Kitap Künyesi

Yazar: İsmet Bozdağ

Yayın Evi: Truva Yayınları

İSBN: 9789944212847

Sayfa Sayısı: 208

--reklam--

Tarihin Vicdanını Sızlatan Soykırım Yalanı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Doksan yıllık hayatımın son kitabını yayımlıyorum. Eğer Ermeniler, Birinci Dünya Savaşı sırasında olup bitenlerin ardına sinerek, dünyayı, olmamış bir soykırıma inandırmak hevesine düşmemiş olsaydı, bu son kitabı da yayımlamayacaktım. Çünkü bilen bilir, doksan yaşında bir "polemik kitabı" yazmak, "çok güç" olmaktan fazla bir şeydir! Ama Ermeni diyasporasının dış dünya temsilcilerimizi haysiyetsiz pusularla öldürmeleri yetmiyormuş gibi, bu konuda görevi gereği yaptığı bir bilimsel araştırma yüzünden, İsviçre gibi uygar olmak zorundaki bir ülkede, Türk Tarih Kurumu Başkanımız Yusuf Halaçoğlu konuştu diye tutuklanınca, gerçeği, polemik alanına çekmek, bir "aydın görevi" oldu. Artık bilen, bildiğini, bildiği kadar yazmalı, söylemelidir!..

İşte bu yüzden, doksan yaşımda daktilomun başına oturmak gerekti ve oturdum. Yazdıklarımın hepsi, belgeye, bilgiye, tarihsel gerçeklere dayalıdır!..

(Tanıtım Bülteninden)

--reklam--

Tarihin Vicdanını Sızlatan Soykırım Yalanı Alıntıları - Sözleri

  • Fransa'da, Almanya'da ve hatta İngiltere'de, kendi dininden olmayanların diri, diri yakıldığı dönemde Osmanlı Devleti, kendi tebaasına sınırsız din özgürlüğü vermişti!
  • En sade bir vatandaş bile, "Bir soyu yok etme" suçuna imza koyamaz!..
  • -Politikada, "Sözünün ardında durmak" diye bir şey vardır. Bazı politikacılar, buna pek önem vermezler!
  • "Gerçekten Kafkasyalılar, Karadeniz limanlarına sürüler halinde yığılmışlardı."
  • Alınan ve uygulanan tehcir kararı, "soykırım" olsaydı, sadece istihbarat birimlerinin suç işlediklerini saptadıkları kimseleri mi göçe zorlardı?
  • Çıkar kadar her an değişebilen başka bir kavram bulmak güçtür! Hele bu "çıkar" maddi ise...
  • Politikada "Sözünün ardında durmak" diye bir şey vardır. Bazı politikacılar, buna pek önem vermezler! Oysa Devlet Adamlığı, bu çizgide belirlenir... Celâl Bayar
  • Burada şunu kaydetmeliyiz;göç esnasında,bazı türklerin,Ermenilerden kişisel intikam alma istekleri olmuştur;ve bunun sonucunda da istenmeyen olaylar ortaya çıkmıştır.Fakat,istenmeyen olayların failleri,Osmanlı hükümeti tarafından tutuklanmış ve 1397 Türk,bu olaylar sonucunda hapse atılmıştır.Eğer,Osmanlı hükümeti,Ermenilere karşı kendi başlarına hareket ettikleri için,1397 Türk vatandaşına karşı mahkeme açmış ve cezalandırmışsa,böyle bir durumda,Osmanlı hükümeti soykırım ile nasıl suçlanabilir?
  • -Düşünsenize İsmet bey bu nasıl bir soykırımdır ki senin ve benim doğum yerim Bursa'da 6.900 Ermeni yaşadığı halde bunların içinden sadece 231 kişi seçilmiş ve sürgün edilmiştir!.. Ne demektir bu? Şu ya da bu ölçüde suça bulaşmış 231 insan tespit edilmiştir. Hepsi suçlu mu bunu bilemeyiz ama Devlet'in "Ermeni" değil "suçlu" aradığından kuşkumuz kalamaz!

