Kitap Künyesi
Yazar: Gonçalo M. Tavares
Çevirmen: İpek Gürsoy Manavbaşı
Orijinal Adı: Aprender a rezar na Era da Técnica
Yayın Evi: Kırmızı Kedi Yayınları
İSBN: 9786052980330
Sayfa Sayısı: 258
--reklam--
Teknik Çağında Dua Etmeyi Öğrenmek Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Saramago’nun övgüyle söz ettiği, Portekiz edebiyatının genç dâhisi Tavares, son romanında kötülük kavramının anatomisini sunuyor. Güç hırsı, sıradan insanın içindeki faşizm, doğa ve insanın ihtirasları arasındaki zıtlık üzerine baş döndürücü bir roman.
Teknik Çağında Dua Etmeyi Öğrenmek - 2010 En İyi Yabancı Kitap Ödülü – Fransa
Teknik Çağında Dua Etmeyi Öğrenmek, Portekiz edebiyatının genç dâhisi Gonçalo M. Tavares’in insan ruhundaki kötülüğü tüm boyutlarıyla ele aldığı romanı. Orta Avrupa’nın iki savaş arasındaki siyasi iklimini çağrıştıran bir ortamda gelişen roman, hastalarına karşı en ufak bir empati göstermeyen ama usta bir cerrah olan Lenz Buchmann’ın öyküsünü anlatıyor. Kendisini daha büyük işlere aday gören Buchmann’ın siyasete atılıp yükselirken gösterdiği faşist tavır, güç ilişkileri, hastalık ve ölüm üzerine kurulu roman, 20. ve 21. yüzyılda, gelişen toplumlarla birlikte insan ilişkilerindeki ve kişiliklerindeki olumsuz değişmelere de şok edici bir ışık tutuyor.
“Gonçalo M. Tavares, daha önce okuduğunuz hiçbir yazara benzemez.”
-The New Yorker-
“Genç Portekizli yazar Gonçalo M. Tavares’in en büyük mahareti, bir yazar olarak, dünyayı parçalarına ayırması ve sonra onu sanki kendi yarattığı bir şeymiş gibi yeniden inşa etmesi.”
-Alberto Manguel-
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Teknik Çağında Dua Etmeyi Öğrenmek Alıntıları - Sözleri
- " Seni herhangi bir sebepten ötürü nefret ettiğin bir adamı öldürecek olma ihtimali kadar heyecanlandırabilecek hiçbir kadın yoktur. "
- Büyük bir acı yaşadıktan sonra daha da güçlü olan birinin karşısına kim çıkabilirdi ki?
- Başkalarından alınmış acıyı kabul etmiyordu, şefkat gereksiz bir duyguydu ya da Lenz'in tabiriyle varoluş için yararsız bir araçtı, teknik açıdan hiçbir işe yaramıyordu. Şefkat, iki kumaş parçasını birleştirmek için elinde çekiç tutmak gibiydi.
- Kız çocuk kurmak için yetiştirilir, erkek çocuk yıkmak için.
- Ve bir birey için sığınak arayışı olan şey, dışardan bakanlara bir kaçış gibi görünebilir.
- ..hayatı sadece eylemlerin ve olayların bir toplamı olarak görmüyordu; hayat aynı zamanda çıkarma, çarpma ve bölmeninkine benzer bir güce sahip işlemleri de içeriyordu.
- Deliler, kopyaları olmayan bireylerdi, krallar gibi; eşi olmayan, yanında kimse olmayan biri.
- Şefkat, iki kumaş parçasını birleştirmek için elinde çekiç tutmak gibiydi.
- Insan tekti, iki değildi, üç değildi, yirmi değildi; birdi. Ve bunu hiçbir şey değiştiremezdi, asla.
- Beyin, yakından bakıldığında ve derinlemesine anlaşıldığında, bir silahın şekline ve işlevine sahiptir, hepsi bu.
