Kitap Künyesi
Yazar: Mehmed Alagaş
Yayın Evi: İnsan Dergisi Yayınları
İSBN: 2789009941795
Sayfa Sayısı: 144
Tartışılan Sorular Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Kulluk ve itaat arasında ne fark vardır?
Kulluk kavramı itaati kuşatmasına rağmen itaat kavramı kulluğu kuşatıcı bir kavram değildir. Başka bir deyişle her kullukta itaat olmasına rağmen her itaatta kulluk yoktur. İtaatin kulluk olabilmesi için bu itaatin herhangi bir şarta bağımlı olmayan, herşeye rağmen ve gönülden olması gereklidir. Peygamberlere gönülden iman ve itaat edilmesi, Allah'ın emri gereği bir iman ve itaat olduğu için, bu yaklaşım da yalnızca Allah'a kulluğun bir ifadesidir.
Müslümanların peygamberler dışındaki alim veya yetkin kimselere itaatleri ise şartlı itaatlerdir. Nitekim "Sizden olan ulu l emre itaat edin" buyruğunda bu şart zikredilmekte ve müslümanların itaat edecekleri ulu l emrin, müslümanlardan olması öngörülmektedir. Ulu l emrin müslümanlardan olması ise, bu ulu l emrin de müslüman olmasını ve müslümanları bağlayıcı bütün İlahi hükümleri dikkate almasını gerektirmektedir. Şayet Allah'ın hükümlerine göre belirlenen bu şartlar kaldırılır, gözardı edilir ve söz konusu merciye herşeye rağmen itaat edilerse, bu itaat kulluk sınırlarına giren bir itaattir ki; kulluk edeni dinden çıkardığı gibi kendisine kulluk edildiğini bilip, buna rıza gösterenleri de dinden çıkarır.
İtaat ve kulluk arasında bu ayırıcı özelliği dikkate alarak tağuta itaat ve tağuta kulluk üzerinde durabiliriz. Bunları ayrı ayrı zikretmemizin nedeni, tağuta yönelik her itaat kulluk olmadığı içindir. Nitekim cahili toplumlarda yaşayan müslümanların öncelikle tağuta itaatten değil, tağuta kulluktan ictinap etmeleri emredilmektedir. Tağuti bir hükme veya kurala itaat etmenin, tağuta kulluk kapsamına girip girmediğinin anlaşılabilmesi, meselenin önemli olan iki boyutuna açıklık getirilmesiyle mümkündür.
Meselinin ilk boyutu itikadi boyuttur.
Tağuti otoriteyi, herşeye rağmen itaat edilmesi gereken bir merci olarak gören kimseler, bu itikadi yaklaşım ile tağuta kulluğu peşinen kabul eden kimselerdir. Meseleye bu itikadla yaklaşan kimselerin, tağutun hangi hüküm veya kuralına itaat ettiği de pek önemli değildir. Çünkü tağutu veya firavunu, herşeye rağmen itaat edilmesi gereken bir merci olarak gören kimselerin, firavuna secde etmeleri değil, firavuna bir bardak su götürmeleri dahi firavuna kulluk kapsamına giren bir eylemdir.
Tağuta her şeye rağmen ve gönülden itaat eden bu gibi insanlar, İslam'ın emrettiği namaz, oruç ve hacc gibi bazı dini vecibeleri yerine getirdiklerini iddia etseler bile, tağuta kulluk yapan bu kişileri müslüman olarak kabul edemeyiz. Çünkü İslam akidesini kabul eden müslümanların, tağuta veya firavunlara böylesi teslimiyetçi bir itikadla yaklaşmaları söz konusu değildir. Müslümanlar, tağutun veya firavunun ilahlık iddialarını "La ilahe" diyerek reddeden ve itikadi bir sapmaya girmeyen kimselerdir.
Meselenin ikinci boyutu ise, itaat edilen kanun veya kuralın niteliğidir.
Tağutun şeytani otoritesini reddederek itikadi bir sapmaya girmeyen müslümanların karşılaştıkları kanun, kural veya emir, tağutun belirlediği hüküm, kural veya emir olmasına rağmen, müslümanların şer'an menedildiği bir hüküm veya kural değilse, bunlara şartlar gereği olarak itaat eden bir müslüman küfre girmez. Çünkü cahili toplumda yaşayan müslümanın bu itaati, Allah'ın hükmüne rağmen bir itaat olmadığı için, tağuta yönelik bu itaat, tağuta kulluk değildir.
Tartışılan Sorular Alıntıları - Sözleri
- "Vahyin bazı yöneliş, karar ve tavırları sebebiyle Peygamberleri tenkit etmesi, uyarması onun Peygamberlerden kaynaklanMAdığınin, İlãh'ı bir bilgi/ bildirim /mesaj olduğunun en önemli delillerinden birisidir." (Mehmed ALAGAŞ / Tartışılan Sorular)
- Kendi dinine saldıran, kendi dinine zarar veren insanlar!!
