Kitap Künyesi
Yazar: Brenda Joyce
Çevirmen: Melda Dinçel
Orijinal Adı: A Dangerous Love
Yayın Evi: Pegasus Yayınları
İSBN: 9786053431503
Sayfa Sayısı: 400
--reklam--
Tehlikeli Aşk Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Bir Çingene'nin tehlikeli takıntısı...
Bir İngiliz'in tehlikeli arzusu...
Yasaklardan doğan tehlikeli bir aşk...
Küçük yaşta Roman köklerinden koparılıp varlıklı ve güçlü bir asilzade olarak yetişen Vikont Emilian St Xavier, içindeki Çingene'yi bastırmakta ve hakkındaki dedikoduları umursamamaktadır. Ancak Romanlar, annesinin İngilizler tarafından öldürüldüğü haberiyle kasabaya gelince Emilian'ın dünyası yerle bir olur.
De Warenne ailesinin ayrıcalıklı bir üyesi olan Ariella yaşıtlarının aksine sosyete, moda ve evlilikle ilgilenmeyen radikal bir düşünür ve gezgindir. Ta ki Romanlar Rose Hill'de kamp kurana ve Ariella onların karizmatik lideri Emilian'ın çekimine kapılana kadar… Emilian intikamı için mükemmel bir araç olarak gördüğü Ariella'yı kendisinden uzak durması konusunda uyarsa da genç kadın ona karşı koyamamaktadır. Ariella tehlikeli aşkı uğruna sonuna kadar savaşabilecek midir?
"Joyce, bu yeni de Warenne romanında da kendine has ateşli ihtirası, vahşi kaçamakları ve unutulmaz karakterleri harmanlamış. Kolay kolay unutamayacağınız bir hikâye…"
-Romantic Times Book Reviews-
"Brenda Joyce yine yeteneğini konuşturarak macera, yürekten tutku, değişen kaderler ve soluk kesici, dram dolu bir de Warenne hikâyesi örmüş."
-Fresh Fiction-
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Tehlikeli Aşk Alıntıları - Sözleri
- -"Herkesi iyi giydirebilirsin ama onlara nasıl davranacaklarını öğretemezsiniz. İyi huyları satın alamazsın."
- - "Ve ben sinir bozucuysam, sen de dayanılmazsın. Bu yüzden bu kadar uyumluyuz."
- -"Tanıdığı kimsenin yatak odasında kitaplık yoktu. Ama Ariella'nınkı ağzına kadar doluydu. Çok garipti. Yoksa değil miydi?"
- "Ariella, seni daha önce üzdüm. Bu yeterli. Bu gece özür dilemek için geldim ama açıkça görülüyor ki, gelmemeliydim." derin bir nefes aldı. "Artık kendime güvenmiyorum." Ariella gülümsedi. "Ben sana güveniyorum." "Tehlikeli bir düşünce..." Ariella yanından geçerken duraksadı. 'Emilian? Fark etmediysen diye söylüyorum :Senden nefret etmiyorum, hiçbir zaman da etmeyeceğim. "
- Ariella göz yaşlarını sildi. "Ona aşığım." Babası onu inceledi. -"Senin için seçeceğim bir adam olmazdı." -"Roman olduğu için mi?" -"Hayır, yaralı bir aslana benziyor ve yaralı hayvanlar her fırsatta etraflarına saldırırlar. Onlardan daha tehlikelisi yoktur."
- “Müziği vücudunda, teninde hissedebiliyor musun?” diye fısıldadı Emilian. “Damarlarında hissedebiliyor musun?” Bakışları merak doluydu. “Orada dolaşıyor, ihtiyaçla, tutkuyla.” Dudakları büküldü. “Bir Çingene’yi öpmek ister misin?”
- Küçümsemeleri ve nefretleri Raiza’yı öldürmüştü. İntikam alınmalıydı. De Warenne Malikânesi’ne bakıyordu. De Warenne kızı masumdu ama o da onlardan biriydi. Hatta güzelliği, kökleri ve mal varlığıyla İngiliz toplumunun bir aynası gibiydi.
- Emilian’a baktı. Ondan nefret etmiyordu ama bunu ona söylemeye niyetli değildi. “Özür dilerim,” dedi genç adam belli belirsiz. Ariella dünyanın durduğunu hissetti. “Ne?” “Özür dilerim, dedim. Buraya özür dilemek için geldim. Çok pişmanım.” Ariella kalakalmıştı.
