Kitap Künyesi

Yazar: Bertrand Russell

Çevirmen: Şebnem Duran

Çevirmen: Taylan Doğan

Yayın Evi: Bgst Yayınları

İSBN: 9789756165700

Sayfa Sayısı: 229

--reklam--

Toplumsal Yeniden İnşanın İlkeleri Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Bertrand Russell'ın bu kitabı Türkçede ilk kez yayımlanıyor…

Elinizdeki kitap, B. Russell'ın siyaset felsefesine yaptığı en önemli katkı olarak değerlendirilir. Bu kitapta Russell'ın klasik liberalizmden kopuşuna ve modern kapitalizmi irdeleyen kapsamlı bir siyaset teorisi geliştirmesine tanık oluruz. 

I. Dünya Savaşı'nda insanların şevkle birbirini boğazlaması Russell'ı dehşete düşürür. Liberal düşüncenin olup biteni açıklamaktaki yetersizliği karşısında Russell, "insan yaşamının şekillenmesinde dürtülerin daha etkili olduğu inancına" dayanan bir siyaset teorisi geliştirir. Modern gündelik yaşam yaratıcı ve yapıcı dürtüleri öylesine bastırmaktadır ki insanlar tatminsizliklerini savaşla gidermeye çalışırlar. 

Russell, devlet, ekonomi, eğitim ve aile kurumlarını yaratıcı dürtüleri açığa çıkaracak şekilde inşa etmeden yeni topluma ulaşamayacağımızı savunur. Ülke meselelerinde ve işyerinde özyönetim, bu yeniden inşanın en temel ilkesidir.

(Tanıtım Bülteninden)

--reklam--

Toplumsal Yeniden İnşanın İlkeleri Alıntıları - Sözleri

  • "Sarsılmaz bir güven, başlı başına, ona sahip olanlarda her türlü zihinsel gelişmeyi yıkmak için yeterlidir. Sarsılmaz güven, büyük zihinsel güçle neredeyse değişmez şekilde bağlantılı olan köşeli ve münasebetsiz davranışların küçümsenmesiyle birleşince, onunla temas kuran herkes için bir yıkım kaynağı haline gelir."
  • "Otoriteye dayalı kurumları güçlendirmeye çalışmanın bir faydası olmaz, çünkü bu kurumların tümü adaletsizlik barındırıyor. Adaletsizlik ise öyle bir şeydir ki bir kez fark edildiğinde, gerek onu savunanlara gerekse ona direnenlere büyük hasarlar vermeksizin sürdürülemez. Hasar egonun duvarlarını yükselterek, bu duvarları bir pencere yerinde hapishaneye dönüştürerek oluşur."
  • "Yapıcılık dürtüsünün en güçlü olduğu kişiler olağanüstü işler başaranlar olsa da, bu dürtü sadece onlara özgü değildir. Yapıcılık dürtüsü neredeyse evrensel olarak tüm çocuklarda bulunur; yetişkinlerde ise, bulabildiği çıkış noktasının ne kadar büyük(ya da küçük) olduğuna bağlı olarak şu ya da bu düzeyde varlığını sürdürür."
  • "Kural olarak eğitim statükonun yanındaki en büyük kuvvettir ve temelli değişimin karşısında yer alır: Tehdit altındaki kurumlar hala güçlü oldukları dönemlerde eğitim aygıtını ele geçirir ve gençlerin yoğrulmaya açık zihinlerine kendi mükemmelliklerine dair bir saygı aşılarlar."
  • "Öğretmenlerin banka memurları kadar çalışmasının gayet normal olduğunu düşünürler. Sonuç, aşırı bir yorgunluk ve gerilen sinirler, günün görevlerinin mekanik şekilde icra edilmesinin kaçınılmaz hale gelmesidir. Fakat öğretmenlerin görevlerini mekanik şekilde icra etmeleri ancak itaat talep etmeleriyle mümkün olabilir."
  • "Oysa hayatı güvenli hale getirmek öyle bir şeydir ki bir kez başardığınızda sizden intikamını bıkkınlık olarak alır. Macera, hayal gücü ve risk almanın da insan yaşamında bir yeri vardır."
  • "Başkalarının size düşmanlık beslemesini engelleyemezsiniz; fakat hayal gücüne dayalı anlama çabası ve ondan doğan sempati sayesinde, kendinizi düşmanlık beslemekten sakınabilirsiniz. Anlama çabası ve sempati olmadan dünyanın pençesinde düştüğü kötülüğü tedavi etmenin bir yolu yoktur."
  • "Kamuoyu, etkileyici nutuklarla ve basının etkisiyle büyük ölçüde devlet tarafından yaratılır. Zalim bir kamuoyu ise en az zalim yasalar kadar özgürlüğün düşmanıdır. Savaşmayı kabul etmeyen genç bir adam işten çıkarılırsa sokaklarda hakarete uğrar, dostları ona sırt çevirir ve önceleri ondan hoşlanan bir kadın tarafından küçümsenerek terk edilirse bunu ölüm cezası kadar katlanılmaz bulur."
  • "Uzun süre güç kullanma alışkanlığına sahip olanlar zorba ve kavgacı olur: Karşısındakine bir eşiti gibi bakamaz, onu yalnızca bir hasım olarak görür. (...)Geniş yetkilere sahip olmaya alışmış olanlar, dostça müzakereye bilhassa uygun değillerdir."
  • "Sosyalizm ile bireycilik arasındaki fark, devletin asli olmayan işlevleri etrafında kendini gösterir. Sosyalistler bu işlevlerin genişletilmesini isterken bireyciler kısıtlanmasını ister."
  • "Korkudan esinlenen hiçbir kurum yaşamın ilerlemesini sağlayamaz. İnsan işlerinde yaratıcı ilke korku değil, umuttur. İnsanı yücelten her şey kötü olduğu düşünülen bir şeyi engelleme mücadelesinden değil, iyi olanı güvence altına alma çabasından doğmuştur."
  • Düşünce, baltalayıcı ve devrimcidir, yıkıcı ve korkunçtur; düşünce, ayrıcalığa, yerleşik geleneklere ve huzur verici alışkanlıklara karşı acımasızdır; düşünce, anarşik ve kanunsuzdur, otoriteyi umursamaz, çağlar boyu denenmiş bilgeliğe aldırmaz.
  • Ister şu anda mevcut olsun, ister reformcular tarafından öneriliyor olsun, bir endüstriyel sistem hakkında yargıya varırken sorulabilecek başlıca dört soru vardır: sistem; (1) azami üretimi, (2) gelir dağılımındaki adaleti, (3) emekçiler için insanca yaşam standartını ve (4) yaşam enerjisi ve ilerleme için mümkün olan en fazla özgürlüğü ve uyarıcı gücü sağlıyor mu?
  • "Üretimin değerine olan aşırı inanç yüzünden insanların uzun saatler çalışmasının doğru ve yerinde bir şey olduğu düşünülüyor ve daha kısa çalışma sürelerinden elde edilebilecek iyiliğin farkına varılmıyor."
  • "...aslında en fazla eğitim görmüş olanlar çoğunlukla, zihinsel ve ruhsal yaşamları dumura uğramış, dürtüleri körelmiş ve yaşayan düşüncenin yerine sadece belirli mekanik beceriler edinmiş olanlardır."

