Kitap Künyesi
Yazar: Necip Fazıl Kısakürek
Yayın Evi: Büyük Doğu Yayınları
İSBN: 9789944144926
Sayfa Sayısı: 61
--reklam--
Tiyatro ve Tesiri Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Tiyatro eserleriyle Türk Tiyatrosunun kurucu müelliflerinden olan Üstad’ın, Tiyatro nedir? sualini, kuruluşundan günümüze tarihi bir perspektif içinde izaha kavuşturduğu eser, ilk olarak, 1964 yılında Aydınlar Ocağı salonunda konferans olarak verildi.
“Sanat, tiyatronun da baş sermayesi olan kelâmın muhtelif formlarında, hikâye, roman, şiir vesâirede dâima bir, iki buudludur; üçe varmaz. Ve hayal ki, Allahın yarattığı muazzam sahnenin ismidir, orada kendisini hakikatteki, realitedeki katılığıyla tecessüm etmiş bulamaz. Tiyatro, sanatın üç buud kazandığı yerdir. Bütün bir realite katılığı içinde zamanı ve mekanı kaldıran hâdise; istikbâli seyretmek, mâziyi seyretmek... Ve seyrettiğimiz yerdeki zaman-mekân vahdeti, bizimle kendi arasında ayrıdır.” NFK
--reklam--
Tiyatro ve Tesiri Alıntıları - Sözleri
- "Eğer bu eseri sahneye vaz ederseniz, Türkiye bütün İslam ülkeleriyle beraber son damla kanına kadar harb ilan edecektir." Ve Fransa demokrasi memleketi, hususi bir tiyatronun perdesini kapatamayacağı halde, kanun çıkartıp kapatmıştır, korkusundan. İşte adam böyle olur, hareket böyle olur.
- Lesing, Alman nesrini örgüleştiren, Alman şiirine poetiğini getiren, Alman tiyatrosunun temelini kuran insandır; ve ondan sonra Fransız tiyatrosunun 19'uncu asır sonunda başına musallat olan büyük Alman tiyatrosu Lesing'in mahsulüdür. Arkasından Goethe geliyor, bilfiil... Ve Schiller... Goethe, fevkalâde muhteşem bir adam... Ama bir Fransız edibinin bir sözü var onun hakkında: "Goethe, o muhteşem eşek!"
- "Şekspir'i anlamak için en küçük şart İngilizce bilmektir; en büyük değil"... Çünkü iyi asker olmak için en küçük şart forma takmaktır; ondan evvel şartlar olacak, sonra onun forması olacak.
- Ve hayal ki, Allah’ın yarattığı muazzam sahnenin ismidir.
- Tiyatronun bir büyük mistiği ve ruhu var. Mistik: alafranga kelimesiyle... Buna tasavvuf diyemeyiz; o çok üstün bir vakıadır.
- Tiyatro, birçok insanın, bir an, böyle birbirini göremez bir halde bir noktaya bakıp, bir çerçeve içinde her gün yaşadığı hayattan bir parça gösteren sanat şeklidir.
- İnsan ruhunun baş temeli trajedidir.
- Hamlet, bence en büyük eseridir; bir melankoli eseri... Ruhu içinde derinleşe derinleşe bütün cemiyet alakalarını kaybeder hale gelen ve ruhunun ısdırap kutbundan en mahrem iklimine geçen bir tipin hikayesi..
- Şekspir'i anlamak için en küçük şart İngilizce bilmektir, en büyük değil.
- Hissediyor ve anlıyorsunuz ki, Şekspir yetişilmez bir kutuptur; fakat tektir, ilkası yoktur. Yani kabil-i tevzi değildir.
- Tiyatro, içtimai telkin ve vaaz kürsülerinin en büyüğü..
- Volter'in fikirleri var, fakat sanat tarafı zayıf.
- Gençler için söylüyorum; biri, kıza "sen çok güzelsin" dese, kız izahı bekler, başka türlü gururlanamaz.