- “Annem bir Roman ama babam St Xavier’di.” Ariella’nm nefesi kesildi; şimdi Woodland’le olan bağlantısını ve sanki ev onunmuş gibi Ariella’yı eve götürmesini anlayabiliyordu. “St Xavier ailesinden misin?” Otoriterliği, kusursuz tavırları ve konuşmasını şimdi anlamlandırabilmişti. Gözü eline takıldı ve armalı zümrüt yüzüğünü gördü. “St Xavier’sin!” Emilian eğildi. “Vikont St Xavier, emrinizde.” Emilian’a boş boş baktı; aklından binlerce şey geçiyor, olanları anlamlandırmaya çalışıyordu. “Ama kumpanyayla beraber gibiydin.” Romence kumpanya demesiyle, Emilian’m gözleri yumuşadı ve dudakları kıvrıldı. “Evet, öyleydim. Bana bir haber vermek için geldiler. Tanıştığımızda, kampa daha yeni varmıştım.”
- “Ne garip...” dedi Cliff. “Rose Hill’de bir Çingene numarası yaparken unvanınızı söylemeyi unutmuştunuz.” “Annem bir Roman,” dedi Emilian karşılığında. “Ben melezim. Numara yapmıyordum.”
- Ariella o kadar aptal mıydı? Emilian sonunda onu sevdiğini söylediği için havalarda uçuyordu ve onun çocuğuna hamileydi. Ariella’nm gözleri parladı. “Başka bir itiraf daha bekleyeceğim,” dedi. Emilian’a doğru eğildi ve dudaklannı yanağına sürttü. “Ben Özgür ve güçlü bir kadınım. Roman hayatı beni yoramaz.” “Bu da ne demek?” diye sordu. “Bu, evet, seninle evlenirim demek.”
- Genç papazın tombul karısı, kilisedeki heyecanla şaşkına dönmüştü. Papaz Ariella’ya döndü. “Ve sen, Ariella de Warenne, bu adamı hastalıkta sağlıkta, iyi günde, kötü günde, ölüm sizi ayırana kadar kocan olarak kabul ediyor musun?” Emilian’la göz göze geldiler. Genç adamm tavırları biraz ağırbaşlı ve biraz sertti. Daha önce bu kadar kararlı bir adam görmemişti, özellikle de kendi düğününde. Ariella hakkında şüpheleri mi vardı? Bu bir şeyi değiştirir miydi? Yolculukları başlamıştı ve artık hiçbir şey, hiç kimse onları durduramazdı. “Ariella?” diye sordu Emilian. Ona gülümsedi. “Bu adamı ölüm bizi ayırana kadar kocam olarak kabul ediyorum.” Emilian’m gözlerinden, rahatladığı belli oluyordu.
- Daha hızlı koşmaya başladı. Ama ağaçlıklara ulaşamadan Ariella ağaçların arasından göründü, topallıyordu. Üstü başı kirlenmiş, çamurlanmıştı, bluzu da yırtılmıştı. Emilian korku içinde kalakaldı. Ona ne yapmışlardı böyle? Ariella tökezledi ve kollarını uzattı. Emilian hemen ona koşup Ariella’yı yakaladı. “İyi misin?” diye sordu boğuk bir sesle. Ariella kollarında titriyordu. “Şimdi bir Roman olmanın ne demek olduğunu biliyorum,” dedi
- Stevan’dı. Dayısının çadırdan çıktığım fark etmemişti, ayağa kalktı. Dayısıyla göz göze geldiği anda anladı. Hayır, dedi içinden panikle. “Bebeği kaybettik, Emilian.” Kafasını sallayarak geri çekildi; o kadar kötüydü ki ağlamak üzereydi. “Peki Ariella?” “Dinleniyor. İyileşecek.” Öyle miydi? Gözünden bir damla yaş düştü. Onu Woodland’e göndermediği için çocuklarını kaybetmişlerdi
- Ne yapıyordu böyle? Mezar taşma uzandı, Raiza’nın sevgi dolu görüntüsü tekrar gözünün önüne geldi. “Ben Roman değilim,” diye fısıldadı kendi kendine. “Ben didikoiyım. Ben melezim.”