--reklam--

Toplumsal Yeniden İnşanın İlkeleri İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Zamanında Amerikan emperyalizmine ve Hitler zulmüne karşı dik duruş sergileyen, Stalinci totalitarizmi eleştirmiş, nükleer silahsızlanmayı savunmuş, İsrail'in işgalci politikalarının bir numaralı düşmanı, bu diktatöryel rejimlere ve zalimlere sıkı direnişi yüzünden Cambridge'deki görevinden atılan, 6 ay hapis yatan, ABD'nin Vietnam suçlarını yargılayan mahkemenin onurlu başkanı Bertrand Russell... (Feyzullah TURAN)

--reklam--

Kitabın Yazarı Bertrand Russell Kimdir?

Hayatının çeşitli dönemlerinde kendisini liberal, sosyalist ve barışsever olarak tanıtmış ayrıca hiçbirine derinden bağlı olmadığını itiraf etmiştir. Monmouthshire'de İngiltere'nin önde gelen aristokrat ailelerinden birinin ferdi olarak dünyaya gelmiştir.

Russell 1900 lerin başında İnglizlerin "idealizme karşı isyanı" na öncülük etmiştir. Gottlob Frege ve Ludwig Wittgenstein ile birlikte analitlik felsefenin kurucusu kabul edilir. A. N. Whitehead ile birlikte Principia Mathematica adlı kitabı yayınlamıştır. Felsefi denemesi ''On Denoting''(İfade Üzerine) adlı eseri felsefinin paradigması olarak kabul görür. Aynı zamanda geniş bir çevrece 20. Yüzyılın önde gelen mantıkçılarından biri olarak kabul görür. Çalışmaları mantık, matematik, dilbilim, bilgisayar teknolojisi ve filozofiyi, özelliklede dil felsefesi, epistemoloji ve metafiziği önemli ölçüde etkilemiştir.

Russell önde gelen savaş karşıtlarındandır. Serbest ticareti ve anti emperyalizmi desteklemiştir ve barışsever tutumundan dolayı Birinci Dünya Savaşı sırasında hapishanede yatmıştır. Daha sonra Adolf Hitler'e karşı kampanyalar düzenlemiş, Stalinci totalitarizm'i eleştirmiş, Vietnam Savaşı'ındaki tutumu nedeniyle Amerikan hükümetini suçlamıştır. Aynı zamanda nükleer silahsızlanmanın dobra savunucularındandır. Son eylemlerinden bir tanesi İsrail'in Orta Doğu'daki ülkelere karşı izlediği tutumu eleştirdiği bir bildiri yayınlamasıdır.