--reklam--
Teknik Çağında Dua Etmeyi Öğrenmek İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Kötülüğün sıradanlığı ya da Genç bir dahi: Silah zoruyla arkadaşlarıma izlettiğim, bir çoğunuzun bildiği bir dizi var. 'Black Mirror`. İlk bölümü duyarlı insanların kaldıramayacağı düşünülen bir eşik. Ama ileri bölümleri hem düşünsel anlamda, hem seyir anlamında şölen. yazar/Umberto-Eco nun kitabı olan kitap/gulun-adi--1736 'nın sonsözünde bir anekdot anlatıyor. Kitabı ilk gözden geçirme için editöre verdiğinde, editör girişteki yüz sayfalık bölümün durağan ve karışık olduğunu belirtip daha fazla okuyucuyu çekebilmek amacıyla kısaltılmasını öneriyor, o da okuyucunun kitabın ritmine, soluğuna alışması için o eşiği atlaması gerektiğini düşündüğünden reddediyor. Ve kitaba devam eden kazanıyor. Bu kitabın ilk cümleleri de şöyle. "Babası onu yakaladı ve hizmetçi kızlardan birinin odasına götürdü, evin en genç ve en güzel hizmetçinin odasına. `Şimdi benim önümde onu yapacaksın.`“ İnsan ruhundaki kötülüğün ele alınmaya başlaması. Çok, çok, çok çarpıcı, esir alan, dan dan vuran bir yazım. 'Portekizli bir Kafka' olarak anılmaya başlanmış bile yazar. José Saramago diyor ki "Artık kurmaca yazında Gonçalo Tavares öncesi ve sonrasından söz ediliyor. Sanırım ona sunabileceğim en büyük övgü bu. Bence otuz yıl sonra, hatta belki daha da önce Nobel Ödülü'nü alacaktır, bu bir kehanet ama sanırım doğru çıkacak." Ve sanırım ben de bu sene okuyabileceğim en iyi kitabı yılın ilk günlerinde okumuş oldum. 'Eşsiz bir güce sahip kişisel nefret'ten bahsediyor, 'aynı eylemde değil, aynı edilgenlikte müttefike dönüşen adamlar'dan, 'ticari bakış alışverişleri'nden, `diğer insanları yönetmeye yetmezse bile en azından onlara itaat etmemeye yeten bir gurur'dan. Aynı yasaların altında yaşayıp da farklı muamele görmekten bahsediyor. İnsana karanlık yönünden bakan sert bir roman. Baş karakter babasının canavarca şekillendirdiği, doğa ile mücadele halinde, hırslı, empati yoksunu, güç peşinde bir adam. Okuması kolay ve çok akıcı, ama metni sindirmek zaman istiyor felsefi altyapısından ötürü. Son sözüm yazar/Jean-Baudrillard'ın kitap/kotulugun-seffafligi--13287 kitabından. 'İnsanın yok edilişinin, mikroplarının yok edilişiyle başladığını varsaymak saçma olmaz. Çünkü mevcut haliyle mizaçları, tutkuları, gülüşü, cinselliği ve salgıları ile insanın kendisi de pis bir küçük mikroptan, şeffaflık evrenini bulandıran akıl dışı bir virüsten başka şey değildir.' Kötülüğü bilip anlayıp reddedip, iyilikten ayrılmamak dileğiyle. (Nesrin A.)
