Kitap Künyesi
Yazar: Konstantinos Kavafis
Çevirmen: Barış Pirhasan
Yayın Evi: Boyut Yayın Grubu
İSBN: 9789755213927
Sayfa Sayısı: 63
--reklam--
Tensel Haz Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Yaşlı Bir Adam
Gürültülü kahvenin içerlek odasında
yaşlı bir adam, masada iki büklüm;
önünde bir gazete, yapayalnız.
Sefil yaşlılığın ezikliği içinde
düşünüyor, ne kadar az çıkardı hayatın tadını
güçlü olduğu yıllar, yakışıklı,
Biliyor, nasıl yaşlandı; farkında, görüyor her şeyi,
ama gençlik yılları daha dün gibi
geliyor ona, Hayat ne kadar kısa, ne kadar!
Düşünüyor, Bilgelik denen şey nasıl da aldattı onu;
nasıl hep güvendi -ne çılgınlık!-
"Yarın, bol bol zamanın var" diyen o yalancıya.
Dizginlediği coşkular geliyor aklına; gözden çıkardığı
onca sevinç. Yitip gitmiş her fırsat
Şimdi alay ediyor kafasız sağgörüsüyle.
... Bunca düşünce, bunca anımsayış
başını döndürüyor yaşlı adamın. Ve gidiyor gözleri
kahvenin masasında iki büklüm.
--reklam--
Tensel Haz Alıntıları - Sözleri
- Dolanıp duruyorum boş günler geçirdiğim bu karanlık odalarda pencereleri arayarak Nasıl ferah olacak bir pencere açılsa. - Ama bulunmuyor pencereler, ya da ben bulamıyorum. Belki de daha iyi bulamamam. Belki yepyeni bir zulüm olacak ışık. Kim bilebilir neler getireceğini?
- "Öyle devaydı ki o dudaklar, yıllar sonra yazarken şu dizeleri, şu kimsesiz evde, tutkudan sarhoşum gene."
- Dolanıp duruyorum boş günler geçirdiğim bu karanlık odalarda pencereleri aralayarak. Nasıl ferah olacak bir pencere açılsa. Ama bulunmuyor pencereler, ya da ben bulamıyorum. Belki de daha iyi bulamamam. Belki yepyeni bir zulüm olacak ışık. Kim bilebilir neler getireceğini?
- Yaseminden gerilmiş gibi bir ten... o Ağustos gecesi? Ağustos muydu?-o gece..... Yalnız gözleri hatırımda hayal meyal; gözleri, sanırım, maviydi...
- Bir daha bulamadım onları- çabucak yitirilen şeyler.... şiirli gözler, solgun yüz... yolun alacakaranlığında...
- Ama bulunmuyor pencereler, ya da ben bulamıyorum. Belki de daha iyi bulamamam. Belki yepyeni bir zulüm olacak ışık.
- Aldırmadan, acımadan, utanmadan kocaman, yüksek duvarlar ördüler dört yanıma. İşte oturuyorum şimdi umutsuz bu yazgı kemiriyor beynimi, başka bir şey yok aklımda; yapacak neler vardı dışarıda. Ah, duvarları örerken nasıl görmedim onları? Ne sesini duydum örücülerin, ne gürültüsünü. Çıt çıkarmadan kapamışlar bana dünya kapılarını.
- Yanımda olsun istiyordum gövden..
- Aldırmadan, acımadan, utanmadan kocaman, yüksek duvarlar ördüler dört yanıma. İşte oturuyorum şimdi umutsuz bu yazgı kemiriyor beynimi, başka şey yok aklımda; yapacak neler vardı dışarda. Ah, duvarlan örerken nasıl görmedim onları? Ne sesini duydum orücülerin, ne gürültüsünü. Çıt çıkarmadan kapamışlar bana dünya kapılarını.
