Kitap Künyesi
Yazar: Jilly Pitkeathley
Yazar: David Emerson
Çevirmen: Emrah Saraçoğlu
Yayın Evi: Yakamoz Yayıncılık
İSBN: 9786053846567
Sayfa Sayısı: 355
--reklam--
Tek Çocuk Sendromu Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Geniş bir yelpazeden 60 tek çocuğun deneyimlerinden yola çıkan ve kendileri de birer tek çocuk olan Jill Pitkeathley ile David Emerson, tek çocukların karşılaştıkları sorunları ve onların yetişkinler olarak bu sorunlarla nasıl başa çıkmayı öğreneceklerini açıklığa kavuşturuyorlar.
Tek çocuğu farklı yapan nedir?
Tek çocuğun ebeveynlerine karşı her şey olmak yönündeki sorumluluk hissinin sonuçları nedir?
Tek çocuklar genelde hep yalnız olduklarını hissederler, hatta sevdiklerinin yanında bile; bu durumda kalıcı ilişkiler kurmaları nasıl mümkün olur?
Ailelerin tek çocuk sahibi olma eğilimi gösterdikleri günümüzde, bu kitap acil ve gittikçe büyüyen bir ihtiyaca karşılık veriyor. Bu her tek çocuk ebeveyni yahut eşinin okuması gereken bir kitap, bunun yanında tek çocuğun ilişkileri, arkadaşları ve işi konusunda da son derece kendine has bir acil yardım kılavuzu.
"Okumuş olduğum en iç rahatlatıcı kitaplardan biri."
-Virginia Ironside, 'The Independent'-
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Tek Çocuk Sendromu Alıntıları - Sözleri
- “Geniş ailelerden gelen partnerler seçmek suretiyle asla yalnız kalamayacakları bir hal yaratabilirler.”
- “Sonuç, diğer çocuklardan ziyade yetişkinlerin yanında rahat eden huzursuz bir çocuktur.”
- ''İsyan etmek ve böylelikle kendi karakterlerini bulmak için çocukların güçlü ebeveynlere ihtiyacı vardır. Şayet evlilik sallantıdaysa, ebeveynlerden biri hastaysa, eğer çocuğa fazla yatırım yapılmışsa ya da ebeveynler fazla hoşgörülüyse ortada isyan edilecek bir şey yoktur, ergen bu durumda isyan etmeyebilir.''
- “Bana daha belirgin gelen şey şu yalnız figürdür -hep tek başına. Yalnızlığa duyulan şu ihtiyaç.”
- ''Tipik olarak, mevzubahis kişi profesyonel, pratik ve sosyal durumlarda akranlarına göre çok daha maharetli ve rahattır; ancak duygusal taleplerle karşılaştığında görece deneyimsiz, hatta düpedüz acemi olduğu ortaya çıkar.''
- “Sanıyorum ki tek çocuklar birazcık daha ciddidirler. Belki diğer insanların hislerine karşı daha duyarlıdırlar, bilinçleri yerindedir ve diğer çocukların asla görmedikleri ve burunlarını sokmadıkları durumların daha çok farkındadırlar.”
- “Kardeşlerinizi ve ebeveynlerinizi izlemek suretiyle, her iki tarafa dair bilginiz aracılığıyla ebeveynlerinizin eylemlerinin haklı olup olmadığını yargılayabilir ve anne-babanızın yanılma payıyla ilgili gerçekçi bir yargıya ulaşabilirsiniz: Her zaman haklı değiller -bu demektir ki benim hakkımdaki yargıları da her zaman haklı değil- demek ki ben de her zaman haksız değilim.”
- “Bir ilişkinin tamiri ilk bakışta imkansız görünür, ancak ne zaman ki ilgilenmeleri gereken iki çocukları olur, o zaman her bir eş eğer yapabileceklerse, ilişkiyi kurtarmak için çaba göstermeleri gerektiğini hissetmeye başlarlar.”
- “Onlara ait olan, sadece kendilerine ait olan eşyalarla doldurulmuş olabilir. O eşyalara yapılacak bir şey sadece onların rıza göstermesi durumunda yapılabilir. Eşyalarını ödünç alacak ya da yerinden oynatacak kardeşler yoktur ortalıkta. Tek çocuklar diğer insanların kendi alanlarını düşüncesizce düzenlemelerine karşı kızgın bir içerleme geliştirebilirler.”
- “Tüm tek çocuklarımız başka hiçbir çocuk civarda değilken vakit geçirmek zorundaydılar. Bu kayıp arkadaşların yerini en fazla tutan şey, hayal güçlerini kullanmaktı. Bunun aldığı en yaygın biçimlerden biri de hayali arkadaş yahut arkadaşlar yaratmaktı.”