- Buraya ben oturmasam bir başkası oturacaktır, diyerek bu koltuklara oturan ve dünyevi kaygılar ile bel'am lık misyonunu icraate dökenzavallılar ile, yediği yavruları için "Ben yemesem, bir başkası yiyecekti" diyen balıklar arasında tek fark vardır. Balık hayvandır bunlar ise insandırlar ve yaptıklarından sorumludurlar. Bel'amlık misyonunun sahipsiz kalmayacağı, Bu misyonu sahiplenen kimselerin islam'ı eksik ve yanlış tanıtacakları, dolayısıyle ıslama ihanet edecekleri aşikardır..bel'amlara yakışan bu tavır ve bu misyon müslümanlara yakışmaz.
- Yegane yaratıcıya bu bilinçle sığındıktan sonra yaratımışlara yönelik korku, yaratılmışlara yönelik endişe yoktur. Çünkü tedbir aldıktan sonra gösterdikleri bu tevekkül onları yaratılmışların şerriyle değil, yaratıcının rahmetiyle baş başa bırakan bir tevekkül dür.."
- Resmi ideoloji meşruluğunu din adı altında insanlara kolayca aşılayabiliyorlar. Makamların kendi heva ve heveslerine göre uydurdukları haram ve helaleri meşru göstermek yine din adı altında yapmaktadırlar. Bunu da din adamı diye bilinen ve dine en büyük zararı veren meşrulaşmış cemaat ve vakıflar yapmaktadır..
Tartışılan Sorular İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Adından da anlaşılacağı üzere, islam dünyasında tartışılan bazı meselelere değinmiş. Kah sistem eleştirisi, kah ayetlerin birbirini neshi mevzunlarını konu alan, fazla uzun olmayan makalelerden oluşan bir kitap. En çok, Kur'an'ı Kerimde geçen bir kul kıssasını ele alışını sevdim ve genel olarak kitabı faydalı buldum. (Hülya Yücel Ergün)
Şahsım adım ifade etmem gerekirse, kıssada zikredilen olayların fevkindeki olaylarla karşılaştım. Mesela sizlere çok sevdiğim gerçek bir dostumdan ve bu dostumun bazı yaptıklarından söz edeyim. Çok zengin olan bu dostum, müslümanları sevmesine ve çok zengin olmasına rağmen, birçok müslümanın elinden malını mülkünü almış ve bunun ötesinde birçok İslam düşmanını mal, mülk sahibi yapmıştı!. Kendimi bildim bileli beni birçok facialardan kurtaran bu merhametli dostum, babamın söylediğine göre ben doğmadan önce iki yaşındaki abimi öldürmüş ve hiç tutuklanmamıştır!. (Hüseyin)
Tartışılan sorulara güzel cevaplar.: Kitap çok güzel sorulara cevap veriyor ve İslami bir bakış açısıyla cevaplandırmıs. Yazar tevhid ehli biri kaliteli bir kitap okunmasını tavsiye ederim. (Muhammed)
Kitabın Yazarı Mehmed Alagaş Kimdir?
Mehmet Alagaş,güzel bir müslüman olmak için nasıl düşünülmesi ve nasıl yaşanılması gerektiği sorusunu Kuran-ı Kerimde arayan ve bulduğu Kurani gerçekleri insanlarla paylaşmaya çalışan Allahın bir kuludur.
