Kitap Künyesi
Yazar: Holly Black
Yayın Evi: Little, Brown Books for Young Readers
İSBN: 9780316310352
Sayfa Sayısı: 336
--reklam--
The Wicked King Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
The enchanting and bloodthirsty sequel to the New York Times bestselling novel The Cruel Prince.
You must be strong enough to strike and strike and strike again without tiring.
The first lesson is to make yourself strong.
After the jaw-dropping revelation that Oak is the heir to Faerie, Jude must keep her younger brother safe. To do so, she has bound the wicked king, Cardan, to her, and made herself the power behind the throne. Navigating the constantly shifting political alliances of Faerie would be difficult enough if Cardan were easy to control. But he does everything in his power to humiliate and undermine her even as his fascination with her remains undiminished.
When it becomes all too clear that someone close to Jude means to betray her, threatening her own life and the lives of everyone she loves, Jude must uncover the traitor and fight her own complicated feelings for Cardan to maintain control as a mortal in a Faerie world.
--reklam--
The Wicked King Alıntıları - Sözleri
- I like him better than I’ve ever liked anyone and that of all the things he’s ever done to me, making me like him so much is by far the worst.
- “When my father sent me away, at first I tried to prove that I was nothing like he thought me. But when that didn’t work, I tried to be exactly what he believed I was instead. If he thought I was bad, I would be worse. If he thought I was cruel, I would be horrifying. I would live down to his every expectation. If I couldn’t have his favor, then I would have his wrath.
- " If you're the sickness , I suppose you can't also be the cure. "
- Kiss me until I am sick of it.
- “If you’re the sickness, I suppose you can’t also be the cure.”
- “I hate you,” I breathe into his mouth. “I hate you so much that sometimes I can’t think of anything else.”
- “She didn’t have to command me, Jude. She didn’t have to use any magic. I trust you. I trusted you.”
- “For a moment,” he says, “I wondered if it wasn’t you shooting bolts at me.” I make a face at him. “And what made you decide it wasn’t?” He grins up at me. “They missed.”
- “You want to know what I did to make him raise me up?” I ask, leaning toward her, close enough that she can feel the warmth of my breath. “I kissed him on the mouth, and then I threatened to kiss him some more if he didn’t do exactly what I wanted.” “Liar,” she hisses. “If you’re such good friends,” I say, repeating her own words back to her with malicious satisfaction, “why don’t you ask him?”
- “Whatever you do to me,” I say, too angry to stay quiet, “I can do worse to you.” “Oh,” he says, fingers tight on mine. “Do not think I forget that for a moment.” “Then why?” I demand. “You believe I planned your humiliation?” He laughs. “Me? That sounds like work.”
- "Power," he said. "Power is the ability to get what you want. Power is the ability to be the one making the decisions. And how do we get power?" [...] "We learn how to fight well?" she said to say something. [...] "We get power by taking it."
- “Kiss me again,” he says, drunk and foolish. “Kiss me until I am sick of it.”
- You must be strong enough to strike and strike and strike again without tiring. The first lesson is to make yourself that strong.
- “It is said we learn more from our failures than our successes.”
- Fighting was chess, anticipating the move of one's opponent and countering it before one got hit.
