Kitap Künyesi

Yazar: Mehmed Zahid Kotku

Yayın Evi: SEHA NEŞRİYAT

İSBN:

Sayfa Sayısı: 48

Tevbe Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Tevbe Alıntıları - Sözleri

  • لاَ إِلهَ إِِلاَّ اَنْتَ سُبْحَانَكَ إِِنِّي كُنْتُ مِنَ الظَّالِمِينَ حَسْبُنَا اللّٰهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ نِعْمَ الْمَوْلَى وَنِعْمَ النَّصِيرُ
  • “Muhakkak güzellikler kötülükleri (günahları) giderir.”
  • Allah Teâla’nın haram kıldığı şeylerden en ufak bir zerreyi bile terk etmek, pek çok nâfile ibâdetlerden hayırlı olduğu bildirilmiştir. Çünkü alıştıktan sonra ibâdet kolaydır. Fakat alışılmış ve artık kendisine mal edilmiş bir âdeti, bir huyu, bir günahı terk etmek pek zor ve müşkildir. Binâenaleyh, onu terk, elbette pek büyük sevâbla mükâfatlandırılacaktır.
  • Destim tehî yüzüm siyah Geldim sana ey Pâdişâh Dâim işim efgân u âh Ol destgir lütfet bana Adın senin Gaffâr iken Ayb örtücü Settâr iken Kime gidem sen var iken Cürmüm ile geldim sana
  • Tevbeyi sâdece günahkârların yapacağını sanmak büyük hatadır. Kimi günahından, kimi gafletinden, kimi bütün mâsivadan, kimi ibâdetine güvenmenin verdiği aldatıcı gururdan, kimi de bizzat tevbesinden tevbe eder.
  • cenab-ı peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri şabanın 15. gecesi olsa gerek sevdeyi Rahman'a kapanmışlar o kadar uzun secdede duruyorlar ki hz. aişe radıyallahu anh validemiz korkmuş. acaba rûhu kabzolundu mu, demiş. şöyle ayağını tutmuş sallamış hayat var mı yok mu diyerekten anlamak için. bakmış ki orada cenab-ı peygamber, cenab-ı Hakk'a yalvarıyor. o yalvarmalarının içerisinde kalbinin de parlaklığını istiyor cenab-ı Hakk'tan. "kalbin paklığı dışın paklığından çok mühimdir."
  • kuddûsî diye bir büyük zat var, o bir manzumesinde şöyle der: destim tehî yüzüm siyah geldim sana ey Pâdişâh dâim işim efgân u âh ol destgir lütfet bana adın senin Gaffâr iken ayb örtücü Settâr iken kime gidem sen var iken cürmüm ile geldim sana
  • Tevbeyi sadece günahkarların yapacağını sanmak büyük hatadır. Kimi günahından, kimi gafletinden, kimi bütün masivadan, kimi ibadetine güvenmenin verdiği aldatıcı gururdan, kimi de bizzat tevbesinden tevbe eder.
  • "Ya Rab! Benim hatalarımı yağmur sularıyla, kar sularıyla, buz sularıyla tertemiz et!"
  • Cibril bana geldi ve beni beşaretlendirdi ve dedi ki: "Senin ümmetinden her kim Allah'a şirk koşmadan ölürse cennete girecektir." Ben de sordum; -Eğer zina ve hırsızlık yaparsa da mı girecek? Cibril; -Evet zina ve hırsızlık yaparsa da. Dedi
  • Günahların başı ise gaflettir. Gafletten kurtulmak en büyük hünerdir.
  • Güzelce yiyoruz. Çiğnememiz bir nimet. Boğazdan aşağıya gidiyor. Hiç haberimiz yok. İçeride hazım oluyor. Ayrılıyor, taksim oluyor. Kana giriyor, idrara çıkıyor, kazurata çıkıyor ama haberimiz olmuyor bunlardan. Kanlarımız değişiyor, bir şeyler oluyor, bir hava alıyoruz, diyoruz ama bu ne intizamdır ve ne güzel bir haldir ki başında bekçi yok kimsesi yok.
  • Destim tehi yüzüm siyah Geldim sana ey padişah Daim işim efgan u ah Ol destgir lütfet bana Adın senin Gaffar iken Ayb örtücü Settar iken Kime gidem sen var iken Cürmüm ile geldim sana
  • Ahlaksız insan tam insan değildir.

Tevbe İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Kitabın Yazarı Mehmed Zahid Kotku Kimdir?

Mehmed Zahid Kotku (1897, Bursa - 13 Kasım 1980, İstanbul), İslam âlimi, yazar, din adamı, vaiz, Nakşibendi şeyhi.

