Kitap Künyesi

Yazar: Ebu'l A'lâ el-Mevdudi

Çevirmen: Kolektif

Yayın Evi: İnsan Yayınları

İSBN: 9789755742960

Sayfa Sayısı: 620

--reklam--

Tefhimu'l-Kur'an - 6.Cilt (Büyük Boy) Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

İnsanoğlu tarih boyunca ilahi mesaja muhatap olmuştur. Ardarda ve her kavme gelen Peygamberlerin, indirilen sahife ve kitapların hepsi tek bir mesajı iletmek istemiştir insana: Allah birdir ve O'ndan başka ilah yoktur. Yani "Tevhid", varlığın hayat kaynağıdır. Kur'an, insan tarihinin şahit olduğu bütün Peygamberlerin ve Kutsal Kitapların bu evrensel mesajını doğrulayan, tamamlayan son ilahi Kitaptır.

Şu halde insanoğlu, ilahi bilgi ve tebliği ancak bu kitabı okuyarak, onu anlamaya çalışarak öğrenebilir; ruhunu, dünyasını ve geleceğini aydınlatabilir.

İslam dünyasında yüzlerce tefsirin kaleme alındığını görüyoruz. Bu değerli tefsirler, Kur'an-ı Kerim'i çeşitli seviyelerde açıklayarak insanın ilahi tebliği anlamasına yardımcı olan eşsiz kaynaklardır....