--reklam--
The Wicked King İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Lanetli Kral, serinin ilk kitabı Zalim Prens'ten çok daha iyiydi. Türkçe okusam dilinin basitliğinden yakınabilirdim ama İngilizce okuyunca dili de daha normal geldi tabii. Kurgu olarak bence daha ilginç ilerledi. İki kitapta da en büyük sorunlarımdan biri hbir karakteri sevememem oldu. Hiç eli ayağı düzgün, içi dışı bir bir karakter yok ki seveyim! Jude, okuduğum garip karakterlerden biri. Yazar bence böyle bir karakter yazarak risk almış çünkü kızda hırs ve öfke dışında pek bir duygu olmadığından tüm hareketleri de bu doğrultuda. Diğer karakterler de ondan pek farklı değiller. Herkesin kendi çıkarı doğrultusunda hareket etmesi bir süre sonra beni yordu açıkçası. Doğru düzgün bir aşk, dostluk veya aile ilişkisi görememek beni biraz sıktı. Normalde öyle çok mıç mıç ilişkiler ya da gerçek dışı aşklardansa daha makul olanları tercih ederim ama bu kitapla ilgili o kadar fanartlar ve güzel yorumlar gördükten sonra daha başka şeyler beklemiştim sanırım. Ayrıca yazarın Jude'un başına bir şeyler getirmek için saçma çabalara girmesi de beni rahatsız etti. İki kitaptır karakter saçma şekillerde aşağılanıyor, yok Queen of Mirth'miş yok peri meyvesi yiyip soyundurmakmış falanmış da filanmış. Kızın sadece üvey babasından aldığı dövüş eğitimleriyle çok iyi bir dövüşçü olması, birkaç aylık bir eğitimle çok iyi bir ajan olması vesaire açıkçası bana hiç inandırıcı gelmedi. Özellikle de perilerin çok bir şeylermiş gibi şişindikleri oysa tek olaylarının ufak bir bıçak darbesiyle bile ölebilen ölümsüzler olmaları ve sadece insanları -o da belirli durumlar altında- kontrol edebilmeleri beni hayal kırıklığına uğrattı. O aşağılayıp güçsüz buldukları Jude ve diğer insanlar bence onlardna daha güçlü konumdalar ve bu çok saçma. Yalan söyleyebiliyor ve bazı şeylerle büyüden korunabiliyorlar. Ayrıca serideki hiçbir insan veya peri normal değil. Cidden özellikle ilk kitabı okuyup birilerine anlatınca ne kadar saçma olduğunu bir kez daha fark ettim. Bu kitap yine daha iyiydi, en azından okumaya değerdi. Bir sonraki kitabınsa daha iyi olmasını ve övgülere değmesini umuyorum. Jude, asla sevebileceğim bir tip değilken Cardan da sevmediğim halde bir şekilde yazarın anlatımından kaynaklı insan çekici gelen bir karakter, bunu kabul edeyim. Karakterleri geçersem dünyanın daha ayrıntılı olmasını isterdim. Mekanlar çok sınırlı, bu kitapta denizlerin altını görmemiz bence hoş bir farklılık oldu ama yeterli değil. Periler, iblisler, cinler, cadılar, goblinler, troller, onlar bunlar varken bunları sadece arada sırada yazarın atraksiyonları yapabilmesi için koyduğu "maskeli balolar"da görmemiz bence yetersiz. Ayrıca cidden nedir bu her fantastik kitaplardaki maskeli balo furyası. Anladık yani hiçbir balo normal akışında sonuçlanmıyor. Karakterler bakımından orijinal olduğunu düşündüğüm ama bunun sonucu olarak da kendimi oluşturulan dünyanın içinde hissedemediğim öyle çok da bir atraksiyonu ya da albenisi olmayan ama vakit geçirmek için okunabilecek ve sizi sıkmayacak bir seri bence. Orijinal dilinden okuyabilirseniz tavsiye edebileceğim bir seri, yoksa bence o kadar para verip de almanıza değer mi bilmem... (Sude Özer)
