Kitap Künyesi
Yazar: Mehmet Ildırar
Yayın Evi: Semerkand Yayınları
İSBN: 9786054214709
Sayfa Sayısı: 174
--reklam--
Tasavvuf ve Akıl Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Akıl hem büyük bir nimet hem de çetin bir imtihan aracıdır. Bize doğru yolun kapılarını açar. Dini daha iyi anlamamızı ve yaşamamızı sağlar. Neyin hakkımızda hayırlı olduğunu onun sayesinde öğreniriz. Bunların yanında bizi kibre sevk eder. Gurura kapılıp gözümüzün önündeki apaçık gerçekleri göremememizi sağlar. Eskilerin tabiriyle kılı kırk yarar, sonunda ne kâr ne zarar. İşte Mehmet Ildırar hoca efendi de sohbetlerinden derlediğimiz bu eserinde aklı doğru kullanmak ve aklın şehvetinden korunmak için takip etmemiz gereken yolu aydınlatmaya çalışıyor.
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Tasavvuf ve Akıl Alıntıları - Sözleri
- Unutma!..Bir gönlün fethedilmesi,ona bağlı kalmakla olur..
- Her ilim sahibinin üstünde daha iyi bilen birisi vardır.. ~Yusuf/76~
- Eğer gündüz gibi aydınlanmak istersen,gece gibi karanlık olan benliğini yak..
- Seytani ilhamlar, nefsani ilhamlardan daha da şerlidir. Sırf fesattır. Şeytani ilhamda, seytan bir kötülüğü emrettiğinde, sahibi bunu sezip yapmaz ise o kötülüğü başka manevralarla değişik kotuluklere çevirir, başka bir kötülugu icat eder. Kardeşim, sen vesveseye bir bak. Hep aynı şeyi istiyorsan, bu nefistendir. Manevra yapıyorsa, şeytandandir.
- Hz. Äişe validemiz radiyallahu anha] Resûlullah Efendimiz'e (sallallahu aleyhi ve sellem) sordu: -Ya Resûlallah, insanlar dünyada ne ile üstünlük kazanir? - Akıl ile. - Herkesin kıymeti ameli ile ölçülmez mi? Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) Ya Aişe, insanlar akıllarının aldigindan fazla bir şey yapabilirler mi? Allah Teålâ'nın kendilerine ihsan ettigi akıl nisbetinde amel ederler. Ondan sonra da amellerine göre mükâfatlandırılırlar,' cevabini verdi.
- Padişahın biri, veziri ile beraber, tebdil-i kıyafetle halkın içine karıştılar. Ahalinin halini yakından görmek istediler. Sahile geldiler. Fakir bir adam balık avliyor du. Padişah vezire, "Bu adam balığı keyiften mi avliyor yoksa satmak için ihtiyaçtan mi avliyor? Bir öğrenelim"dedi. Adama selâm verip neden balık tuttuğunu sordular. Adam, çok fakir olduğunu, tuttuklarını satıp evine yiyecek alacağını söyledi. Padişah, vezirine gizlice, "Bu adam ne ağırlıkta bir şey tutarsa, ona ağırlığınca altin verelim" dedi. Balıkçı oltayı denize attı. Bir süre sonra bir kemik çıktı. Vezir kemiği aldı; saraya götürüp tartacak ve ağırlığınca altını adama verecekler. Teraziye ne kadar altın koysalar kemikle esitlenmiyor. Kemik hep ağır geliyor. Şaşırdılar. Alimleri çağırdılar ve sordular. Âlimler dedi ki: "bu kemik, insanın göz çukuru kemigidir.insanin gözü doymaz." Nitekim hadisi şerifte RasulAllah ( s.a.v.) Kur'an'ı Kerim'de , " insanın gözünü toprak doyurur" buyurmuştur. Âlimler ilave etti: "teraziye biraz toprak ekin iki altınla düzelir."
- Şehvet islah edilirse ne olur? Şöyle bir misal vere lim: Üzüm kendi haline bırakılırsa bozulur, sirke olur. Daha ilerlerse alkol hüviyetine bürünür, şarap olur. Üzümün suyu şıra ve sirke helâldir. Bozulup şarap olunca haramdır. Şehvet ve gazap kuvvetleri de üzüm misali gibidir. Şehvetin kendi helâl, terbiye edilmeden azgin kalırsa haram olur. Kezâ utanmazlık, hırs, riyakârlık haline dönüşürse de aynıdır. Bunların sahipleri akıllıdır ama o akil şehvetin pis şubelerinde rezil olmuştur. Ey süfi, sen aklını nerede kullanıyorsun? Lütfen kontrol et! Gazaba gelince terbiye edilmezse saldırgan olur. Çevresindekilere saldırır. Kibirlidir. Ama o da akıllıdır! Âlimim diye ucub eder.