Yaşamı

Ailesi Şirvân'a bağlı, eski bir hanlık merkezi olan Nuha'dandır. Kafkasya'da bir dağ eteğinde bulunan ve ipekçiliği ile meşhûr olan bu yöreden Osmanlı-Rus Harbi sırasında Anadolu'ya 1297`de göç eden Müslümanlarla gelmişlerdir. Bursa'ya geldiğinde henüz 16 yaşında olan babası İbrahim Efendi, Bursa Hamza Bey Medresesinde tahsil görüp çeşitli yerlerde imamlık yapmıştır. 1929 yılında vefat etmiştir. Annesi Sabire Hanım da Mehmet Zahid Hocaefendi henüz 3-4 yaşlarında iken vefat etmiştir.

İlk ve orta öğretimini Bursa'da tamamladı. 1.Dünya Savaşı sebebiyle 18 yaşında askere çağrılmış, Suriye cephesinde uzun yıllar askerlik yapmıştır. Ağabeyi Ahmet Şakir Efendi de Kudüs ve Çanakkale cephelerinde savaştıktan sonra 28 yaşında cephede hastalanarak şehit olmuştur. Askerden döndükten sonra İstanbul'da dini toplantılara katılmaya başladı. Gümüşhanevi Dergahında Ömer Ziyaüddin ed-Dağıstanî'nin öğrencisi oldu. Çeşitli yerlerde imamlık ve hatiplik yaptı. Tekke, zaviye ve türbelerin kapatılmasından sonra Bursa'ya döndü ve 1952 yılına kadar orada kaldı.

İskenderpaşa Cemaati

İstanbul'a döndükten sonra çeşitli camilerde ve son olarak İskenderpaşa Camii'nde imamlık ve hatiplik yapmaya başladı.

Çevresince çok sevilen ve vaazları ilgiyle izlenen Kotku'nun tebliğ misyonu cemaati mensuplarınca benimsenerek cemaate dönüştü. Böylece başlayan İskenderpaşa Cemaati adını vaazların başladığı İskenderpaşa Camii'nden aldı.

Ölümü

Mehmed Zahid Kotku'nun Süleymaniye Camii'nin haziresindeki mezarı.

Mehmet Zahid Kotku kalmak üzere 1979 yılında gittiği, Hicaz'dan 1980 yılında ağır hastalıkları sebebiyle geri dönmüş, 13 Kasım 1980'de vefat etmiştir. 14 Kasım 1980 günü Süleymaniye Camii'nde çok kalabalık bir topluluğun eşliğinde kılınan cenaze namazının ardından Süleymaniye Camii haziresine defnedilmiştir.

Mehmed Zahid Kotku Kitapları - Eserleri

  • Nefsin Terbiyesi
  • Ehli Sünnet Akaidi
  • Cennet Yolları
  • Hadislerle Nasihatler
  • Haklar ve Vazifeler
  • Tezkiretü'l Evliya

  • Tasavvufi Ahlak
  • Hadislerle Nasihatler 2
  • Ana Baba Hakları
  • Cennet Yolları
  • Risale-i Halidiyye ve Adab-ı Zikir Risalesi
  • Mü'minlere Vaazlar
  • Cihad

  • Namaz
  • Tasavvufi Ahlak 2
  • Yemek Adabı
  • Tevbe
  • Müminlerin Vasıfları
  • Zulüm
  • İlim

  • Tasavvufî Ahlâk 3
  • Korku ve Ümit
  • Oruç
  • Tasavvufî Ahlâk 4
  • Tevhid
  • Mehmed Zahid Kotku'dan Özel Sohbetler
  • Alim

  • Cömertlik
  • Sabır
  • Ayet ve Hadislerden Dualar
  • İçki
  • Nefsin Terbiyesi
  • Zikrullahın Faydaları
  • Mü'minlere Vaazlar - 1. Cilt (Cep Boy)

  • Mü'minlere Vaazlar - 2. Cilt (Cep Boy)
  • İman
  • Tasavvufi Ahlak - Cilt: 5
  • Zekat