--reklam--

Tefhimu'l-Kur'an - 6.Cilt (Büyük Boy) Alıntıları - Sözleri

  • Kıyamet günü insan mal mülk sahibi olmayacaktır.Bu bakımdan zalim zulmettiği kimseye borcunu ancak amelleriyle ödeyebilecektir.
  • Âd kavminin üstüne yedi gece, sekiz gün boyunca taş yağdıran bir fırtına isabet etmişti.
  • "Din zan değil, hakîkattir."
  • Hiç aklınız alıyor ve de kalbiniz tatmin oluyor mu ki, bu dünyadayken fesadın tohumunu ekmiş ve o fesat asırlarca sürerek diğer kuşakların da binlercesinin hayatını mahvetmiş böyle bir insan sıradan bir böcek gibi ölsün, yok olsun ve hiç kimse ondan yaptıklarının hesabını sormasın?
  • İnsan başıboş bırakılacağını mı sanır? Kıyâmet Suresi
  • İnsanlığın hidayeti , cebri ve tabiî kanunlara göre değil de vicdana ve şuura dayalı olarak düzenlenmiştir.
  • Hz. Aişe, "Herkesten önce Hz. Peygamber'e 'Rabbini gördün mü?' diye ben sordum. O da, 'Hayır! Ben Cibril'i gökten inerken gördüm' diye cevap verdi," demiştir.
  • Ey iman edenler, Cuma günü namaz için çağrı yapıldığı zaman, hemen Allah'ı zikretmeğe koşun ve alış-verişi bırakın. Eğer bilirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır. Cuma süresi 9. Ayet
  • Gerçek müslümanın söylediği sözle, yaptığı işin tutarlı olması gerekir. Ne söylüyorsa onu bizzat yaparak göstermelidir. Şayet yapmaya niyeti ve gücü yoksa, o zaman susmalıdır. Çünkü bir kimsenin yapmadığı bir şeyi söylemesi Allah katında en kötü amellerdendir.
  • "Bilin ki dünya hayatı, bir oyun, bir eğlence, bir gösteriş, aranızda bir övünme, mal ve evlâtta bir çokluk yarışından ibarettir. Tıpkı bir yağmur gibi ki bitirdikleri çiftçileri imrendirir, sonra kurumaya yüz tutar, bir de bakarsın ki sararmıştır, ardından da çerçöp haline gelmiştir. Âhirette ise ya çetin bir azap yahut Allah’ın bağışlaması ve hoşnutluğu vardır. Dünya hayatı sadece aldatıcı bir yararlanmadan başka bir şey değildir." /Hadid -20 Bu ayette insanoğlunun içinde yaşadığı hayatın geçici olduğu hatırlatılmaktadır. "Bu dünyadaki hayat ve bu hayat içindeki iniş ve çıkışlar geçicidir. Her ne kadar dünyada hoşunuza giden şeyler çok görünüyorsa da, aslında onlar hakirdir, asılsızdır ve aldatıcıdır. İnsanoğlu akılsızlığı yüzünden aldanmaktadır; zira onları elde etmeyi nihaî saadet zannetmektedir. Oysa bu dünyada ne kadar büyük fayda ve lezzetler elde edilirse edilsin, hepsi de sınırlı ve geçici bir hayat ile çevrelenmiştir. Ayrıca bu dünyada insanoğlunun hayat akışı, aniden tersine dönebilir. Ancak bu dünyanın aksine, ahiret hayatı ebedidir. Oradaki faydalar da, zararlar da çok kapsamlı ve süresizdir. Şayet Allah'ın mağfireti sizlere nasip olursa, Allah'ın rızası mukabilinde size verilen nimetler de, o derece büyük ve sonsuz olacaktır. Öyleki onların yanında bu dünyanın zenginlik ve ihtişamı bir hiçtir. Allah'ın azabına müstehak olanlar ise, zararlarının ne derece büyük olduklarını göreceklerdir. Çünkü bu dünyadaki hiçbir fayda, kazanç ve lezzet, ahirette sahip olunanların yanında bir değer taşımaz.
  • Allah Rasulü'nün ahlakını en güzel şekilde Hz Aişe'nin şu sözü tarif etmektedir. "Onun ahlakı Kur'an idi." Ahmed, Müslim, Ebu Davud, İbni Mace, Dârimi ve ilİbn-i Cerir lafzen çok az farklılıklarla bunu rivayet etmekteler. Bunun anlamı şudur: Resulullah (s.a) yalnızca Kur'ani talimatları insanlığa tebliğ etmekle kalmamış, o talimatları kendi zatında da tatbik ederek buna örnek olmuştur. Eğer Kur'an bir şeyin yapılması için emir vermişse, onu ilk önce kendi nefsinde uygulamış ve eğer bir şeyden men etmişse yine en fazla kendisi o şeyden sakınmıştır. Kur'an'ın fazilet olarak saydığı sıfatlarla muttasıf, kötü saydığı sıfatlardan da kendi uzak tutan idi. Başka bir rivayette yine Hz. Aişe şöyle anlatıyor: "O hiçbir zaman kendi hizmetinde bulunan birisini dövmemiş, hiçbir zaman bir kadına eli kaldırmamıştır. Allah için cihat'tan başka, hiçbir yerde hiçbir zaman kimse eliyle dahi vurmamıştır. Kendisi için kimseden intikam almamıştır. Fakat eğer bir kimse Allah'ın koymuş olduğu hudutları aşmışsa, o zaman Allah'ın rızası için ondan intikam almıştır. İki yoldan kolay olanı seçmek onun sünnetiydi. Ne var ki, kolay olan günah ise müstesna; o zaman ondan en uzak kalan O olurdu." (Müsned-i Ahmed)
  • "Gerçekten Allah'a ve Rasulü'ne karşı (onların koydukları sınırları tanımayıp) başkaldıranlar kendilerinden öncekilerin alçatılması gibi alçaltılmışlardır. Oysa biz apaçık ayetler indirdik. Kafirler için küçültücü bir azap vardır." Mücadele/5 İbn-i cerir bu ayeti şöyle yorumlamıştır; "yani bunlar Allah'ın koyduğu sınırlara ve kanunlara, farzlara karşı çıkarak başka kuralların uygulanmasını teklif ederler." Kadı Beydavi ise tefsirinde şöyle diyor; "yani Allah'a ve Resulü'ne karşı husumet beslerler ve onların koyduğu kurallar yerine kendileri için yine kendileri kurallar koyarlar. Ya da başkalarının koyduğu kurallara tabi olurlar"... Âlûsi Şeyhülislam Sadullah Çelebi'nin şu sözünü nakleder; "bu ayet Allah'ın kanunun yerine kendileri kural koyup bu kurallara kanun adını veren padişah ve hükümdarlara çok sert bir uyarıdır".... Bu kimselere Allah'ın emir ve kanunlarından bahsettiğiniz zaman hiddet duyarlar. Tıpkı şeriat kelimesini duyduklarında hiddetlenen Allah'ın lanetlediği kimseler gibi.
  • İslam toplumunda bir müminin hata yapması, toplumun kendisine olan güvenini sarsar ve ona bu ceza tek başına yeterli olur.
  • Allah'ın bir yandan din davasını öne sürüp, diğer yandan din düşmanlarıyla dostluk edenlerin imanına ihtiyacı yoktur.