--reklam--
Tiyatro ve Tesiri İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Tiyatro ve Tesiri: Tiyatro onun sözleriyle..."Tiyatro,bir çok insanın,bir ân,böyle birbirini göremez hâlde bir noktaya bakıp,bir çerçeve içinde her gün yaşadığı hayattan bir parça gösteren bir sanat şekli(S.10)...Ve..."Tiyatro,insanoğlunun en susadığı hadise olan aksiyonun taklidini veren hayat çerçevesinin bir tecellisi,bir tahayyülü ve ayrı bir taklidi(S.12)...Ve..."Tiyatro ,içtimai telkin ve vaaz kürsülerinin en büyüğü(S.26)...Ve... "Sanatın,kütleleri,sevki ve idaresi bakımından bundan daha zengin,bundan daha cömert,bundan daha verimli bir şubesi bence nâ-mevcuttur(S.37)..." Üstad bu konferansta tiyatroyu iki cepheli yani hem müşahhas hem mücerred olarak inceleyeceğini duyurarak konuşmaya başlıyor...Aydınlar ocağındaki konuşmasına devam eden Üstad tiyatronun kelime manasını ifade ediyor ve diyor ki bu tiyatronun iki manası vardır.."birinci manası;bir gösterinin çerçevelendiği sahne"..."ikinci manası;bir mekan ismi ve ruh ismi" mesela harp yapılıyor burda,harp hareketlerinin yapıldığı mekana "theatr" derler...Bu keşif yani tiyatro keşfi tamamen avrupaidir ve şarkın bir dahli yoktur... Sonra tiyatronun kurucularına gelir hadise..Üç isim...Aishkylos,Sofokles,Euripides...Tıpkı Sokrat,Eflatun ve Aristo gibi...Üçlü halde...Felsefe Sokrat deminde bir büyük çağ atladı,Platon devrinde bu daha derinleşti tıpkı bunun tiyatro versiyonu Sofokles gibi...En son Aristo bu manevi ilmi maddeye vurdu,bunun tiyatro versiyonu Euripides'te tiyatro daha çok gerçekliğe kavuşuyor ve izleyenler adeta zevk alıyor çünkü dil güzelleşmiş,daha akıcı üslup...Bu üçünden sonra Aristophane gelir ki bu da komediyi getirir bu yunan tiyatrosuna... Araya bir Orta-Çağ karanlığı girer ki tiyatro yok olur...Ve sonra Rönesans...Rönesans'ta da bu iş yoktur ve olmayan tek sanattır...Çünkü hazır bir cemiyet yoktur bunun için...İş bundan sonrasına kalır ki Üstad Batı'nın en büyük tiyatro muharririne parmak basar...Shakespeare...Rönesanstan sonra Batıda bu işi devam ettirebilen yoktur artık...Yalnız Shakespeare hariç..O bir dev...Hatta Üstad Shakespeare'in İngilizler'in nazarındaki kıymet ifadesi olarak bir misal getiriyor ve İngilizler Shakespeare'dense Hindistan gibi büyük bir müstemlekesinden vazgeçebileceğini söylüyor...Daha onun misli gibisi gelmemiştir tiyatroda..Bir Hamlet,bir Romeo ve Juliet,bir Othello,bir Macbeth... Üstad daha sonra Fransız tiyatrosuna geçer...Burada da bir müselles vardır Önce Corneille sonra Rasin ardından Moliere gelir...Alınız bunu da Yunan misaline endeksleyiniz...