İnsan Haklarını ve düşünce özgürlüğünü savunduğu yazıları dolayısıyla 1950 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görülmüştür.

Kaynak: https://tr.wikipedia.org/wiki/Bertrand_Russell

--reklam--

Bertrand Russell Kitapları - Eserleri

  • Mutlu Olma Sanatı
  • İnsanlığın Geleceği
  • Aylaklığa Övgü
  • Evlilik ve Ahlak
  • Neden Hıristiyan Değilim
  • Bolşevizm

--reklam--

  • Sorgulayan Denemeler
  • Russell'dan Seçme Yazılar
  • Rölativitenin A B C'si
  • Politik İdealler
  • Anlam ve Doğruluk Üzerine
  • Din ile Bilim
  • Mantıksal Atomculuk Felsefesi

--reklam--

  • Dış Dünya Üzerine Bilgimiz
  • İktidar
  • Felsefe Yazıları
  • Neye İnanıyorum
  • Batı Felsefesi Tarihi 3 Cilt Takım
  • Eğitim Üzerine
  • Özgürlük Yolu

--reklam--

  • Etik, Toplum, Siyaset
  • Bilimsel Bakış
  • Eğitim ve Toplum Düzeni
  • Toplumsal Yeniden İnşanın İlkeleri
  • Felsefe Yapma Sanatı
  • Batı Felsefesi Tarihi Cilt 1
  • Batı Felsefesi Tarihi Cilt 2

--reklam--

  • Batı Felsefesi Tarihi Cilt 3
  • Sosyalizm
  • Varoluşçunun Bunalımı
  • Ana Hatlarıyla Felsefe
  • İkarus ya da Bilimin Geleceği
  • Dünya Görüşüm
  • Şeytan Banliyöde

--reklam--

  • Mümtaz Şahsiyetlerin Kabusları
  • Bolşevizmin Pratiği ve Teorisi
  • Cinsel İlişkilerin Tarihsel Evrimi
  • Vietnam'da Savaş Suçları
  • Felsefe Meseleleri
  • Bilimin Toplum Üzerindeki Etkileri
  • Düşünceler - Yetke ile Birey

--reklam--

  • Bilimden Beklediğimiz
  • Anılar
  • Yaşantım
  • Free Thought and Official Propaganda
  • Felsefe Sorunları
  • Mistisizm ve Mantık
  • Felsefede İlmi Metod

--reklam--

  • Hikayeler
  • The Basic Writings of Bertrand Russell
  • Bilimin Toplumsal İşlevi
  • Düşünceler
  • Bertrand Russel'dan Seçmeler
  • Denemeler
  • Human Knowledge: Its Scope and Limits

--reklam--

  • Felsefi Gelişimim
  • Dünyamızın Sorunları
  • Terbiyeye Dair
  • Yetke ve Birey
  • Endüstri Toplumunun Geleceği
  • An Outline Of Intellectual Rubbish
  • Mən Niyə Xristian Deyiləm

--reklam--

  • Human Society in Ethics and Politics

--reklam--

Bertrand Russell Alıntıları - Sözleri

  • We cannot enter into the minds of others to observe the thoughts and emotions which we infer from their behaviour. We must therefore accept analogy—in the sense in which it goes beyond experience—as an independent premiss of scientific knowledge, or else we must find some other equally effective principle. (Human Knowledge: Its Scope and Limits)
  • Ne kadar akıllıca olursa olsun, hiçbir kural, şefkatin ve düşünceli davranışın yerini tutamaz. (Aylaklığa Övgü)
  • Yemek yemeleri için zorlanan çocuklar yemekten tiksinir; öğrenmeleri için zorlanan çocuklar da bilgiden tiksinir. (Eğitim ve Toplum Düzeni)
  • "Kamuoyu, etkileyici nutuklarla ve basının etkisiyle büyük ölçüde devlet tarafından yaratılır. Zalim bir kamuoyu ise en az zalim yasalar kadar özgürlüğün düşmanıdır. Savaşmayı kabul etmeyen genç bir adam işten çıkarılırsa sokaklarda hakarete uğrar, dostları ona sırt çevirir ve önceleri ondan hoşlanan bir kadın tarafından küçümsenerek terk edilirse bunu ölüm cezası kadar katlanılmaz bulur." (Toplumsal Yeniden İnşanın İlkeleri)
  • "...aslında en fazla eğitim görmüş olanlar çoğunlukla, zihinsel ve ruhsal yaşamları dumura uğramış, dürtüleri körelmiş ve yaşayan düşüncenin yerine sadece belirli mekanik beceriler edinmiş olanlardır." (Toplumsal Yeniden İnşanın İlkeleri)
  • Başarı kazanan her devrim,otoriteyi sarsar ve toplumsal kohezyonu güçleştirir. (İktidar)