- KALPLERE YERLEŞEN ALLAH KORKUSU Resûl-i Ekrem [sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyuruyor: "Kalpler dört türlüdür: 1. Temiz kalp. Orada parlayan bir nur vardır. Bu mü minin kalbidir. 2. Karamış ve ters döndürülmüş kalp. Bu da kâfirin kalbidir. 3. Kilıflara konmuş ve ağzı bağlanmış kalp. Bu da münafığın kalbidir. 4. Terkedilmiş, kendi haline bırakılmış kalp. Onda iman da bulunur nifak da. Bu kalpte iman temiz suyun besleyip geliştirdiği yeşil bir bakla gibidir. Nifak ise irin ve cerahat tin arttığı yara gibidir. Bunlardan hangisi diğerinden fazla ise kalbe o hakim olur ve hüküm ona göre verilir."
- Allah korkusu, Allah'a itaatle bağlantilidir. Allah'ın emirlerini dinlemeyenin Allah korkusu olmaz. Bütün ba şımıza gelenler Allah'tan korkmadığımızdandır. Hepimiz Allah'tan korktuğumuzu iddia ederiz de amellerimizle bunun tam tersini yaparız.
- Hadis ilmi: Şimdi, din düşmanları şu cümleyi kullanın oldular: "Kur'an bize yeter, peygambere ne ihtiyaç var!" Peygamberin hükmünü ortadan kaldırmaya kalkıyorlar. Peygamber ortadan kalkarsa Kur'an'ı idrak etmek müm kün olamayacağına göre, "Kur'an bize yeter" sözleri ile beşeri kandırmaya çalışıyorlar. Kur'ân-ı Azimüşşan Da namaz, zekât, hac ... bahisleri var. Ama, namazı kılar ken birinci rekâtta ne okuyacağız; rükû ve secde nasil olacak gibi namazın bütün hukukunu Kur'ân-ı Kerim'de bulamayız. Kezâ zekât, oruç, hac da böyle. Bütün bunlari Peygamberimizin yaşayışından ve onun söylediklerinden öğreniyoruz. Onun için peygambersiz, hadissiz Kur'an olmaz. Kur'an'sız da Allah'a gidilmez.
- Bir misal daha verip sözümüzü tamamlayalım: Ümmü Ammâr'ın âzatlı kölesi Habbâb demirci idi. Kiliç yapar di. Müslüman olduğu için ona da çok eziyet etmişlerdi. En sıcak günlerde çıplak vücuduna demir gömlek giydirip Mekke'nin dışındaki kayalıklarda, sirtinin yağları eriyinceye kadar güneş altında tutarlardi. Sahibi Ümmü Ammar demiri ateşte kızdırır, Habbâb'ın başını dağlar di. Habbâb bu durumu Peygamberimiz'e şikâyet etti. Resûlullah dua etti: "Ey Allahim, Habbâb'a yardım et." Ümmü Ammar başından bir derde tutuldu. Köpek ler gibi uludu. Başını dağlatmasını söylediler. Habbab geldi, kendi başının dağlandığı demirle o kadının başını dağladı. Allah (celle celâluhu intikamını almakta elbet kudret sahibidir.
- Tasavvuf, Allah Teâlâ'yı layıkıyla tanımak(marifet), O'na sağlam bir şekilde kulluk etmek, kulluğu da hayatı boyunca yapmaktır. Tasavvuf, güzel ahlâkı yaşamak içindir.