--reklam--

Tefhimu'l-Kur'an - 6.Cilt (Büyük Boy) İncelemesi - Şahsi Yorumlar

--reklam--

Tefhimu'l-Kur'an - 6.Cilt (Büyük Boy) PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Ebu'l A'lâ el-Mevdudi - Tefhimu'l-Kur'an - 6.Cilt (Büyük Boy) kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Tefhimu'l-Kur'an - 6.Cilt (Büyük Boy) PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Ebu'l A'lâ el-Mevdudi Kimdir?

Mevdudi, 25 Eylül 1903 yılında Pakistan'ın Haydarabad Dekran bölgesinde doğdu. Hint Yarımadası'nın büyük alim yetiştiren ailelerinden birine mensup olan Mevdudi'nin babası, çocuğunu İngiliz eğitiminden uzak özel bir eğitimle yetiştirdi. Özel öğretmenlerden aldığı derslerle yetişen Mevdudi; İngilizce, Arapça ve Farsça öğrendi.

1920'de babasının vefatı üzerine çalışma hayatına atıldı ve 17 yaşında iken Hint Kıtası Müslümanlarının büyük ilgi ile izlediği el Camiat Gazetesi'nin yazı işleri müdürlüğüne getirildi. Daha sonra Tercüman'ul Kur'an adıyla bir gazete çıkarmaya başladı. 1941 yılında Cemaat-i İslâmiyye'yi kurdu ve 1976 yılına kadar bu teşkilatın liderliğini sürdürdü.

Ebû'l-A'la Mevdûdî, fıkıh, ekonomi, siyaset, tarih, siyer, sosyoloji, kültür tarihi ve Kur'an bilimleriyle ilgili önemli eserler yazdı ve bu eserleri dünyanın neredeyse bütün dillerine çevrildi. Yüzyılımızın en büyük bilginleri arasından yer alan Mevdûdi, 22 Eylül 1979'da Amerika'da tedavi gördüğü Buffalo Hastahanesi'nde vefat etti.