--reklam--
Tehlikeli Aşk İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Okuduğum ilk brenda joyce kitabıydı. Ama seriye sondan başlamış oldum. Kitab zor ilerledi cunku Emillian sürekli saçma sebeplerle kacti, Ariella ise gurusuz gibi sürekli bitmeyen iyiniyetle kovaladı. (Esma Kocaağa Ay)
Selam millet De Warenne serisinin 9. Kitabından herkese merhaba Ben Brenda Joyce kitaplarını Kitapyurdundan toplu aldığımdan hiç bakmamıştım çünkü içinde 8. Kitap yok hemen aldım tabi onu da ama o gelene kadar ben 9. Kitabı bitirdim bile @illekitaplahistoricalokuyoruz için her ay historical okusak da yaz aylarının gelmesi ile grup biraz tatile girer gibi oldu ve ben iki aydır okumayınca baya özlediğimi fark ettim Kitabın konusuna gelecek olursak Vikont Emilian yarı İngiliz yarı Romandır. Küçükken annesinden alınıp babasının yanına Woodlanda getirilir ve babasının yerine geçebilmesi için yetiştirilir. Vikont olsa bile sosyeteden her zaman Roman yani çingene olduğu için dışlanır. Her ne kadar umursamıyorum dese de içinde derin yaralar açılır. Bu yaralara bir de Gacolar tarafından annesinin öldürüldüğünü duyunca bir yenisi daha eklenirken tam nefretinin karşısına Cliff De Warenne'in hikayesini okurken gördüğümüz küçük kızı Arielle çıkar. Her ne kadar tek istediği kitap okumak seyahat etmek olsa da De Warenne aşkı sonunda Arielle'yi de bulur. Ama aşk konusunda en çok Arielle çekti bu kitapta. İngilizlerden intikam alacam derken Arielle derin ızdıraplada giriyor. İntikam mı aşk mı onu görüyoruz. Kitabın yorumuna gelecek olursak Allahım bir ara kitabın içine girip yeter artık Arielle otur şurda diye bağırmak istedim yani son sayfaya kadar kızdan kaçmak ne Kız aşkına, arkadaşlığın, dostluğunu her şeyine sahip çıkarken sendeki bu gurur ne Emilian aşırı gıcık oldum. Bir dur bir bak bu kız senin için neler yapıyor. De Warenne ailesini okumayı çok özlemişim. Seri bu kitapla başka bir boyut kazanmış. Geçmiş de okuyuğumuz karakterin artık çocukları var ve onlarda içinde geçince ayrı mutlu oluyorum Sizlere alıntı bırakacak kaçıyorum #alıntı "Ariella, seni daha önce üzdüm. Bu yeterli. Bu gece özür dilemek için geldim ama açıkça görülüyor ki, gelmemeliydim." derin bir nefes aldı. "Artık kendime güvenmiyorum." Ariella gülümsedi. "Ben sana güveniyorum." "Tehlikeli bir düşünce..." Ariella yanından geçerken duraksadı. 'Emilian? Fark etmediysen diye söylüyorum :Senden nefret etmiyorum, hiçbir zaman da etmeyeceğim. #tehlikeliaşk (Tuğçe Akıllıoğlu)
de Warenne serisinin 9. kitabı. Artık kitaplardaki karakterlerin çoğunu tanıyorum. Bu kitapta baş kahramanlarımız Emillian ve Ariella idi. Ariella'nın küçüklüğünden çok hoşlanmamıştım ancak büyüyünce dönüştüğü kadından hoşlandım. Hiçbir zaman yalan söylemedi, numaralar yapmadı. Ne istediyse açıktı her zaman. Emillian ise yarı çingene yarı ingiliz karakterimiz. Çok acılar çekmiş bütün kitapta bunu görüyoruz ancak kitap boyunca acısını Ariella'dan çıkardı. Sonuna doğru yaklaştığımda bile düzelmedi hiçbir şey ve neredeyse bütün umudum bitiyordu. Emillian'nın kabullenmesi çok uzun sürdü, herkes gördü o görmedi. Güzel bölümlerin biraz daha uzun olmasını isterdim. Bu kitapta yine en sevdiğim karakter Cliff oldu. Harika bir baba olmuş. Cliff'in her zaman yeri başka bende. (Ceren Çetinkaya)
--reklam--
Tehlikeli Aşk PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Brenda Joyce - Tehlikeli Aşk kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Tehlikeli Aşk PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Brenda Joyce Kimdir?