Kitap Peri Halkı serisinin ikinci kitabı ve ilk kitabı da beğendiğim gibi bunu da beğendim. Gayet akıcıydı ve ilk kitaptan daha olaylı olduğu için pek sıkılmadım. Sadece olayların istediğim kadar iyi düşünülmüş olmadığı bazı noktalar vardı ve daha fazla okumak istediğim şeyler vardı, Cardan ve Jude&Cardan gibi !Buradan sonrası spoiler içerir! Jude ilk kitaptaki gibi muhteşemdi, her ne kadar en sonda oyuna getirilse de kitabın geri kalanında yine yaptığı her şeye, kendini savunmasına ve kimseye boyun eğmemesine, zekasına hayran kaldım. Sonu normalde bayağı şok edici olsa da çok önceden spoilerını yediğim için hissettiğim tek şey kızgınlık oldu. Cardan kitap boyunca sarhoş ve şapşaldı ve Jude olmasa ilk günden ölüp giderdi ama son bölümlerde o Denizaltı (nasıl çevirmişlerdir bilmiyorum) Kraliçesi'ne gününü göstermesi harikaydı. Üçüncü kitapta çok iyi şeyler bekliyor bizi belli Balekin öldüğü için mutluyum, Jude öldürdüğü için daha mutluyum bsjsb. Bu noktadaki tek sorunum biraz kolay olmuş olması ama yazarın aksiyon sahnelerinin pek güçlü olduğunu düşünmüyorum zaten o yüzden pek takılmadım. Kitap genel olarak güzeldi kısacası, Queen of Nothing'i okumak için sabırsızlanıyorum (duru ezel)
AMANIN, BU DA NEYDİ BÖYLE?! faerie dünyası üzerine sarah j. maas çok övülüyor AMA HOLLY BLACK KADAR HARİKA KURGULAYANI YOK FAERIE DÜNYASINDA. acccayip bir gidişatı vardı. jude'un mücadelesi bir yana, cardan'ın değişimi ve sonunda gerçek bir kral gibi davranmış olması beni benden aldı. HELE ARALARINDAKİ İLİŞKİ? EVET, FENA HALDE SHIPLİYORUM İKİSİNİ. ama cardan... o sondaki sağ gösterip de sol vurduğun yumruk da neydi öyle -_- AH ÇOK GÜZELDİ Kİ! (Adalia)
--reklam--
The Wicked King PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Holly Black - The Wicked King kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de The Wicked King PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Holly Black Kimdir?
Holly Black 1971 yılının Kasım ayında, New Jersey’de doğdu. Resimler ve oyuncak bebekler yapan annesi, onun hayalet ve perilerle dolu kitaplarına ilham kaynağı oldu. Holly, karanlıktan da korkuyordu. Kız kardeşi Heidi ile birlikte hayali cadı kazanları kaynatan Holly, her şeye rağmen mutlu bir çocukluk geçirdi.
Ergenlik dönemini; Zindanlar ve Ejderhalar oynayarak, punk rock dinleyerek ve geceleri geç saatlere kadar kitap okuyarak geçirdi. Bu sürede, Holly, birçok şiir, bir tiyatro oyunu ve KNIGHTS OF THE SILVER SUN adında bir roman yazdı. Aynı zamanda, özel okula giden bir ressam olan Theo Black ile tanıştı. Birlikte Filedelfiya’ya taşındılar ve üniversiteye başladılar.
Mezuniyetin ardından, oyun dergisi “d8”de geceleri çalışmaya başlayan Holly, daha sonra New York’ta bir iş buldu. d8 dergisi sayesinde, çok sevdiği yazar Steve Berman ve çizer Tony DiTerlizzi ile tanıştı. Yine bu zamanlarda, ‘TITHE: A Modern Faery Tale’ isimli, fantastik romanını yazmaya başladı.
Holly, şu anda, 1999 yılında evlendiği Theo ile birlikte, West Long Branch, New Jersey’de yaşıyor.
--reklam--
Holly Black Kitapları - Eserleri
- Zalim Prens
- Lanetli Kral
- Esrarengiz Köşk
- The Queen of Nothing
- Buzkentin En Soğuk Kızı
- Büyülü Taş
- Lucinda'nın Sırrı
- Gecenin Karanlığında
- Yutanhoyrat'ın Gazabı
- The Wicked King
- Beyaz Kedi
- Nixie'nin Şarkısı
- Devleşen Sorunlar
- Ejderha Kral
- Kırmızı Eldiven
- Kara Yürek
- How the King of Elfhame Learned to Hate Stories
- Zehir Yiyenler
- The Lost Sisters
- Ormanın En Karanlık Köşesi
- Lucifer
- Lucifer
- Lucifer
- Lucifer
- Lucifer
- Lucifer
- Lucifer
- Lucifer
- Lucifer
- Lucifer
- Lucifer
- Lucifer
- Lucifer
- Lucifer
- Lucifer
- Lucifer
- Lucifer
- Lucifer
- Lucifer
- Doll Bones
- Tithe
- The Spiderwick Chronicles, The Complete Series
- A Flight of Angels
- The Modern Faerie Tales: Tithe - Valiant - Ironside
- Heart of the Moors
--reklam--
Holly Black Alıntıları - Sözleri