--reklam--

Ebu'l A'lâ el-Mevdudi Kitapları - Eserleri

  • Kur'an'a Göre Dört Terim
  • Gelin Müslüman Olalım
  • İslam'a Giriş
  • Gelin Bu Dünyayı Değiştirelim
  • Kur'an'ı Nasıl Anlayalım
  • Hicab
  • İslamda Cihad
  • Tefhimu'l-Kur'an - 1.Cilt (Büyük Boy)
  • Tefhimu'l-Kur'an - 2.Cilt (Büyük Boy)
  • İslami Kavramlar
  • İslâm'da İhyâ Hareketleri
  • Tefhimu'l-Kur'an - 3.Cilt (Büyük Boy)
  • Tefhimu'l-Kur'an - 7.Cilt (Büyük Boy)
  • Tefhimu'l-Kur'an - 4.Cilt (Büyük Boy)
  • Tefhimu'l-Kur'an - 6.Cilt (Büyük Boy)
  • Tefhimu'l-Kur'an - 5.Cilt (Büyük Boy)
  • Tarih Boyunca Tevhid Mücadelesi ve Hz. Peygamberin Hayatı
  • Sünnetin Anayasal Niteliği
  • İslam Davetçilerine
  • İslamda Siyasi Sistem
  • Hilafet ve Saltanat
  • İslam İnkılabının Süreci
  • Cihad
  • Açıklamalı Kur'an-ı Kerim Meali
  • İslamın Geleceği ve Öğrenciler
  • İslam'ı Anlamaya Doğru
  • Tevhid Bilinci
  • Siret-i Nebi (Arapça-Türkçe)
  • İslami Hareketin Ahlaki Temelleri
  • İslam'da Aile Hukuku
  • Fetvalar
  • Faiz
  • Müslümanların Temel Problemi ve Çözümü
  • İslam'ın Çağrısı
  • Cebir ve Kader Problemi
  • Fıtrat Bilinci
  • İslam Savaşçısının Ahlaki Stratejisi
  • İslam Medeniyeti
  • İslam'ın Anlaşılmasına Doğru
  • İslam'da İnsan Hakları
  • İslâmda Savaş Hukuku
  • İslam Nizamı
  • Tefhimu’l-Kur’an: Kısa Surelerin Tefsiri
  • Cuma Konuşmaları
  • Namaz Bilinci
  • İslam Ekonomisinin Temel İlkeleri
  • Barışın Yolu
  • Yeniden Diriliş Yolunda Engeller Öneriler
  • Tevekkül Bilinci
  • İman Bilinci
  • İslam ve Eğitim
  • Tefhimu'l-Kur'an Kur'an'ın Anlamı ve Tefsiri (7 Cilt Takım - Küçük Boy)
  • İslam ve Çağdaş Medeniyet
  • Modern Çağda İslami Meseleler
  • İslam ve Cahiliye
  • İslam'da Hükümet
  • Mücadele Bilinci
  • Tefhimu’l-Kur’an
  • Kur'an ve İnsanlık
  • Hitabeler
  • İslam Bilinci
  • Sünnet Bilinci
  • İslam Nazarında Doğum Kontrolü
  • İslamı Doğru Anlamak
  • Takva Bilinci
  • Günümüzde İslam
  • Kıyamet Bilinci
  • Ümmet Bilinci
  • Cahiliye Bilinci
  • Kur'an Bilinci
  • İnfak Bilinci
  • Sabır Bilinci
  • Devlet Bilinci
  • İslami Yaşama Biçimi
  • İslami Hareketin Dinamikleri
  • Müslüman Gençliğin Görevi
  • Müslümanca Yaşamak Üzerine
  • Salah ve Fesat
  • İslami Hareketin Stratejisi
  • İslam'da Ahlak Nizamı
  • Kur'an'da Firavun
  • İslam Hukukunda Sünnetin Yasal Konumu
  • İslam’da Yönetim Tartışmaları ve İnsan Hakları
  • Sünnetin Anayasal Niteliği
  • Dua Bilinci
  • Cihad Bilinci
  • Tarih Boyunca Tevhid Mücadelesi ve Hz. Peygamberin Hayatı 2. Cilt
  • İslam'ın İstikbalinde Talebeler
  • İslam Vahdeti ve Irkçılık
  • İslam Dinine İlk Adım
  • Kur'an'ın Dört Temel Terimi
  • Tefhimu'l Kur'an Meali
  • Tarih Boyunca Tevhid Mücadelesi ve Hz. Peygamberin Hayatı 1. Cilt
  • Tarih Boyunca Tevhid Mücadelesi ve Hz. Peygamberin Hayatı 3. Cilt