Brenda Joyce, 49'dan fazla romanı ile New York Times ve USA Today'ın en çok satan yazarlarından biri. İlk romanı Masum Ateş ile En İyi Batı Romantizmi ödülünü kazandı. İlerleyen zamanlarda En İyi Tarihi Romantizm ve iki kez Yaşam Boyu Başarı Ödülü kazandı. Romanları 14 milyondan fazla baskı yaptı ve bir düzineden fazla ülkede yayımlandı.
--reklam--
Brenda Joyce Kitapları - Eserleri
- Maskeli Balo
- Bir Avuç Aşk
- Gönülçelen
- Gülün Sözü
- Kaçak Gelin
- İmkansız Aşk
- Kusursuz Gelin
- Aşka Yelken Açanlar
- Yemin
- Tehlikeli Aşk
- Oyun
- Düşler Evi
--reklam--
Brenda Joyce Alıntıları - Sözleri
- Rex, “Sen de benim hayatımı kurtardın, Blanche,” diyerek onu şaşırttı. Blanche bir zamanlar Rex‟in varlığının bir parçası olan o insanlardan uzak, yapayalnız hayatı hatırladı ve gözleri yaşlarla doldu. “Bir daha asla yalnız kalmayacaksın.” “Biliyorum.” Rex‟in gözlerindeki bakışlar değişip için için yanan bir kora dönüştü. Blanche vücudunun sızlamaya başladığını hissederek dudaklarını yaladı. “Akşam yemeğini odamızda almaya ne dersin, sevgilim?” diye sordu usulca. Sör Rex gülümsedi ama bir yandan da ona doğru eğilip burnunu göğüslerine sürtmeye başlamıştı. “O çingene sana zihin okumayı da mı öğretti yoksa?” diye sordu başını kaldırmadan. (Kusursuz Gelin)
- -"Senin neyin var?"diye sordu Tyrell. Cliff parmaklarıyla masada ritim tuttuğunu yeni fark ediyordu. "Hiçbir şey" -"Galoptan fırlamaya hazır yarış atı gibi duruyorsun." (Aşka Yelken Açanlar)
- Emilian’a baktı. Ondan nefret etmiyordu ama bunu ona söylemeye niyetli değildi. “Özür dilerim,” dedi genç adam belli belirsiz. Ariella dünyanın durduğunu hissetti. “Ne?” “Özür dilerim, dedim. Buraya özür dilemek için geldim. Çok pişmanım.” Ariella kalakalmıştı. (Tehlikeli Aşk)
- Eleanor dehşete kapılmıştı. “Nasıl böyle bir şey düşünebilirsin? Bizi unutmak mı?” diye tekrarladı. “Ne bizi ne de seni asla unutmayacağım! Bana söz ver Sean, özgürlüğüne kavuştuğunda..” Sean onun sözünü kesti. “Hayır!” diye haykırdı. “Hayır!” Afallayan Eleanor onun yüzüne baktı. “Seni unutmamı isteme benden,” diye yalvardı çaresizce. “Ağlama!” Sean parmaklıkların arasından elini uzattı. “Böylesi çok daha iyi olacak.” (Kaçak Gelin)
- Ariella göz yaşlarını sildi. "Ona aşığım." Babası onu inceledi. -"Senin için seçeceğim bir adam olmazdı." -"Roman olduğu için mi?" -"Hayır, yaralı bir aslana benziyor ve yaralı hayvanlar her fırsatta etraflarına saldırırlar. Onlardan daha tehlikelisi yoktur." (Tehlikeli Aşk)
- Burası çok karanlık ve gittikçe soğuyor... (Düşler Evi)
- "Söylesene tatlım, Liam gibi güçlü ve zengin bir adam, politik açıdan hiçbir önemi olmayan, değersiz bir yük taşıdığı aşikar olan, ufak Fransız gemisini neden ele geçirsin?" "Bilmiyorum." "Çünkü o yük sadece başkaları için değersizdi Katherine. Liam için kesinlikle değersiz değildi. Onun için paha biçilemezdi." (Oyun)
- Muhteşem bir kırmızı gül... Genç kadın şaşırarak duraksadı. Sersemlemiş bir halde Stephen 'a baktı; genç adam tembelce ona bakıyordu. "Bunu nereden buldun?" "Tuhaf bir durum değil mi? Kış ortasında bir gül. Senin için, benden bir hediye" (Gülün Sözü)
