Kitap Künyesi
Yazar: Ted Dekker
Çevirmen: Cumhur Mısırlıoğlu
Çevirmen: Şahin Güç
Orijinal Adı: Skin
Yayın Evi: Martı Yayınları
İSBN: 9789758461998
Sayfa Sayısı: 454
Ten Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Korkunç bir fırtınanın içinden kopan üç tane hortum, Summerville kasabasına doğru yol almaktadır…
Şimdi fırtınanın gizlediği bu topraklarda bu hortumlardan daha uğursuz bir gerçek vardır: Adı Red olan intikam peşindeki bir katil, yarım kalmış hesabını kapatmak için kasabaya gelmiştir.
Ama FBI'ın açıklamaya pek hevesli olmadığı bir gizem hem Red'in hem de Summerville'in teninin arkasında saklıdır. Küçük bir kasabayı yok etmekten çok daha fazlasına sebep olabilecek bir gizem.
Eski bir tarikat üyesi olan Wendy Davidson, annesini ziyaret etmek için çıktığı yolda, dört yabancıyla birlikte olayların tam ortasına düşmüştür. Aralarından biri sıradaki kurban olabilir…
…ya da katil.
"Ten, sürükleyici anlatımın tahrik edici bir kurguyla birleştiği, aklın sınırlarını zorlayıcı bir başyapıt."-Title Trakk
Ted Dekker, unutulmaz karakterlerin, iyi ile kötü arasındaki amansız mücadelelerini, adrenalin yüklü dili ve sürpriz sonlarıyla anlatarak, okuyucusunu şaşırtan bir yazar olarak tanınmaktadır. Yazar, karısı ve çocuklarıyla Colorado'nun dağlarında yaşamaktadır.
TEN HAKKINDA
"Ted Dekker yıllardır buradaydı ama henüz geldi. Gerçek hikâye anlatımı budur işte."
The Bookshelf Review
"Sürükleyici, düşünceleri kışkırtan bir kurgu. Sınırları zorlayıcı bir başyapıt."
TitleTrakk.com
"Dekker'dan radikal bir hikâye. Ten, "güzellik nedir?" sorusunu sorgulayan muhteşem bir roman."
İlluminating Fiction
"Ted Dekker'dan ustaca yazılmış, dikkat çekici bir roman. Bir dramın içinden geçen hikâye, şoke edici sonuyla hayranlarını çok sevindirecek.
Faithfullreader.com
Ten çok iyi yazılmış, Stephen King ve Dean R. Koontz para kazanmak için artık daha çok çalışmak zorunda.
www.1340mag.com
İnsan doğasının karanlık ve aydınlık tarafına yapılan esrarengiz bir yolculuk…
The Parkersbug News Review of House
Ten Alıntıları - Sözleri
- ''Yağmur bardaktan boşanırcasına yağmasa bile, arabanızın üstüne taş büyüklüğünde dolu taneleri gibi düşmeye başladığında, kenara çekmenizin vakti gelmiş demektir.''
- Üstüne ölü toprağı serpilmiş gibi. Çocukluğunu hiç yaşamadı.
- Bir kadının kalbinin çalışma şekli hakkında hiçbir şey bilmiyorsun.
- .
- Yağmur bardaktan boşanırcasına yağmasa bile, arabanızın üstüne taş büyüklüğünde dolu taneleri gibi düşmeye başladığında, kenara çekmenizin vakti gelmiş demektir. Sileceklerin ön camdaki nehirlerde kayıtsızca sağa sola gitmesinden başka bir şey göremiyorsanız, ansızın yolda olup olmadığınızdan emin olmamaya başlamışsanız ve radyonuzda parazitten başka ses yoksa kenara çekmenizin vakti gelmiş demektir. Gökyüzü karardığından beri tek bir araba bile görmemişseniz ve rüzgâr eski Honda Accord marka arabanızın ön camına çarparken, parmaklarınız direksiyonu daha sıkı kavramaya başlamışsa, kesinlikle kenara çekmenizin vakti gelmiş demektir.
- Ne zaman birini öldürmeyi düşünse karnı acıkırdı.
- Tarikat’ın içinde dokunmak, sarılmak, öpüşmek gibi her türlü ϐfiziksel temas serbestti. Ama yabacılarla temas kesinlikle yasaktı. Kardeşliğin seçtiği yol buydu.