- Dedin, “Bir başka ülkeye, bir başka denize gideceğim. Bundan daha iyi bir başka kent bulunur elbet. Yazgıdır yakama yapışır neye kalkışsam; ve yüreğim gömülü bir ceset sanki. Aklım daha nice kalacak bu çorak ülkede. Nereye çevirsem gözlerimi, nereye baksam hayatımın kara yıkıntıları çıkıyor karşıma, yıllarıma kıydığım, boşa harcadığım.” Yeni ülkeler bulamayacaksın, başka denizler bulamayacaksın. Bu kent peşini bırakmayacak. Aynı sokaklarda dolaşacaksın. Aynı mahallede yaşlanacaksın; aynı evlerde kır düşecek saçlarına. Bu kenttir gidip gideceğin yer. Bir başkasını umma Bir gemi yok, bir yol yok sana. Değil mi ki, hayatına kıydın burada bu küçücük köşede, ona kıydın demektir bütün dünyada.
- Yeni ülkeler bulamayacaksın, başka denizler bulamayacaksın. Bu kent peşini bırakmayacak. Aynı sokaklarda dolaşacaksın. Aynı mahallede yaşlanacaksın; aynı evlerde kır düşecek saçlarına. Bu kenttir gidip gideceğin yer. Bir başkasını umma. Bir gemi yok, bir yol yok sana.
- Aldırmadan, acımadan, utanmadan kocaman, yüksek duvarlar ördüler dört yanıma. İşte oturuyorum şimdi umutsuz bu yazgı kemiriyor beynimi, başka şey yok aklımda; yapacak neler vardı dışarda. Ah, duvarları örerken nasıl görmedim onları? Ne sesini duydum örücülerin, ne gürültüsünü. Çıt çıkarmadan kapamışlar bana dünya kapılarını.
- Aldırmadan, acımadan, utanmadan kocaman, yüksek duvarlar ördüler dört yanıma.
--reklam--
Tensel Haz İncelemesi - Şahsi Yorumlar
--reklam--
Tensel Haz PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Konstantinos Kavafis - Tensel Haz kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Tensel Haz PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Konstantinos Kavafis Kimdir?
Konstantinos Kavafis (29 Nisan 1863- 29 Nisan 1933) Yunan şair. Çağdaş Yunan şiirinin önde gelen isimlerinden biridir.
1863 baharında İskenderiye`de doğdu. 1850 yılında Mısır`a yerleşen İstanbul-Yeniköy kökenli Pedros Kavafis ile Harikleya Fotiyadi`nin dokuzuncu çocuğuydu. Kavafis 7 yaşındayken babasını kaybetti (1870). Babası arkasında eski sıhhatli günlerine nazaran pek bir şey bırakmadı. Aile 2 yıl sonra 1872`de İngiltere`ye gitti. Konstantinos, eğitimini burada sürdürdü. Babadan kalan şirket 1876 bunalımı sonrasında, erkek kardeşlerin de tecrübesizliğinin etkisiyle batınca aile 1880 yılında İskenderiye`ye geri döndü. Kavafisİstanbul'da yaşadığı 1882-1885 yıllarında, Bizans ve Helen tarihini inceledi, demotiki olarak bilinen halk dilini burada tanıdı.
İskenderiye'ye döndükten sonra Su İşleri Bakanlığı'nda uzun yıllar kâtiplik yapmış, İskenderiye Borsası'nda simsar olarak çalışmıştır. Ömrünün son yıllarında gırtlak kanserine yakalanan Kavafis 29 Nisan 1933'de İskenderiye'de yalnızlık içinde ölmüştür.