--reklam--

Tarihin Vicdanını Sızlatan Soykırım Yalanı İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Ermeni tezlerinin bir çok Türk gazeteleri ve medyasında kolayca yer bulması ve bu konuyu kendi açılarından milletimize empoze edilmeye çalışılması nedeniyle bir çoğumuz ne oluyor diye düşünmüşüzdür. İşte bu kitap Ermeni tezlerinin ve soykırım iddialarının ne kadar dayanıksız ve yalan olduğunu tüm belgeleri ile ortaya koyuyor. Yine bu dönemde binlerce masum Türk vatandaşının Ermeniler tarafından nasıl katledildiğini öğreneceksiniz Mutlaka okunması gereken bir kitap diye düşünüyorum. (İsmett Gdmn)

Ermenilere soykırım yapıldı mi yapılmadı mı? Eser kaynaklar belgelerle bunu reddediyor. Konu hakkında birçok belgelere ulaşılarak kaleme alınan bu eseri çok kıymetli buldum. İlgisi olanların özellikle okumasını tavsiye ediyorum. Arşiv belgelerinden, kıymetli tarihçilerin ve yazarların konu üzerinde yaptığı çalışmalardan da kesitler paylaşılmış. Daha sonra okuma yapılabilecek kaynaklar da bu sayede önerilmiş. (Özge)

Özellikle yakın tarihimize ışık tutan eserlerin sahibi İsmet Bozdağ'ın vefatından önceki son yazdığı (bildiğim kadarıyla) kitabı "Soykırım Yalanı", 1915 olayları, öncesi ve sonrasındaki Anadolu'nun durumu, Osmanlı Devleti'nin çöküş sürecindeki yapısı, milliyetçilik akımına kapılan ve Rusya, İngiltere, Fransa ve Yunanistan gibi devletlerin de teşvikiyle ülke içindeki iç çatışmalar ve bunun neticesinde zorunlu olarak alınan tehcir kararının nedenleri ve sonuçlarını detaylı olarak anlatıyor. Çeşitli belgeler ve fotoğraflarla zenginleştirilmiş bu kitap, yakın tarihle alâkalı çarpıcı bilgiler içermekte. (Özgür Köktürk)

--reklam--

Tarihin Vicdanını Sızlatan Soykırım Yalanı PDF indirme linki var mı?

--reklam--

İsmet Bozdağ - Tarihin Vicdanını Sızlatan Soykırım Yalanı kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Tarihin Vicdanını Sızlatan Soykırım Yalanı PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı İsmet Bozdağ Kimdir?

İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi, Gazetecilik Enstitüsü mezunu. Çalışma hayatının ilk dönemlerinde memuriyet, gazetecilik ve oyun yazarlığı yaptı. Yazmış olduğu 23 oyun, 1940-1952 yılları arasında Ankara Radyosu’nda yayınlandı. Daha sonraki dönemlerde araştırmacılığa yöneldi, bilgi birikimlerini kitaplaştırarak önemli eserler meydana getirdi.

Eserleri

Gönderilmemiş Mektuplar, (1943, şiir),

Üç mum Yandı, (1972, şiir),

Başvekilim Menderes,

Sultan Abdülhamid'in Hatıra Defteri, (1974)

Atatürk ve Eşi Latife Hanım, (1975)

Bitmeyen Devlet Kavgası Atatürk İnönü Bayar Çekişmeleri,

Atatürk'ün Sofrası,

Abdülhamid'in Hatıra Defteri,

Demokrat Parti ve Ötekiler,

Kemal Tahir'in Sohbetleri, (1980)

Atatürk'ün Anıları,

The Ard İdea,

Üçüncü Çözüm,

İşte Japon Modeli,

Sovyet Marksizmi, Çin Marksizmi ve Türkiye Gerçekleri,

Osmanlı Devlet ve Toplum yapısı,

Bir Darbenin Anatomisi/ 27 mayıs İhtilali,

Demirkırat Aldatmacası,

Değişim Şafağı,

Mustafa Suphi'yi kim Öldürdü?,

Osmanlıların Son Kahramanları,

Abdülhamid'in Eşi Pesendun Hanım'ın Anıları,

Beyaz Arılar.

