar. Bir yere giderken, beni evde kilitliyorlar. Konuşacak kimsem yok. Hep radyo dinliyorum." (Daha Sesimizi Duyurmadık)
- Kötümserliğe kapılıp edilgenleştikçe, değişim erteleniyor, düzen sürüyor. Değişim biziz. (Ne Yapabilirim?)
- değerle deşer insan insanı. sevdiler mi silah yaparlar sevgiyi. (İstanbul'da Kedi)
Yorumlar
0 yorum