--reklam--

  • Tanrı’nın beni yarattığından ötürü neden övülmesi gerektiğini bir türlü anlayamıyorum. (Şeytan Banliyöde)
  • Gerçekten de, bir şeyin hep belirli bir yerde olması kavramı, yeryüzündeki büyük nesnelerin çoğunun bereket ki hareketsiz oluşlarından gelmektedir. "Yer" fikri, sadece kaba bir pratik yaklaşıklıktır: mantıksal gereklilik değildir ve kesinleştirilemez. (Rölativitenin A B C'si)
  • "Başarı mutluluğun sadece bir öğesidir, diğer öğelerin tamamının feda edilmesi pahasına elde edilmişse çok pahalıya mal olmuş demektir." (Anlam ve Doğruluk Üzerine)
  • Sadece fizikçilerin değil, ilahiyatçıların da modern fiziğin öne sürdüğü savlarda yeni bir şey bulmuş gibi görünmeleri de oldukça gariptir. Fizikçilerden ilahiyat tarihini bilmeleri belki de beklenemez ama ilahiyatçılar modern savların daha önceki zamanlarda da emsallerinin olduğunun farkında olmak zorundadır. Eddington'un özgür irade ve beyin ile ilgili savı, gördüğümüz üzere Descartes'ınkini andırmaktadır. Jeans'ın savı ise Platon ile Berkeley'inkinin bir bileşimidir ve fizik alanında adı geçen her iki filozofun da yaşadığı dönemde sahip olduğundan daha fazla geçerliliğe sahip değildir. (Bilimsel Bakış)
  • Tanıdığımız özellikte ya da nitelikte bir nesne olduğunu bildiğimizde, nesne üzerine betimsel bilgimiz vardır; başka bir deyişle sözkonusu özelliklerin ya da niteliklerin başkası değil, bir nesneye ilişkin olduğunu bildiğimizde, nesneyi tanıyalım tanımayalım, bu nesne üzerine betim ile bilgimiz vardır denilir. Fiziksel nesnelerle öteki akıl’lara ilişkin bilgimiz, salt betim ile bilgidir; ilgili betimler genellikle duyu verilerini ilgilendirenler türündedir. (Mistisizm ve Mantık)
  • Zihnin gelişmesi için de disipline ihtiyaç vardır; disiplinsiz zihin incelik kazanamaz. (Aylaklığa Övgü)
  • ''Sezgi sadece bir içgüdüden ibarettir.'' (Mistisizm ve Mantık)

--reklam--

  • Bir süre yabancı bir ülkede yaşamak kendi ülkemizin yoksun kaldığı kimi değerleri, üstünlükleri öğretir bize; ülkemiz hangi ülke olursa olsun bu bir gerçektir. (Düşünceler - Yetke ile Birey)
  • . Hayatın bir kısmı belki de en önemli kısmı bireysel dürtünün kendiliğinden eylemine bırakılmalıdır, çünkü her şeyin sistem olduğu yerde zihinsel ve ruhsal ölüm olacaktır. ... (Bilimin Toplum Üzerindeki Etkileri)
  • Yaşamla, şunsuz ya da bunsuz savaşamazsınız demek korkaklıktır. (Düşünceler)
  • İnsanoğlunu cinayetten, kundakçılıktan, yağmacılıktan ve dolandırıcılıktan ne alıkoyuyor sanıyorsun? Mantığın çelimsiz gücü bu derece büyük bir şeyi etkileyebilir mi zannediyorsun? Heyhat, korunaklı hayatında insan doğasının karanlık tarafını öğrenmedin. Nezaket ve iyiliğin insan yüreğinde doğal olarak geliştiğine inanıyorsun. (Mümtaz Şahsiyetlerin Kabusları)
  • Bizim doğru dürüst bir toplum düzenimiz yok. Çünkü, olsaydı, kadın erkek herkes yararlı yetilerini ortaya koyabilirdi. Günümüzün iyi okumuş kadınlar evlendikten sonra yetilerini geliştirmiyorlar. Ama bu, toplumsal düzenimizin bir sonucudur. (Düşünceler)
  • “Bırakın egemen sınıflar komünist devrimi korkusuyla tir tir titresin. Proleterlerin zincirlerinden başka kaybedecek hiçbir şeyleri yok. Ama kazanacakları bir dünya var. Tüm ülkelerin işçileri, birleşin!” (Özgürlük Yolu)
  • Tanrı, diyor, adil değil, adalettir. (Batı Felsefesi Tarihi Cilt 2)