--reklam--

Ebu'l A'lâ el-Mevdudi Alıntıları - Sözleri

  • "Asra yemin olsun ki, insan Ziyan içindedir. Ancak inanıp Salih amellerde bulunanlar birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve sabır tavsiye edenler istisna." (Asr,1-2-3) (Tevhid Bilinci)
  • Kur'an-ı Kerim'de anlam ve sözcüklerin her ikisi de Allah'ındır. Bunlar olduğu gibi insanlara iletilmek üzere Resulullah'a indirilmiştir. Bu nedenle bunlara vahy-i metluv denilir. Vahyin diğer türü, yani "gayr-i metluv" niteliği, yapısı ve amacı bakımından bundan tamamen farklıdır. Bunlar Resulallah'a yol göstermek amacıyla inerdi. İnsanlara, Allah'ın sözleriyle değil, Hz. Peygamber'in buyruk, karar ve işleri olarak ulaşırdı. Bir kişi, Hz. Peygamber'e ilk tür vahiylerin geldiğini kabul ediyorsa, başka türlü bir vahyin de geldiğini niçin kabul etmiyor? Kur'an'ın mucizevi kelamı, bunun ilahi kelam olduğunu bize kanıtlıyorsa, peki Resul-u Muhterem'in mucizevi hayatı ve mucizevi işleri, Allah'ın rehberliğinin sonuçları olduğu konusunda bizi niçin ikna edemesin? (Sünnetin Anayasal Niteliği)
  • Ey Allah'ı zikreden ve O'na ibadet eden kimseler(!) boynunuza kölelik, zulüm halkasını geçirten sebep nedir? (İslami Kavramlar)
  • Hz.Ömer Sahâbîlere: “–Allah’ın yardımı ve fetih geldiğinde... diye başlayan Nasr Sûresi hakkında ne düşünüyorsunuz?” diye sordu. Bir kısmı: “–Yardım görüp fetih gerçekleşince Allah’a hamd ve istiğfar etmekle emrolunmaktayız.” dedi. Kimi de hiç yorum yapmadı. Ömer (r.a) bu sefer bana hitâben: “–Ey İbn-i Abbâs! Sen de böyle mi düşünüyorsun?” dedi. Ben: “–Hayır!” dedim. “–Peki, ne diyorsun?” diye sordu. Ben de: “–Bu sûre, Efendimiz’in(sav) ecelinin geldiğini kendisine haber verdi. Allah’ın yardımı ve fetih sana gelince -ki, bu Sen’in ecelinin geldiğinin alâmetidir- Rabbini hamd ile tesbih et, bağışlanma dile! Çünkü o tevbeleri kabul edendir.” buyruluyor dedim. (Tefhimu'l-Kur'an - 7.Cilt (Büyük Boy))
  • Hidaye'de mesele şu şekildedir. "Kitabi kadınlarla evlenmek caizdir fakat evlâ olan zaruret bulunmadıkça onlardan evlenmemek ve kestiklerini yememektir. Harp ehli kitabî kadınlarla evlenmek icma ile mekruhtur çünkü bu şekil evlenme ile erkeğin kadınla beraber diyar-ı harpte yaşaması ihtimali ve dolayısıyla doğacak olan çocukların kafirlerin ahlakından etkilenmeleri söz konusu olacağı için fitne kapısı açılmış olur." (Modern Çağda İslami Meseleler)
  • İman, istek ve histen ibaret değildir. Ancak kalpte yerleşip amelde kendini gösterendir.. (İslamda Cihad)
  • "Gidilecek yeri aynı olmayanların hayat yolu nasıl bir olabilir ki? (Takva Bilinci)
  • Dünya'da hiç bir yer yoktur ki orada Müslümanların yerleşim yeri olmasın ve orada ezan okuyarak Resulullah'ın risaleti ilan edilmesin.Namazda da Resulullah'a salavat getirilir.Cuma hutbesinde de Resulullah zikredilir.Senenin on iki ayının hiçbir günü ve günün 24 saatinin hiç bir ânı yoktur ki yeryüzünde bir yerde Resulullah zikredilmesin.Bu, Kur'an'ın doğruluğunun açık ispatıdır. (Tefhimu'l-Kur'an - 7.Cilt (Büyük Boy))