- "Neredeyse kazanacaktım" "Zaferin yanına bile yaklaşamadın Bayan Hugnes. Yaklaşamayacaksın da. Eğer benimle savaşmak istiyorsan o başka." "Bir gün senin mezarının üzerinde keyifle dans edeceğim, adi herif" "Ona ne şüphe." (Bir Avuç Aşk)
- Düğün gününde tüm gelinler aşıktır... (Aşka Yelken Açanlar)
- - "Ve ben sinir bozucuysam, sen de dayanılmazsın. Bu yüzden bu kadar uyumluyuz." (Tehlikeli Aşk)
- "-Sarhoş olmayacağına söz vermiştin!" -"Olmadım ki, Alekşandra, yemin ederim tek bir damla bile viski içmedim" -"Leş gibi viski kokuyor ve sallanıyorsun, baba." dedi Alexandra. -"Tek bir damla bile vijki ijmedim"dedi babası dili sürçerek. "Jindi, jin!" (İmkansız Aşk)
- Erkekler akıllı kadınlardan hoşlanmaz ... (Aşka Yelken Açanlar)
- -"Yalnızlık ödenecek küçük bir bedel." (Yemin)
- " Aşkın mantıkla ilgisi yoktu ve asla da olamazdı; mantığa tamamen ters düşen bir kavramdı. Aşk zihin gücünde değil, yürek gücündeydi. " (Gülün Sözü)
- “Neden bana iyilik yapıyorsunuz?” “Ben kötü bir adam değilim,Alexandra. İddia ettikleri gibi kalpsiz de değilim.” (İmkansız Aşk)
- “İnsan doğası gereği, zaman zaman aramızda tartışmalar da yaşanacak. Az önce şahit olduğum öfke bunun bir ispatıysa kimi zaman hararetli tartışmalar da yapabiliriz. Ama bu ne birbirimize verdiğimiz yemini ne de kalbimdeki duyguları değiştirebilir.” (Kusursuz Gelin)
- “Ne kadar tuhaf,” dedi. Devlin durdu ama dönmedi. “Aşk ile nefret bir paranın iki yüzüdür derler. Bunun ne demek olduğunu anlamazdım.” Devlin daha da sert görünüyordu, dönüp kadına baktı. Virginia acı acı gülümsedi. “Dün gece sevinç ve aşkla kendimi sana verdim.” Devlin yüzünde ve gözlerinde hiçbir ifade olmaksızın ona bakıyordu. “Bugün senden sadece nefret ediyorum.” Virginia bu acı sözleri söylerken bile pişmanlık duyuyordu, böyle zalim sözler ettiği için kendinden de nefret ediyordu. Devlin’in yüzü çarpıldı ve başını eğdi. “Bu hakkındır. İyi günler, Virginia.” Çıkıp gitti. (Bir Avuç Aşk)
- Genç papazın tombul karısı, kilisedeki heyecanla şaşkına dönmüştü. Papaz Ariella’ya döndü. “Ve sen, Ariella de Warenne, bu adamı hastalıkta sağlıkta, iyi günde, kötü günde, ölüm sizi ayırana kadar kocan olarak kabul ediyor musun?” Emilian’la göz göze geldiler. Genç adamm tavırları biraz ağırbaşlı ve biraz sertti. Daha önce bu kadar kararlı bir adam görmemişti, özellikle de kendi düğününde. Ariella hakkında şüpheleri mi vardı? Bu bir şeyi değiştirir miydi? Yolculukları başlamıştı ve artık hiçbir şey, hiç kimse onları durduramazdı. “Ariella?” diye sordu Emilian. Ona gülümsedi. “Bu adamı ölüm bizi ayırana kadar kocam olarak kabul ediyorum.” Emilian’m gözlerinden, rahatladığı belli oluyordu. (Tehlikeli Aşk)
- Sean tek dizinin üzerinde yere çöktü. “Bunu hak etmesem de bana kanm olma lütfunda bulunur musun? Sana değer vermeme, seni el üstünde tutmama ve hayatımın sonuna dek sevmeme izin verir misin? Çocuklanmı doğurup evimi çekip çevirir misin? Aklımı başıma toparlamakta bundan daha erken davranmadığım için beni affeder misin?” (Kaçak Gelin)
Yorumlar
0 yorum