- "Ölüm neden yaş ve gençlik arasında ayrım yapar diye mi soruyorsun? Dedi Gavriel sakince." Ölümün de herkes gibi kendine göre beğenileri,favorileri var. Ölümün sevdikleri ölmez." (Buzkentin En Soğuk Kızı)
- I like him better than I’ve ever liked anyone and that of all the things he’s ever done to me, making me like him so much is by far the worst. (The Wicked King)
- Villains were wonderful. They got to be cruel and selfish, to preen in front of mirrors and poison apples, and trap girls on mountains of glass. They indulged all their worst impulses, revenged themselves for the least offense, and took every last thing they wanted. And sure, they wound up in barrels studded with nails, or dancing in iron shoes heated by fire, not just dead, but disgraced and screaming. But before they got what was coming to them, they got to be the fairest in all the land. (How the King of Elfhame Learned to Hate Stories)
- “İnsan yavrusu benzer bir yılana. İnanmak kolay değil sözünü tutacağına.” (Büyülü Taş)
- Not a heart of stone, but a heart of fire. (How the King of Elfhame Learned to Hate Stories)
- “Arkamdan gözyaşı dökecek kadar seviyor musun beni?” Bu sözleri boynuma sarf ediyor. Nefesini hissediyorum, ensem gıdıklanıyor, ihtiras ve huzursuzlukla karışık ürperiyorum. “Yani canın yanarsa mı?” “Yani canını yakarsam.” Tüylerim diken diken oluyor. Hoşuma gitmiyor. En azından altında kalmıyorum. “Canımı yakarsan ağlamam. Ben de senin canını yakarım.” (Zalim Prens)
- Kiss me until I am sick of it. (The Wicked King)
- “Bir adamın gövdesi çıkacak karşına Benim gizim bütün insanoğluna Ne zaman ki sahte ve gerçek aynı olur Çok geçmez ünüm sana da ulaşır Yukarı ve bir daha yukarı çıkacaksın Sevgili dostum, bol olsun şansın” (Esrarengiz Köşk)
- “Whatever you do to me,” I say, too angry to stay quiet, “I can do worse to you.” “Oh,” he says, fingers tight on mine. “Do not think I forget that for a moment.” “Then why?” I demand. “You believe I planned your humiliation?” He laughs. “Me? That sounds like work.” (The Wicked King)
- “If you’re the sickness, I suppose you can’t also be the cure.” (Lanetli Kral)
- “You think you’ve made your story long enough for the sun to rise and catch me unawares, but you’re wrong. And it will take only a few moments to kill you, kingling.” “And you think it was sunrise I was waiting for and not my queen. (How the King of Elfhame Learned to Hate Stories)
- “Kendi benliğinden asla kopamazsın.” (Gecenin Karanlığında)
- İşte sana aile. Onlarla da olmuyor onları öldürerek de... (Kara Yürek)
- You must be strong enough to strike and strike and strike again without tiring. The first lesson is to make yourself that strong. (The Wicked King)
- Suçluluk duygusu insani delirtmez mi? Bir iltihap gibi içinizde büyür. (Beyaz Kedi)
- Hasret zayıf tutkuları söndürür, güçlü olanları harlatır. (Beyaz Kedi)
- "Hepsinden öte, senden nefret ediyorum çünkü aklımdan çıkmıyorsun. Sürekli. İğrenç ve engel olamıyorum." Nutkum tutuluyor. "Galiba beni vurmalısın," diyor, yüzünü uzun parmaklı tek eliyle örterek. "Benimle kafa buluyorsun," diyorum. (Zalim Prens)
- What was she thinking? Why wasn’t she yelling? He found himself wishing that she was mad—at least that he would understand. Her quiet sadness was more frightening. It was like this was all she expected of him. (Gecenin Karanlığında)
- Be good, but not too good. Be pretty, but not too pretty. Be honest, but not too honest. Maybe no one got lucky. Maybe it was too hard. (The Lost Sisters)
- "Tatlı Jude. Sen benim en güzel cezamsın." (Lanetli Kral)
Yorumlar
0 yorum