--reklam--
Tasavvuf ve Akıl İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Adından da anlaşılacağı gibi aklın tasavvuftaki yerini anlatıyor. Bir insanın zekasını kullanarak, düşünerek ulaşabileceği noktaların sınırlı olduğunu, zeka ile akıl arasındaki farkı, bilgiyi ilme dönüştürmeyi, insanın sahip olduğu kuvvetleri(şehvet,akıl,gazap) ve bu kuvvetleri nasıl kullanacağını, tasavvufa nasıl yaklaşmamız gerektiğini anlatıyor. Kafamdaki birçok soru işaretine son vermiş, huzursuzluktan ve bazı vesvese hallerinden kurtulmamı sağlamıştır. İnsanı derinden etkileyen, tasavvuf konusunda aydınlatan ve insanın tasavvufa yönelmesine vesile olabilecek, çok sevdiğim, hayranlıkla okuduğum ve ileride tekrar okumak istediğim bir kitap. Tabii tasavvuf ile ilim arasındaki bağı ve bu yolda ilerlemenin kurallarını dikkate almakta fayda var. Okumanızı kesinlikle tavsiye ederim. (Evren)
--reklam--
Tasavvuf ve Akıl PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Mehmet Ildırar - Tasavvuf ve Akıl kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Tasavvuf ve Akıl PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Mehmet Ildırar Kimdir?
1927 yılında Afyon'da doğdu. İlk ve orta öğrenimini afyon'da tamamladı. Daha sonra kuleli askeri lisesini kazandı, 1949 yılında aynı liseden mezun oldu. 1952 yılında ise Ankara harp okulundan teğmen olarak mezun oldu. 27 yıl askeri hizmette bulundu. Ekim 1971'de yarbay rütbesiyle emekli oldu. 1983 yılında Almayanya'ya yerleşti. Burada tasavvufi konularda sohbetler yaptı. Bu sohbetlerin büyük çoğunluğu Semerkand Yayınları tarafından kitaplaştırıldı.
--reklam--
Mehmet Ildırar Kitapları - Eserleri
- Görünmeyen Düşmanımız
- Ailede Saklı Cennet
- Tasavvuf Ve Nefis Terbiyesi
- Mürşid ve Mürid Hukuku
- Tasavvuf ve Tövbe
- Tasavvuf ve Akıl
- Günah ve Tövbe
- Tasavvufi Hayat Nasıl Başladı?
- Tasavvuf Sohbetleri 2 - İlim ve Amel
- Nefis Terbiyesi ve İlahi Huzur
- Risale-i Nurda Tasavvuf
- Tasavvuf ve Tarikat Nedir?
- Sûfî Mürid Derviş
- Mürşid-i Kamil Kimdir?
- Veliler Nasıl Terbiye Eder?
- Nefis Terbiyesi ve İlahi Huzur
- Aşk Muhabbet Cezbe
- Amel İbadet Kulluk
- Tasavvuf Sohbetleri 1
- Tasavvuf Sohbetleri 2
- Tasavvuf Sohbetleri 5 Nefis Terbiyesi ve İlâhi Huzur
- Hac ve Umrenin Faziletleri
- İşaretler Abdurrahman-ı Tâhî (K.s.) Muhammed Diyauddin (K.s.)
--reklam--
Mehmet Ildırar Alıntıları - Sözleri
- Allahu Teala'dan korkmak, O'nun emirlerine sarılmakla, haram kıldıklarından kaçınmakla olur. Şu halde Rabbimiz, kullarına yasaklanan hususları bildirdiyse, bunları yapmamak bize dünya ve ahirette ebedi saadeti kazandırır. Takva, haram olanlardan kaçmak anlamına geldiği gibi şüpheli olan şeylerden de sakınmayı gerektirir. (Tasavvuf Sohbetleri 2 - İlim ve Amel)
- ... Evlenecek kız ve erkekte karşılıklı denklik aranmalıdır. Bu denklik her şeyden önce ahlaki ve dini yönden olmalıdır... (Ailede Saklı Cennet)
- Demek ki, bu dünyada müslümanın başına gelen her musibet,bbu ateşe varmadan kendisini temizlemek içindir. Onun için, bir sıkıntı, musibet, meşakkat, keder, hüzün, darlık, hastalık başınıza gelirse, ' neden böyle oldu ? Benim ne günahım vardı ? ' demeyinz gönlünüzü Allahu Teala'ya döndürün, O'na yönelin. (Tasavvuf Sohbetleri 2 - İlim ve Amel)
- Tövbe, Allah'a giden yolun nurunu açan, kalplere nur saçan, günahlardan arındıran, kul olarak Rabbimiz'e rıza kapısını açan ibadetlerin başıdır. (Tasavvuf ve Tövbe)
- "Kalbe dur desem durmaz, mideye çalışma desem dinlemez. Ama gözün bakması ihtiyarımızdadır." (Aşk Muhabbet Cezbe)
- Nefis övülmek ister, ruh ise muhabbetle gülüp ağmamak ister. (Veliler Nasıl Terbiye Eder?)