Mehmed Zahid Kotku Alıntıları - Sözleri

  • Tevhid üzere olan bir mü'mine gereken; hak kelamı, doğru sözü işittiği zaman onu tasdik etmek, onaylamak ve batıl sözü işittiği zaman da eğer din işlerine ait bir konu ise batıl olduğunu ispat etmektir. (Mü'minlere Vaazlar)
  • Çalışan ise yine yalnız hep baba; ne kadın, ne kız, ne sokak, ne mağaza ve ne de fabrikalarda çalışmak bilir. Şimdi ise hanım memuriyyette, bey de ayrı bir ticarette. Yine de feryad ü figan, geçinemiyoruz efendim. Her şey pahalandı. Ev kiraları içinden çıkılamaz dert. Hele o mobilya derdini hiç sorma artık, felaket! Felaket! (Zulüm)
  • Bugünkü bütün kıyametlerin başlıca sebeplerinden birisi aç gözlülüktür; fakirlikten de fenadır. (Hadislerle Nasihatler)
  • "Ya Rab biz hasta olunca ancak senin zikrinle tedavi oluruz!" bunu biz yapıyor muyuz? Biz hemen doktorlara koşarız. İyi doktora koş ama, biraz da Allah de bakalım. Yok yav aspirin varken ne yapacaksın Allah diyerek, değil mi? (Zikrullahın Faydaları)
  • Şiilerin, kızılbaşların, râfızîlerin ve bunlara benzer sapıkların itikadlarından son derece sakınmak gerektir. (Oruç)
  • Ömür süratle akan bir suya benzer. Kaçan dakikaların değil, saniyelerin bile telafisi mümkün değildir. (Mü'minlere Vaazlar - 2. Cilt (Cep Boy))

  • Sakın şöyle deme! "Şu kişilerin bütün ömürleri haramlarla, fenalıklarla geçer. İbadet ve taat de bilmezler. Fakat rızıkları nerede ise başlarından taşacak." Sen rızkı yalnız yemek ve içmekte mi sanıyorsun? Allah celle ve alâ kullarına ayrı ayrı mânevî rızık verir. Ondan mahrum olduktan sonra hayvandan ne farkı kalır? Hayvanların da çok yiyenleri ve rahat yaşayanları vardır. Ama ne yazık yine hayvandır! Biz ise müslümanca yaşamak ve müslüman olarak ölmek isteriz. Elhamdülillah Allahu Teâlâ bizi hem maddî ve hem de mânevî rızıklarla merzuk eylemiş, rızıklandırmış olduğundan şükrümüzün de bu sebepten çok olması gerekir. (Mü'minlere Vaazlar)
  • Kulaklarını Hakk'a karşı kapamış bedbaht, gökte uçsa ne olur? (Alim)
  • Binaenaleyh fâni dünyanın zevklerine aldanıp da bu cihadı bırakırsanız sonra sizi öyle bir zillet istila eder ki dininize dönmedikçe bu zilletten kendinizi kurtaramazsınız. (Hadislerle Nasihatler)
  • Pişmanlığın gönle gelmesi için çok zikredip çok da düşünmek lâzımdır. (Mü'minlere Vaazlar - 1. Cilt (Cep Boy))
  • Hazm olunmaz belalara sabr et, Afiyet hoş-güvar olur ey dil. (Sabır)
  • "Bir göz ki ibret olmaya nazarında, Ol düşmandır sahibinin baş üzerinde." (Mü'minlere Vaazlar)
  • Bütün rahatsızlıkların başı iki şeyden ileri gelir:Birisi midenin bozulması,diğeri de soğuklardır. (Yemek Adabı)

  • Valideyn için duayı terk etmek evladın geçimini daraltır. (Ana Baba Hakları)
  • Kişi, sevdiği kimselerle haşrolunacaktır. Bunun için daima salih, âbid ve alim kişilerle düşüp kalkmak, onlara muhabbet etmek, mü'minlere yakışan makbul sıfatlardandır. (Mü'minlere Vaazlar - 2. Cilt (Cep Boy))
  • Fakat, Allah'tan ayrılığın acısının yanında bir katredir cehennemin hepsi birden..Allah'tan ayrı kalmanın acısı daha büyük.. (Mehmed Zahid Kotku'dan Özel Sohbetler)
  • Bize iman lâzım!..İmanımıza da ihlâs lâzım, kuvvetlendirmek lâzım; rıza-ı ilahi'yi kazanmak için. (Mehmed Zahid Kotku'dan Özel Sohbetler)
  • ... kendine mi'yar (ölçü) eyle. İşte o zaman hasta olup ilaç aramaktan da kurtulursun. (Nefsin Terbiyesi)
  • Bursalı İsmail Hakkı der ki: "Cennet ikidir: Birisi dünyada, birisi de ahirette... Dünyadaki cennetler salihlerin, âriflerin bulunduğu meclislerdir. O meclislere vaktiyle girmeyen insanların ahiretteki cennete girmeleri muhaldir." (Mehmed Zahid Kotku'dan Özel Sohbetler)
  • Hz.Ömer (r.a) şöyle duâ ederlermiş: "Ya Rab, eğer benim ismimi şakîler divanında yazdıysan o yazıyı, oradan saidler divânına çevir ya Rab." (Ehli Sünnet Akaidi)