- Tarikattan kaçabilmesine rağmen, ona yapılan şeylerin anılarından kaçamamıştı.
- Travmalar içinde geçen çocukluğu onu hantal, kadınlara karşı güvensiz biri haline getirmişti.
- Küçük kasabalarda haberler, fısıltı gazetesi sayesinde telefon kablolarından daha hızlı yayılırdı.
- "Çünkü çocukluk günlerinde yaşadığımız şeyleri gerçek anlamda atlatabildiğimizi sanmıyorum. Sanki hep oradalar ve dışarı çıkmayı bekliyorlar."
- İnsanlar hakkında bildiği tek şey buydu. Birçoğu gerçeğin acı tadını tatmamak için, kendi küçük, tatlı hayallerini bir kenara bırakıyorlardı.
- Bunun yerine ruhları kara başka grupların peşine düşebilirdi. Politikacılar belki. Ya da şu rol yapan vaizler.
- ..Başını göğüsüme koydu... ..Sessizce fısıldadı.. ..Seni sevdigim unutma adını unutsanda..
Ten İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Çok güzel bir kurgu romanı. Colt adında bir polis bir gün çalıştığı şehirde bir katille karşılaşır. Adı Red'dir ve onu istemektedir. Bu arada şehre gelen Wendy, Nicole, Pinkus ve Carey de işe dahil olur. Timothy adında bir genç de onlara yardımcı olur. Red onlardan kendilerini öldürmelerini ister. Bu arada birden şehirden çöle çölden şehire geçerler. Ancak gerçek çok farklıdır. Ten adındaki bir oyunun içindelerdir ve oyunda ölen gerçekten ölüyordur. Biri oyunun kurallarını değiştirir. Tamamı sara hastası olan bu insanlar acaba kurtulabilecekler midir? Keyifle okunan bir roman. (Serdar Poirot)
Ted Dekker kalemini yine konuşturmuş . (Ayça)
Ted Dekker'ın kenarda köşede kalmis cok okuyucusu olmamis bir kitabi ten...Kurgu acisindan polisiyeden biraz uzak bir kitap, cok farkli yaklasmis yazar olaylara baska bir yön vermis ve ben bu halini sevdim kitabin. Akıcı , dili sade, konu olarak belki biraz kafa karistirabilir baslarda ama sonunda hersey anlasilir oluyor hem de büyük bir şaşkınlık bırakarak. Keyifli okumalar. (kitap yalnızca)
Kitabın Yazarı Ted Dekker Kimdir?
Ted Dekker, 40'tan fazla ödüllü romanın yazarı, New York Times ve uluslararası çok satan yazarlardan biridir.
Çalışmaları dünya çapında on milyonlara ulaştı ve birçok dile tercüme edildi. Ayrıca önemli filmlere uyarlandı. (Thr3e, House)
2013 yılında NPR okuyucuları, onu bütün zamanların en üst düzey gerilim yazarlarından biri olarak ilan ettiler.
Ted'ın tutkusu basittir: Zihin yoluyla gerçekleri keşfetmek için - okuyucuları dünyayı farklı bir mercekle görmeye davet eden hikayeleri bükmek.
Hikaye onun için, insan kalbi ve gerçek arasındaki en kısa mesafedir ve hayatına adamıştır.
Dekker, Endonezya'nın av kökenli kavimler arasında yaşayan misyonerler içinde doğdu.
Ebeveynlerinin çalışmaları genellikle çocuklarının uzağında uzun süre kaldığı için Dekker, erken yaşantısını hem yabancı hem de yalnız olduğu yabancı bir kültürde anlatıyor.
Kendisinin ait olduğu bir dünya yaratmak için, kendi hayal gücüne güvenmesini sağlayan bu eşsiz yetiştirme tarzının bir parçası oldu.
Endonezya'dan ayrıldıktan sonra Dekker, çok kültürlü bir liseden mezun oldu, Felsefe ve Din dersleri için Amerika Birleşik Devletleri'nde daimi ikametgah aldı.
İki yıl boyunca sıfırdan başlamadan ve her ikisini yeniden yazmadan önce iki tam uzunlukta roman yazdı.