- “Suçlanacak başka biri olduğunu bildiğimde bile, parmağımla işaret etmeyi çok zor buluyorum -bu hiç de olgunca değil, ‘yanlış’, bu sizin yapacağınız bir şey değil. Sanırım böyle bir ebeveyn sesi geliyor kulaklarıma ve sanırım, başkalarını suçladığım zaman kendimi bir bebek gibi hissediyorum.”
- “Tüm nimetlerin size ait olma hakkını elinizde bulundurduğunuza dair inancınız, birçok şeyin sadece size ait olduğu bir tecrübeden kaynaklanır -rekabet yoktur. Başka insanlar da bunu anlamakta zorlanabilirler; yani bunun küstahlık ya da dünyaya atılmış kızgın bir çığlık olmadığını -bu tek çocuğun haklarının doğal bir ifadesidir: Dünya böyledir işte. Nimetlerin, hediyelerin ya da ekstra yemeklerin alayı tek çocuğa gider. Bu açıkmış gibi görünebilir; ancak tek çocukları anlamak bakımından önemlidir. Paylaşmanın olmayışı, tek çocukluk deneyimi açısından temeldir.”
- “Tek çocuklar hayal güçleri yoluyla kendi kendilerini eğlendirmek konusunda erken yaşlardan itibaren yetenekli hale gelirler.”
- “Ayrışıklık hissi tek çocuklar tarafından fazlaca hissedilir ve çocukluk boyunca bununla baş etmek için stratejiler icat edilir. Peki, bu yetişkinliğe geçtiklerinde davranışlarını nasıl etkiler? Bu her zaman tek başına olma hissi ne gibi sonuçlar yaratır? Buna yaygın olarak verilen iki yanıt vardır. İlki bir alan ihtiyacı, ikincisiyse bağlanma konusundaki zorluklardır.”
- ''Sanki bu çocuklar 'normal' bir isyana kalkışamıyorlarmış da gerçekleşmesini istedikleri değişimler için başka yollar buluyorlarmış gibidir vaziyet. Bazıları birdenbire ve epey dramatik bir yolla, özgül ve çoğunlukla hesaplı imaj değişimlerini başarmışlardır. Aslına bakarsanız bunlar o kadar dramatiktir ki; bu yüzden onlara dönüşümler diyoruz.''
--reklam--
Tek Çocuk Sendromu İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Tek çocuk olmak,fiziksel ve duygusal tepkilerinin sebepleri ve daha nicesi anlatılmakta.Örnekli ve bol araştırma yapılmış olması ile başarılı bir kitap olduğu ve faydalı bir kitap olmuş.İyi okumalar. (Yağmur Önal)
Tek mi, Çift mi?: Kitabı okurken çoğu zaman aklıma, bir Erzurum atasözü geldi: "Ölüler de sanıyor ki, diriler her gün helva yiyir." (Tabi Kurtlar Vadisi 16. Bölüm'de Çakır da öyle söylemiş.) Yani ne demek istiyorum? Tamam abicim tek çocuk olmanın belli başlı dezavantajları vardır ama bu demek değildir ki kardeşi olanlar üst insan, ideal insan. Kitapta tek çocuğa ait olduğu söylenen çoğu özellik kardeşi olanlarda da mevcut. Zaten kitabı yazan iki kişi de tek çocukmuş, 60 tane tek çocukla görüşmüşler. Yani biraz kardeşleri olan insanlarla karşılaştırsalar, kardeşleri olanlara da söz hakkı verseler ya da onların da kişiliklerini çözümleseler aslında tek çocuğa atfettikleri özelliklerin aslında kardeşi olan çocuklarda da sıklıkla gözlemleyebileceklerini fark edebilirlerdi. Zaten öyle olmasa bunca kişilik bozukluğuna sahip insan dünyada var olur muydu? Tek çocukluğa gelinceye kadar genler, çevre, anne-babanın kişiliği, ekonomik durum gibi pek çok etmen var bence. Birbiriyle kanlı bıçaklı olan bunca kardeşin olması da cabası. Elbette iyi bir kardeşe sahip olmak dünyadaki en güzel şeylerden biri ama tersi daha çok karşılaşılan bir durum. Bir de harbiden "fakirin" adı yok abi. Röportaj yaptıkları 60 çocuktan çoğu diyor ki "Tatillerde otel odasında, hep hayatı sorgularken bulurdum kendimi" Buna "Bulmuş da bunuyor." da denilebilir bence. Tabi aslında şu da var, tek çocuğa sahip olanların çoğu