  • 'İlimden kendilerine çok az pay verilmiş insanların, nizam koyma, kanun yapma yetkilerini kendilerinde görmeye kalkmaları, sonu cehennem olan bir tağutluk iddiası olduğu gibi fazlasıyla gülünçtür de.' (İslâm'da İhyâ Hareketleri)
  • "Hevasını kendisine ilâh edinen kimseyi gördün ya. Allah, onu bir ilim üzerine şaşırtmış kulağını ve kalbini mühürleyip gözüne de bir perde çekmiştir. Artık ona Allah'tan başka kim hidâyet edebilir? Hâlâ düşünmez misiniz? (Ayet;23) (Takva Bilinci)
  • Ikinci Bölüm: İkinci bölüm ise, İslam'a hizmet et meye gönül vermiş askerleri yetiştiren bir atölye olacak ur. Bunların köşe taşları iffet ve dolandırıcılıktan uzaklık olan erdemli bir ahlakla bezenmeleri gerekir. Ayrıca bakış lanı kesinlikle soylu gayelerinden başkasına yönelmeme lidir. Şiarları, bu gaye uğrunda fedakârlık ve çaba göster mek olmalıdır. İşinde sade, sıkı ve istikrarlı olmakla tanınan fertlerden oluşan bu genç gruptan, hedeflenen devrim par tisinin çekirdeği oluşacaktır. İşlerinde ve davranışlarında nizamın, kardeşliğin ve dayanışmanın ruhu onlara hâkim olur, öyle ki insanlar onlarda, iki ayağı üzerinde yürüyen İslam'ı görür. (Müslümanların Temel Problemi ve Çözümü)
  • İslâm nizâmı, gayri meşru parayla kurulamaz. (Gelin Bu Dünyayı Değiştirelim)
  • İnsana bedeni varlığı için değil de ahlaki sıfatları için insan denilmektedir. (Mücadele Bilinci)
  • Nitekim hakikati bilmek için bizzat Allah'ın ilmi kâfidir. (Tefhimu'l Kur'an Meali)
  • İmanın İslam ile olan ilgisi, ağacın tohumla olan ilgisi gibidir. Tohumun içerdiği güzellikler, ancak o tohumdan gelişen ağaçta gözlenebilir. Öyleki ağacı iyice incelediğiniz zaman tohumda olan tüm özellik ve güzellikleri rahatlıkla görebilirsiniz. (Mücadele Bilinci)
  • Siz bir Müslümanın ahlâk ve karakterini iyice kavrarsınız, bir Müslümanın hiçbir zaman dünyada rezil , mahkum ve mağlup olarak yaşamayacağına yürekten inanırsınız. Bir Müslüman her zaman galip ve hakim olarak yaşar , çünkü İslâm'ın onda yaratmış olduğu özellikler hiçbir güç bastıramaz. (İslam'a Giriş)
  • Bir kulun Rabbine en yakın anı, secde ettiği andır. (Tefhimu’l-Kur’an: Kısa Surelerin Tefsiri)
  • Gözler O'na ulaşamaz. Ancak O, gözlere ulaşır. O, her şeye derinlemesine nüfuz eder ve her şeyden haberdardır. (Tefhimu'l Kur'an Meali)
  • Ben sizden birini, Allah'ın bana havale ettiği bir devlet işi için vergi memuru olarak gönderiyorum da geri döndüğünde bana; 'Şu mal devlet malı, şu da bana verilen hediyedir' diyor. Bu doğru olsaydı, acaba babasının anasının evinde otururken de kendisine böyle hediyeler verilir miydi? (Fetvalar)
  • İslam, imanın fiiliyata aktarılmış halidir. (Mücadele Bilinci)