Süreç ve öyküler onu tamamen şaşkına çevirmişti, hikaye anlatmanın kanında olduğunu fark etti ve hikayeyle gerçeği keşfetmek için yeni bir takıntı onu ele geçirdi.
Diğer işlerini bıraktı, ailesini Batı Colorado dağlarına götürdü ve üçüncü romanı üzerine tam zamanlı olarak yazmaya başladı.
İki yıl süren üç romanın yazımından sonra ilk romanı yayınlandı.
Dekker, eşi Lee Ann ile birlikte Nashville bölgesinde yaşıyor.
Ted Dekker Kitapları - Eserleri
- Oyun (Cep Boy)
- Siyah
- Gelin Koleksiyoncusu
- Yeşil
- Kırmızı
- Kutsal Meclis
- Beyaz
- Kemik Adamın Kızları
- Adaletin Gizli Mezarlığı
- Ten
- Havva
- Çalınmış Hafızalar
- House
Ted Dekker Alıntıları - Sözleri
- “Yapmayacak mısın? Çünkü bana yalan söyledin Yağmur adam. Çığlık atmayacaksın çünkü o duyabilir ve sen onun çığlıklarını duyması durumunda buraya geleceğinden korkuyorsun. Çünkü güzel insanlar bunu yaparlar Yağmur adam, ikimiz de bunu biliyoruz. Başı beladaki zavallı aptalları kurtarmak için koşturarak gelirler.” (Gelin Koleksiyoncusu)
- Ve unutma, şüpheye düşersen uyumlu davran. (Siyah)
- ''Yağmur bardaktan boşanırcasına yağmasa bile, arabanızın üstüne taş büyüklüğünde dolu taneleri gibi düşmeye başladığında, kenara çekmenizin vakti gelmiş demektir.'' (Ten)
- Bir ülkenin bir orduya sahip olması ona dünyanın kontrolünü vermez. (Kırmızı)
- Bunun yerine ruhları kara başka grupların peşine düşebilirdi. Politikacılar belki. Ya da şu rol yapan vaizler. (Ten)
- Ne zaman birini öldürmeyi düşünse karnı acıkırdı. (Ten)
- Yeşil gözleri kıvılcım saçıyordu. (Yeşil)
- Üstüne ölü toprağı serpilmiş gibi. Çocukluğunu hiç yaşamadı. (Ten)
- "İnsanların canını sırf seni incittikleri için yakamazsın. Herkes öyle yapsaydı dünya nasıl bir yer olurdu?" (Oyun (Cep Boy))
- insanların canını sırf seni incittikleri için yakamazsın. Herkes öyle yapsaydı dünya nasıl bir yer olurdu? (Oyun (Cep Boy))
- Bu gezegende yaşayanlar bir zamanlar dünyanın düz olduğuna inanıyorlardı. Fakat gerçeği anlayamamalarının sebebi zekâ eksikliği değil, tecrübe eksikliğiydi. -Peder Robert Seymour (Kutsal Meclis)
- "Ve eğer bu amansız darbeler bir bebek yengeci öldürdüyse, Allah' ı böylesine şiddetli dalgaları yarattı diye suçlayan olmuş muydu?" (Adaletin Gizli Mezarlığı)
- Ama sen bir an bile bizim şu anda bir rüyada olduğumuza inanmıyorsun. (Siyah)
- Thomas, "Seninle kütüphanede ilk karşılaşmamızdan bu yana seni seviyorum,"dedi. Chelise,nin dudaklarına parmaklarıyla dokundu. "Seni sevmeme bir izin versen." (Beyaz)
- Kötülükle ilk yüz yüze geldiğimizde, onunla bir daha karşılaşma riskindense, kendi boğazımı kesmemek için bütün gücümü seferber ettim. - Peder Robert Seymour (Kutsal Meclis)
- Hiçbir şey filmlerde ya da kitaplarda olduğu kadar kolay değildi. (Adaletin Gizli Mezarlığı)
- “Evet, bir ucube olduğumu biliyorum." (Yeşil)
- "Hayat içinde barındırdığı risklerden dolayı yaşamaya değer. " (Gelin Koleksiyoncusu)
- Kendini tanıdığını sanan insanlar, kendini tanımayanların burnu havada versiyonlarıdır. (Kutsal Meclis)
- . (Ten)
Yorumlar
0 yorum