Mehmed Alagaş Kitapları - Eserleri
- Taş
- Alnımdaki Işık
- Tapusuz Süleyman
- Cumali
- Divane
- Tevhid ve Şirk
- Kimlik Tercihi
- Dünden Bugüne Şeytan ve Dostları
- Yaşama Fırsatı
- Tutsak
- Kadının Onuru
- Cumaya 5 Kala
- Aynalar Ve İnsanlar
- Yoldaki Musibetler
- Din Gerçeği ve İslam
- Şafak Mektupları
- Kişiye Özel
- İşaret Yazıları
- Kur'an'a Yönelirken
- İki Fecr Arasında
- Şeytanizme Rağmen İslami Uyanış
- Tartışılan Sorular
- Beklenen Müslümanlara Yaratılış ve İnsanlık Tarihi 1
- Rahmete Yolculuk
- Yaşama Fırsatı
- Beklenen Müslümanlara Yaratılış ve İnsanlık Tarihi 2
- Vahdete 7 Adım
- Beklenen Müslümanlara Yaratılış ve İnsanlık Tarihi 3
- Beklenen Müslümanlara Yaratılış ve İnsanlık 4
- Sona Son Kala
- 2012 ve İki Deniz Arası
- Müteşabih Müslümanlar
- 23 Mesele
Mehmed Alagaş Alıntıları - Sözleri
- Fakat ne gariptir ki, insanlara rızık verici yani Rezzak olan Allah, insanları açlık ile korkutmazken; kendi rızıkları için dahi Allah'a muhtaç olan yaratıklar, insanları açlık ile korkutabilmektedirler! (Kur'an'a Yönelirken)
- Size güzel gelen bir kadının , Bacaklarına veya göğüslerine hangi duygularla bakıyorsanız, hiç şüpheniz olmasın ki, Karınızı güzel kabul eden bir erkek de, Karınızın bacaklarına ve göğüslerine aynı duygularla bakacaktır. (Kadının Onuru)
- Hakim ideolojilere bağlı bir yazar değilseniz ve bunun da ötesinde kaleminizle hakim ideolojilerin çürük tahtalan na dokunuyorsanız, mutlaka ve mutlaka dayanıklı bir yazar olmanız gerekmektedir. Çünkü ne zaman, neyle karşılacağınız pek belli olmaz. Dokunduğunuz çürük tahtalardan ortaya çıkan tahta kurulan "Sen bizim düzenimizi mi yıkmak istiyorsun?" diyerek size hücum edebilirler!. (Aynalar Ve İnsanlar)
- Şeytan bir tağuttur, meydanlara dikilen ve kendisine saygı gösterilmesi istenen putlar ve putperest davetçiler bir tağuttur,İnsanları, Allah'ın hükümlerini inkara dayanan kanunlara çağıran kişi ve kuruluşlar bir tağuttur,İnsanları Allah'a isyana ve kendilerine kulluğa davet eden bütün kişiler, bütün kuruluşlar, bütün devletler birer tağuttur. İşte tevhid gerçeği, hakkı kabulle birlikte legal veya illegal olan bütün bu tağutları inkar etmekte ve insanları bu inkara davet etmektedir. (Tevhid ve Şirk)
- Bizler dünyaya 'sahip' olmak için değil, 'şahit' olmak için geldik. (Divane)
- Netice olarak Allah ile kul arasına giren şeytandan değil de, insanları hakka davet eden salih müslümanlardan rahatsız olan bu çığırtkanlar, böylesi yaklaşımlar ile Allah'ı değil şeytanı memnun etmekte ve şeytanın dostu olmaktadır... (Kimlik Tercihi)
- Brüt olarak dağlarca ağırlığı olan nice insanın mal, makam ve şöhrete dayalı darasını çıkarırsanız, ne yazık ki geriye net olarak önemli bir şeyin kalmayacağını göreceksiniz! (Cumali)
- Kur'an'ı Kerim'in hayır olduğuna iman eden bütün Müslümanlara şunu sormak istiyoruz: Başlı başına hayır olan Kur'an'ı Kerim'in, size, sizin yaşantınıza, sizin düşüncelerinize, sizin eylemlerinize şimdiye kadar ne hayrı oldu? İşte bu soruya yeterli ve olumlu cevap veremeyen kimseler, başlı başına hayır olan Kur'an'ı Kerim'in hayrına ulaşamayan, bu hayırdan nasiplenemeyen kimselerdir. (Kur'an'a Yönelirken)
- Yarınlar uzak gerçekten uzak mıdır ? Oysa uzak olan, yarın değil dündür. Yirmi yıl sonramız değil, yirmi saniye öncemiz uzaktır, uzaklaşmıştır bizden. Yirmi yıl yol gitsek, yirmi saniye öncemize varabilmemiz mümkün değildir. Fakat yarınlar, yarınlar durmak bilmeyen adımlarla üzerimize doğru gelmektedir.Yarınlardan kaçmak, yarınlardan uzaklaşabilmek, durmayan zamandan korkanlar için dermansız bir derttir. (Tevhid ve Şirk)
- Geçmişteki hıristiyanlar, rahiplerine birkaç kuruş vererek cennet tapusu alıyorlardı. Herkesin yadırgadığı bu durumu, ben pek yadırgamıyorum. Hem neden yadırgayım ki! Birkaç kuruş menfaat için gerçek cennetlerini satan milyonlarca insanla bir arada yaşarken, onları nasıl yadırgayabilirim? Birkaç kuruş karşılığında cennet umudu alanlar mı yadırganmalı, yoksa birkaç kuruş karşılığında gerçek cennetlerini satanlar mı? (Tevhid ve Şirk)