Kitap, zaman net olmamakla beraber iki dünya savaşının arasında geçen bir kurguya sahip. Kitabın kahramanı Lenz başarılı bir cerrah. Ancak babasının yetiştirme tarzı nedeniyle duygulardan yoksun biri. Empati falanhak getire! İhtiraslı bir kişiliğe sahip olan, babasını örnek alan ve "psikopat" diyebileceğimiz bir beyin yapısına sahip Lenz'e, insanları ameliyat edip yalnızca ameliyathane içinde ün ve başarı kazanmak yeterli gelmiyor. Lenz; bu başarısını ve dehasını görünür kılmak, hırslarını doyurmak için siyasete giriyor. Buradan sonraysa Lenz'in kendi zihnindekiler doğrultusunda toplumu nasıl ameliyat ettiğini görüyoruz. Oldukça sert başlayıp bunca hırs, ihtiras, kötülüğü yüzümüze çarpan kitapta olaylar nasıl gelişiyor? Onu da söylemeyelim. :) Kitapla ilgili tek olumsuz eleştirim ara sözlerin çok kullanılması olabilir. Bu durum okumayı bölebiliyor bazen. Artık Portekizcenin yapısından mıdır nedendir bilmem. Tavsiye edilir. (Murat)
Portekizin kafkası diyorlar yazara. Gerçekten de hangi övgüyü söyleseler hakediyor. Öyle sert bir şekilde başladı ki kitap. Anladım bazı kabul ettiklerim sarsıntıya uğrayabilir, bazı bildiklerim farklı bir biçime bürünebilir. Öncelikle yazar çoğu şeye farklı bir göz ile bakıyor. Kendine ait bir dünya inşa etmiş. Sınır gözetmeden kendi kurallarını koyarak ele alıyor her satırı. Alışılmışın dışında. Yazmanın belirli bir sınırını yok ve başka boyutlarda da nasıl kaleme alınır eserler bunu gösteriyor. Ayrıca kitabın karakterinin o kadar net ve belirgin bir çizgisi var ki. Diğer insanlardan kendini sıyırıyor. İnsanlığa aykırı, özüne aykırı hatta kimi zaman eşyaya, maddeye bile serkeş bir tavır sergiliyor. Kitap bir roman fakat deneme tarzında yazılar oldukça fazla ve akış bu denemelerin içinde gizli. Oldukça sert bir okuma oldu benim için. Korkusuz, bakış açınızdan farklı ve iyi tespitlerin yapıldığı bir okuma istiyosanız kesinlikle ama kesinlikle öneririm. (ÖZBULMAYA)
--reklam--
Teknik Çağında Dua Etmeyi Öğrenmek PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Gonçalo M. Tavares - Teknik Çağında Dua Etmeyi Öğrenmek kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Teknik Çağında Dua Etmeyi Öğrenmek PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Gonçalo M. Tavares Kimdir?
Portekizli yazar Gonçalo M. Tavares 1970 yılında doğdu. 2001’de yayımlanan ilk kitabını romanlar, şiir kitapları, tiyatro oyunları ve çeşitli anlatılar takip etti. Kudüs romanıyla 2004 yılında LER/Millenium-BCP Ödülü’nü, 2005’te 35 yaşından genç yazarlar için verilen José Saramago Ödülü’nü, 2007’de Portugal Telecom Ödülü’nü (Brezilya), 2008’de Trieste Uluslararası Ödülü’nü (İtalya) aldı, 2009’da Cevennes Ödülü’nde en iyi Avrupa romanı adayıydı. Aprender a rezar na Era da Técnica kitabıyla 2010 yılında Fransa’da bugüne kadar Salman Rushdie, Elias Canetti, Robert Musil, Orhan Pamuk, John Updike, Philip Roth, Gabriel García Márquez ve Colm Tóibín gibi isimlere verilmiş En İyi Yabancı Kitap Ödülü’nün sahibi oldu, Femina Étranger ve Médicis ödüllerine de aday gösterildi, Grand Prix Littéraire du Web Cultura’da Özel Jüri Ödülü’nü aldı, yapıt en son 2013’te Uluslararası IMPAC Dublin Ödülü adayları arasındaydı. O Senhor Kraus e a politica kitabı ile 2011 Avrupa Edebiyat Ödülü’nün Fransa’dan sahibi oldu. Portekiz Yazarlar Cemiyeti’nin En İyi Kurgu Anlatı Ödülü’nü 2010’da Uma Viagem à Índia romanıyla aldı, 2011’de Portekiz Yazarlar Birliği’nin Roman ve Novella dalında Büyük Ödülü’nü kazandı. 2013’te Joseph Walser’in Makinesi romanıyla Hollanda’da Europese Literatuurprijs, ABD’de En İyi Çeviri Roman Ödülü’nün yanı sıra 2015’te Fransa’da Jean-Monnet Avrupa Edebiyatı Ödülü adayları arasında gösterilmiştir. Son derece üretken bir yazar olan Tavares’in 36 dile çevrilen kitapları 51 ülkede yayımlanmaktadır. Yazar Lizbon’da yaşıyor ve epistemoloji dersleri vermeye devam ediyor.