Çünkü onlar Yunan Tiyatrosuna ne getirdi ise bu üçüde Fransız Tiyatrosuna bunu getirmiştir...Tek farkla ki Moliere Komedi'ye Trajedi kattığı için bunu ulvileştirmiştir... Üstadın bu Batıyı tarifinden maksadı öyle bir bilgi vermek amaçlıdır...Asıl hedefi Türkiye'deki tiyatrodan bahsetmektir... Üstad bundan sonraki bahiste tiyatronun Şarktaki haline geçer ve bu taraftaki bir kaç küçük tiyatroya benzer organizasyonların tiyatro olmayacağını ifade eder...Misal bi Karagöz-Hacivat tiyatro değildir...Tek kişilik bir gösteridir ki bir kadro eksikliği yaşanması onu sahne gösterisi haline sokar..Bundan sonraki misal meddahların gösterisi...Yani Orta oyunu...Bu da bir takım hareket ve gösteriden öteye geçemez...Şarkta bu işi eline ilk olarak Ermeni alır...Tanzimattan 20 sene sonra..."Güllü Agop...Gedikpaşa Tiyatrosu"...Namık Kemal Vatan Yahut Silistreyi yazdığı vakit öyle bir tesir ediyor ki millete bu adam omuzlar üstünde taşınıyor..Güllü Agop'a gelelim...Bu adam tam bir "Şehzade Abdülhamid" düşmanı...Hatta Moliere'in 'Hasis' isimli eserini 'Pinti Hamid' diye tercüme ediyor...Namık Kemal'den sonra bir de Abdülhak Hamid...Şiirini tiyatroya veren adam..Bizde tiyatro bu kadar...Hatta bakın Üstad ne diyor.."Bizde piyes bu..O devirde Avrupada tiyatro tam teşekkül etmiş...Taklitlerimiz de böyle geliyor. Bakın bir şey bayatlayınca,bizde daha henüz tazenin tazesi"..Düşünün ki 2200-2300 sene olmuş daha yeni bizim tarafa uğramış tiyatro...1.Dünya Savaşından sonra İstanbul'da Darülbedayi Muhsin Ertuğrul ve arkadaşları tarafindan kurulur... Ve daha sonra Üstad'ın kendisi tiyatroya atılır...İlk eseri Tohum...Bu tohum eseri Muhsin Ertuğrul tarafından oynanır...Ve Üstad'ın içine sinmez...Bir Adam Yaratmak eserini yazar...Evet olmuştur artık...Çok büyük bir muvaffakiyete ulaşılmıştır...Sonra Ahşap Konak...Bu eser oynanacak dendi ve oynanmadı..Bir ay,iki ay ses yok...Ertuğrul Üstada mesaj yazar ve der ki niçin yazmıyorsun ben seni en büyük Türk Tiyatro Muharriri kabul ediyorum...Ve itiraf eder ki Ahşap Konak isimli eseri görüşlerine zıt olduğu için oynamaz...(Ekleyelim ki Üstad bu adamı sevmez...Sanatıyla büyük adam ama fikirde kıymeti olan biridir...der Üstad..)Sonra Üstad'dan bir eser daha yazmasını bekler ki Üstad Reis Bey adlı eseri yazar...Muhsin Ertuğrul öyle ki bu eseri okuyunca ağlamaktan yüzü kabuk tutar...Ve öyle olur böyle olur der ki;"Ben bu eseri oynayamam,oynarsam ölürüm..."Daha sonra teklif giden bir diğer oyuncuda oynayamayacağını itiraf eder..Varın siz eserin büyüklüğünü takdir edin ki bu gibilerin eline kalmamıştır...(İstanbul tiyatrolarından Üstad'ın Reis Bey isimli piyesinin çıkartılmasına da bu gözle bakın...) (Muhammed)
Bu kitap 2016 yılında yayınlandı, Necip Fazıl Kısakürek'in yayınlanan son kitabı. Necip Fazıl'ın en fazla eser verdiği türlerden biridir tiyatro. Başta Reis Bey, Bir Adam Yaratmak, Ahşap Konak, Siyah Pelerinli Adam olmak üzere bir sürü piyesi var. Çoğu da oldukça başarılı. Bu kitabında da tiyatro, gelişimi, tarihsel süreci, yabancı ve yerli eserleri yazarları ve kendisinin tiyatro eserlerinden, geçmişinden bahsediyor. (Salih)