Atatürk’ün Avrasya Devleti,

Gazi ve Latife,

--reklam--

İsmet Bozdağ Kitapları - Eserleri

  • Latife ve Fikriye
  • Gazi ve Latife
  • Sultan Abdülhamid'in Hatıra Defteri
  • Atatürk Sofrası
  • Bilinmeyen Atatürk - Celal Bayar Anlatıyor
  • Bitmeyen Devlet Kavgası Siyasal Kıyamet
  • Tarihin Vicdanını Sızlatan Soykırım Yalanı
  • Atatürk'ün Evrensel Boyutları
  • Kemal Tahir'in Sohbetleri
  • Nutuk Öncesi Atatürk Konuşuyor
  • Kürt İsyanları
  • İşte Atatürk'ün Türkiyesi
  • Atatürk'ün Avrasya Devleti
  • Darağacında Bir Başbakan
  • Harem Penceresinden 2.abdülhamit
  • Osmanlı'nın Son Kahramanları
  • Bir Darbenin Anatomisi
  • Bilinmeyen Yönleriyle Celal Bayar
  • Menderes Menderes
  • Atatürk'ün Ergenekon'u Avrasya Devleti
  • Derin Devlet Cehenneminde Düşünmek Can Bahası
  • Basın: Kurt Mu? Kuzu Mu?
  • Darağacında Bir Başbakan: Menderes
  • İşte Atatürk'ün Türkiyesi
  • Soykırım Mı? Hodri Meydan! Atatürk'ten Soykırım İddialarına Cevaplar
  • Değişim Şafağı
  • Celal Bayar Zaferlerle ve Şereflerle Dolu Bir Hayat
  • Kemal Tahir'in Sohbetleri
  • İnsanlığın Son Çerçevesi
  • Bir Çağın Perde Arkası: Atatürk-İnönü - İnönü-Bayar
  • Atatürk ve Eşi Latife Hanım
  • Yıldızların Arkası - Beyaz Arılar
  • Demirkırat Aldatmacası
  • Tarih Yarındır
  • İslam ve insan