--reklam--
Gonçalo M. Tavares Kitapları - Eserleri
- Teknik Çağında Dua Etmeyi Öğrenmek
- Kudüs
- Beyefendiler
- Joseph Walser'in Makinesi ve Bir Adam: Klaus Klump
--reklam--
Gonçalo M. Tavares Alıntıları - Sözleri
- Hasta olmak bir biçimde ıstıraba dayanmanın ya da herhangi bir tanrıya yaklaşmayı arzulamanın şekliydi. (Kudüs)
- “Ona göre, kendine ait düşünceleri olmayan birinin kendine ait bir yaşamı da olamazdı.” (Beyefendiler)
- Gerçeği yaşatmanın tek yolu onu çoğaltmaktır. (Beyefendiler)
- ..benim hilem, daima yas giysileri içinde dolaşmaktır. Neşeyi üzerime çekmek için. (Beyefendiler)
- Deliler, kopyaları olmayan bireylerdi, krallar gibi; eşi olmayan, yanında kimse olmayan biri. (Teknik Çağında Dua Etmeyi Öğrenmek)
- ..talihsiz insanların aslında şansları yok değil. ..onların şansları yanlış zamanda geliyor.. (Beyefendiler)
- "Altı yaşından önce öğrendiğim her şeye inanıyorum. Daha sonra bana söylenen her şey yalandır. " (Kudüs)
- Zaman, içinden hiçbir şeyin düşmesine izin vermez. Zaman bir torba değildir. (Joseph Walser'in Makinesi ve Bir Adam: Klaus Klump)
- Ruh cömert değildi, madde olmayan cömert değildi. Var olmayanın kaybedecek neyi olabilirdi ki? (Kudüs)
- Kız çocuk kurmak için yetiştirilir, erkek çocuk yıkmak için. (Teknik Çağında Dua Etmeyi Öğrenmek)
- Insan tekti, iki değildi, üç değildi, yirmi değildi; birdi. Ve bunu hiçbir şey değiştiremezdi, asla. (Teknik Çağında Dua Etmeyi Öğrenmek)
- Pencereler, sevgililer var olduğu ve sevgililer henüz evde olmadığı için vardır. Sevdiğin insan eve döndüğünde pencereler artık var olmaz. (Joseph Walser'in Makinesi ve Bir Adam: Klaus Klump)
- Küçük yaşlardan beri kendini korumuştu. Beni kırabilirler, diye düşündüğünü hatırlıyordu. Bu nedenle uzaklaşırdı. Sadece ona iyi davranacaklarından emin olduğu zaman başkalarına yaklaşırdı. (Kudüs)
- Büyük bir acı yaşadıktan sonra daha da güçlü olan birinin karşısına kim çıkabilirdi ki? (Teknik Çağında Dua Etmeyi Öğrenmek)
- Kötülük, akıl yürütmenin bir kategorisidir. Ne doğaüstü bir buluştur ne de yenebilir bitkilerin içine kazınmış özlerden büyür. Kötülük içgüdüsel bir kategoridir, evet, ama aynı zamanda akıl yürütmenin, zekanın bir ürünüdür. (Joseph Walser'in Makinesi ve Bir Adam: Klaus Klump)
- Şefkat, iki kumaş parçasını birleştirmek için elinde çekiç tutmak gibiydi. (Teknik Çağında Dua Etmeyi Öğrenmek)
- Beyin, yakından bakıldığında ve derinlemesine anlaşıldığında, bir silahın şekline ve işlevine sahiptir, hepsi bu. (Teknik Çağında Dua Etmeyi Öğrenmek)
- ..iradem şu anda benden daha sarhoş. (Beyefendiler)
- ..bir başkasının kafasını anlamak için doktor olmak yetmez, aziz ya da kahin olmak gerekir. (Kudüs)
- Kendim için hareket ediyorum, aynanın karşısında yaşarmış gibi davranıyorum. Belki bencillik.. (Kudüs)
Yorumlar
0 yorum