Doğuşu, gelişimi ve kemâle ermesi Avrupa kültürüne ait bir san'at türü olan (tiyatro)'nun; Üstad Necip Fazıl Kısakürek'in has'ı has usulü ve üslûbiyle, Türkiye'de hattâ tüm Doğu-Batı dünyasında ilk defa ne olduğunun muazzam tespiti ve keşfiyle muhteşem ve muhakkak mânaya kavuşturulduğu, tiyatro eserleriyle de Türkiye'nin ve Doğu dünyasının kurucu müelliflerinden olan Üstad Necip Fazıl Kısakürek'in en önemli eserlerinden biri... (TİYATRO VE TESİRİ) eseri, GSF'nin Tiyatro Bölümlerinin (başeser)i olarak ezberlenmesi, özünün idrâkiden sonra tahsile başlanılması gereken, başta tiyatro olmak üzere G.S.'ın temelini oluşturan bir kültür potansiyeli, madeni ve kıymeti... ▪ ▪ ▪ "Sanat, tiyatronun da baş sermayesi olan kelâmın muhtelif formlarında, hikâye, roman, şiir, vesâirede dâima bir, iki buudludur; üçe varmaz. Ve hayal ki, Allahın yarattığı muazzam sahnenin ismidir, orada kendisini hakikatteki, realitedeki katılığıyla tecessüm etmiş bulamaz. Tiyatro, sanatın üç buud kazandığı yerdir. Bütün bir realite katılığı içinde zamanı ve mekanı kaldıran hâdise; istikbâli seyretmek, mâziyi seyretmek... Ve seyrettiğimiz yerdeki zaman-mekân vahdeti, bizimle kendi arasında ayrıdır. " • • • • "Bir tiyatro anlayışına karşı çıkabilmen için önce kendi kusursuz bir tiyatro anlayışın olmalı ve onu sergilemelisin." • • • • "Fakat bakın, aşılması lazım yollar ne kadar çetin. Evvelâ kalıbın, şeklin mücerredini anlamak, sonra da ruhunuzun mücerred ve müşahhasına tatbik etmek..." Üstad Necip Fazıl Kısakürek TİYATRO VE TEFSİRİ Sayfa: 59 (zaimoğlu mehmet)
--reklam--
Tiyatro ve Tesiri PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Necip Fazıl Kısakürek - Tiyatro ve Tesiri kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Tiyatro ve Tesiri PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Necip Fazıl Kısakürek Kimdir?
Ahmet Necip Fazıl Kısakürek, (d. 26 Mayıs 1904, İstanbul - ö. 25 Mayıs 1983, İstanbul) Türk ve İslamcı şair, yazar ve fikir adamıdır.
Necip Fazıl, 21 yaşında yayımladığı Örümcek Ağı adlı şiir kitabının ardından, 24 yaşındayken yayımladığı Kaldırımlar adlı şiir kitabıyla tanınmıştır.[2] 1934 yılına kadar sadece şair olarak tanınmış ve meşhur Bâb-ı Âli'nin önde gelen isimleri arasında yer almıştır. 1934 yılında Abdülhakîm Arvâsî ile tanıştıktan sonra büyük bir değişim yaşamış ve bu değişimi kendisi "...içimi öylesine bir sosyal mücadele ve cemiyeti yorma hamlesi kapladı ki, artık çalışamaz oldum." şeklinde tanımlar.
Bu tarihten sonra Türkiye'nin bir çok şehrinde konferanslar düzenlemiş, düzenlemiş olduğu konferanslarda ki sözlerinden dolayı hakkında dâvâlar açılmış ve bu dâvâlar neticesinde öncülük ettiği Büyük Doğu Hareketi'ne dair yayın yapan Büyük Doğu Dergisi yayın hayatı boyunca 16 kez kapatılmış, Necip Fazıl'ın eserleri toplanmış ve basımı yasaklanmıştır.