zengindir zaten. Yine de maddi durumu iyi olmayan tek çocuklara da söz hakkı verilse iyiymiş. Böyle çok zengin gözünden olmuş. Elbette kültür farklılığını da göz ardı etmemek lazım. Kitap tamamen İngiltere'deki çocuklar hakkında. Sonuçta belli başlı şeyler ortak olsa da, kültürel olarak bize çok da uymadığını söyleyebilirim. Bu kadar uzun bir kitap yazmaya gerek yokmuş aslında. Çoğu tahmin edilebilecek şeyler: "Bencil olurlar, patlaşmayı bilmezler. Büyüklerle iyi anlaşırlar, sosyal yönden zayıftırlar, aileleri tarafından omuzlarına ağır sorumluluklar yüklenmiştir." gibi pek çok şey. Mükemmelliyetçi olmaları, kendilerine özel alan ihtiyaçları olması da cabası. Ama tıpkı Nietzsche'nin dediği gibi: "Bu dahil bütün genellemeler yanlıştır." Bizim kültürümüzde de, toplumda da büyükler "Tek çocuk hiç çocuk." diyerek tek çocuğu hiç tasvip etmez. Bunda pek çok etmen rol oynamıştır elbette. Eskiden bebek ölüm oranları yüksek olduğundan, çocuğunu kaybettiğinde anne babanın yalnız kalması, tarım toplumu olduğumuzdan insan gücüne yoğun bir şekilde ihtiyaç duyulması, savaşlar çok olduğundan çok sayıda insana ihtiyaç duyulması gibi daha sayamayacağım pek çok neden var. Yani tek çocuk istenmemesinin altında basitçe "Ah canım çocuk tek kalmasın, yazık o çocuğa." yatmıyor. O mahalledeki teyzenin de işi gücü yok milletle uğraşıyor çok fazla takmayın. Sonuç olarak benim zannımca, okunmaya değmeyecek bir kitap. Aynı şeyleri dön dolaş anlatmış yazarlar. Yalnızca tek çocuğa sahip olmayı düşünenlerin bir bakış açısı edinebileceklerini düşünmüyorum. (Utkun Uçmak)
Kardeşi olan birisi olarak dışarıdan hiç tahmin edemeyeceğim problemlerden bahsediyor. Kitabın iki yazarı da tek çocuk ve kitabı 60'dan fazla tek çocukla konuşarak hazırlamışlar. Aslında kitabın amacı mutlaka birden fazla çocuk yapın değil, hatta tek çocuk olmanın avantajlarından da bahsediyor ve problemleri gidermek için yöntemler sunuyor.Fakat sona ulaştığınız da aklınız da kalan şey kimse tek çocuk olmamalı bu biraz fazla gibi görünse de her tek çocuk eş ve anne babanın okuması gereken bir kitap. (ZEYNEP BULAN YAZICI)
--reklam--
Tek Çocuk Sendromu PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Jilly Pitkeathley - Tek Çocuk Sendromu kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Tek Çocuk Sendromu PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Jilly Pitkeathley Kimdir?
--reklam--
Jilly Pitkeathley Kitapları - Eserleri
- Tek Çocuk Sendromu
--reklam--
Jilly Pitkeathley Alıntıları - Sözleri
- ''Tipik olarak, mevzubahis kişi profesyonel, pratik ve sosyal durumlarda akranlarına göre çok daha maharetli ve rahattır; ancak duygusal taleplerle karşılaştığında görece deneyimsiz, hatta düpedüz acemi olduğu ortaya çıkar.'' (Tek Çocuk Sendromu)
- “Sanıyorum ki tek çocuklar birazcık daha ciddidirler. Belki diğer insanların hislerine karşı daha duyarlıdırlar, bilinçleri yerindedir ve diğer çocukların asla görmedikleri ve burunlarını sokmadıkları durumların daha çok farkındadırlar.” (Tek Çocuk Sendromu)
- “Onlara ait olan, sadece kendilerine ait olan eşyalarla doldurulmuş olabilir. O eşyalara yapılacak bir şey sadece onların rıza göstermesi durumunda yapılabilir. Eşyalarını ödünç alacak ya da yerinden oynatacak kardeşler yoktur ortalıkta. Tek çocuklar diğer insanların kendi alanlarını düşüncesizce düzenlemelerine karşı kızgın bir içerleme geliştirebilirler.” (Tek Çocuk Sendromu)