- Taneyi toprağa atmak çiftçinin, bitirmek Allah’ın işidir. (Tasavvuf Sohbetleri 1)
- İnsan oğlu ölümü bilir, çevresindekilerin öldüğünü görür, ama sonu gelmeyen emeller ve dünyalık tamah ve hırsı ona ölümü unutturur. Böylece gaflet başlar hayat koşuşturmaca içinde devam eder gider. Oysa ölüm ve hayat müminin yolunda iki aziz nimettir. (Tasavvuf Ve Nefis Terbiyesi)
- Ey gözümün nuru Nurcu kardeş ve ehl-i tasavvuf sûfî kardeş! Sakın benim düştüğüm hataya düşmeyesiniz, meşrebimi methediyorum derken, diğer âlî ve kudsî meşrepleri küçümsemeyiniz. (Risale-i Nurda Tasavvuf)
- Evet; idrak lazımdır, idrak etmedikçe kemalatın kapısı açılmaz. (Nefis Terbiyesi ve İlahi Huzur)
- İman delil ister. (Tasavvuf Sohbetleri 2)
- İşte mü'min! Namaz ne güzel bir ibadettir. Allah'a götüren ne güzel bir ameli salihtir. Amma yüzüne vurulan namaz ibadet değil amel olur. Görünüşte rüku var, secde var, her şey var, amma deftere günah yazılır, utanılan bir namaz haline gelir. (Amel İbadet Kulluk)
- Allah Teâlâ şöyle buyurmaktadır: " Nefsani arzulara, kadınlara, oğullara, yığın yığın biriktirilmiş altın ve gümüşe, salma atlara, sağmal hayvanlara ve ekinlere düşkünlük insanlara çekici kılındı. Bunlar, dünya hayatının geçici menfaatleridir, halbuki varılacak yer, Allah'ın katındadır." (Al-i İmran 3/14) (Risale-i Nurda Tasavvuf)
- Bütün bu varlıkların arasında en mükemmel olarak halife sıfatı ile insanı yaratmıştır. Bu insan cin, şeytan ve nefsinden daha üstün ve daha mükemmeldir. Yani onların hakkından gelebilecek nice özellikleri vardır. Yeter ki insanoğlu o özellikleri, içindeki cevherleri ortaya çıkarabilsin. (Günah ve Tövbe)
- Gözlerde zina çakıyorsa kalbin zikirsizliğindendir. (Tasavvuf Sohbetleri 2)
- Hatem el- Esamm Hazretleri’nin şu sözü bu anlamı kuvvetlendirir: “Şu üç halde gönlünü temizle: 1-Organlarınla bir amel işlediğinde, Allah’ın sana baktığını hatırla!.. 2-Konuştuğun zaman, Allah’ın seni işittiğini hatırla!.. 3-Yapacağım bir ameli gönlünde gizlediğin vakit, Allah’ın seni bildiğini hatırla!.. Çünkü Allahu Teâla, “Şüphesiz ben sizinle beraberim, işitir ve görürüm.” buyurur. (Günah ve Tövbe)
- Görmek başka, tanımak başka. İstersen İmam-ı Azam kadar dinin hükümlerini bil, onları yetmiş sene oku, içinden birini alıp amel etmedikçe bu bildiklerin, yarın ahiret gününde senin aleyhinde delil olur. Neden bildiklerin ile amel etmedin ? denilir. (Tasavvuf Sohbetleri 2 - İlim ve Amel)
- Tasavvufun, insanı bir iklimden alıp diğer iklime taşıyan değiştirici ve geliştirici gücü sohbettir. Sohbet meclislerinde tek tek kemale erenler, ruh dünyası sohbetle yoğrulmuş güçlü bir toplum oluştururlar. (Tasavvuf Sohbetleri 1)
- Hataya düşme sıfatı, masanın üzerinde duran top misalidir. Masanın üzerine topu koysan hatta üflesen gider. Hataya meyletmek, topun üfleme hareketi kadar insana yakındır. İnsan bilgisiz ve acelecidir. (Veliler Nasıl Terbiye Eder?)
- Allah’ı huşû ile zikretme zamanın gelmedi mi? (Tasavvuf Sohbetleri 2)
Yorumlar
0 yorum