İlk şiirleri 1903'te Yunanistan'da yayımlandı. Bir yıl sonra 14 şiirden oluşan ilk kitabını çıkardı. 1907'de Nea Zoi (Yeni Hayat) adlı edebiyat dergisinin çevresinde toplanan genç sanatçılarla ilişki kurdu. 1910'da birinci kitabını 12 şiir ekleyerek yeniden yayımladı. 1911'den ölümüne dek şiirlerini dergilerde yayımlayan Kavafis'in 154 şiiri toplu olarak 1935'te yayımlanabildi. Bütün şiirleri 1963'te gün yüzü görebildi. En önemli şiirlerini 40 yaşından sonra yayımladığı için kendisini "yaşlılığın şairi" olarak nitelendirmiştir.
Kavafis konularının çok büyük bir bölümünü tarihten almıştır. Onun asıl ilgi alanı olan Helenistik dönem ve Bizans, bir kahramanlar çağı değil, karmakarışık olaylar, nedensiz gibi görülen savaşlar, uydu krallıklar, sürgün edilmiş kukla krallar, politik dalgalar, kıskanç, tutkulu sanatçılar çağıdır. Doludizgin bir cinsellik bu örgünün dokusuna işlenmiştir.
--reklam--
Konstantinos Kavafis Kitapları - Eserleri
- Barbarları Beklerken
- Bütün Şiirleri
- Bu Kenttir Gidip Gideceğin Yer
- Kavafis'ten Yüz Şiir
- Tensel Haz
- Kavafis
- Seçme Şiirler
- Bütün Şiirleri
- Kavafis ve Şehir
- Sanat Her Zaman Yalan Söylemez mi?
- Kavafis'ten Kırk Şiir
- K. P. Kavafis
- Bir Başka Deniz Bulamazsın
--reklam--
Konstantinos Kavafis Alıntıları - Sözleri
- Dayanacak gücüm kalmadı artık. Sana sığınıyorum. Şiir Sanatı, sen ki anlarsın az çok devadan, sözlerle, düşgücüyle bilirsin acıları yatıştırmayı (Kavafis)
- Aldanma söze. (Bütün Şiirleri)
- Ve her şey ağır geliyor şimdi ona. (Bütün Şiirleri)
- Konuşmak değil, seyretmek istiyor canım. (Kavafis)
- Kitaplara vermişti kendini. (Bütün Şiirleri)
- Gerçekleşmeden - bir tek ateşli gecenin ya da ayaydın seherin zevkine erişmeden- geçip giden istekler, yaşlılığı bilmeden göçenlerin cesetleri gibidir, gözyaşları gibi görkemli mezarlara gömülen, başuçlarında güller, ayaklarında yasemin... (Kavafis'ten Kırk Şiir)
- Öyle çok baktım ki güzelliğe onunla dopdolu hayalim. Gövdenin hatları. Kırmızı dudaklar. Hazla dolu kollar bacaklar. (Kavafis)
- "sevilir duyulmayan müzik" demişti bir şair. sanırım, yaşanmamış olandır bende de en gözde yaşam. (Bütün Şiirleri)
- Bütün yaptıklarımdan ve bütün söylediklerimden Kimse anlamaya çalışmasın kim olduğumu Bir engel vardı, bir engel, bütün eylemlerimi Ve baştan aşağı tutumumu değiştiren Hep bir engel tam konuşacağım sıra Susturuverirdi beni. En göze çarpmamış davranışlarımdan En kapalı sözlerimden, yazdıklarımdan Yalnız onlardan anlaşılabilirim. Ama belki de değmez bunca çabaya Bunca dikkate, gerçekte kim olduğumu bulmak, Daha güzel bir toplumda ilerde Bir başkası tıpkı bana benzeyen Çıkar kuşkusuz, yaşar özgürce. (Seçme Şiirler)
- "Hep aynı kente varacaksın. Bir başka kent bekleme sakın, Ne bir gemi var, ne de bir yol sana. Nasıl heder ettiysen hayatını bu köşecikte, Yıktın onu, işte yok ettin onu tüm yeryüzünde." (Bütün Şiirleri)