--reklam--

İsmet Bozdağ Alıntıları - Sözleri

  • Gazi Mustafa Kemal Paşa; "Tarihte görülmüş birliklerin en üstününü" kurmak amacındaydı! Bu fikri, vicdanında bir sır gibi saklıyor, bütün hareketlerini o noktayı hedefleyerek gerçekleştir­meye çalışıyordu. Ama her şeyin bir zamanı vardı. (Atatürk'ün Ergenekon'u Avrasya Devleti)
  • "Bana "ölenle ölünmez" diyorlar. Ben ölenle ölmüyorum ki... Yaşayamadığım için ölüyorum! Siz, oksijensiz bir dünyada yaşayabilir misiniz?.. İşte Mustafa Kemal Paşa benim hayatım için oksijendi!." (Latife ve Fikriye)
  • İnsancıl gaye uğruna kendisini alaşabilen her insan kahramandır. (Atatürk'ün Evrensel Boyutları)
  • "Gerçekten Kafkasyalılar, Karadeniz limanlarına sürüler halinde yığılmışlardı." (Tarihin Vicdanını Sızlatan Soykırım Yalanı)
  • «bir kristalle bir taş çarpışmış, taş kristali kırmış!.... Taş mı değerli, kristal mi, diyorum size... Hadi, cevap isterim!...» (Kemal Tahir'in Sohbetleri)
  • «Benim öfkemi kabartan, bizim Marksistlerimizin, Batı'da neyin niçin yapıldığını bilmeden memleketimizde de aynı şeylerin yapılmasını istemeye kalkmalarıdır. 'Toprak dağıtılsın' deniyor. Dağıtılacak olan toprak, kimin toprağıdır bir kere... Bizimkilere sorarsan, «ağaların toprağı» derler hiç duraksamadan. Oysa bizde toprakların büyük bölümü Devlettedir. İnandıkları ideolojiye göre Devlet'de olması gereken bir şeyi 'dağıtalım' demek, ya ideolojiden habersiz olmak, ya da neyin niçin yapıldığını bilmemektir.» (Kemal Tahir'in Sohbetleri)
  • Atatürk'ün "Nutuk"u, hemen her aydının kitaplığında baş köşeyi tutar. Ancak "Nutuk", 19 Mayıs 1919'dan bu yana Atatürk'ün asker ve politikacı olarak düşüncelerini ve eylemlerini yansıtır. Kurtuluş Savaşı'mızın tarihidir. Ama bunun bir de "öncesi" var; Nitekim Mustafa Kemal Paşa, "Amasya Mülakatı" masasına oturduğu zaman, Anafartalar kahramanı, Yıldırım Orduları Başkomutanı ve Anadolu'nun yarısına resmen sözü geçen bir Ordu Müfettişi idi. (Nutuk Öncesi Atatürk Konuşuyor)
  • "Devlet,ağacın dalı gibidir.Gövde ile bütünleşebildiği ölçüde yaşar,ayrıldığı ölçüde yalnız kalır." (Atatürk'ün Evrensel Boyutları)
  • Yeri gelmişken söylemeliyim ki benim en iyi anlaştığım dostlarımdan biri İsmet olmuştur. Onun için bu buluşmanın boşuna olmadığını anlamıştı. (Nutuk Öncesi Atatürk Konuşuyor)
  • Şöyle böyle on yıl oldu. Yani, sürdüğüm padişahlığın üçte biri… Eserlerimin üçte değil onda birini vücuda getirdiler mi?… (Sultan Abdülhamid'in Hatıra Defteri)
  • Çıkar kadar her an değişebilen başka bir kavram bulmak güçtür! Hele bu "çıkar" maddi ise... (Tarihin Vicdanını Sızlatan Soykırım Yalanı)
  • "Bizim milletimiz, milliyetinden uzaklaşmasının çok acı cezalarını gördü. Osmanlı Devleti içinde yaşayan çeşitli milletler, milliyetlerine sarılarak kendilerini kurtardılar; Biz, ne olduğumuzu, onlardan öğrendik. Kuvvetimizi yitirdiğimiz anda bizi aşağıladılar; anladık ki, kabahatimiz kendimizi unutmamız imiş! Dünyanın bize saygı duymasını istiyorsak, önce bizim kendi benliğimize sarılmamız ve bu gerçeğe ulaştığımızı dünyaya göstermemiz lazımdır. Milli benliklerini bulamayan milletler, başka milletlerin avıdır." (Atatürk'ün Ergenekon'u Avrasya Devleti)
  • _Çok sade bir evlenme yaptık.Siz de öyle bulmadınız mı?Çünkü bizde evlenmelerin çoğu aile için yıkımdır. Büyük masraflar yapılır, bu yüzden birçok insan evlenmez bile.Bizim dini bayramlarımız da masraflı geçtiğinden "iki bayram arasında nikah olmaz" diye bir töremiz de var. Neden olmaz? Çünkü iki masrafa bir üçüncüsü eklenirse buna kese dayanmaz da onun için.Ben evlenmemi çok sade tutarak halkıma örnek olmak istedim.Balayımızıda şehir şehir,kasaba kasaba gezerek, halkın dileklerini dinleyerek yaptık.Bundan güzel balayı olur mu? (Gazi ve Latife)
  • Seid Abdülkadir, idam sehpasına yürümeden önce son isteği sorulduğunda, “Oğlumun idamını görmek istemiyorum. Önce beni asın” dedi. Ama, isteği yerine getirilmedi. Önce oğlu Muhammed’i astılar. . (Kürt İsyanları)
  • Okuduğu amerikan kollejinde eğitim kadrosu içinde misyoner rahipler varmış.bunlar müslüman öğrenciler üzerindei şliyor ve hırıstiyan yapmaya çalışıyorlarmış. Bu gençlerin şikayeti bu idi.Çok heyecenlı idiler.Yürekten konuşuyorlardı.Gördüklerini, vatansever bir duygu ile dile getiriyorlardı.Bana misyonerlerin yakınlık sağladıkları iki ögrencinin adlarını, okul numaralarını yazdırdılar, okulları ile "Devlet " olarak ilgilenilmesini istediler. (Bir Darbenin Anatomisi)
  • "Atatürk'ün Sofrası" bir çağın portresidir. Devlet, memleket ve dünya olayları, Atatürk sofrasının aynasına yansır, ulusal görüşe orada dönüşürdü. (Atatürk Sofrası)
  • Doğu ülkelerinde politikacının kaderi budur: Onun istikbalinde, iktidar sandalyesi ile, darağacı, birbirinin içinde, sarmaş dolaş görünür... Ben bun­lara alışmış bir insanım! (Bilinmeyen Atatürk - Celal Bayar Anlatıyor)
  • Savaş zafer kazanmak için değil amaca ulaşmak için bir vasıtadır.Eğer savaşın milli bir amacı yoksa katliamdır. Mustafa Kemal Atatürk (Gazi ve Latife)
  • "Hiç kimsenin kerameti kendisinde görmeğe hakkı yoktur. Bir devlet adamı, kerameti kendisinde görmeğe başladı mı, Devlet Adamlığını bitirdi demektir.” M. Kemal [İsmet Paşaya] (Bitmeyen Devlet Kavgası Siyasal Kıyamet)
  • "Aradan ne kadar zaman geçti, şimdi anımsamıyorum, belki bir hafta belki on beş gün; Fikriye bir sabah yeni baştan Çankaya'ya gelmiş.."Mustafa Kemal Paşa'yı göreceğim." diye tutturmuş... Yaver Rusuhi, Latife Hanım'dan tembihli olduğu için içeri almak istememiş..." (Latife ve Fikriye)