--reklam--
Necip Fazıl Kısakürek Kitapları - Eserleri
- Çile
- Çöle İnen Nur
- Bir Adam Yaratmak
- O ve Ben
- Reis Bey
- Aynadaki Yalan
- İmân ve Aksiyon
- Son Devrin Din Mazlumları
- Kafa Kağıdı
- Hikayelerim
- Tohum
- İdeolocya Örgüsü
- Sabır Taşı
- Batı Tefekkürü ve İslam Tasavvufu
- Doğru Yolun Sapık Kolları
- Yunus Emre
- Cinnet Mustatili
- Ahşap Konak
- Mümin - Kâfir
- Dünya Bir İnkılap Bekliyor
- Sahte Kahramanlar
- Hazreti Ali
- Abdülhamid Han
- Bâbıâli
- Sosyalizm, Komünizm ve İnsanlık
- İbrahim Ethem
- Ulu Hakan
- Esselam
- Peygamber Halkası
- Para
- Siyah Pelerinli Adam
- Tasavvuf Bahçeleri
- Kanlı Sarık
- Canım İstanbul
- Parmaksız Salih
- Mukaddes Emanet
- İman ve İslâm Atlası
- Püf Noktası
- Hesaplaşma
- Müdafaalarım
- Yeniçeri
- Bediüzzaman Said Nursi
- Künye
- Nur Harmanı
- Tanrı Kulundan Dinlediklerim
- Tarih Boyunca Büyük Mazlumlar
- İstanbula Hasret
- Vatan Dostu Sultan Vahidüddin
- Türkiye'nin Manzarası
- Öfke ve Hiciv
- Deprem
- Veliler Ordusundan 333
- Rabıta-i Şerife
- At'a Senfoni
- Ufuk çizgisi
- Başbuğ Velilerden 33
- Dininizi Öğreniniz
- Hac
- Reşahat
- İhtilal
- Benim Gözümde Menderes
- Moskof
- Mektubat
- Hitabeler
- Konuşmalar
- Vatan Şairi Namık Kemal
- Katibim
- En Kötü Patron
- Yahudilik - Masonluk - Dönmelik
- Gönül Nimetleri
- Edebiyat Mahkemeleri
- Villa Semer
- Hücum ve Polemik
- Rapor 1/2
- Nasreddin Hoca
- Çerçeve 1
- Şiirlerim
- Namık Kemal
- Başmakalelerim 1
- Cinnet Mustatili
- Tiyatro ve Tesiri
- Büyük Doğu Cemiyeti
- Rapor 5/6
- Çerçeve 2
- Rapor 3/4
- Rapor 11/13
- Rapor 7/8
- Dil ve Edebiyat
- Rapor 9/10
- Çerçeve 3
- Vesikalar Konuşuyor
- Hadiselerin Muhasebesi 1
- Başmakalelerim 2
- Senaryo Romanlarım (kod38)
- Büyük Kapı
- Necip Fazıl Bibliyografyası
- Savaş Yazıları 1
- Rapor 7/9
- Çerçeve 4
- Başmakalelerim 3
- Rapor 4/6
- Savaş Yazıları 2
- Çerçeve 6
- Hadiselerin Muhasebesi 3
- Hadiselerin Muhasebesi 2
- Rapor 1/3
- Çerçeve 5
- Ruh Burkuntularından Hikayeler
- 101 Hadis
- Aynadaki Yalan
- Para
- İki Hitabe
- Rapor Aylık Dergi-Kitap Sayı 7
- Ben ve Ötesi
- Necip Fazıl Kısakürek
- Altun Halka
- Tiyatro Eserleri 1-2-3
- Yolumuz Halimiz Çaremiz
- Hikayelerim
- Tanrı Kulundan Dinlediklerim
- Büyük Doğu Dergisi Sayı:83
- Yunus Emre - Kanlı Sarık - Para - Mukaddes Emanet
- Seçilmiş Əsərləri
- Büyük Kapı - Ek -
--reklam--
Necip Fazıl Kısakürek Alıntıları - Sözleri
- Bir saniyeden fazla yaşamaya hakkı olmayan sevinç!.. (Ruh Burkuntularından Hikayeler)
- Ölü müyüm, diri miyim diye haber salmışsın İki gözün iki çeşmeymiş Saçına ak düşmüş, Kahırdan elin yüzün buruşmuş, Gözlerin yolda kalmış Şimdilik ne ölüyüm, ne diriyim, Bugün yaşıyanlardanım, Yarın öleceklerden biriyim... (Büyük Doğu Dergisi Sayı:83)
- Odama kapandım, 7 günlük bir çalışma sonunda "Tohum"u bitirdim. (Konuşmalar)
- Bu nasıl bir dünya, hikayesi zor; Mekanı bir satıh, zamanı vehim. Bütün bir kainat muşamba dekor Bütün bir insanlık yalana teslim. (İmân ve Aksiyon)
- Demokrasi dediler, yalnız Allah’a ve Resûlü’ne sımsıkı kapattıkları kapı ve pencereleri başkalarına açık bıraktılar. Giren de girdi! Ve başımızdaki belâ dâsitâni, efsanevî bir başsızlık, sahipsizlik halinde tecelli etti. (Rapor 1/2)