- “Kardeşlerinizi ve ebeveynlerinizi izlemek suretiyle, her iki tarafa dair bilginiz aracılığıyla ebeveynlerinizin eylemlerinin haklı olup olmadığını yargılayabilir ve anne-babanızın yanılma payıyla ilgili gerçekçi bir yargıya ulaşabilirsiniz: Her zaman haklı değiller -bu demektir ki benim hakkımdaki yargıları da her zaman haklı değil- demek ki ben de her zaman haksız değilim.” (Tek Çocuk Sendromu)
- “Bir ilişkinin tamiri ilk bakışta imkansız görünür, ancak ne zaman ki ilgilenmeleri gereken iki çocukları olur, o zaman her bir eş eğer yapabileceklerse, ilişkiyi kurtarmak için çaba göstermeleri gerektiğini hissetmeye başlarlar.” (Tek Çocuk Sendromu)
- “Tüm tek çocuklarımız başka hiçbir çocuk civarda değilken vakit geçirmek zorundaydılar. Bu kayıp arkadaşların yerini en fazla tutan şey, hayal güçlerini kullanmaktı. Bunun aldığı en yaygın biçimlerden biri de hayali arkadaş yahut arkadaşlar yaratmaktı.” (Tek Çocuk Sendromu)
- “Sonuç, diğer çocuklardan ziyade yetişkinlerin yanında rahat eden huzursuz bir çocuktur.” (Tek Çocuk Sendromu)
- “Ayrışıklık hissi tek çocuklar tarafından fazlaca hissedilir ve çocukluk boyunca bununla baş etmek için stratejiler icat edilir. Peki, bu yetişkinliğe geçtiklerinde davranışlarını nasıl etkiler? Bu her zaman tek başına olma hissi ne gibi sonuçlar yaratır? Buna yaygın olarak verilen iki yanıt vardır. İlki bir alan ihtiyacı, ikincisiyse bağlanma konusundaki zorluklardır.” (Tek Çocuk Sendromu)
- “Tüm nimetlerin size ait olma hakkını elinizde bulundurduğunuza dair inancınız, birçok şeyin sadece size ait olduğu bir tecrübeden kaynaklanır -rekabet yoktur. Başka insanlar da bunu anlamakta zorlanabilirler; yani bunun küstahlık ya da dünyaya atılmış kızgın bir çığlık olmadığını -bu tek çocuğun haklarının doğal bir ifadesidir: Dünya böyledir işte. Nimetlerin, hediyelerin ya da ekstra yemeklerin alayı tek çocuğa gider. Bu açıkmış gibi görünebilir; ancak tek çocukları anlamak bakımından önemlidir. Paylaşmanın olmayışı, tek çocukluk deneyimi açısından temeldir.” (Tek Çocuk Sendromu)
- “Tek çocuklar hayal güçleri yoluyla kendi kendilerini eğlendirmek konusunda erken yaşlardan itibaren yetenekli hale gelirler.” (Tek Çocuk Sendromu)
- “Bana daha belirgin gelen şey şu yalnız figürdür -hep tek başına. Yalnızlığa duyulan şu ihtiyaç.” (Tek Çocuk Sendromu)
- “Suçlanacak başka biri olduğunu bildiğimde bile, parmağımla işaret etmeyi çok zor buluyorum -bu hiç de olgunca değil, ‘yanlış’, bu sizin yapacağınız bir şey değil. Sanırım böyle bir ebeveyn sesi geliyor kulaklarıma ve sanırım, başkalarını suçladığım zaman kendimi bir bebek gibi hissediyorum.” (Tek Çocuk Sendromu)
- ''İsyan etmek ve böylelikle kendi karakterlerini bulmak için çocukların güçlü ebeveynlere ihtiyacı vardır. Şayet evlilik sallantıdaysa, ebeveynlerden biri hastaysa, eğer çocuğa fazla yatırım yapılmışsa ya da ebeveynler fazla hoşgörülüyse ortada isyan edilecek bir şey yoktur, ergen bu durumda isyan etmeyebilir.'' (Tek Çocuk Sendromu)
- “Geniş ailelerden gelen partnerler seçmek suretiyle asla yalnız kalamayacakları bir hal yaratabilirler.” (Tek Çocuk Sendromu)
- ''Sanki bu çocuklar 'normal' bir isyana kalkışamıyorlarmış da gerçekleşmesini istedikleri değişimler için başka yollar buluyorlarmış gibidir vaziyet. Bazıları birdenbire ve epey dramatik bir yolla, özgül ve çoğunlukla hesaplı imaj değişimlerini başarmışlardır. Aslına bakarsanız bunlar o kadar dramatiktir ki; bu yüzden onlara dönüşümler diyoruz.'' (Tek Çocuk Sendromu)
Yorumlar
0 yorum