- çok iyi biliyor, her an mümkün yaşadıklarının onu feci bir skandala sürüklemesi. (Barbarları Beklerken)
- Gürültülü kahvenin içerlek odasında yaşlı bir adam, masada iki büklüm; önünde bir gazete, yapayalnız. Sefil yaşlılığın ezikliği içinde düşünüyor, ne kadar az çıkardı hayatın tadını güçlü olduğu yıllar, yakışıklı, Biliyor, nasıl yaşlandı; farkında, görüyor her şeyi, ama gençlik yılları daha dün gibi geliyor ona. Hayat ne kadar kısa, ne kadar! Düşünüyor, Bilgelik denen şey nasıl da aldattı onu; nasıl hep güvendi -ne çılgınlık!- “Yarın, bol bol zamanın var” diyen o yalancıya. Dizginlediği coşkular geliyor aklına; gözden çıkardığı onca sevinç. Yitip gitmiş her fırsat Şimdi alay ediyor kafasız sağgörüsüyle. … Bunca düşünce, bunca anımsayış başını döndürüyor yaşlı adamın. Ve gidiyor gözleri kahvenin masasında iki büklüm. (Seçme Şiirler)
- “Ve okşayışlar gibi söner,” dedi, “uygarlıklar” (Bu Kenttir Gidip Gideceğin Yer)
- Yeni ülkeler bulamayacaksın, bulamayacaksın yeni denizler. Hep peşinde, izleyecek durmadan seni kent. Dolaşacaksın aynı sokaklarda. Ve aynı mahallede yaşlanacaksın ve burada, bu aynı evde ağaracak aklaşacak saçların. Hep aynı kente varacaksın. Bir başka kent bekleme sakın, ne bir gemi var, ne de bir yol sana. Nasıl heder ettiysen hayatını bu köşecikte, yıktın onu, işte yok ettin onu tüm yeryüzünde. (Bütün Şiirleri)
- Yanlış çıktı bütün beklentileri! (Bütün Şiirleri)
- Yazgıdır yakama yapışır neye kalkışsam; ve yüreğim gömülü bir ceset sanki. (Seçme Şiirler)
- Bir başka ülkeye, bir başka denize giderim dedin, Bundan daha iyi bir başka şehir bulunur elbet. Her çabam kaderin olumsuz bir yargısıyla karşı karşıya; - bir ceset gibi - gömülü kalbim. Aklım daha ne kadar kalacak bu çorak ülkede? Yüzümü nereye çevirsem, nereye baksam, kara yıkıntılarını görüyorum ömrümün, boşuna bunca yılı tükettiğim bu ülkede. Yeni bir ülke bulamazsın, başka bir deniz bulamazsın. Bu şehir arkandan gelecektir. Sen gene aynı sokaklarda dolaşacaksın. Aynı mahallede kocayacaksın; aynı evlerde kır düşecek saçlarına. Dönüp dolaşıp bu şehre geleceksin sonunda. Başka bir şey umma - Bineceğin gemi yok, çıkacağın yol yok. Ömrünü nasıl tükettiysen burada, bu köşecikte, öyle tükettin demektir bütün yeryüzünde de. Konstantinos Kavafis (Kavafis'ten Kırk Şiir)
- Kuşkusuz, eskisi gibi değildi aşkları; Günden güne azalmıştı o çekicilik, aşkın çekiciliğinden çok az şey kalmıştı. Ayrılamıyorlardı bir türlü. Ama koşullar belki de Yazgı ikisini ayıran bir sanatçı olarak belirmişti duygularına gölge düşmeden. Zaman onları değiştirmeden birbirlerini eskisi gibi bilsinler diye hep. yirmi dört yaşında, yakışıklı, genç bir adam. (Kavafis)
- Yanımda olsun istiyordum gövden.. (Tensel Haz)
- Bir daha bulamadım onları- çabucak yitirilen şeyler.... şiirli gözler, solgun yüz... yolun alacakaranlığında... (Tensel Haz)
Yorumlar
0 yorum