- İslamî nizamı propaganda ettiğimizi söylüyorlar. Şüphe mi var? Biz yalnız bu işi yapmıyor, bu işi yapmak için yaşıyoruz!.. (Müdafaalarım)
- Umumiyetle içinin zindanında yaşayan bir insan olduğum için, hiçbir dekor kaygısına düşmeden yazarım. (Konuşmalar)
- "Eğer bu eseri sahneye vaz ederseniz, Türkiye bütün İslam ülkeleriyle beraber son damla kanına kadar harb ilan edecektir." Ve Fransa demokrasi memleketi, hususi bir tiyatronun perdesini kapatamayacağı halde, kanun çıkartıp kapatmıştır, korkusundan. İşte adam böyle olur, hareket böyle olur. (Tiyatro ve Tesiri)
- Bazıları "ben Allah'ı severim, ondan korkmam" der. Bilmez ki, korku sevginin ta merkezine yerleştirilmiştir. Sevgi korkunçtur; dağın tepesini seven, uçurumdan nasıl korkmaz? (Mümin - Kâfir)
- İslam, Türkiye'de bozuldu ve her yerde bozuldu; Türkiye'de düzelmelidir ki, her yerde düzelsin!.. (Dünya Bir İnkılap Bekliyor)
- Hamlet, bence en büyük eseridir; bir melankoli eseri... Ruhu içinde derinleşe derinleşe bütün cemiyet alakalarını kaybeder hale gelen ve ruhunun ısdırap kutbundan en mahrem iklimine geçen bir tipin hikayesi.. (Tiyatro ve Tesiri)
- İnsanoğluna en çok dokunan sevmediğini sevmeye davet edilmesi değil de, sevdiğini sevmekten vazgeçmeye zorlanmasıdır. (Hazreti Ali)
- “Japonları zafere eriştiren, ruh, disiplin ve bilgidir.” (Künye)
- Sizə, universitetli hörmətli xanım, içində yaşadığınız dünya, fikrə fikirlə cavab verməyi öyrətmir, amma birkəlməlik qəlibləri yadda saxladır. Qutudan fiş çıxaran kimi, hər fikrin bircə kəlməlik mənasını çıxarırsınız, vəssəlam... Sonra da "axmaqlıq" yerinə "paradoks" özünüzü xəstəliyi sağaltmış həkim hesab eləyirsiniz. (Seçilmiş Əsərləri)
- Beyaz perdede hissizlik, aşk ve alaka levhaları neden mi en haşmetli ilim kitaplarından daha fazla müşteri buluyor? (Çerçeve 2)
- “Hiçbir sahtekarlık, hakikatin yüzünü boyayamaz.” (Para)
- - Ne o Selma, ağlıyor musun? - Çok basit... Ben her zaman ağlarım...Her şeye ağlarım... (Deprem)
- Hapishaneleri kaldırmak, kökünden kazımak ve cezalıları devlet emrindeki iş tesislerinde, şu veya bu suretle çalışmağa mahkûm etmek lâzımdır. Meselâ beş sene filân maden ocağında, üç ay falan yük taşıma işinde vesaire vesaire. (Vesikalar Konuşuyor)
- - Sen şapkasız geziyorsun! Şapka giymen lâzım! Gel bizimle karakola! Zulmün bu kadarı olur. (Son Devrin Din Mazlumları)
- Bana, temiz bir müminin anlattığına göre, asıldığı günün gecesi, saf ve dünyadan geçmiş bir İslam kadını, rüyada, Allah'ın Resülünü görmüş... Kâinatın Efendisi, kadına sol elini uzatmış... Kadın, acaba niçin Âlemin Fahri bana sağ elini uzatması diye düşünürken cevap gelmiş: Sağ elimde Adnan var!.. Bu bir rüyadır, hiçbir bakımdan şer'î huccet değildir ve yalnız görüldüğüyle hakikattir; öz hakikatiyse Allah'a malum.... Fakat her şeye rağmen, ötelere ve esrar âlemine inananlar için güzel bir ümit vaadı... Eğer Allah, Islâmiyeti koruduğun yalanını, sana, o beyin yırtıcı ve yürek delici yalnızlığın içinde doğrulttuysa, sen bir şehitsin ve Allah Resulü'nün ilyltifatına layıksın... Elveda Adnan Bey! İnşallah yeni yetişeceklere ders olsun!.. Elveda!.. (Benim Gözümde Menderes)
Yorumlar
0 yorum