- Allah için ölmek ne kadar güzel ise Allah için yaşamak da o kadar güzeldir. (Cumali)
- Camideki cemaatın durumunu tekrar gözden geçirdi. Kelime-i tevhidi açıklarsa, cemaatten itiraz edenler olacaktı. Çünkü kelime-i tevhidin gereği olarak, insanlara ilahlık taslayan bütün politikacıların, insanlara ilahlık taslayan bütün İdeolojilerin, bütün sistemlerin, bütün devletlerin reddedilmesi gerekecekti. Tevhid, sadece ve sadece Allah'a kulluk etmekti. Hakim olarak, hüküm koyucu olarak sadece Allah'ı kabul etmekti. Allah'ın hükmüne rağmen hüküm koyan kişiler, hüküm koyan merciler varsa, Allah'ın hukukuna tecavüz ederek insanlara ilahlık taslayan bu kişilerin, bu mercilerin reddedilmesi gerekirdi. (Cumaya 5 Kala)
- Gözyaşı, yaraları yıkar, mikrop kapmasını engeller, gönül yangınını söndürür. (Kimlik Tercihi)
- Dünyanın artık bekleyen değil, beklenen müslümanlara ihtiyacı var (Beklenen Müslümanlara Yaratılış ve İnsanlık Tarihi 1)
- "İnsan ölümle karşılaştığı zama geçmişinin bir film şeridi gibi gözünün önünden geçtiği söylenirdi. " (Yaşama Fırsatı)
- Müslüman bir erkeğin karısının haklarına riayet etmesi ve onun ihtiyaçlarını gidermesi, Müslüman bir kadının kocasının haklarına riayet etmesi ve onun hizmetini görmesi , Allah'ın rızası gözetilerek yapıldığı sürece , Allah'a kulluk içine girmekte ve karşılığı ecir olmaktadır . (Kadının Onuru)
- “Mü’minin her yaşı güzeldir” buyuruyor. (Cumali)
- "Sınırlı bir menzili ve keyfiyeti olan gôrme duyumuzdan hareket ederek herşeyi hakkıyla gören "Basir'ı" tanımlayacağımız gibi, şimdiki zamana bağlı sabrımız dan hareketle zamandan ve mekandan münezzeh olan Rabbimizin sabrını tanımlayamayız. Rabbîmizi kendimize göre "tanımlamaktan" sakınmamız ise elbetteki bizleri Rahmân olan Allah'ı âyetlerden hareketle tanımaya- anlamaya çalışmaktan alıkoymamalıdır." 23 MESELE // Mehmed ALAGAŞ, sh,74 - Insan Dergisi Yayınları (23 Mesele)
- Mesela duyduğu bir rahatsızlıktan dolayı doktora giden ve muayenesi sonucu öleceğini öğrenen insanın durumu ne olur hiç düşündünüz mü? Bu insanın dünyası ve dünyaya bakışı bir anda değişir! Sevdiği bir çok şeye karşı, sevgisini yitiriverir. Anlamlı gördüğü birçok şey anlamsızlaşıverir. Şu an dert edindiği birçok şey, dert olmaktan çıkar. Korktuğu birçok şeyden korkmaz olur. Elli yıl çalışarak biriktirdiği milyarları, elli gün daha fazla yaşamak için vermek ister. Bu insan müslümansa, ne yazık ki bu müslümanda da değişiklikler olur. Ölüm haberine her an hazır olan, bu haberi her an bekleyebilen bir müslümanda olmayacak, olmaması gereken değişiklikler, zamanımızdaki birçok müslümanda oluverir. Ölüm haberini alan bu müslüman bir anda kendisine geliverir. Öldükten sonra hesaba çekileceğini bildiği için, başını arkaya çevirerek hesap vereceği yaşantısına bakar. Sevdiği Rabbi için yapmadığı, ertelediği, geciktirdiği bütün güzel eylemler bir dağ gibi yığılır gözlerinin önüne! Ağlamaya, hüngür hüngür ağlamaya başlar.. Öleceği için değil, amel heybesini, güzel amellerle dolduramadığı için, göğsünü ve gönlünü gere gere "Ey güzel Allah'ım, ey güzel Rabbim, bana lûtfettiğin ömrümle sana bu amellerimi getirdim" diyemeyeceği için ağlar ve ağlar ve ağlar... Tabi ki gecikmiş bir idrak, gecikmiş bir gözyaşlarıdır bunlar. O halde sizler, sizler geç kalmayın canlar, geç kalmayın arkadaşlar! Şimdi gülüp, ölürken ağlayanlardan değil, şimdi ağlayıp,ölürken gülenlerden olun... Vakit öldüren ölülerden değil, dipdiri eylemlerle vakitlerini dirilten, dirilerden olun.. Çünkü sizlere bir doktor, bir profosör, bir kahin değil, sizleri yaratan Allah ve O'nun Rasulü bildiriyor. ÖLECEKSİNİZ...! (Kişiye Özel)
- Gündüzleri genellikle başkaları için çalışan geceleri televizyon karşısında başkalarının hayatını izleyip başkalarını dinleyen bu insanlar, yaşayamadıkları kendi hayatlarını başkalarına veren kendilerine başkalaşan insanlardı!. (Yaşama Fırsatı)
Yorumlar
0 yorum